{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1319 <br>KARAR NO: 2024/1523<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/197 Esas <br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN <br>TALEP: İhtiyati Tedbir / İtiraz <br>İhtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne ilişkin ara kararın taraf  vekilleri tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ,dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesi ve 19.03.2024 tarihli dilekçesinde; davalı şirketin 28.02.2023 tarihli olağan genel kurulunda yönetim kurulu üye seçimine ilişkin 7 no'lu ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca yetki ve izin verilmesine ilişkin 8 no'lu kararların alındığı, 27.02.2020 tarihli yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun İstanbul 9. ATM'nin 2020/229 esas sayılı dosyasında tespit edilerek kararın kesinleştiğini, aynı konuda 23.03.2020 tarihli genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğuna İstanbul 1. ATM'nin 2020/238 esas sayılı dosyasında  karar verildiğini, yönetim kurulunun seçilmesi ve görev sürelerinin belirlenmesine ilişkin 04.03.2021 tarihli genel kurul toplantısı yoklukla malul olup bu konuda İstanbul 16. ATM'nin 2021/397 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda bu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespit edildiğini ve yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın uygulanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, çağrıya ilişkin yönetim kurulu kararı geçersiz olduğundan genel kurul toplantısının da yok hükmünde olduğunu, toplantıda faaliyet raporları ile finansal tabloların ve ibranın görüşülmesinin TTK'nın 420. maddesi gereğince ertelenmesine rağmen, bağlantılı yönetim kurulu seçiminin görüşülmesinin iptal sebebi olduğunu, bir kısım  ortakların 2013 yılında imzalanan sözleşme gereği payı kalmamasına rağmen oylamaya katıldıklarını belirterek,  28.02.2023 tarihli genel kurulda alınan 7 ve 8 numaralı kararların batıl olduğunun tespitine, aksi halde iptaline, alınan kararların icrasının geri bırakılmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir. <br>ARA KARAR: Mahkemece Dairemizin 2024/840 esas 2024/831 karar sayılı, ihtiyati tedbir isteminin reddedilen kısmına yönelik kaldırma kararı doğrultusunda şirket yönetim kurulu üyelerinin görüşleri alındıktan sonra; davalı vekilinin, değişen durumlar nedeniyle tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş ise de, bilirkişi raporunun, yaklaşık ispatın varlığını ayrıca teyit ettiği, yürütmenin geri bırakılmasına ilişkin 7 no'lu kararın yönetim kurulu seçimine ilişkin olup uygulanmasının ileride telafisi güç ya da mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceği, bu nedenle davalı vekilinin tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine, ihtiyati tedbir konusu 25.03.2024 tarihli ara kararı ile reddedilen genel kurulunun 8 no'lu maddesinin icrasının durdurulması talebi hakkında ise, zaten yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 7. maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden rekabet etme izni verilmesi kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesinde hukuki bir yarar bulunmadığı gerekçesiyle,davalı vekilinin değişen durum nedeniyle tedbir kararının itirazen değerlendirilerek kaldırılması talebinin reddine, mahkemenin 25.03.2024 tarihli ara kararı ile reddedilen genel kurulunun 8 no'lu maddesinin yürütülmesinin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili; yönetim kurulunun seçildiği 04.03.2021 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olması nedeniyle, dava konusu 28.02.2023 tarihli genel kurulda alınan yönetim kurulu seçimine ilişkin 7  ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin 8 no'lu kararların da yoklukla malul olduğunu, 23.03.2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun İstanbul 1. ATM'nin 2020/238 esas sayılı dosyasında verilen karar ile tespit edildiğini, 04.03.2021 tarihli genel kurul toplantısının yönetim kurulunun usulüne uygun çağrısı olmadan toplandığı sonucuna ulaşılacağını,bu genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerince yapılan toplantı çağrısına ilişkin usulüne uygun bir karar olmaksızın 28.02.2023 tarihinde genel kurul yapıldığını,aynı genel kurulda alınan  8 no'lu karar hakkında şartları oluşmasına rağmen tedbir kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu,şirkete kayyım atanması kararının her zaman kaldırılabileceğini,  belirterek yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet  izni verilmesine dair 8 no'lu kararın icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili;şirketin organsız olmadığını,şirkete davacı tarafından açılan İstanbul 16. ATM'nin 2021/397 esas sayılı dosyasında denetim kayyımı atandığı, denetim kayyımının şirketteki görevine devam ettiğini,birde yönetim kayyımı atanmasının şirketin devamlılığını ve karar alma mekanizmasını zedelediğini,mahkemenin karşı tarafça dayanılan İstanbul 16. ATM'nin 2021/397 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile bağlı olmadığını, dosyada  karar da verilmediğini, toplantı çağrısının toplantıdan 16 gün önce usulüne uygun olarak yapıldığını, yönetim kurulu seçiminin de usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini belirterek, ara kararın kaldırılarak 28.02.2023 tarihli genel kurulun 7. maddesinde alınan yönetim kurulu üye seçimi kararının icrasının durdurulması ve şirkete kayyım atanmasına dair 25.03.