{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1320 <br>KARAR NO: 2024/3781<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/01/2023<br>NUMARASI: 2022/216 Esas -  2023/37 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ... A.Ş.'nin ... saha kod no.lu baz istasyonunun bulunduğu taşınmazda; 09.12.2021 tarihinde yangın meydana geldiğini ve bir takım ekipmanların hasara uğradığını, 13.12.2021 tarihli itfaiye ana raporu ile 21.12.2021 tarihli itfaiye ek raporu ile binanın birinci katındaki jenaratör odası olarak kullanılan bağımsız bölümde çalışır vaziyette bulunan jeneratöre fişi takılı kablodaki elektrik enerjisinin herhangi bir nedenle (gevşek bağlantı, aşırı yük, nötr-faz teması) ısı enerjisine dönüşmesiyle yangının başladığı ve oda dahiline yayıldığı, bahsi geçen jeneratörün şirketimize ait olmadığı ve şirketimize ait baz istasyonunun jeneratöre bağlı olmadığı, jeneratöre fişi takılı kablonun nereye ait olduğunun tespit edilemediğinin belirtildiğini,  müvekkilince de kabul edilen eksper raporunda yangın nedeniyle şirket zararının 5.939,26 USD olduğu tespit edilmiş olup miktar muafiyet altında kaldığından zararın sigorta firmasından karşılanamadığını, jenaratörün binada kuaför olarak hizmet veren ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğu tespit edildiğinden ilgili şirkete zararın tazmini için ihtarname gönderildiğini, cevabi ihtarnamede henüz binada bulunan kiracıların kusur oranlarının tespit edilmediği belirtilerek kusur oranları tespit edildikten sonra şirketlerinin zararının ilgili sigorta şirketleri tarafından karşılanacağının belirtildiğini, jeneratörün ve jeneratöre bağlı kablonun kendilerine ait olmadığının belirtilmediğini, bu hususta herhangi bir itirazda bulunulmadığını, yangın sonrası olay yerinde bulunan jenaratörün kaldırılmış olduğunun da görüldüğünü, sahanın yeniden hizmet vermesini teminen zararın taraflarınca gedirildiğini beyan ile zarara uğrayan şirket baz istasyonu ekipmanlarının ve zarar miktarının tazmini adına, 5.939,26 USD'nin olay tarihinden itibaren işleyecek USD üzerinden açılan döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranlarına göre dönemsel (kademeli) olarak hesaplanacak yıllık en yüksek faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber ve davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davacının, dava dilekçesinde dayandığı delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmediğini, dolayısıyla “somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi yükümlülüğü” ne aykırı davrandığını, davacının iddialarını sadece dava dilekçesi ekinde göstermiş olduğu belgelerle ispat etmek zorunda olup sonradan delil listesi sunmasına muvafakat etmediklerini, davanın müvekkil şirkete yöneltilmesi mümkün olmadığından öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının davasının tamamen varsayıma ve ihtimale dayandığını, öte yandan müvekkili şirketin dava konusu olayın gerçekleştiği ...'a ait taşınmazda kiracı sıfatı ile faaliyet göstermekte olduğundan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca bina maliki, binanın yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararları gidermekle yükümlü olduğunu, buradaki sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğunu, huzurdaki davanın taraflarına yöneltilmesinin mümkün olmadığını, yangın sebebiyle, müvekkili şirketin ekipmanları da dahil olmak üzere muhtelif eşyaların yandığını, yangının ardından düzenlenen 13.12.2021 tarihli ... sayılı İtfaiye Olay Raporunda; jeneratöre fişi takılı ... baz istasyonunun kablosundaki elektrik enerjisinin herhangi bir nedenle (gevşek bağlantı, aşırı yük, nötr faz teması) ısı enerjisine dönüşmesiyle yangın başlangıç olayının meydana geldiği, gelişerek oda dahiline yayıldığı kanaatinin yangının çıkış sebebi olarak gösterildiğini,  davacı tarafından itfaiye raporuna itiraz edilmesi üzerine raporun itirazlar doğrultusunda değiştirildiğini, yeni düzenlenen 21.12.2021 tarih ve ... sayılı İtfaiye Raporunda bu defa \"... firmasına ait baz istasyonu\" ibaresinin \"... A.Ş.'e ait baz istasyonu\" olarak değiştirildiğini ve  jeneratörün ... A.Ş.'ye ait olmadığı, baz istasyonunun dahilinde UPS cihazı olduğu ve jeneratöre bağlı olmadığı, jeneratöre fişi takılı kablonun nereye ait olduğunun tespit edilemediğinin \"belirtildiğini, ... Sigorta A.