{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1564 <br>KARAR NO:2024/1315<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2022/953 <br>KARAR NO:2024/528<br>KARAR TARİHİ:27/06/2024<br>DAVA:Tazminat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu)<br>KARAR TARİHİ:16/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket tarafından ... A.Ş.'nin ... bulunan ve araçları aşağıya indiren ve yukarı çıkaran yük taşıma platformu 27/12/2015 tarihinde üzerinde araç ve sigortalının iki çalışanın olduğu halde düştüğünü, düşme sonucu meydana gelen hasarın bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ayrıca araç platformuna periyodik bakımların yapılmamış olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kaza sonucunda platformun kullanılmaz hale gelmesi nedeniyle sigortalının müşterisine satılan ve teslimi gereken araçların çatı ve showroomundan indirilebilmesi için sigortalı tarafından 3 günlüğüne 57.230,00 TL bedelle vinç kiraladığını, kaza sonucu binada meydana gelen hasarın bedelinin 6.756,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sigortalıya 55.256,00 TL ödeyerek sigortalının haklarına halef olduğunu beyan ederek 55.256,00TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini, talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun süredir asansör bakım ve onarım işi yaptığını, müvekkili şirket ile ...arasında 24/08/2014-2015 tarihleri arasında periyodik asansör bakım sözleşmesi bulunduğunu, kazanın ise 27/12/2015 tarihinde meydana geldiğini, ancak sözleşmenin 3.2 maddesine göre sözleşme hükümlerinin devam ettiğini ve müvekkilinin aylık periyodik bakımlarını eksiksiz yaptığını, müvekkilinin bakımları araç platformu bakım kitapçığına göre yaptığını, ...'in 3 günlüğüne vinç kiralaması için ödenen bedelin hasar ödemesine yönelik olmadığını, faaliyetlerini yürütebilmesi için yapıldığını, çalışanlara verilen eğitim gereğince araç indirilip çıkarılırken içinde çalışanın olmaması gerektiğini ayrıca asansörü kumanda ile kullanması gereken kişinin kullanmadığını, müvekkilinin asansörü başka bir firmaya imal ettirdiğini, bütün bu nedenlerle ... A. Ş.ve .... Şti.'nin davaya dahil edilmesi ve davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI: Mahkemenin 07/02/2019 tarihli kararı; \"...Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalasına 55256,00 TL ödemede bulunduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bu bedel nedeniyle TTK.nun 1472'nci maddesi gereğince sigortalısına halef olduğu, davacı şirketinin sigortalısının haklarını alacağın temliki sözleşmesi ile de devraldığı, teknik bilirkişilerin asıl ve ek raporlarına göre hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu ve hasarın 10 günlük onarım süresi gerektirdiği, araçların alt ve üst katlara taşınması için vinç kiralanmasının  gerektiği, 3 günlük vinç kiralama bedelinin 48500,00 TL olduğu, .... hasarının giderilmesi için malzeme ve işçilik bedelinin 6756,00 TL olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan 55256,00 TL.nin davalıdan tahsili koşullarının oluştuğu, Her ne kadar davacı sigorta şirketi tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de, davacının ancak sigortalısının sahip olduğu hakları kullanabileceği, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin sözleşmeye aykırılığa dayandığı, davalının daha önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir delil bulunmadığı...