{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/180 Esas<br>KARAR NO:2024/1595<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:07/07/2021<br>NUMARASI:2018/523 E. - 2021/228 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; ...” isimli markanın 20.11.2014 tarihinde 3,5,35 no’lu marka sınıfları için  müvekkili davacı adına  tescil edilerek koruma altına alındığını, “...” isimli markanın 16.06.2017 tarihinde ... no’lu marka sınıfları için davalı adına tescil edilerek koruma altına alındığını, müvekkili şirket tarafından 12.10.2017 tarihinde marka yayına itiraz edildiğini, ... no’lu markaya itiraz edildiğini, itiraz gerekçesi olarak da tescil edilmiş marka ile aynı veya benzerliği olduğunun ileri sürüldüğünü,13.03.2018 tarihinde marka kullanım ispatı sunma formu ile müvekkili şirkete ait Fatura, Sevk İrsaliyesi ve diğer delillerin sunulduğunu,  30.03.2018 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı ... sayılı kararı ile yapılan inceleme sonucunda itiraza mesnet marka kapsamında yer alan mallar bakımından kullanım ispatına ilişkin yeterli delil sunulmadığı ve itiraza mesnet başka bir marka bulunmadığı için itiraz gerekçesi yerinde bulunmadığından itirazın reddedildiğini, 1.05.2018 tarihinde Marka Yayınına itirazın Yeniden İncelenmesi ve Değerlendirilmesi Formu ile yeniden itiraz edildiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 23.07.2018 tarihli kararında özetle; “..... ŞTİ. tarafından yapılan itirazda: 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamındaki itiraza dayanak olarak ... sayılı markanın gösterildiği söz konusu itirazın itiraz gerekçesi .... sayılı markanın kullanımının ispatlanamamış olması gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 30.03.2018 tarih ve ... sayılı kararı ile reddedildiği tespit edilmiştir. Markalar Dairesi Başkanlığı’nın söz konusu kararına karşı, anılan müteriz firma tarafından 11.05.2018 tarih ve... sayılın  dilekçeyle itiraz edilmiştir. İtiraz, başvurunun bu defa ... sayılı “....” ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle reddedilmesi talebini içerdiğini, yapılan incelemede, itiraza gerekçe olarak gösterilen ...sayılı “...” ibareli markaların Markalar Dairesi Başkanlığı nezninde yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez kurul nezninde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğünun, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğunun tespit edildiği, ilaveten yayına itiraz aşamasında ileri sürülen ... sayılı”...” ibareli marka hakkında başvuru sahibi tarafından SMK’nın 19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatı talep edilmişken, ilk kez kurul neznindeki karara itiraz aşamasında ileri sürülen ... sayılı “...” ibareli markanın tescil tarihinden itibaren henüz 5 yıl geçmemiş olduğundan kullanım ispatı yükümlülüğü altında bulunmayan bir marka olduğunun dolayısıyla yayına itiraz sahibinin yayına itiraz aşamasında öne sürdüğü marka nedeniyle karşı karşıya kaldığı ispat yükümlülüğünden, normalde ilk itirazda öne sürülebilecek durumda olduğu halde sürmemiş olduğu bir markayı ilk kez kurul neznindeki karara itiraz aşamasında ileri sürmek suretiyle kurtulmayı amaçladığının anlaşıldığı, bu kapsamda itirazın dayandığı vakıanın değiştirilmesi sonucunu doğuran ... sayılı markanın kurul tarafından yapılan incelemeye esas teşkil etmesinin mümkün görülmediği ve itirazın reddinin gerektiğinin belirtildiğini, marka örnekleri incelendiğinde görsel olarak iki markayı birbirinden sözde tefrik etmeye yarayan herhangi bir unsur bulunmadığını, ortalama tüketicilerin, tescilli “...” markalı ürünlerinin  müvekkilinin markasına sahip firma tarafından üretildiği kanısına kapılabileceklerini ve bu markaları seri olarak algılanabileceğini,  davalı yana ait markanın  yazılış olarak müvekkil markası ile benzer nitelikte olduğunu, müvekkili şirkete ait olan “...” ibareli markanın kullanım sınıfları birbiri ile aynı olan ...no’lu sınıflar bakımından davalı şirkete ait olan “...” ibareli markanın tescilinin mümkün olmaması gerektiğinden bahisle davalı şirkete ait olan “...” ibareli markanın 556 s. Markaların Korunması Hakkında KHK’ya aykırılık teşkil etmesi sebebiyle markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile, davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin gerekçeli kararda taleple bağlılık ilkesine aykırı davrandığını, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilmeyen markaların esas alarak inceleme yapıldığını ve yapılan inceleme neticesinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davacının hükümsüzlük iddiasına dayanak yaptığı markanın (...) dava sırasında devredildiğini, Dosyada alınan tarihli 12.01.2020 tarihli bilirkişi raporu ile dava dışı üçüncü kişiye ait ... başvuru numaralı marka üzerinden inceleme yapıldığını, davacı tarafa ait olmayan marka üzerinden inceleme yapılmış olması nedeniyle yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verildiğini, ancak 01.