Ş. Tarafından hazırlanan ekpertiz raporunda, yangının  davacıya ait panodan çıktığı, sigortalıya ait jeneratöre ve diğer eşyalara sirayet ederek zarara sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, ikinci olarak ek raporda,  ilk raporda olayın çıkış sebebi bölümünde jeneratöre fişi takılı ... baz istasyonu sehven yazıldığından bu kısım düzeltilerek \"jeneratöre fişi takılı kablonun nereye ait olduğu tespit edilememiştir\" şeklinde değişikliğe gidildiğini, dolayısı ile itfaiye raporundaki çelişkilerin giderilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin 09.12.2021 tarihli yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, nitekim müvekkili şirkette yangın sebebi ile 80.000,00 TL civarı zarara uğradığını, meydana gelen yangın ve zarardan davacı ve bina maliki ...'ın sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen tazminat miktarının haksız ve fahiş olduğunu, zira sovtaj ve amortisman bedelleri düşülmeksizin hesaplama yapıldığını, faizin başkalangıç tarihini de kabul etmediklerini, davanın bina maliki ve ... Sigorta A.Ş ne ihbarının gerektiğini beyan ile davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet yönünden, aksi halde esastan reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; \"...yangının jeneratör kablolarının gevşek bağlanması nedeniyle başladığı, yangın nedeni ile davacının GSM baz istasyonunda bulunan ekipman ve malzemelerin kullanılmayacak ölçüde hasar gördüğü anlaşılmış; davalının davacının zararından sorumlu olduğu kanaatine varılmakla...1-Davacının davasının KABULÜNE 88.216,00 TL nın 09/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 5.939,26 USD'nin olay tarihinden itibaren işleyecek USD üzerinden açılan döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranlarına göre dönemsel (kademeli) olarak hesaplanacak yıllık en yüksek faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı olarak davalıdan tahsili gerektiği sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; Husumet itirazı olduğunu, kusurları olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kabul edilen tutara avans işletilmesinin hatalı olduğu  sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin  hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, zarar gören malzemelerin kullanılamayacak derecede  olmasına göre  davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulü ile  5.939,26 USD'nin  olay tarihi olan 09/12/2021'den itibaren işleyecek USD üzerinden açılan döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranlarına göre dönemsel (kademeli) olarak hesaplanacak yıllık en yüksek faizi ile birlikte aynen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/216 Esas  2023/37  Karar sayılı 24/01/2023 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 3- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının  KABULÜ İLE 5.939,26 USD'nin olay tarihi olan 09/12/2021'den itibaren işleyecek USD üzerinden açılan döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranlarına göre dönemsel (kademeli) olarak hesaplanacak yıllık en yüksek faizi ile birlikte aynen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.025,83 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.506,51 TL'nin mahsubuyla bakiye 4.519,32 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/b-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.506,51 TL peşin harç,  11,50 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 237,00 TL olmak üzere toplam 1.835,71‬ TL yargılama giderinden davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 3/c-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,3/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3). ve 13/(1). maddelerine göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/b- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.025,83 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.506,5‬0 TL'nin mahsubuyla bakiye 4.519,33 TL harcın  davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 132,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 624,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a135c66908083efa","SID":"f602277dcd9131f5"}}