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile 55.256,00 TL'nin dava tarihi olan 27/09/2106 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan  tahsiline karar verilmiştir. Dairemizin  26/10/2022 tarihli kararı; \"...Dava, sigortalı şirketin 3.katta teşhir terasında bulunan araç platformunun 25/12/2015 tarihinde üzerinde ... Marka ... otomobil ile sürücülü ve refakatçi kontrolünde iken zemin kata indirilmesi sırasında 3. kattan zemin kata serbest hızda düşmesi şeklinde olaşan kaza nedeniyle, .... binasının dış cephesinde temperli camlarında, ısı yalıtımlı doğramalarında, alüminyum levhasında ve aksesuarlarında meydana gelen 6.756,00 TL hasar ile platformun kullanılamaması ve üst katlardan araçların indirilmemesi nedeniyle vinç kiralanmasından kaynaklanan üç günlük vinç kirası bedeli 48.500,00 TL'nin sigortalıya ödenmesi sonucu sorumlu olduğu iddia edilen davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. Bu olaydan sonra davalı firma tarafından platformun yeniden monte edildiği ancak monte edilen yeni platformun 28/01/2016 tarihinde test edildiği esnada tekrar düştüğü, ikinci düşme sonucunda da sigortalı firma binasında hasar meydana geldiği, ikinci hasarın ise işbu dava konusu olmadığı anlaşılmaktadır.Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/285 D. İş sayılı dosyasında 07/01/2016 tarihli delil tespit raporu alınmış ve bu raporda davalının araç platformuna kullanım kriterlerine uygun periyodik bakım yapmadığı tespiti ile kusurlu olduğu ifadelerine yer verilmiş ise de, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin emsal ilamlarında ifade edildiği gibi davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan, davalının itiraz ettiği tespit ve tespit raporunun davalı yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/16906 E. 2018/9238 K.,  2015/12257 E. 2016/1638 K.). Mahkemece yargılama aşamasında makine mühendisi ...  ve elektronik mühendisi ...'tan alınan bilirkişi kök ve ek raporunda ise olayın hangi nedenle meydana geldiğine, davalının sorumlu olup olmadığına ilişkin bir açıklama yapılmadığı, dava konusu olmayan ikinci olay nedeniyle \"davalı firmaya ait olan ve davalı firma tarafından montajı yapılan platformun davalı firma elemanı tarafından test ve kontrol edilirken ikinci kez düşmesi ve hasar meydana gelmesi olayında, davalı firma birinci derecede ve tam kusurlu ve sorumlu olduğu\" tespitine yer verildiği, davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmediği anlaşılmakla, mevcut haliyle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece konusunda uzman elektronik mühendisi, makine mühendisi ve inşaat mühendisi (bina hasarı nedeniyle tazminat hesabı için) bilirkişi heyetinden 25/12/2015 tarihinde meydana gelen dava konusu olaya ilişkin olarak davalının kusurlu olup olmadığı ve hasar miktarının tespiti yönünden, davalı vekilinin itirazlarının da değerlendirildiği, hükme elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına...\" karar verilmiştir. Mahkemenin 27/06/2024 tarihli kararı; \"...Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalasına 55.256,00 TL ödemede bulunduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bu bedel nedeniyle TTK.nun 1472'nci maddesi gereğince sigortalısına halef olduğu, 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\"Teknik bilirkişilerin asıl ve ek raporlarına göre hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu ve hasarın 10 günlük onarım süresi gerektirdiği, araçların alt ve üst katlara taşınması için vinç kiralanmasının  gerektiği, 3 günlük vinç kiralama bedelinin 48.500,00 TL olduğu, showroom hasarının giderilmesi için malzeme ve işçilik bedelinin 67.56,00 TL olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan 55.256,00 TL.nin davalıdan tahsili koşullarının oluştuğu,, davalının daha önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir delil bulunmadığı değerlendirilmekle davanın kabulü ile 55.256,00 TL'nin dava tarihi olan 27/09/2106 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan  tahsiline...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kök ve ek raporun eksik ve bilimsellikten uzak olduğunu ve karar vermeye elverişli olmadığını,  bilirkişilerce yapılan tespitlerin bölge adliye mahkemesi kararına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, alınan raporlarda itirazlarının değerlendirilmediğini, Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinden Tek taraflı olarak alınan tespit raporuna atıf yapan bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, dava ... şirketi tarafından imal edilerek montajı yapılan asansörde yaşanan ilk olaya ilşkin olmasına rağmen bilirkişilerce raporlarında ısrarla dava konusu olmayan asansörün ikinci kez düşmesinin raporlarda değerlendirmeye alındığını, Yerel Mahkeme kararında ''...