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda ... başvuru numaralı marka ve ... başvuru numaralı markanın 28.12.2018 tarihinde devredilmiş olduğu belirtilerek ... başvuru numaralı markanın benzerlik incelemesine esas alındığını, raporda markalar arasında ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunduğu davalı markası açısından hükümsüzlük davası koşulları oluştuğu kanaati bildirildiğini, aynı heyetten alınan ek raporda kök raporda açıklanan görüşlerin aynen korunduğu yönünde kanaat açıklandığını, Marka tescilinde görüldüğü üzere davacıya ait marka yalnızca kelimeden oluşmadığını, kelime ve şekil kombinasyonundan oluştuğunu, ancak bilirkişi raporlarında yalnızca davalı markasında yer alan şekil ibaresinin incelemeye esas alındığını, davacı markasında yer alan şekil unsurunun incelenmediğini, incelemeye konu her iki markanın şekil ve kelime unsurundan oluşmuşken sadece kelime üzerinden benzerlik incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu eksik inceleme oluşturduğundan hükme esas alınamayacağını,27.01.2021 tarihli dilekçe ile davacının hükümsüzlüğe mesnet markalarının kullanılmadığının ileri sürüldüğünü ancak bu iddianın dikkate alınmadığını, benzerlik incelemesine esas alınan markalara yönelik ileri sürülmüş olan kullanmama def'i dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının eksik inceleme oluşturduğunu, Bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda hangi markanın benzerlik oluşturduğu yeterince açık olmamakla birlikte ... başvuru numaralı markanın benzerliğe esas alınması durumunda ilgili markanın 3. Sınıfta tescili bulunmaması karşısında davalı markasının tüm sınıflar açısından hükümsüz kılınmasının hukuka aykırı olduğunu, .... başvuru numaralı markanın benzerliğe esas alınması durumunda yalnızca 35. Sınıf açısından hükümsüzlük kararı verilebileceğinden tüm sınıflar açısından verilen hükümsüzlük kararının hukuka aykırı olduğunu, Markalar arasında benzerlik bulunmadığını, yalnızca kelime unsuru üzerinden inceleme yapıldığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava marka hükümsüzlüğünden kaynaklanmakta olup, davacıya ait ... ibareli  marka ile davalıya ait ... tescil nolu ... ibareli markanın ilitbas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmiştir.Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı “...”  markasının davacı adına 20.11.2014 tarihi itibariyle  3,5,35. Sınıflarda, ... numaralı “...”  markasının davacı adına 24.07.2001 tarihi itibariyle  3,5,25. sınıflarda, tescilli olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait ...  tescil numaralı ... ibareli markanın 19.12.2018 tarihinde 03. ve 35.sınıflarda davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacıya ait olduğu belirtilen, ... numaralı “...”  markasının, 01.06.2020 tarihli bilirkişi raporu itibariyle TPMK kayıtlarındaki güncel halinde, ... ŞİRKETİ adına kayıtlı göründüğü, markanın 28.12.2018 tarihinde, yani dava tarihinden sonra devredildiği görülmektedir. Her ne kadar benzerlik değerlendirmesinde söz konusu bu markanın dikkate alınamayacağı davalı tarafından ileri sürülmüş ise de; değerlendirmenin salt bu marka üzerinden değil davacıya ait diğer markalar da dikkate alınmak suretiyle gerçekleştirildiği, sonuç itibariyle benzerlik değerlendirmesinin, anılan marka dahil olmak suretiyle, hükümsüzlüğü talep edilen ... numara ile tescilli \"...\" ibareli  davalı markası ile, davacı adına tescilli ''...'' ibareli  ... no.lu ve ....no.lu markalar yönünden yapıldığı, bu nedenle aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece her ne kadar yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait marka kayıtlarının getirtillip, yine ... sayılı markanın devrine ilişkin kayıtları getirilerek, iltibas değerlendirmesine tabi tutulacak markaların alt sınıflar yönünden benzer olup olmadığı yönünde gerektiğinde ek rapor aldırmak suretiyle,  sınıfsal inceleme yapılması ve bu suretle davalı savunması üzerinde durularak varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olması yerinde görülmemiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince  esasa  münhasır  delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/07/2021 tarih, 2018/523 E. 2021/228 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4975aacd10620264","SID":"867d83a6ab2a2850"}}