{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/07/2021<br>ASIL ANTALYA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN <br>...  ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN<br>DAVA: Manevi Tazminat<br>BİRLEŞEN ANTALYA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN <br>... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN<br>DAVA : Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 28/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 28/10/2024<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... A.Ş vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 (a-6) maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili asıl ve birleşen dosyaya sunduğu dava dilekçesinde özetle; 31/03/2017 tarihinde, davacı ... idaresindeki ... plakalı araç ile  davalı ... A.Ş. nezdinde trafik sigortalı ve diğer davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacıların iş göremezliğe maruz kalacak şekilde yaralandığı, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıların vücudunda kemik kırığı oluştuğu ve  uzun süre tedavi gördüğünü beyanla asıl davada: uğranılan cismani zarardan dolayı davacıların elem ve üzüntü duymaları ve daimi maluliyetten dolayı psikolojik olarak yıpranmaları nedeniyle her bir davacı için 75.000,00'er TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan; birleşen Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında: yukarıda belirtilen kaza sonucu müvekkillerinin maruz kaldığı geçici ve daimi iş göremezliğe karşılık olarak artırılmış haliyle davacı ... için 124.824,23 TL daimi ve 12.636,59 TL geçici iş göremezlik zararı ile diğer davacı ... için 63.437,01 TL daimi ve 17.445,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 218.343,78‬ TL maddi tazminatın ve her bir davacı için 500,00'er TL tedavi giderinin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen; tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalar, Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasında birleşerek birlikte görülmüş, yargılama sonucunda 15/09/2019 tarih ve ... sayılı karar ile Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerine yönelik görevsizlik kararı verilmiş ve görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine muhakemeye dosyanın tevzi edildiği Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasında devam olunmuş, davacıların birleşen dosyadaki tedavi gideri talebi eldeki davadan tefrik edilmiş ve iş bu davada salt manevi tazminat talepleri ile iş görmezlikten kaynaklı maddi tazminat istemleri bakımından yargılama yürütülmüştür.      <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, hatalı park eden davacıların kusuru sonucu kazanın meydana geldiği, davacıların motosiklet kullanırken koruyucu ekipman takmadığı, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, fahiş miktarda tazminat talep edildiğini beyanla asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddini istemiştir.  <br>Birleşen dosya davalısı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesinin bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla ve sigorta genel şartları kapsamında azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, tedavi gideri zararının poliçe dahilinde yer almadığı, bakım gideri için bakıcı desteği alınmasının ve bu durumun ispat edilmesinin şart olduğu, dava öncesi temerrüt oluşmadığından müvekkili yönünden ancak dava tarihinden faiz uygulanabileceği, kazaya ilişkin SGK tarafından yapılan ödemelerin tespiti ile hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaşma Bürosunun ... soruşturma numaralı dosyası örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, davacıların yaralanmasına ve tedavisine ilişkin hastane kayıtları, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişisi raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden temin edilen rapora göre davalı sürücüye tam kusur verildiği, kazadaki yaralanması nedeniyle davacı ...'nün %8,1 daimi ve 9 ay geçici iş göremezliğe maruz kaldığı, diğer davacı ...'ın ise %4 daimi ve 12 ay geçici iş göremezliği bulunduğu yönündeki Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporuna yönelik davalılarca maluliyet tespiti bakımından herhangi bir itiraz sunulmadığı ve bu rapordaki verilerin hesaplamaya esas alındığı, tazminat bilirkişisinden son alınan ek raporda davacıların asgari ücret düzeyindeki geliri, TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süreleri, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince maluliyet oranı ve geçici iş görmezlik süresi ile davalı yanın tam kusur durumuna göre yapılan hesaplamada davacı ... için 124.824,23 TL daimi ve 12.636,59 TL geçici iş göremezlik zararı ile diğer davacı ... için 63.437,01 TL daimi ve 17.445,95 TL geçici iş göremezlik zararı bulunduğunun belirtildiği ve raporun yargısal denetime el verişli olduğu benimsenmiş, yine davacıların uğradığı cismani