şirketinin sorumlu olduğundan bahsedilemeyeceği' şeklinde karar vermiş ise de bu konuda herhangi bir gerekçe bulunmadığını, dava konusu kazanın meydana geldiği asansörün ... tarafından imal edildiği ve montajının yapıldığı hususlarının göz ardı edildiğini, iş bu dava konusu kaza ile ilgisi bulunmayan 28/01/2016 tarihinde meydana gelen kazaya (2. Kazayı) ilişkin verilerin tarafların sorumluluğunu belirlemede dikkate alındığını, bilirkişi heyetinin kazaya sebebiyet veren malzemenin hangi alaşımdan imal edildiği, pistonların kullanım ömrü, bu konudaki üretim hatası olup olmayacağı gibi konuları tartışmadığını, müvekkili tarafından asansörün bakımlarının süresinde ve eksiksiz yapıldığı yapıldığının tutanaklarla sabit olduğunu, asansörün parçalarında gözle görünen bir çatlak bulunmadığını, aksini gösterecek herhangi bir belge, bilgi, tutanak ve tanık anlatımları olmadığını, haksız fiilin gerçekleşmesinde, üretici firma olan .... firmasının ayıplı mal üretip üretmediği, montajı yaparken hatalı bir montaj yapıp yapmadığı, kullanıcının bu kazada bir kusuru olup olmadığı (yük asansöründe, talimatlara ve eğitimlere rağmen insan taşınması, A tipi Muayene Kuruluşlarından senelik denetimi yaptırmaması gibi), periyodik bakım şirketinin kusuru olup olmadığı şeklinde tüm hususların değerlendirilmesi gerekli iken iş bu hususlar yerine getirilmeden eksik, hatalı ve bilimsellikten uzak rapora dayalı hüküm kurulduğunu, hasar bedelleri denetime elverişli olarak tespit edilmediği gibi kiralanan vinç bedelinin müvekkilinden tahsiline karar verilemeyeceğini ayrıca showroomda oluşan hasarın 2.olaya ilişkin hasar olduğunu, müvekkilinin sorumlu olmadığını beyan ederek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.  Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ... A. Ş.'nin ... Çankaya/Ankara adresindeki işyeri için 31/12/2014-2015 tarihlerini kapsayan ... Poliçesi düzenlenmiş, dava konusu hasar 25/12/2015 tarihinde meydana gelmiş ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 6.756,00 TL bina hasarı ve 48.500,00 TL artan çalışma masrafları olmak üzere toplam 55.256,00 TL ödeme yapılmıştır.Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi çerçevesinde aktif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hasarın hangi nedenden kaynaklandığı, davalının sorumlu olup olmadığı ve hasar miktarı noktalarında toplanmaktadır.Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/285 D. İş sayılı dosyasında 31/12/2015 tarihinde yapılan keşif neticesinde elektrik-elektronik mühendisi ile makine mühendisi bilirkişi hyetince hazırlanan 07/01/2016 tarihli delil tespit raporunda; Olayın teşhir terasında (3. kat) bulunan ...Marka .. otomobilin sürücülü ve refakatçi kontrolünde araç platformu ile zemin kata indirilmesi sırasında araç platformunu taşıyan ikili piston grubunun makas bağlantı kaynağının kırılması sonucu 3. kattan Z kata serbest hızda düşmesi sonucu oluştuğu, tesiste bulunan 3 duraklı araç platformunun 95/16/AT Asansör Yönetmeliği kapsamında tanımlanan klasik asansör olmayıp, 2006/42/AT Makine Emniyet Yönetmeliği kapsamında tanımlanan elektromekanik kaldırma ekipmanı olduğu, tasarım şekline göre tandem makaslı çoklu hidrolik piston guruplu yük platformu olarak tanımlandığı, ... AŞ ile Z. Şti. Arasında tesiste bulunan.. 