{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1749 <br>KARAR NO: 2024/1580<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/07/2024<br>NUMARASI: 2023/763 Esas -  2024/518 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Munzam Zarar (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  02/12/2012 tarihinde, davalıya ZMM poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle yaralandığını, müvekkilinin davalıya başvurduğunu ancak davalı tarafından müvekkiline  ödeme yapılmadığını, bunun üzerine   müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için 14/11/2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, tahkim dosyası Yargıtay'da iken 46.000-TL ve ferilerinin ödenmesi karşılığında davalı ile sulh olunduğunu ve davadan feragat edildiğini, ancak davalının temerrüde düştüğü tarih olan 01.11.2019 tarihi ile ödeme tarihi olan 22.12.2021 tarihi arasında müvekkilinin enflasyon farkı nedeniyle munzam zararı oluştuğunu ileri sürerek müvekkiline zamanında ödenmeyen paranın enflasyon  nedeniyle oluşan değer kaybından kaynaklanan munzam zararının şimdilik 100,00- TL'sinin ( belirsiz alacağın-HMK 107. maddesi) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının munzam zararın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafla ilgili dosya yönünden sulh olunduğunu ve davacı tarafça feragat dilekçesi sunulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...basit yargılama usulüne tabi olan bu davada dosyanın 07/05/2024 tarihinde HMK. m. 150 maddesi uyarınca birinci kez işlemden kaldırıldığı, yenileme talebi üzerine yargılamaya devam olunduğu, dosyanın yenilenmesinden sonra duruşmanın 02/07/2024 tarihine bırakıldığı, davacı vekilinin  02/07/2024 tarihli duruşmaya katılmadığı, mazeret bildirmediği, davanın takip edilmediği, HMK'nın 320. Maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan davanın yenilenmesinden sonra yeniden takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği' gerekçesiyle, Davanın H.M.K. 150.Madde hükmü gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: Davacı vekili; duruşma yapılmadan önce uyap portal üzerinden mazeret dilekçesini gönderdiklerini, bu nedenle verilen kararın hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle munzam zarar istemine  ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” başlığını taşıyan 150.maddesinin 1.fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir” hükmüne, 4.fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır” hükmüne, 5.fıkrada “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır” hükmüne ve 6.fıkrada da \"İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır\" hükmüne yer verilmiştir. Dosyada yapılan incelemede; davanın 07.05.2024 tarihli oturumda birinci (ilk) kez HMK 350/1 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 09/05/2024 tarihli dilekçe ile davanın yenilenmesi üzerine 20.05.2014 tarihli yenileme tensip zaptı düzenlenerek duruşmanın 02.07.2024 günü saat 11.50'ye bırakıldığı;  02.07.2024 tarihli oturumda saat 12.29' da düzenlenen tutanak ile, davacının mazeret dilekçesi bildirmediği gerekçesi ile ikinci kez müracaata bırakılan dosyanın açılmamış sayılmasına, karar verildiği görülmüştür. Bu halde, HMK 150/6 maddesi gereğince bir dava en fazla iki kez takipsiz  bırakılıp,  en fazla iki kez yenilenebileceğinden, başka bir deyişle üçüncü kez takipsiz bırakılamayacağından;  eldeki dava dosyasının sadece bir kez yenilendiği, yenilemeyi müteakip takipsiz bırakılmasının söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davanın açılmamış sayılmasına  karar verilmesi doğru olmadığı gibi, bundan ayrı Uyapta yapılan kontrolde, davacı vekilinin Uyap üzerinden duruşma saatinden önce  saat  10:11:37 de mazeret dilekçesini göndererek döküman oluşturduğu, 10:30:46 saati itibari ile  ... sicil numaralı Katip tarafından dökümanın okunduğu, bu şekilde duruşma saatinden önce mazeret dilekçesinin Uyap sisteminden  gönderilerek tamamlandığı anlaşılmakla, mazeret sunulmadığı yönündeki gerekçe de doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; yapılan bu açıklamalar doğrultusunda, bir davanın ikinci kez takipsiz bırakılması halinde dava dosyanın  açılmamış sayılmasına karar  verilemeyeceği de gözetilerek yerel mahkemece  yargılamaya devam edilmesi  gerekirken, bu yönler gözardı edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a.5 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca; 1/Yukarıda başlıkta bilgileri yazılı olan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu kararının HMK'nın 353/1-a/5.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, 2/Yargılamanın sürdürülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3/İstinaf harçlarının talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/Yasa yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, HMK'nın 353/1-a/5. maddesi hükmü uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın  353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak  oy birliğiyle karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0b0892813f16345","SID":"be8712ecaddcd3c4"}}