{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/928 <br>KARAR NO: 2024/1371<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 30.03.2021<br>NUMARASI: 2019/693 Esas - 2021/316 Karar<br>DAVA: İstirdat<br>Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın Ferizli Sakarya şubesi müşterisi ... Gıda  Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ne  çek karnesi verdiğini,  bu şirketin  25.05.2015 keşide tarihli 10.000 TL.lik  çek yaprağını ... San ştine tevdi ettiğini, çekin ciro silsilesi ile ... Bankası A.Ş. Takas sistemi aracılığı ile 25.08.2015 tarihinde ödendiğini, dava konusu edilen çekin ...'ün  arşiv  merkezinde bulunmadığı ve kaybolan çekler ile  İstanbul C. Başsavcılığına  suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından  müvekkil yeddinde çalınan çeklerle ilgili özen yükümlülüğü gösterilmediğinden bahisle  ihtarname tebliğ edildiğini, mezkür çekin takas sureti ile ödenmemesi sebebi ile,  fiziken müvekkilinde bulunmadığını, müvekkil ile birlikte diğer borçlular ... ve ve ... Bankası A.ş. Aleyhine 10.234.93 Tl.lik kambiyo  senetlerine mahsuz icra takibi yapmayarak ve önceki cirantalara müracaat  etmeden ilamsız takip başlattıklarını ve ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiğini, bunun üzerine  çekin takas sistemi ile ödenmiş olduğu bildirilmek sureti ile  beyanda bulunmak sureti ile itiraz edildiğini beyanla, davalı şirket tarafından çalıntı olduğu ve keşide tarihi üzerinde tahrifat yapılan  müvekkil banka müşterine ait ... nolu 10.000 TL.lik  çekin icra tehditi altında  şubelerine yapılan kasa haczi nedeni ile 13.799,22 TL'lik alacağın  ödeme tarihinden itibaren  avans faizi, yargılama giderleri ile avukatlık ücreti ile birlikte  istirdat yoluyla tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya dayanak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı takibi; Davacı Banka' ya ait olan ve karşılığı bankadan ödenmiş gerçek çek yaprağının, dava dışı ...  Bankası A.Ş. kasasından çalınması ve dava dışı ... vasıtasıyla piyasaya sürülmesi suretiyle Davalı Müvekkilin dolandırılması ve maddi zarara uğratılması sebebiyle açılmış bir icra takibi olduğunu,  Bu icra takibinde üç adet borçlu gösterilmiş olup, borçlulardan ... çalıntı çeki bizzat Müvekkile ibraz eden dolandırıcı şüphelisi sıfatıyla, borçlulardan ... Bankası A.Ş. zamanında kendisine ibraz edilen ve karşılığı ödenen çeke ödendi kaşesi vurmaması ve uhdesinde bulunan çeki çaldırması sebebiyle, Davacı Banka ise kendi bankasına ait ödenmiş çeki geri çağırıp saklamaması ve çekin piyasada dolaşması tehlikesine karşılık hiçbir önlem almaması sebebiyle sorumluluklarına gidildiğini,  Davacı Bankanın ihmal, Dava dışı ... Bankası A.Ş.' nin ve dava dışı ...' nün kusur sorumluluğu sebebiyle müvekkilin maddi açıdan mağdur edilmesi neticesinde işbu icra takibi başlatıldığını, Davacı Banka, niteliği ve faaliyet alanı gereği bir güven ve itimat kurumudur. Kıymetli evrak niteliğinde olan evrakların güvenliğini sağlamak ve hem müşterilerinin hem de kamunun kendileri üzerinden dolandırılmamasını sağlamak vazifelerinin gereklerinden biri olduğunu, somut olayda Davacı Bankanın ve diğer kişilerin kusur ve ihmal doğuran davranışları neticesinde Davalı Müvekkil dolandırılmış ve maddi kayıplara uğradığını, Müvekkilin mağduriyetine sebep olan suç ve sorumluları İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 2018/152353 Sor. No’ lu soruşturma dosyası ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 2017/190010 Sor. No’ lu soruşturma dosyası ile soruşturulsa da henüz bir neticeye varılamadığını, Davacı Bankanın ... çek numaralı, keşidecisi ... San. Ve Tic.Ltd.Şti. Olan 10.000,00 TL' lik çek sebebiyle Davalı Müvekkilin dolandırılmasında ve maddi zarara uğratılmasında ihmal ve kusur sorumluluğu olduğunu,  Davalı Müvekkilin başlatmış olduğu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı takibi hukuki açıdan haklı bir takip olduğundan işbu istirdat davasının da reddi gerektiğini, derdest davanın dava dışı ... Bankası A.