1 adet 3 duraklı Makaslı Araç Platformunun Periyodik bakımı için 24/08/2014-2015 tarihleri arasında geçerli sözleşme yapıldığı, sözleşme sonunda periyodik bakımın 24/08/2015-2016 tarihlerini kapsayacak şekilde uzatıldığı, araç platformunun periyodik bakımının davalı ... firmasının tuttuğu \"Asansör Aylık Periyodik Bakım Formu\" içerisindeki kontrol kriterleri referans alınarak yapıldığı, bu kontrol kriterlerinin araç platformunun kullanma kılavuzuna uygun özellikte olmadığı, formun klasik asansör tasarımına ait olduğu farklı özellikleri olan araç platformunun teknik gerekliliklerine uygun önleyici faaliyetler içermediği, araç platformuna kullanım kriterlerine uygun periyodik bakım yapılmadığı, araç platformu incelendiğinde ikili piston grubunun makasa bağlantı noktasındaki kaynağından koptuğu, kopan parçaların kuyu duvarında sıkışma yapması sonucu çelik konstrüksiyonda da kaynaktan kopmalar meydana geldiği, taşıyıcı karkasında eğilmeler, deformasyon, gönye ve şakül bozukluklarının oluştuğu, emniyet devrelerini kontrol eden makaralı şalterlerin kırıldığı veya yerinden çıktığı, kumanda tablosunda elektriksel kabloların dağınık olduğu tespit edilerek, kaza sonucu oluşan tahribatın ıslah edilmesi için çelik konstrüksiyon karkasın deformasyonlarının giderilmesi, yenilenmesi, piston guruplarının makasa bağlantılarının yapılması, kumanda panosu değiştirilmesi, emniyet ve manyetik şalterlerin yenilenmesi için piyasa araştırması neticesinde gerekli tutarın 19.850,00 TL (KDV dahil 23.423,00 TL) olduğu ayrıca olay nedeniyle hasar gören ... aracın resmi onarım servisi tarafından hazırlanan servis formundaki (KDV dahil) 50.482,00 TL hasar onarım bedellerinin uygun olduğu belirtilmiştir. Ekspertiz raporunda; .... A.Ş. (Çankaya/Ankara)'nin ...  araç indirme ve kaldırma için kullanılan araç platformunun, 25 Aralık 2015 tarihinde, piston mafsal kısmından kesmek suretiyle kademeli (2 kez) olarak düşmesi neticesinde meydana gelen kazada... araçta hasar, binada hasar ve iki personelde ağır yaralanma meydana geldiği, D.İş doyasında yer verilen tespitlere göre yapılan bakımların klasik asansör tasarımlarına uygun olduğu, farklı özellikleri olan araç platformunun teknik gerekliliklerine uygun önleyici faaliyette bulunulmadığı için söz konusu hasarın meydana geldiği, sigortalı firmanın vinç kiralayarak faaliyetine devam ettiği, firmanın talebinin bina hasarı ve vinç kirası üzerine olduğu, ... binasının dış cephesinde temperli camlarında, ısı yalıtımlı doğramalarında, alüminyum levhasında ve aksesuarlarında meydana gelen hasar onarım bedelinin 6.756,00 TL talep olduğu, üç günlük vinç kirasının yapılan araştırmaya göre 48.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Kaldırma kararından önce mahkemece makine mühendisi ... ve elektronik mühendisi İbrahim ... tarafından düzenlenen kök ve ek raporda; Sigortalı ile davalı arasındaki sözleşmeler gereğince, davalı tarafından, sigortalının Çankaya /Ankara adresindeki işyerinde kurulumu yapılan 1 adet 3 durak makaslı araç platformunun 25/12/2015 tarihinde araç indirme işlemi esnasında düştüğü, araç platformu kullanarak showroomdan indirilen ... A3 araçta hasar meydana geldiği ve iki personelin ağır yaralandığının tespit edildiği, hasarın meydana geldiği gün davalı yetkilileri bilgilendirilerek incelemeler yapıldığı yeni platformun davalı tarafından sevk edilerek 27/01/2016 tarihinde monte edildiği, yeni platform 28/01/2016 günü saat 09.05 sularında davalı yetkilisi... tarafından en üst katta test edildiği ve kontrollerin yapıldığı sırada tekrar düştüğü, düşme esnasında ... ... dış cephesinde, camlarında, kapı camlarında ve bina alt kolonunda kısmi çatlama tespit edildiği, yeni platformun kullanılamaz durumda olduğunun belirtildiği, bu tutanaktan ve bilgilerden, davalı firmaya ait olan ve davalı firma tarafından montajı yapılan platformun davalı firma elemanı tarafından test ve kontrol edilirken ikinci kez düşmesi ve hasar meydana gelmesi olayında, davalı firma birinci derecede ve tam kusurlu ve sorumlu olduğu,  hasarlı platformun demontajı, hasarlı parçaların yerine yeni malzemeler ve parçaların temini ve yerine montajı ve testlerin yapılması için minimum 10 işgünü süreye