{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/144 <br>KARAR NO: 2024/1511<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/01/2021<br>NUMARASI: 2017/215 Esas 2021/153 Karar <br>DAVA:Çek  İstirdadı<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin müşterisi ... Mob. Ltd. Şti'den ciro yoluyla aldığı hamili olduğu ... Kağıthane Şubesine ait ... numaralı 27.08.2016 keşide tarihli 50.000-TL bedelli, keşidecisi ... Müh.olan çekin iş yerinde bilinmeyen bir sebeple kaybolduğunu,Bakırköy ... ATMnin ... esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını, dava sürecinde çekin davalı ... tarafından 29/08/2016 tarihinde ibraz edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece verilen sürede bu davanın açıldığını, davalı ...'ün şirkete zaman zaman ziyaret amacıyla geldiğini, ziyaret sırasında hırsızlayarak ele geçirdiği çeki kendi şirketine ciro ederek çek bedelini tahsil ettiğini,  davalının müvekkilinin başvuru hakkını kullanmasını engellemek amacıyla bu ciro işlemini yaptığını, müvekkili şirketin davalılar ile ticari ilişkisi olmadığını, çek bedeli olan 50.000-TL'nin 27/08/2016 tarihinden itibaren faiz işletilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili; müvekkili ...'ün kuruluşundan bu yana ... şirketinin sahibi olduğunu, müvekkilinin çeki çaldığı iddiasının mesnetsiz ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında 2013 yılında başlayan bir ticari ilişki olduğunu, bu ilişkinin müvekkilinin ticari defterleri ile ispatlanacağını, taraflar arasında 2016 yılında da yaklaşık 600.000-TL'lik bir ticaret bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava konusu çekin dava dışı keşideci tarafından davacıya verildiğine dair çek makbuzu ve fatura örneğinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu, alınan bilirkişi raporunda, davacı ticari defterlerinde çekin davalıya ödeme olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde ise davacıdan alınan ödeme olarak kaydedildiği, dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 77.625,19-TL alacaklı olduğu,taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğu,ticari ilişkinin banka havaleleri, çek girişleri ve çek iadelerinden oluştuğu, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen herhangi bir fatura bulunmadığı, tarafların ticari ilişkisinin karşılıklı ödeme olarak şekillendiğinin belirtildiği, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu çekin davacının rızası dışında elinden çıktığının veya davalı ... tarafından çekin hırsızlandığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; çekin müvekkilinin rızası dışında davalılara geçtiğinin dosya kapsamında sabit olduğunu, müvekkilince çekin davalıya ciro edilmediğini ve müvekkilinin çekin verilmesini gerektiren borcu bulunmadığını, müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunu, çekin davalı ...'e ciro edilmediği gibi teslim de edilmediğini, davalıların lehtar İşmak şirketiyle bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ilişkinin 10.04.2016 tarihinde sona ermesine rağmen çekin ilişki sona erdikten sonra alınmış gibi defterlere işlendiğini,davalının çeki iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, davalıların süresinde cevap dilekçesi sunmadıklarını, ayrıca kök bilirkişi raporuna da süresinde itiraz edilmemekle müvekkili lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre; \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu  olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür\". TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Dava konusu ...'a ait ... çek no'lu 27/08/2016 keşide tarihli, 50.000-TL bedelli, keşidecisi ... Mühendislik, lehtarı ... Mobilya olan çekin arkasında bulunan ciroların sırasıyla ... Mobilya, ... ve ... olduğu, cirantalar arasında davacı şirketin yer almadığı, çekin davalı ... tarafından ibrazında çek bedelinin 29.08.2016 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı ile davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında; davacı şirket ile davalı şirket arasında çek alışverişi ve banka transferlerine dayalı bir ticari ilişki bulunduğu, davaya konu çekin 16.05.2016 tarihinde davacıdan tahsilat olarak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacı defterlerinde çekin davalılara ödeme olarak kaydı bulunmadığı, davacının defterlerine göre davalıdan alacağı bulunmadığı, davalının defterlerine göre ise davacıdan 77.625,19-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.  Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmektedir. Somut olayda son hamil ise davalı ...Beton şirketidir. Bu durumda son hamil vasfı taşımayan davalı ...'e husumet yöneltilmesi doğru  değildir. Diğer davalı ... aleyhine açılan davada ise; ispat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacının çek üzerinde cirosu yoktur.Ancak davacı şirket tarafından sunulan delillerden, davacı şirket ile çek lehtarı dava dışı ... şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından İşmak şirketine demir satışına ilişkin faturalar düzenlendiği, dava konusu çekin de 06.05.2016 tarihli tahsilat makbuzu ile İşmak şirketinden alındığı görülmektedir. Bu nedenle davacının çekte yetkili hamil olduğu sabittir. Ancak çekin davacının rızası dışına elinden çıktığı, bu kapsamda davalı tarafından çalındığı iddiasına ilişkin olarak,davacının  soyut iddiası  dışında hiç bir delil bulunmamakta olup, davacı tarafça bu konuda yapılmış bir suç duyurusu ve buna bağlı olarak bir ceza soruşturması da bulunmamaktadır. Diğer yandan incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacı ile davalı şirket arasında çek alışverişine dayalı olarak süregelen bir ticari ilişki bulunduğu, gerçek bir mal satışına dayalı olmayan bu çek alışverişinin 2015 yılı öncesinden beri devam ettiği, dava konusu çekin de 16.05.2016 tarihinde davacıdan tahsilat olarak davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın tarafları arasında çek alışverişi  şeklinde süregelen bir ticari ilişki bulunduğunun tesbit edildiği,davalının çeki gayrımeşru surette ele geçirdiği yolunda bir delil sunulmadığından  çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı,davalının çeki kötüniyetle ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiği  kanıtlanamamıştır. Bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından ,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan 72-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f8e174d9e03b627","SID":"296e9003956d39c3"}}