Ş. ve dava dışı ...' ye ihbar edilmesini,  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı takibi uyarınca Davalı Müvekkilin alacağı hukuka uygun bir alacak olmakla açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Çek istirdatı davalarında davacı  çekin yetkili hamili olduğunu , çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Davacının öncelikle usulüne uygun delillerle çekin rızası dışında elinden çıktığını kanıtlaması gerekir. Davacının bu iddiasını ispatlamasından sonra ise davaya konu çekin son hamili olan davalının 6102 sayılı TTK 792. maddesi uyarınca bu çeki kötüniyetli şekilde iktisap ettiğini ispatlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Davacı banka tarafından müşterisine verdiği çek karnesi sebebiyle müşterisi tarafından kesilen çeklerin  takas sistemi aracılığıyla ibrazından sonra çekin dava dışı ... Bankası arşivinden çalındığını, çek üzerinde tahrifat yapılarak davalı şirkete ciro edildiğini, davalı şirketin de icra tehdidi altında çek bedelini tahsil ettiğini, tahsil edilen bedelin istirdatını talip etmiş ise de; somut olayda davalının çeki ciro yoluyla elde ettiği, ciro zincirinde bir kopukluk bulunmadığı,  davacının davalının kötü niyetini ve iktisapta ağır kusurunu ispatlamaya elverişli dosya kapsamında ispata yeterli delil olmadığı anlaşıldığı, davalı şirketin muntazam ciro silsilesine dayalı olarak ve yetkili son hamil sıfatıyla kambiyo senedine mahsus icra takibi başlattığı takip dosyasına yapılan ödemenin davalı çek hamilinden talep edilmesinin mümkün olmadığı, aynı doğrultuda verilmiş Bursa BAM 5. HD. 2018/1659 E., 2019/ 618 E. Sayılı kararı da  birlikte değerlendirilerek...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulu.lmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Çekte ciro silsilesi bulunmadığı halde ciro silsilesi varmış gibi davanın reddine karar verildiğini, halbuki bankaları hakkında , İstanbul  Anadolu .. İcra Müdürlüğünün .. E.sayılı ilamsız takip dosyası ile sadece ön yüzünün fotokopisi çekilerek başlatılan takibe ait çek aslının ilgili dosyaya tevdi edilmemesi sonucunda bankalarınca inceleme yapılamadığını, icraya çekin ödendiği belirtilerek itiraz edildiğini, yapılan araştırmalar neticesinde çekin banka tarafından başka bir hamile ciro edilmediği, bu nedenle de çekte ciro silsilesi bulunmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.4.1996 tarih 1996/12136 Esas, 1996/288 Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, hamile yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devrinin olanaksız olduğunu, ibrazdan sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için TTK.'nın (Eski) 705.maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucu doğuran bir cironun bulunması gerektiğini, Dava konusu çekin çalındığını ve üzerinde tahrifat yapıldığını, nitekim davalı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan 17.03.2020 tarihli dava konusu çekin Adli Emanette bulunduğunu belirten beyan dilekçesi ekinde sunduğu iddianamede; şirket yetkilisi tarafından yapılan şikayet üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 11.07 2018 tarih ... nolu iddianamede bu çekin çalındığı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 2018/3767 sayılı Uzmanlık Raporu ile çeklerin tarihleri üzerinde sürsarj ( tamamlama) suretiyle tahrifat yapıldığının belirtildiğini, buna rağmen bu konuda da gerekli araştırmanın mahkemece yapılmadığını, bu iddianameye rağmen, müvekkilinin  gerekli özeni göstermediği, davalının kötü niyetini ve iktisapta ağır kusurunu ispatlamaya elverişli delil olmadığı hususlarının gerekçede yer aldığını, Dava dilekçesinde bilirkişi tetkikatı talep etmelerine, ayrıca çek aslının mahkemeye tevdiinden sonra sunmuş oldukları 09.09.2020 tarihli dilekçede de talep ettikleri üzere çek üzerinde tahrifat yapıldığı açık olarak gözüktüğü için bilirkişi incelemesi taleplerinin  hiçbir gerekçe gösterilmeden kabul görmediğini ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalının davacı hakkında başlattığı icra takibi kapsamında, icra tehdidi ile ödenen tutarın davalıdan istirdadı istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilince, davacı bankaya ait olup, davalı müşterisi ...... Ltd. Şti.'ne verilen çek karnesinden, keşidecisi  ... Ltd. Şti. olan ... nolu 10.000 TL tutarlı 25.05.2015 keşide tarihli çekin keşide edilerek lehtar ...AŞ'ye  verildiği, sonrasında  çekin ...  