ihtiyaç olduğu, platformun tamiri esnasından araç indirip çıkarmak için 3 günlük vinç kiralandığı ve bütün ekipmanları ile birlikte üç günlük kira bedelinin 48.500,00 TL olduğu, .... hasarının giderilmesi için Malzeme ve işçilik bedelinin toplam 6.756,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Sigorta bilirkişi .... tarafından düzenlenen raporda; Davacı Eureko'nun, dava dışı ... Poliçesinde ... no ile Yangın Sigortası ... no ile ... Sigortası, ... no ile ... Sigortası yapıldığı, poliçede gösterilen riziko adresleri arasında yer alan iş yerinde 25/12/2015 hasar günü itibarı ile poliçenin yürürlükte olduğu, önleyici bakımın yapılmamasına bağlı dava konusu olayın Makine Kırılması Sigortası Sözleşmesi Genel Şartları kapsamında kaldığı, 48.500,00 TL vinç gideri kaleminin sözleşme özel şartları Geçerli Klozun 2.maddesinde yer alan \"...zararın sonucunda yerleşkelerde sigortalı tarafından yürütülen işlere müdahaleden kaynaklanan hasar...\" ve Bölüm.1- Geçerli Kloz- Sigortalı Mülkiyet kısmında yer alan \"... artan çalışma masrafları...\" kapsamında kaldığı ve sigortacının vinç kirası ödemesinin poliçe kapsamında olduğu, 6.756,00 TL dekorasyon gideri kaleminin Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları 1. maddesinde tanımlanan \"... a) İşletme kazalarından 1) İstisna edilmeyen diğer hallerden, husule gelen maddî zıya ve hasarların gerektirdiği\" hal kapsamında kaldığı, sigortacının dekorasyon gideri ödemesinin poliçe kapsamında olduğu, davacı sigortacının 18/05/2016 günü sigortalısına havale ettiği 48.500,00 TL vinç kirası ve 6.756,00 TL dekorasyon gideri toplamı olan 55.256,00 TL için TTK 1472 maddesine göre kanuni halef olacağı gibi 16/05/2016 günlü sözleşme ile sigortalısının haklarını TBK 183 ve devamı maddelerine göre temlik aldığı, davacı sigortacı ancak sigortalısının sahip olduğu hakları kullanabileceği için sigortalı ile davalı arasındaki ilişki haksız fiile değil akde aykırılığa dayandığından TBK 117 maddesine göre ancak davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz talep edebilineceği, davalının TBK 117 maddesine göre temerrüde düşürüldüğünü tevsik eder bir belge yer almadığında ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.Kaldırma kararının ardından inşaat mühendisi ..., elektrik elektronik mühendisi ... ve makine mühendisi ... tarafından düzenlenen 19/11/2023 tarihli raporda;Dosyada mevcut beyanlar, ifadeler, tutanaklar, bilirkişi raporu, eksper raporu, hasar fotoğrafları ve diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde olay, .... A. Ş. (... ile ... Şti. (...) arasındaki sözleşme gereğince... tarafından ... Çankaya/Ankara adresindeki işyerinde kurulumu yapılan 1 (bir) adet 3 (üç) durak makaslı araç platformu 25/12/2015 tarihinde araç indirme işlemi esnasında düşmesi ve hasarlanması nedeniyle bunun yerine ... tarafından sevk edilen ve 27/01/2016 tarihinde monte edilen yeni platformun 28/01/2016 günü saat 09.05 sularında ... yetkilisi ... tarafından en üst katta test edildiği ve kontrollerin yapıldığı sırada tekrar düşerek, maddi hasarlı kaza meydana gelmiş olduğu,  Dava konusu olayın 1. kaza ve hasar ile ilgili olduğu, dava konusu olaya yönelik düşerek hasarlanan 2006/42/AT Makine Emniyet Yönetmeliği ile belirtilen elektromekanik kaldırma ekipmanları olarak tasarlanan ve tandem makaslı, çoklu hidrolik piston grubuna sahip 3 (üç) duraklı araç indirip çıkaran platformun hasarı ile ilgili dosyada 2 (iki) adet bilirkişi raporunun bulunduğu, Söz konusu raporlardan Elektrik Elektronik Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından tanzim edilmiş olan 07/01/2016 tarihli Tespit Raporunun fotoğraflar ile desteklendiği, ayrıca hasarlı araç platformu üzerinde yapılan incelemede, \"...ikili piston grubunun makas bağlantı noktasındaki kaynağından koptuğu, kopan parçaların kuyu duvarında sıkışma yapması sonucu, çelik konstrüksiyonda da kaynaktan kopmalar meydana geldiği, taşıyıcı karkasında eğilmeler, deformasyon, gönye ve şakül bozukluklarının oluştuğu, emniyet devrelerini kontrol eden makaralı şalterlerin veya yerinden çıktığı, kumanda tablosunda elektriksel kabloların dağınık olduğu görülmüştür...