{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1061 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1585<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/11/2017<br>NUMARASI\t\t: 2015/926 Esas  2017/1078 Karar <br>DAVA\t\t: İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ                  \t: 19/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   \t: 19/09/2024 <br> <br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/926 Esas ve 2017/1078 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda \"...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ...’a kredi açıldığını, Genel Kredi Sözleşmesini davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, bu nedenle kredili ...’ın borçlarından sorumluğu bulunduğunu, kredi kullanımından doğan borcu ödenmediğini, müvekkili banka tarafından hesabın kat edilerek  kat ihtarnamesi ve hesap özeti  gönderildiğini, ihtarnamenin davalıya 24.10.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden alacağın tahsili amacıyla davalı ve diğer borçlular aleyhine İzmir 20.İcra Müdürlüğü 2014/2143 E sayılı icra dosyası ile  icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra dosyasına kefaletinin bulunduğu kredinin kapandığı ve kefilliğinin kaldırılmasına ilişkin müvekkili bankaya da ihtar gönderildiği belirtilerek itirazda bulunulduğunu ve takibin durduğunu, davalı tarafından kefaletinin sona erdirilmesine ilişkin talebinin 15.01.2014 tarihinde müvekkili bankaya ulaşması nedeniyle davalının kredili şahıs ...’ın 15.01.2014 tarihine kadar müvekkili banka nezdinde doğmuş ve doğacak kredi borçlarından sorumluluğunun bulunduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinde davalının 8.188,00-TL için müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu görüldüğünden davanın bu miktar için davalının itirazının iptali amacı ile açıldığını, anılan nedenlerle davalı borçlunun kefalet limiti dahilinde İzmir 20.İcra Müdürlüğü  2014/2143 E sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi zaman kazanma amacı ile yapılan kötüniyetli itirazlar olması nedeniyle  davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine takibin 8.188,00-TL ve ferilerine ilişkin olarak devamına, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.       <br>SAVUNMA: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bahse konu olan borca ilişkin olarak kefaletini kabul ettiğini, fakat ilk kredi sözleşmesinin doğumundan sonra ilgili olan kefalet borcunun kapatılarak banka ile ilişkisinin kesildiğini,daha sonra asıl borçlu olan ...'ın davacı banka nezdinde tekrar kredi kullandığını, bu kullanılan kredide müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan kefalet sözleşmesi tekrar kullanılarak kredi verildiğini, bu sebeple takipten doğan borçtan sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkilinin kefil olduğu miktar bakımından ilk borcun ödendiğini, borcun her ne sebeple olursa olsun sona ermesi halinde kefaletin de son bulacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:   <br>İcra dosyası:  İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/2143 sayılı dosyasında alacaklı davacı tarafından davalı borçlu ... ile dava dışı borçlular ..., ..., ... ve ... aleyhine genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan  krediye dayalı olarak   21.349,97-TL asıl alacak, 10.163,41-TL kat öncesi işlemiş faiz, 508,17-TL bu faizin BSMV si, 111,03-TL temerrüt faizi ve 5,55-TL bu faizin BSMV si  olmak üzere   toplam 32.138,13-TL  alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip  yoluyla  takip yapılmış,  ödeme emri davalı  borçlu ...'a 27.02.2014 tarihinde  tebliğ edilmiş  adı geçen davalı  borçlu  tarafından 28.02.2014  tarihinde borca itiraz edilmiş, itiraz nedeniyle takibin durmasına karar verilmiştir. <br>Genel Kredi Sözleşmesi. Davacı ile dava dışı ... arasında 30.03.2007 tarihli 8.188,02-TL bedelli, 27.10.2008 tarihli 8.000,00-TL bedelli, 28.04.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ile 28.04.