zararın boyutuna, davalı yanın tam kusurlu oluşuna, tarafların ekonomik ve sosyal konumlarına göre manevi tazminat istemlerinin kısmen haklı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle (asıl) Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden: davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 8.000,00 TL ve davacı ... için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 16.000,00 TL  manevi tazminatın 31/03/2017 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası bakımından: davanın kabulü ile davacı ... için 12.636,59 TL geçici ve 124.824,23 TL daimi iş görmezlik zararı olmak üzere toplam 137.460,82 TL maddi tazminat ile davacı ... için 17.445,95 TL geçici ve 63.437,01 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 80.882,96 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmedilen tazminatlara davalı ... şirketi yönünden 22/06/2017 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise .... olay tarihinden yasal faiz işletilmesine ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlandırılmasına; tedavi gideri talebine ilişen maddi tazminat davasının eldeki dosyadan tefrikine; karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili müddeti içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacıların kazaya etken herhangi bir eyleminin bulunmadığı, davalı sürücünün tam kusurlu hareketi sonucu kazanın vuku bulduğu, kaza sonucu müvekkillerinin ağır şekilde yaralandığı, vücudunda kemik kırığı oluştuğu, uzun süre tedavi gördüğü, daimi maluliyeti nedeniyle davacıların kazanın etkisini bir ömür boyu üzerinde taşıyacağı, uzun süre tedavi sürecinde uğranılan cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ıstırap ile daimi maluliyetin davacılarda yaşattığı ruhsal çöküntüye ve günümüz ekonomik koşullarına göre takdir olunan manevi tazminatın davacıları tatmin etmeyeceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat bakımından kaldırılması ve manevi tazminat istemlerinin aynen hüküm altına alınmasını istemiştir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; daimi iş göremezlik hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği, kaza tarihi itibariyle KTK da yapılan değişiklik nedeniyle geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında olmadığı, kusur oranlarının gerçeği yansıtmadığı gibi müterafik kusur durumunun da araştırılmadığı, motosiklette yolcu konumunda bulunan davacı ile araç sürücüsü olan diğer davacının yaralanma bölgelerine göre koruyucu tertibat takmaları durumunda zararın azalacağı yahut hiç oluşmayacağı, davacıların motosikletle seyri sırasında kullanılması zorunlu ekipmanları takmamaları dolayısıyla zararın boyutunu artırdığı, davacıların maluliyet oranının tespiti bakımından Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının usulsüz olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak birleşen davanın reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle (asıl davada) manevi tazminat ve (birleşen davada) maddi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davalı ... yönetimindeki kamyonet ile davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve diğer davacı ... yönetimindeki motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacılar yaralanmıştır. Davalı ... yönetimindeki araç birleşen dosyada davalısı ... A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalıdır. Davacılar, kazadaki yaralanma nedeniyle vücutlarında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıklarını, uzun süre tedavi gördüklerini ve kendilerinde daimi maluliyet oluştuğunu belirterek (asıl davada) uğradıkları cismani zarar nedeniyle duydukları üzüntü ile maluliyetin verdiği ruhsal çöküntüye karşılık bir miktar manevi tazminatın karşı aracın sürücüsü olan davalıdan tahsilini, yine (birleşen dosyada) maruz kalınan geçici ve daimi iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat talebine dair birleşen davanın tam, manevi tazminat talebine ilişkin asıl davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı asıl davaya yönünden davacılar vekili, birleşen davada hükmolunan tazminatlar bakımından ise birleşen dosya davalısı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.    <br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Dava konusu .... günü, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile karayolunda, ... yönünden, .... yönüne seyri sırasında geldiği yol bölümünde, şerit ihlali yaparak karşı yöne ait şeride geçmesiyle, karşı yönden yolcusu ... ile gelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosikletle karşılıklı çarpışmasıyla davacıların yaralaması şeklinde meydana gelen kazada, davalı sürücü ...'ın % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>Türk Borçlar Kanununun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.