\" tespitinin bulunduğu,Dava konusu yük platformundaki kırılmanın normal olmadığı, (Menfi)  hidrolik sistem ile çalışan bir asansörün düşebilmesi için bakım/test aşamasında emniyet sisteminin devreden çıkarılmış olması ve/veya hidrolik yağının sitemden boşalmış olması gerektiği, hidrolik kaynaklarındaki kırılmanın düşme nedeniyle meydana gelmiş olabileceği,  nitekim ilk bilirkişi tespit raporunda da aynı tespitlerin bulunduğu,  Aynı platforma yönelik eksper raporunda da  platformunun kullanılamayacak derecede hasarlanmış olduğunun belirtildiği,Dosya muhteviyatında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tekrar inceleme yapılması için konu edilen davalı itirazlarından bilirkişi tespit raporunun baz alınmaması yönünde talebin bulunduğu ancak Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi kanalı ile yapılan incelemenin Mahkeme hakimi nezaretinde bizzat platformun çıplak gözle görülerek fotoğraflama yapılmak suretiyle rapor tanzim edilmiş olduğu dikkate alındığında dava konusu kazanın rapor tanzim tarihi ile arasında yaklaşık 8 yıl bulunduğundan ve platform üzerinde bu gün itibariyle inceleme imkanı bulunmadığından dosya muhteviyatındaki bilirkişi raporları ve sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanların baz alınarak değerlendirme yapılmasının kaçınılmaz olduğu, Bu kapsamda Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanlar ile fotoğrafların incelenmesi neticesinde dava konusu platformun demontajı, hasarlı parçaların yerine yeni malzemeler ve parçaların temini ve yerine montajı ve testlerin yapılması için olay tarihi, ekonomik veriler piyasa araştırması vb. etkenler dikkate alınarak yapılan tespitlerin irdelenmesi neticesinde minimum 10 (on) iş günü süreye ihtiyaç olacağı, Bu süreç süresinde sigortalı ... A. Ş.’ye ait showroomun çatısında ve asma katında bulunan ve  araçların indirilmesi için 3 (üç) günlüğüne vinç ve ekipmanları kiralanmış olduğunun görüldüğü, Bu kapsamda değişik vinç firmalarından alınarak dosya muhteviyatına sunulmuş olan fiyat tekliflerinden en ideal teklifi ... firmasından alınan 3 (üç) günlük vinç kiralanmasının araçların indirilmesi için zaruri olduğu ve bedelinin 48.500,00 TL olduğu, ve kadri marufunda bulunduğu, Araç platformun düşmesi esnasında ... ... dış cephesinde, temperli camlarında, ısı yalıtımlı doğramalarında, kapı camlarında ve bina alt kolonunda kısmi çatlama tespit edildiğini, firmaların tekliflerinden en uygun / düşük olanı baz alındığında, hasarın giderilmesi için Malzeme ve işçilik bedelinin toplam 6.756,00 TL olduğu, ve olay tarihi itibariyle kadri marufunda bulunduğu,.... Şti. tarafından asansörün kullanımı ile doğru orantılı olarak bağımsız denetim kuruluşuna denetim yaptırılıp yaptırılmadığı ve metal yorgunluğu olup olmadığı, ve/veya periyodik kontroller yapılmış ola idi kazanın yine de olup olmayacağı hususlarının irdelenmemiş olduğu iddiasına yönelik olarak değerlendirme yapıldığında; söz konusu platform bakımları ...Asansör tarafından takip edildiğinden metal yorgunluğuna yönelik bu işi profesyonel olarak yapan bir firma olarak malzeme yorulmasını öngörerek dava dışı şirketi uyarabileceği ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayabileceği, bu hususta dosya muhteviyatında herhangi bir bilgi, belge ve doküman bulunmadığı, ayrıca yapılan tespitte yük platformundaki kaynak yerlerinin kopmuş olduğu dikkate alındığında zamanında önleyici bakım ile gerekli tedbirlerin alınması durumunda bu tür bir kazanın yaşanmayacağı, ...Asansör şirketinin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için yük platformunda güvenlikli çalışmaya yönelik her türlü tedbirin alınması, uygun çalışma ortamının hazırlaması, bu kapsamda