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin eki olarak 17.000,00-TL bedelli cari hesap kredi sözleşmesi ve 04.08.2011 tarihli 100.000,00-TL bedelli cari hesap kredi sözleşmesi  imzalanmıştır. Davalı ... tüm sözleşmelere müşterek borçlu ve müteselsil kefil  olmuştur. <br>Kat ihtarnamesi: Davacı banka  davalıya gönderdiği  21.10.2013  tarihli ihtarname ile hesaplarını  kat ettiğini, 28.046,43-TL  alacağın 3 gün   içerisinde ödenmesini istediğini  bildirmiş, kat ihtarnamesi  davalıya 24.10.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Buna göre temerrüt tarihinin 28.10.2013 olması gerekir.  <br>Bilirkişi raporu: Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri icra dosyası,   hesap ekstreleri   de nazara alınarak banka kayıtları da incelenmek sureti ile davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan alacaklı olup olmadığının, alacaklı ise miktarının tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.<br>Bilirkişi ... 04.03.2016  tarihli raporunda;  dava dışı kredi lehtarı ... ile davacı arasında 30.03.2007, 27.10.2008, 28.04.2010 ve 04.08.2011 tarihli 4 adet sözleşme imzalandığını, davalının tüm sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı ...'ın Tarım Üretici Kart Kredisi kullandığını, son olarak 23/11/2012 tarihinde buradan kredi kullandığını, 21/10/2013 tarihinde hesabın kat edildiğini, ihtar tarihinde kredi faiz oranının %33 olduğunu, sözleşmede temerrüt faiz oranının akdi faizin %50 fazlası olarak kararlaştırıldığını, takip tarihinde davacının davalıdan toplam 31.317,01-TL alacaklı olduğunu, bankanın dava dilekçesindeki talebinin 8.188,00-TL olduğunu bildirmiştir. Bilirkişiden hesaplamada bahsedilen KKDF ile ilgili olarak açıklama yapılması için ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda ; KKDF nin davacı banka tarafından tahsilatları izleyen aydra vergi dairesine yatırılması gereken ücret olduğunun, davalının önceki rapora itirazlarının bildirilen gerekçelerle yerinde olmadığını belirtmiştir.<br>Bilirkişi raporunun ve dosya arasında bulunan sözleşmelerin incelenmesinde davalının davacı bankadan bizzat kullandığı kredi ve bu bağlamda kredi sözleşmelerinin de bulunduğu, eldeki davanın davalının kefil olduğu borçla ilgili yapılan takibe itirazın iptali davası olduğu,  bilirkişi tarafından takip konusu alacağın hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığı,  bu kredi sözleşmelerinde davalının hangi sıfatla yer aldığı vs hususlarda yeterince açıklık bulunmadığı anlaşılmakla bu kez bankacı bilirkişi ...'den yeni rapor alınmıştır. <br>Bilirkişi 11.09.2017 tarihli raporunda ; davacının dava dışı ... ile 4 adet sözleşme imzaladığını, davalı ...'ın da davaya konu kredinin dayanağı sözleşmelerde 117.000,00-TL için kefaletinin bulunduğunu, dava dışı ...'a sözleşme eki cari hesap kredi limiti çerçevesinde 20.000,00-TL tarım üretici kartı tahsis edildiğini ve adı geçenin 08.10.2012-31.01.2014 tarihleri arasında bu kart üzerinden krediler kullandığını, 23.11.2012 tarihinde kullandığı 20.000,00-TL nakit avans tutarının ödenmemesi nedeniyle hesabının kat edildiğini, ihtar gönderildiğini, davaya konu takibin üretici kart hesabından kaynaklanan borca ilişkin olduğunu, dayanağının ise davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 28.04.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin eki olan aynı tarihli 17.000,00-TL limitli  ve 04.08.2011 tarihli 100.000,00-TL limitli cari hesap sözleşmeleri olduğunu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacağının 21.336,36-TL asıl alacak 9.266,68-TL kat tarihine kadar işlemiş faiz, 463,33 kat tarihine kadar işleyen faizin BSMV'si, 111,03 TL kat tarihinden sonraki faiz, 5.55.-TL faizin %5 BSMV si   olmak üzere toplam  31.182,95-TL olduğunu bildirmiştir.<br>Islah : Davacı banka 30.03.2016 tarihli dilekçe ile dava değerini 31.317,00-TL sine arttırdıklarını bildirmiş ve harcını da 04.04.2016 tarihinde yatırmıştır. <br>Dava;  Davacı banka tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının   tahsili  amacıyla  davalı kefil aleyhine yapılan icra takine vaki itirazın iptali istemi ile açılan İİK.nun 67.maddesi kapsamındaki davadır. Dava 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmıştır.