{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3829 <br>KARAR NO: 2024/2803<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/10/2023<br>NUMARASI: 2023/146 E - 2023/611 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 22/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun, dava konusu tesisat adresinde ticarethane işletmesi  olduğunu, müvekkili şirket görevlilerince, 23.08.2022 tarihinde, davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta \" sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı\" tespiti yapıldığını, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takip konusu kaçak tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu yanın, takip dayanağı faturayı ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnetsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanlar olduğunu,  haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında kanunen aranan ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu belirterek, borca itirazın iptaline takibin takip talebindeki şartlarla devamına, icra takibinde yazılı asıl ve feri alacaklarının davalı yandan tahsiline, davalıya icra inkar tazminatı yükletilmesine   karar verilmesini talep  etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının kaçak tutanağı kesilen yerde faaliyetinin 01/08/2022 tarihinde başladığı, elektrik abneliğinin 12/08/2022 tarihinde  yapıldığı, kaçak tutanağının ise 23/08/2022 tarihinde tutulduğu görülerek abonelik sözleşmesi akdediltek sonra yapılan sözleşmesiz kaçak elektrik kullanma sebebiyle kaçak kullanım tespitinin yerinde olmadığı gerekçesiyle , Davanın Reddine   karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir. Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  dosyaya sunulan kaçak elektrik tespit tutanağının, davalıların dava konusu adreste kaçak elektrik kullandığını ortaya koyduğunu, kaçak elektrik kullanımının  haksız fiil olduğu, özel hukuk tüzel kişilerinin, haksız filleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceğinden, şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi davalı ...'ın dava konusu kaçak kullanımdan şirket tüzel kişiliği ile birlikte sorumlu olacağının  tartışmasız olduğu, ilk derece mahkemesince eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmaksızın tesis edilen hükmün kaldırılması gerektiği, dava konusu 23.08.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı sözleşme öncesi 20.01.2022-12.08.2022 tarihleri arasındaki dönemde gerçekleştirilen kaçak elektrik kullanımı için tanzim edildiği, bu hususun  kaçak tespit tutanağı, kaçak tahakkuk bülteni ve kaçak tahakkukunda da açıkça yer aldığı, bu sebeple hükme esas alınan raporda bilirkişinin abonelik öncesi dönem için abonelik sözleşmesi olduğundan bahisle kaçak tüketim hesabı yapmamış olmasının  hatalı olduğu  , davalılar ... ve ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden  fiili kullanımının varlığı bakımından bir araştırma yapılması, özellikle Emniyet araştırması (kolluk tarafından çevre esnaftan sorulmak suretiyle) ile davalının kaçak kullanım dönemlerindeki fiili kullanımın varlığı teyit edilmiş olacağı, ancak ilk derece mahkemesince Emniyet araştırmasında araştırmanın adres sebebi ile yapılamadığı bildirilmiş ise de yeniden müzekkere yazılmak suretiyle gerekli araştırma yapılması sağlanmadığı,ayrıca  davalının ilgili  dönemlerde kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği adreste bulunup bulunmadığının tespiti için İTO, Vergi Dairesi ve  sair kurumlara da müzekkere yazılması talep edilmiş ise de bu araştırmanın da  tamamı ile yapılmadığı, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği, kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Somut olayda ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;davaya konu işyeri ile ilgili olarak, perakende satış sözleşmesi olmaksızın” elektrik tüketim yapıldığı gerekçesi ile 23/08/2022 tarihinde tutanak tutulduğu, dava konusu tesisatta  taraflar arasında 12.08.2022 inde, “Perakende Satış Sözleşmesi” imzalanmış olduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafça ibraz edilen  abonelik sözleşmesinin ekine sunulan “KİRA SÖZLEŞMESİ” nde  davalı şirketin davaya konu adresteki kira başlangıcının 01.08.2022 tarihi olarak belirtildiği görülmektedir. Davacı tarafça davalı hakkında tutanak tarihinde sözleşmesiz olarak elektrik kullanıldığından bahisle kaçak tutanağı düzenlenmiş ise de,tutanak tarihinden önce taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı ,yani davalının tutanat tarihinde abone olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin beyanı ve tuhakkuk belgelerine göre , 23.08.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının  sözleşme öncesi 20.01.2022-12.08.2022 tarihleri arasındaki dönemde gerçekleştirilen kaçak elektrik kullanımı için tanzim edildiği görülmektedir. Sözkonusu dönem itibarıyla  davalının işyerinde fiilen elektrik kullandığının davacı tarafça ispatı ve mahkemece de bu yönde araştırma yapılması gereklidir.Mahkemece ,davacı tarafça belirtilen yerlere müzekkereler yazılmış, bu yazılara ekli cevaplardan İSKİ Genel müdürlüğü cevabına göre , tahakkuk döneminde bu adresin su abonesinin dava dışı ... olduğu bildirilmiştir.Diğer yazılara olumsuz cevap verildiği görülmüştür. Davacının İTO kaydı Dairemizce sistemden çıkarılmış olup , davalı şirketin bir çok kez  işyeri nakilleri yaptığı görülmüştür. Uyuşmazlığın çözümü yönünden ;  davalı şirketin tahakkukların ilişkin olduğu dönemde tutanak tutulan adreste fiilen elektrik tüketip tüketmediğinin tesbiti ,bunun için de davalı şirketin işyeri nakilleri ile ilgili tüm kayıt ve belgelerin celbi, hangi tarihte hangi adreste faaliyet gösterdiğinin tesbiti ,ayrıca bu döneme ilişkin vergi kayıtlarının da celbi,ayrıca davalı gösterilen gerçek kişinin davalı şirkette yönetici sıfatının bulunup bulunmadığının da  değerlendirilmesi gereklidir. Bu sebeple ,mahkemece esasa ilişkin bu delillerin celp ve değerlendirilmesinin yapılmadığı ,bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirdiği anlaşılmakla,  davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda açıklanan şekilde  yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"227c91cc65d648e9","SID":"71df3d4995c63560"}}