her türlü ekipmanların eksiksiz ve periyodik bakımın zamanında ve layıkıyla yapılması, bu anlamda ekipmanların (yük asansörü vb.) etkin bir biçimde denetlemesi, gözetlemesi, bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirmesi gerektiği, kaçınılmazlık halinin ise tüm bu önlemlerin alındığı ve önlemlere titizlikle uyulması durumunda yine de kaza meydana gelmişse söz edilebileceğinden vuku bulan olayda kaçınılmazlık halinin söz konusu olmadığı hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/04/2024 tarihli ek raporda; Kök rapordaki tespitler tekrar edilerek; Dava konusu yük platformundaki kırılmanın normal olmadığı, (Menfi)  hidrolik sistem ile çalışan bir asansörün düşebilmesi için bakım/test aşamasında emniyet sisteminin devreden çıkarılmış olması ve/veya hidrolik yağının sitemden boşalmış olması gerektiği, hidrolik kaynaklarındaki kırılmanın düşme nedeniyle meydana gelmiş olabileceği,  bu kapsamda periyodik bakımdan sorumlu olan davalının periyodik bakım konusundaki ihmali nedeniyle kusurlu olarak değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu platformdaki sorunun ürünün ayıplı olmasından kaynaklı olmadığı bu nedenle ihbar olunan ... Şirketinin bir sorumluğundan bahsedilemeyeceği, bu nedenlerle kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin geçerli olduğu belirtilmiştir. İstinaf sebeplerinin incelenmesi;6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür.  (Prof. Dr. Fikret Eren, Dr. Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II, s.1059). Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan Haluk, Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara, 1967, s. 89). TBK'nın 49. maddesinde ifadesini bulan haksız fiilden söz edilebilmesi için öncelikle ortada hukuka aykırı bir fiil bulunması, fiili işleyenin kusurlu olması, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğması, doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekmekte olup bu dört unsurun birlikte bulunması zorunludur. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemez. Dava, sigortalı şirketin 3.katta teşhir terasında bulunan araç platformunun 25/12/2015 tarihinde üzerinde ... otomobil ile sürücülü ve refakatçi kontrolünde iken zemin kata indirilmesi sırasında 3. kattan zemin kata serbest hızda düşmesi şeklinde olaşan kaza nedeniyle, ... binasının dış cephesinde temperli camlarında, ısı yalıtımlı doğramalarında, alüminyum levhasında ve aksesuarlarında meydana gelen 6.756,00 TL hasar ile platformun kullanılamaması ve üst katlardan araçların indirilmemesi nedeniyle vinç kiralanmasından kaynaklanan üç günlük vinç kirası bedeli 48.500,00 TL'nin sigortalıya ödenmesi sonucu sorumlu olduğu iddia edilen davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu olaya ilişkin Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/285 D. İş sayılı dosyasında 07/01/2016 tarihli delil tespit raporu alınmış ve bu raporda davalının araç platformuna kullanım kriterlerine uygun periyodik bakım yapmadığı tespiti ile kusurlu olduğu ifadelerine yer verilmiştir. Kaldırma kararından önce mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda ise ilk olay nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığına ilişkin bir açıklama yapılmadığı, dava konusu olmayan ikinci olay nedeniyle tespitlere yer verildiği anlaşılmakla mevcut haliyle rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığı kaldırma kararında açıklanmıştır. Dairemizin kaldırma kararında da ifade edildiği gibi Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin emsal ilamları uyarınca davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan tespit raporuna, davalının itiraz etmesi sebebiyle söz konusu raporun tek başına davalı yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/16906 E. 2018/9238 K.,  2015/12257 E. 2016/1638 K.). Zira davalı tarafın yokluğunda yapılan bir tespit neticesinde düzenlenen rapora itiraz etmesi karşısında, itirazları