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin tedbiren geri bırakılması istemine ilişkindir. Mahkemece 25.03.2024 tarihli ara karar ile; aşamalardaki genel kurul kararlarının akıbeti ve süreçleri nazara alındığında, yönetim kurulu üye seçimine dair 7 no'lu kararın icrasının durdurulmasına,8 no'lu kararın icrasında sakınca bulunmadığı gerekçesiyle, davacıların ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile genel kurulun 7. maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının icrasının geri bırakılmasına, şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, 8. maddesinde alınan kararının yürütülmesinin durdurulması talebinin reddine karar verilmiş; ara kararın davalıya 31.03.2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça yasal süresinde tedbir kararına itiraz edilmemiş, davacı vekilince ise genel kurulda alınan 8 no'lu karara ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara karara karşı istinaf başvurusu yapılmış olup, Dairemizin 2024/840 esas 2024/831 karar sayılı kararı ile, TTK'nın 449. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararı verilmeden önce yönetim kurulu üyelerinin görüşlerinin alınması yasal zorunluluk olduğu gerekçesiyle, mahkeme ara kararın ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece bu eksiklik giderildikten sonra işbu ara karar verilmiştir. Davalı tarafça 7. Nolu kararın icrasının durdurulmasına ilişkin ara karara süresinde itiraz edilmemiş olup, 08.05.2024 tarihli dilekçeyle HMK'nın 396. maddesine dayalı olarak durum ve koşulların değiştiğinden bahisle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edilmiştir. HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca,ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK'nın 396. maddesi, “Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.” şeklindedir. HMK'nın 396/2 maddesi, aynı yasanın 394. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya ise atıf yapmamıştır. Durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması taleplerine ilişkin olarak verilen ara karara karşı, kanun yolu açık değildir. Yorumla kanun yolu ihdas edilmesi de mümkün değildir. 04.07.2024 tarihli ara kararı, itirazın reddine ilişkin bir ara karar olmayıp, HMK'nın 396. maddesi kapsamında ihtiyati tedbirin kaldırılması talebine ilişkin olup, istinaf kanun yoluna tabi olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunu usulden reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilince; davalı şirketin 28.02.2023 tarihli genel kurulunun, yönetim kuruluna TTK'nın 395 ve 396 maddeleri uyarınca yetki ve izin verilmesine ilişkin 8 no'lu kararın icrasının durdurulması talebine ilişkin ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde  mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içerir. Anılan maddede hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi gereği ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' . Somut olayda; 25.03.2024 tarihli ara karar ile davacıların ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile genel kurulun yönetim kurulu üye seçimine dair 7. numaralı kararının icrasının  geri bırakılmasına ve şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verilmiş olup, davalı tarafça bu ara karara karşı süresinde itiraz edilmemiş ve davalının değişen durum ve koşullara istinaden tedbirin kaldırılması istemi de reddedilmiştir. Dolayısıyla halihazırda şirkete yönetim kayyımı atanmış bulunmaktadır. Tedbir talep edilen 8 numaralı karar ise yönetim kuruluna TTK'nın 395 ve 396 maddeleri uyarınca şirketle işlem yapma ve şirketle rekabet etmeye yetki ve izin verilmesine ilişkindir. Mahkemece yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 7. numaralı kararın yürütmesinin durdurulmasına ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi nedeniyle , şirket yönetim kayyımı tarafından idare edildiğinden, artık yönetim kurulu üyelerinin şirket ile işlem yapma ve rekabet etmesine izni verilmesine yönelik 8 numaralı karar bakımından davacı tarafın hukuki yararı kalmamıştır. Bu nedenle mahkemece 8 numaralı karara yönelik ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.  Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusununesastan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341(1) ve 346(1) maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f85967ebd2802498","SID":"5acdd9eec4981465"}}