<br>Somut olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli, tarafların kusurluluk durumu ve davacıların kaza sonrası maluliyet oranı ile sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Bu sebeplerle davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>2-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>a-Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih - ... -... sayılı kararı ile KTK'nın 90 ıncı maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; iş gücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir. <br>Somut olayda, motorsiklet sürücüsü ve dışı motosiklette yolcu konumunda bulunan davacıların koruyucu tertibat / emniyet kemeri/ kask kullanıp kullanmadığı hususu ile ilgili olarak trafik kazası tespit tutanağında herhangi bir belirleme yapılmadığı, dosya kapsamındaki diğer tahkikat evraklarında da davacıların kask/ dizlik ve koruyucu kıyafet kullanmadığına dair herhangi bir ibarenin mevcut olmadığı,  bu itibarla davalı vekilinin  TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf itirazları,  davacıların kask dizlik takmadığı ispatlanamadığından müterafik kusura ilişkin istinaf itirazları ve  geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmasına göre bu yöndeki istinaf itirazları  yerinde görülmemiştir.<br>b-Mahkemece, \"Her ne kadar .... tarihli bilirkişi raporunda, maluliyete ilişkin .... tarihli ve .... tarihli ATK raporlarında belirlenen (... için  %8.1 oranında sürekli  ve 9 ay geçici  iş gücü kaybı; ... için  %4 oranında  sürekli ve  12 geçici iş gücü kaybı) oranlar ve süreler nazara alınarak hesaplamaya yapılmış ve taraf vekilleri .... tarihli bilirkişi raporuna itirazlarını sunmuşlar ise de, itiraz dilekçelerinde, maluliyete ilişkin .... tarihli ve .... tarihli ATK raporlarının esas alınmaması gerektiğine ilişkin açıkça bir itirazlarının bulunmadığından,  maddi tazminata ilişkin söz konusu aktüerya raporu hükme esas alınmıştır.\" gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de hatalı maluliyet raporuna göre düzenlenen aktüerya bilirkişi raporu hükme esas alınamaz, yargılamanın aşamalarında davalının aktüerya bilirikişi raporuna itirazı olduğu anlaşılmaktadır.<br> Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.<br>11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, .... tarihinde meydana gelmiştir.<br>Kaza tarihine göre  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliği uyarınca düzenlenen dosya içerisindeki ATK 2. İhtisas Kurulunun .... tarihli raporunda  davacı ...'ın geçici 12 ay sürekli ise % 6 maluliyetinin olduğu,  ATK 2. İhtisas Kurulunun .... tarihli raporunda ...'ın da % 4 sürekli maluliyeti, 9 ay geçici maluliyetinin bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davacıların bu oranlanlarda maluliyetinin bulunduğu kabul edilerek aktüerya bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken, davacı ... yönünden çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre % 8,1 oranında maluliyetinin olduğu kabul edilerek bu maluliyet oranına göre hesap yapılan aktüerya bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>c- Mahkemece, .... Müdürlüğünden, davacıların .... tarihinde geçirmiş oldukları kaza nedeniyle, davacılara rücuya tabi geçici veya sürekli iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı sorulmuş, ilgili kurum cevaben .... tarihli yazısında, olay tarihinde .... Güvenlik Merkezince işlem yapıldığını, belge ve bilgilerin bu merkez müdürlüğünden istenebileceği belirtildiği halde, mahkemece yazışmaların devamının getirilmediği anlaşıldığından, .... Merkezinden davacılara iş göremezliğine ilişkin gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.<br>Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen, davalı  ... A.Ş. vekilinin yukarıda 2/b-c maddelerinde açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin  yukarıda 2/a maddesinde açıklanan nedenlerle sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,<br>2-Davalı ... A.Ş vekilinin aktüerya bilirkişi raporuna ve SGK'nın rücuya tabi yaptığı ödemelerin tazminattan mahsubu gerektiğine yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,<br>3-ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin ... Esas - ... Karar sayılı, 16/07/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>4-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>5- Davacılar vekili ile davalı ... A.Ş vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>6-Davacı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 59,30 ‬TL istinaf karar harcının isteği halinde  iadesine,<br>7-Davalı ... A.Ş tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, (59,30+3.669,46) 3.728,76‬ ‬TL istinaf karar harcının isteği halinde  iadesine,<br>8- Davalı ... A.Ş tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın ...36 madde uyarınca bu davalıya iadesine,<br>Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 28/10/2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e22114d2ac798335","SID":"545fc8b208d9c220"}}