Bankası aracılığı ile takasa sunularak 25.08.2015 tarihinde ödendiği, ancak takastan ödenen  çekin  ... Bankasının 08.02.2018 tarihli  yazısı  ile bu bankanın arşiv merkezinde bulunamadığının bildirildiği, çekin takas suretiyle ödenmesi nedeniyle fiziken davacı bankada bulunmadığını, bu nedenle muhafaza sorumluluğu da bulunmadığını, sonrasında çekin keşide tarihinin 25.05.2018 tarihi olarak tahrif  edilmesi suretiyle yeniden cirolanarak davalı eline geçtiğinin düşünüldüğünü, davalı takip alacaklısı  tarafından davacı bankalarının da aralarında bulunduğu borçlular takip borçlusu  gösterilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında ilamsız icra takibine konu edildiğini, iş bu takip kapsamında haciz baskısı ile çek tutarı ve  işlemiş faizi olarak 13.799,22 TL ödendiğini ileri sürerek, icra baskısı ile takip alacaklısı davalıya ödenmek zorunda kalan tutarın davalı takip alacaklısından istirdadı talep edilmiştir. Davalı ise takipte borçlu gösterilen dava dışı ...'nün çeki ciro ile kendilerine veren ciranta olduğunu, ... Bankası'nın ise takas bankası olarak ödenen çeke \"ödendi\" şerhi vermeyip, aynı zamanda sakladığı  çeki çaldırması sonucu müvekkilinin dolandırılması, davacı bankanın ise takas aracılığı ile ödendiğinin ileri sürdüğü çek yaprağını geri çağırıp muhafaza etmemesi ve piyasaya yeniden sürülmesine neden olarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olmasından ötürü sorumlu olduğunu ileri sürerek, yetkili hamil durumundaki müvekkilinin sorumlu görülemeyeceğini ileri sürmüştür. Dava, takas sistemi içerisinde ödendiği ileri sürülen çekte tahrifat yapılmak suretiyle çekin yeniden tedavüle sokularak icra takibine konu edilmesi üzerine icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince TTK'nın 792. maddesindeki yasal düzenlemeye  atıfla, somut olayda davalının çeki ciro yoluyla elde ettiği, ciro zincirinde bir kopukluk bulunmadığı,  davacının davalının kötü niyetini ve iktisapta ağır kusurunu ispatlamaya elverişli dosya kapsamında ispata yeterli delil olmadığının anlaşıldığı, davalı şirketin muntazam ciro silsilesine dayalı olarak ve yetkili son hamil sıfatıyla kambiyo senedine mahsus icra takibi başlattığı takip dosyasına yapılan ödemenin davalı çek hamilinden talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle sonuca varıp davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.  Ancak davacı bankanın çekte ciranta durumunda bulunmadığı ihtilafsız olup, davalının da zaten böyle bir savunması yoktur. Davalı, müvekkilinin çekte yetkili hamil durumunda olduğunu,  davacı bankanın ise takas aracılığı ile ödendiğinin ileri sürdüğü çek yaprağını geri çağırıp muhafaza etmemesi ve piyasaya yeniden sürülmesine neden olarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olmasından ötürü sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu çekin  dava dosyasına sunulu fotokopilerinden daha önce ... Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... Bankası emrine tahsile verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili de istinaf dilekçesinde ... Bankası yazıları ile çekin aslındaki tarihe göre 15.08.2015 tarihinde ... AŞ tarafından Sefaköy Şubesine tahsil için ibraz edildiğini, davalı şirkete ise iş bu tahsil  işleminden sonra ciro ile çekin geçtiği ileri sürülerek bu surette çekte ciro silsilesinin kopuk olduğu iddia edilmiştir. Oysa mahkemece bu yöndeki iddia değerlendirilmemiş, çekte ziro zincirinin kopuk olmadığı belirtilmiştir. Bunun  dışında yargılama aşamasında davacı tarafından çekin takastan ibraz edildiği ihtilafsız olan ... bankası ile takas sistemine dair imzalanan protokol bulunduğu ve protokole göre çekin davacı banka nezdinde saklanma sorumluluğu bulunmadığı ileri sürülmüş, mahkemece bu iddia değerlendirilmediği gibi çeklerin takastan ibrazı ve ödenmesi hâlinde çek yaprağının muhafaza ve sorumluluğunun kimde olacağı (muhatap banka-takas bankası) hususunda meri mevzuat değerlendirilmediği gibi gerekli görülürse bu hususta bankacı bir bilirkişiden rapor da alınmamıştır. Somut olay kapsamında yukarıda işaret edildiği üzere, davacının çekte lehtar veya hamil ciranta olmadığı da gözetildiğinde, eldeki davanın TTK 'nın72/8 maddesi kapsamında istirdat davası niteliğinde olduğu ve davacı bankanın takasta ibraz edilen ve takas sisteminde ödenen çekte saklama sorumluluğu bulunup  bulunmadığı, yine çekte açıkça tahrifat yapıldığı ve çekin davalı takip alacaklısı hamile ciro edilmeden daha önce tahsil için dava dışı bankaya verildiği ve bu hususun çek metninden anlaşıldığı iddialarına ilişkin esasa ilişkin deliller toplanıp değerlendirilmeden karar verilmesi isabetli olmadığından, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 03.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb12191e50d005c3","SID":"b030adbb9b015e4a"}}