değerlendirilmeden hükme esas alınması savunma hakkının ihlaline sebebiyet verecektir. Bu durumda mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınmaksızın söz konusu tespit raporuna dayalı olarak hüküm tesis edilmemez. Ancak kaldırma kararından önce alınan raporda dava konusu olaya ilişkin bir tespit yapılmaması ve dava konusu olmayan ikinci olayın değerlendirilmesi nedeniyle bilirkişi heyet raporunun hükme elverişli olmadığı açıktır. Dairemizin kaldırma kararında bu hususlar açıklanmış ve mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda dava konusu olayın incelenmemiş olması sebebiyle hükme elverişli olmadığı, bu durumda tespit raporuna dayalı olarak da karar verilemeyeceğine işaret edilmiştir. Ancak, tespit raporunun hükme esas alınmaması söz konusu raporun delil olma niteliğinin mevcut olmadığı anlamına gelmemektedir. Zira mahkemece yapılması gereken, yeni bir bilirkişi raporu almaktır. Alınacak bilirkişi raporuyla delil tespit raporu olayın oluş şekli itibariyle birbiriyle uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli ise bu durumda mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmayacaktır. Ancak raporlar arasında çelişki olursa bu kez çelişkinin giderilmesi gerekecektir. Somut olayda ise kaldırma kararının ardından alınan bilirkişi heyet raporunda gerekli inceleme ve açıklamalar yapılmış, olayın hangi nedenle gerçekleştiği belirlenmiş, tespit raporunun oluşa uygun olduğu bilirkişi heyet raporuyla tespit edilmiştir. Bu durumda davalı vekilinin işbu tespit raporuna dayalı olarak karar verildiği yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. ile davalı şirket arasında 3 durak makaslı araç platformunun aylık periyotlar halinde bakımına ilişkin 24/08/2014 tarihinde 1 yıl süreli bakım sözleşmesi imzalanmış ve 1 ay öncesinde fesih edilmediği takdirde aynı şartlarla 1 yıl uzayacağı kararlaştırılmıştır. Dava konusu hasarın ise gerek tespit raporu gerekse bu rapor ile uyumlu ve kaldırma kararının ardından alınan bilirkişi heyet raporuyla, davalının periyodik bakım konusundaki yükümlüklerini tam olarak yerine getirmemesi ve ihmali nedeniyle meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu durumda davalı oluşan zarardan sorumludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2022 tarihli 2021/11-478 E. 2022/1665 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; \"...Zarar sigortalarının (mal ve sorumluluk sigortaları) amacı, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalının maruz kaldığı veya kalacağı zararın tam olarak tazminini sağlamaktan ibarettir. Özellikle mal sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalının alacağı tazminatın gerçek zararla sınırlı olması ve sigortalının hiçbir surette maruz kaldığı olay dolayısıyla haksız zenginleşme imkânına kavuşmaması gerekmektedir. Başka bir deyişle sigorta sözleşmesi bir kazanç sağlama aracı olmadığından sigortalının mal varlığında haksız bir artış meydana getirmemelidir. Zenginleşme yasağı olarak ifade edilen bu durum sayesinde sigorta sözleşmesi kazanç aracı olmaktan uzaklaşacaktır...\" Rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin ödeyeceği hasar miktarı sigortalının gerçek zarar miktarıyla sınırlı olduğundan, sigorta şirketi tarafından açılan rücu davasında da aynı ilke geçerlidir. Yani sigorta şirketi, sigortalısına ödeme yaptığında, sorumlu kişiye rücu edebileceği miktar da ancak sigortalının gerçek zararı kadardır. Bilirkişi raporlarında sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın onarım gideri ile sigortalının vinç kiralamak zorunda kalması sebebiyle oluşan zarar hesaplanmış, sigorta şirketi tarafından ödenen bedellerin olay tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu tespit edilmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 944,00 TL'den mahsubu ile bakiye 516,40 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92cbec887d8a884b","SID":"2b8b07a19ca16fae"}}