{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1816 <br>KARAR NO: 2024/1997<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/04/2024<br>NUMARASI: 2022/949 E. 2024/451 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 17/10/2024\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/04/2024 tarih ve 2022/949 E - 2024/451  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile müvekkili idare arasında ihale üzerine akdedilen sözleşme gereği hizmet alımı gerçekleştirildiğini, bu kapsamında dava dışı işçi...'ün davalı yükleniciler tarafından çalıştırıldığını, işçinin 20/05/2017 tarihinde iş akdinin feshedilmesi sebebiyle müvekkili idare aleyhine işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davanın Kayseri 6. İş Mahkemesinin 2020/2769 E. 2020/112 K. sayılı dosyasında hüküm altına alındığını, ilamın Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkili idare tarafından yasal kesintiler ile birlikte 11.890,96 TL.nin 02/08/2021 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, söz konusu ödemeden davalı yüklenicilerin sorumlu olduğunu beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu ödemenin ödeme tarihinden başlamak kaydıyla ticari faiziyle birlikte sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen davalılardan rücuen tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.... Ticaret Ltd. Şti, .... Tic. Ltd. Şti. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, asıl işverenin alt işverenle birlikte sorumlu olduğundan rücu imkanının olmadığını, davalı şirkete daha önce bildirimde bulunulmadığını, ihale şartnamelerine, kanun ve yönetmeliklere göre de rücu edileceğine ilişkin hüküm olmadığını,ödenen vergilerin de talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. \t    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Somut olaya bakıldığında taraflar arasında imzalanan Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme'nin 8.2 maddesine göre ihale dökümanları arasında çelişki veya farklılık olması halinde Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin 1. Sırada uygulanmasının gerektiğinin belirtildiği, taraflar arasında imzalanan Hizmet İşleri Genel Şartnamesine göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiş olup, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri tarafları bağlayacağından, alacaklardan davalı alt işverenlerin kendi dönemlerine isabet eden miktarlar üzerinden tam sorumlu olduğu anlaşılmıştır. (Aynı yönde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/2521Esas 2018/330Karar sayılı ilamı)<br>Davalı şirketlerin sorumluluk miktarlarının belirlenmesi yönünden bilirkişiden rapor alınmış, rapor denetime elverişli , somut olaya uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış ve kısmen davanın kabulüne dair  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(Yargıtay 6.HD 2021/5092 E., 2021/747 K.) Davanın Kısmen Kabulüne 6.621,32 TL'nin 25.02.2021 tarihinden, 2.109,05 TL'nin 24/11/2021 işleyecek ticari avans faizi ile beraber  davalı ... .... LTD. ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine,10.212,68 TL'nin 16.03.2021 tarihinden  itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber davalı   .... LTD. ŞTİ'den ve  ....  LTD. ŞTİ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Diğer davalılar yönünden davanın Reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, reddedilen taraflar yönünden ve vekalet ücreti yönünden eksik inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle hatalı verilen kararın kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararda sayfa iki de davanın özeti kısmında davayı yanlış olarak yazmış olması olduğunu, söz konusu dava dışı işçi ...olmakla birlikte dava dilekçesinin incelendiği takdirde söz konusu açıklamaların işbu eldeki davaları ile herhangi bir ilgi ve alakasının bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından reddedilen taraflar yönünden değerlendirme kısmında herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, aksine gerekçeli kararın 4. Sayfasında 1. Paragtafta \"... Sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiş olup, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri tarafları bağlayacağından alacaklardan davalı alt işverenlerin kendi dönemlerine isabet eden miktarlar üzerinden tam sorumlu olduğu anlaşılmıştır.\" demekte olup, hüküm kısmında red kararı verilmesinin yine hatalı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçe kısmında dahi haklılıklarının  tasdik edilmişken hüküm kısmında red kararı verilmesini kabul etmediklerini, Yargıtay kararlarında özetle; işveren (müvekkilim kurum) ile yükleniciler (davalı şirketler) arasında yapılan sözleşmelerde işçilik alacaklarından işverenin sorumlu olduğuna dair bir hüküm yoksa işveren işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedelin tamamını talep edeceğine karar verdiğini, bu nedenle 01.01.2016 tarihi sonrası sözleşme dönemlerinden de davalılar sorumlu olduğundan bu dönemlere ait hesaplama yapılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından hüküm kısmının 9 numaralı karar  ile ... ve ... İŞ GÜCÜNE 17.900 TL vekalet ücretine hükmedilmiş iken 10 numaralı ara karar ile ... İş Gücüne tekrar 17.900 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, bu durumda mükerrer hükmedilen vekalet ücretlerini de kesinlikle kabul etmediklerini, reddedilen kısmın ... İş Gücü yönünden vekalet ücretinin altında olup, vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceğini, kaldı ki mükerrerlik yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken 10 numaralı hüküm yine hukuka aykırı olduğunu, bu minvalde davalı şirketlerin kıdem tazminatının tamamından sorumlu olduğunun gerek sözleşme maddeleri gerekse de Yargıtay içtihatları ile sabit iken yerel mahkemenin eksik inceleme ve değerlendirme yaparak davanın reddine karar vermiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile istinaf ettikleri taraflar yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılarak davamızın tam kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı dava dilekçesinde dava dışı ...'e Kıdem Tazminatı, Kıdem Tazminatı Toplu İş  Sözleşmesi farkı ve İhbar Tazminatı olarak ödenen toplam 38.332,27- TL' nin;<br>a- 6.533,62-TL'sının  ... Özel Güvenlik Şirketlerinden, <br>b- 5.781,96-TL'sının .... Özel Güvenlik Şirketlerinden, <br>c- 7.034,72-TL'sının ... Koruma Özel Güvenlik Şirketinden,<br>d- 8.769,30-TL'sının ... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinden<br> e-10.212,68-TL'sının ... Limited Şirketi ile ... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinden (21.269,48-TL'nin 25.02.2021 tarihinden, 6.850,11-TL'nin 24.11.2021 tarihinden, 10.212,68-TL'nin 16.03.2021 tarihinden itibaren) uygulanacak sözleşme faizleri, faiz oranı belirlenmeyen sözleşmelerde ticari faiziyle birlikte sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen davalılardan rücuan tahsilini talip etmiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucu 30.04.2024 tarihinde;<br>Davanın Kısmen Kabulüne <br>1-6.621,32 TL'nin 25.02.2021 tarihinden, 2.109,05 TL'nin 24/11/2021 işleyecek ticari avans faizi ile beraber  davalı ... .... LTD. ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine,<br>2-10.212,68 TL'nin 16.03.2021 tarihinden  itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber davalı ... LTD. ŞTİ'den ve ... ....  LTD. ŞTİ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Diğer davalılar yönünden davanın Reddine,\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>Hükme karşı yalnızca davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında  her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :\"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak \"binbeşyüz\" Türk Lirası ibaresi \"üçbin\" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun \"Parasal sınırların artırılması\" başlıklı ek 1. maddesinde;\"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.<br>(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükmü getirilmiştir.<br>Mahkemece 30/04/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı 28.250,00 TL’dir. <br>Davacı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin reddedilen dava değerinin toplamda 19.389,22TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 28.250 Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan ve alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını (bu miktar karar tarihi itibariyle 28.250,00TL ye yükseltilmiştir) geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.<br>Açıklanan nedenlerle mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve  352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/04/2024 tarih ve 2022/949 E - 2024/451  K sayılı nihai kararının istinafa konu dava değerinin/reddedilen karar miktarının karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davacının peşin yatırdığı 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024    <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"278304db792eaa85","SID":"e03acc6ad557710e"}}