<br> Davalı vekili, davalının kefaletini kabul ettiğini, ancak kefil olduğu borcun kapatılarak ilişkinin kesildiğini, dava dışı ...'a bundan  sonra müvekkilinin bilgisi olmadan yeniden kredi kullandırıldığını, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki eş rızasının da alınmadığını savunmuştur.<br>Dosya arasında bulunan sözleşmelerin incelenmesinde dava dışı ... ile yapılan 28.04.2010 tarihli  Genel Kredi Sözleşmesinin eki olarak 28.04.2010 tarihli 17.000,00-TL limitli Cari Hesap Kredi Sözleşmesi ve 04.08.2011 tarihli 100.000,00-TL limitli Cari Hesap Kredi Sözleşmesinin  imzalandığı, davalı ...'ın her iki Cari Hesap Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı görülmüştür.<br>Dava dışı ...'a bu limitler çerçevesinde cari hesap açılarak 20.000,00-TL limitli  tarım üretici kart tahsis edilmiş ve 23.11.2012 tarihinde kullanılan 20.000,00-TL avansın ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından hesap kat edilmiştir. Her ne kadar davalı ... Kefil olduğu kredinin ödendiğini ve banka ile kefalet ilişkisinin sona erdiğini iddia etmiş ise de, kapandığı iddia edilen kredi 30.03.2007 tarihli 8.188,02-TL bedelli sözleşmeden ve yine 27.10.2008 tarihli 8.000,00-TL bedelli sözleşmeden kayaklanan krediler olup işbu takip konusu alacak yukarıda açıklanan cari hesap kredi sözleşmeleri hükümleri uyarınca verilen tarım üretici kartı dolayısıyla kullanılan nakit avans kredilerinin ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. Doavalının imzasının bulunduğu ve alacağın dayanağı olan 28.04.2010 ve 04.08.2011 tarihi itibariyle yürürlükte olan BK. Hükümleri uyarınca kefaleti geçerlilik koşullarını taşımaktadır.<br>Davalının  kefalet limiti 117.000,00 TL olup alacak miktarı, kefalet limiti içerisinde kaldığından, dosya kapsamına ve sözleşme hükümlerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılan 11.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı şekilde davalının 21.336,36-TL asıl alacak 9.266,68-TL kat tarihine kadar işlemiş faiz, 463,33 kat tarihine kadar işleyen faizin BSMV'si, 111,03 TL kat tarihinden sonraki faiz, 5.55.-TL faizin %5 BSMV si   olmak üzere toplam  31.182,95-TL için davalı bankaya borçlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının  itirazının bu miktar yönünden iptaline, davacı alacağı likit olup davalı itirazında haksız olduğundan İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca  hüküm altına alınan miktar üzerinden  %20 icra inkar tazmınatının davalıdan tahsili...\" gerekçesi ile Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının KISMEN KABULÜNE, Davalının İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/2143 sayılı icra takibine vaki itirazının KISMEN İPTALİNE, 21.336,36.-TL asıl alacak , 9.266,68-TL kat tarihine  kadar  işlemiş faiz, 463,33 kat tarihine kadar işleyen faizin BSMV'si, 111,03 TL kat tarihinden sonraki faiz, 5.55.-TL faizin %5 BSMV si   olmak üzere toplam  31.182,95-TL sının asıl alacağa  takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %49,50 oranındaki temerrüt faizi ve faizin % 5 oranındaki BSMV si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, kefalet için eş rızası şartının dikkate alınmadığını, müvekkilinin kefil olduğu ilk borcun ödendiğinden kefaletin sona erdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine kefilin vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davalının kefil olarak imzaladığı sözleşmeden dolayı doğmuş ve doğacak borçlardan dolayı kefalet limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2017 tarih ve 2015/926 Esas  2017/1078 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 2.130,10.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 532,52.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.597,58.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3594d701fd321bbf","SID":"8d6401d933c2de1c"}}