{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/246 Esas<br>KARAR NO: 2024/1625<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2022<br>NUMARASI: 2022/93 Esas,  2022/283 Karar.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... tescil numaralı 27/09/2021 tarihli 32-00 Locarno sınıfına ait 1. numaralı desen tasarımın sahibi olduğunu, bu tasarıma sahip ürünleri de münferit yetkilisi olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti. aracılığıyla piyasaya sunduğunu, davalı, münferit yetkilisi olduğu şirket aracılığıyla bu tasarıma dayanarak müvekkili şirket aleyhine İstanbul 1. FSHHM''nin 2022/30 D. İş sayılı dosyası ile tasarım hakkının ihlal edildiğine yönelik delil tespit talebinde bulunduğunu, davalının delil tespit talebinde bulunduğunu, söz konusu tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda incelenen ve ihlal oluşturduğu tespit edilen \"...\" kodlu ürünün davalı şahsın üreticisi bile olmadığını, tescil talebinden çok daha önce kamuya sunulmuş ve hiçbir ayırt edici özelliği bulunmayan tasarıma dayanarak suiniyetli bir şekilde müvekkil şirket aleyhine tasarım hakkına tecavüz iddiasıyla delil tespit talebinde bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına kayıtlı  tasarımın öncelikle hükümsüzlüğüne, daha sonra sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 1. FSHHM''nin 2022/30 D. İş sayılı dosyası ile tasarım ihlaline sebebiyet vermeleri dolayısıyla davacı adresine tespite gidildiğini,  söz konusu tespite konu tasarım ürününün birebir benzerinin davacı tarafından kullanıldığının bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalının müvekkili adına tescilli ürünü birebir kopyalayarak tasarım hakkına tecavüz ettiğini,  müvekkiline ait tescilli tasarım olan desenin desenin çok fazla ayırt ediciliği ve ayrıntısının mevcut olduğunu, davacı tarafın beyanlarının aksine, müvekkiline ait tescilli desenin, çözgülü örme tekniği kullanılarak raşel kumaştan kalın ipliklerden iplikler yaratılarak desen efektleri ile oluşturulmuş yeni bir tasarım hükmüne haiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı adına kayıtlı tasarımın başvuru tarihinin 27/09/2021 olduğu, bu başvuru tarihinden önce resen yapılan araştırma neticesinde davalı adına kayıtlı ... numaralı tasarım tesciline benzer ürünün 21/12/2019 ve 04/02/2020 tarihinde internet üzerinden dava dışı firmalar tarafından kamuya sunulmuş olduklarının bilirkişi raporuyla sabit olduğu, yenilik kırıcı olarak 27/09/2021 tarihinden önce dava dışı firmalar tarafından kamuya sunulan ürünler ile davalı tasarımlarının benzer biçim, oran ve biçimde olduğu, bu itibarla davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tasarımın ayırt edicilik unsuruna ilişkin değerlendirmesinin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yapılması gerekmekteyse de, söz konusu değerlendirmede bu hususa gerekli önemin verilmediğini, eksik bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, ek rapor talebinin değerlendirilmediğini, dolayısıyla itiraza uğramış bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tescilli tasarımı yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşıdığını, müvekkiline ait tescilli tasarım olan desenin; daha çok tül perdelerde ve türevlerinde kullanılan raşel (rachel) polyester çözgülü örme tekniği ile üretildiğini, söz konusu tescilli tasarımı her makinenin üretemediğini, çift taraflı, ortasında monoflamen denilen sünger içeren, sert tuşeli, her yerde kullanılamayan, üzerine nakış yapılabilen, tok bir kumaştan oluştuğunu, bu desen ile ilgili çözgülü örme tekniği kullanıldığını ve desenin yakından incelenmesinde de görüleceği üzere, desenin çok fazla ayırt ediciliğinin ve ayrıntısının mevcut olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan incelemeler ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, davaya konu ...  numaralı tasarımın tescil başvurusu tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığının tespit edildiği, raporda dava konusu tasarımın başvuru tarihinden 12 ay öncesinde  tespit edilen 21/12/2019 ve 04/02/2020 tarihli görseller arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, dolayısıyla  benzerlik incelemesinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinden yapıldığı, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, alınan rapor doğrultusunda,  yenilik ve ayırt edici nitelik özelliği bulunmadığı tespit edilen tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7-TL harcın davalıdan  alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fe4f6d5ccdc7207","SID":"af8937bd0b5e6ffb"}}