{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>22. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1043 <br>KARAR NO\t: 2024/2127<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO \t\t: 2021/294  <br>KARAR NO\t\t: 2021/155 <br>DAVA TARİHİ\t: 17.05.2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26.11.2021<br>DAVANIN KONUSU\t: Geri Alım Hakkından Kaynaklanan Tapu İptali ve Tescil<br>KARAR TARİHİ\t: 17.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17.10.2024<br><br>\tAydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli, 2021/294 Esas ve 2021/155 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA: <br>Davacı vekili, müvekkili şirketin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kain taşınmazın 1/3 hisseden oluşan, her hissede dubleks mesken olan taşınmazın üç hissesinin yani tamamının sahibi iken Didim İcra Müdürlüğünün 2017/1033 esas sayılı dosyasında borçlu olması sebebiyle cebri satış ile davalı banka adına tescil olduğunu, müvekkili şirketin davalı banka adına tescil edilen taşınmazları geri almak amacıyla vefa sözleşmesi yapmak üzere davalı banka ile girişimlerde bulunduğunu, şifahi olarak müvekkili tarafından daha önce açılmış ve açılması muhtemel tüm dava ve haklarından feragat etmesi koşulu ile dosya borcu olan 1.850.000 TL'nin ödenmesi halinde her üç taşınmazın da müvekkiline devri hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin davalı bankanın bu beyanlarına güvenerek 21.12.2020 tarihli içeriğinde tüm dava ve haklarından feragat ettiği ve davalı bankayı ibra ettiği hususlarının mevcut olduğu beyannameyi verdiğini, daha sonra Menderes 2. Noterliğinin 26.04.2021 tarih ve 04692 yevmiye numaralı ihtarname ile daha evvel kabul edildiği üzere üzerine düşen ödemeyi yapmaya hazır olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin vefa akdi kapsamında taşınmaz bedelini ödemeye hazır olduğunu ileri sürerek, satış bedelini ödemeleri mukabilinde davalı adına kayıtlı taşınmazların kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. <br>CEVAP : <br>Davalı vekili, davalı bankayı ilgilendiren ve bağlayan herhangi bir sözleşme olmadığını, davacının kendi tek yanlı irade beyanlarının davalı banka yönünden hukuki bir değeri bulunmadığını, vefa hakkının taşınmaz bir malın karşı tarafa satılması durumunda eski malike tek taraflı irade beyanıyla satmış olduğu taşınmazı geri alma hakkı tanıyan yenilik doğrucu bir hak olduğunu, geri alım sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmesi gerektiğini, müvekkili banka tarafından dava konusu taşınmazların Didim İcra Müdürlüğünün 2017/1033 esas sayılı dosyasından açık artırma suretiyle yapılan satış neticesinde alacağa mahsuben ihale ile alındığını, ihalenin kesinleştiğini, taşınmazların davalı bankanın mülkü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Menderes 2. Noterliği'nin 4692 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayrıca davalı bankaya hitaben yazılan talep dilekçesi içeriklerinden davacının, dava konusu taşınmazların kendisine iadesi için tüm dava ve haklarından feragat edeceği ve banka tarafından belirlenecek bedelin de ödemeye hazır olduğunu beyan ettiğinin anlaşıldığı, ancak davacının bu girişimine karşı davalı banka tarafından herhangi bir kabulün olmadığı ve taraflar arasında da bir vefa  sözleşmesinin ya da bu taşınmazın davacıya iade edileceğine dair bir sözleşme bulunmadığı, tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davalının sözleşme yapmaya zorlanmasının mümkün olmadığı ve davacının icabının kabul görmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı banka adına tescil edilen taşınmazları geri almak amacıyla vefa sözleşmesi yapmak üzere davalı banka ile girişimlerde bulunduğunu, şifahi olarak müvekkili tarafından daha önce açılan ve açılması muhtemel tüm dava ve haklarından feragat etmesi koşuluyla dosya borcu olan 1.850.000 TL'nin ödenmesi halinde her üç taşınmazın da müvekkiline devri hususlarında anlaşıldığını, müvekkilinin davalı bankanın bu beyanlarına güvenerek 21.12.2020 havale tarihli içeriğinde tüm dava ve haklarından feragat ettiği ve davalı bankayı ibra ettiği hususlarının olduğu beyannameyi verdiğini, müvekkilinin bu beyannameyi banka müdürü nezdinde imzaladığını, daha sonra müvekkilinin ödeme yaparak taşınmazı almak istediğinde davalı kurum tarafından taşınmazın ihale ile verileceğinin yine şifahen iletildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, mahkemece delilleri toplanılmadan ve tanıkları dinlenilmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>GEREKÇE: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, vefa (geri alım) hakkına dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.<br>Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dava; öncelikle 17.05.2021 tarihinde Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açılmış; Mahkemece 08.09.2021 tarih, 2021/190 esas ve 2021/478 karar sayılı karar ile HSK Genel Kurulunun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı gereğince \"Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Aydın ilinin mülki sınırları\" olarak belirlendiğinden dosyanın görevli ve yetkili Aydın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi üzerine yargılamaya Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından devam olunarak istinaf incelemesine konu olan karar verilmiştir.  <br>Dava, tacir olan her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi gereğince nispi ticari dava niteliği taşımaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. \t<br>Uyuşmazlık, özel kanunlarına göre kurulmuş olan ihtisas mahkemelerinin yargı alanlarının yeniden belirlenmesi ile ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde bu mahkemelerin görev alanına giren iş ve davalara hangi mahkemenin bakması gerektiği hususlarında HSK’nın 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararında dava tarihi itibariyle görevli olan mahkemenin davaya bakmaya devam edeceğine dair bir belirleme bulunmadığı ve eldeki davada görevli mahkemenin gönderme kararını veren Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) mi, yoksa, 01.09.2021 tarihinde faaliyete geçen Aydın Asliye Ticaret  Mahkemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır.<br>Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararında; kurulmasına karar verilen Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin kuruldukları illerin \"mülki sınırlarını\" kapsayacak şekilde belirlenmesine ve kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiş olup, halihazırda açılmış davaların il merkezlerinde yeni kurulan Asliye Ticaret Mahkemelerine devredileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. <br>O hâlde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmamaktadır. <br>Somut olayda, dava tarihi 17.05.2021 olup, davanın 01.09.2021 tarihinden önce açıldığı, yukarıda da ifade edildiği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olup, dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  görevli kılınması olanaklı değildir. (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.04.2019 tarihli 2017/11-10 esas - 2019/401 karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.05.2011 tarihli 2009/13600 esas - 2011/6019 karar sayılı ilamları).<br>Ayrıca; dava, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmazda kain A blok 1, B blok 1 ve C blok 1 numaralı bağımsız bölümlerin davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili isteğine ilişkin olup, taşınmazların dava tarihindeki değeri yönünden belirleme yapılmamıştır.<br>492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesi gereğince tapu iptal ve tescil gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri dava değeri olarak nazara alınır. Belirtilen  bu husus kamu düzenine ilişkin olmakla uzman bilirkişi aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak dava değeri saptandıktan sonra, hesaplanacak eksik peşin karar harcının ödemesi konusunda davacı tarafa usulüne uygun süre verilmeli, bu sürede eksik harcın tamamlanmaması halinde, HMK'nın 150. maddeye göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, eksik harcın ikmali halinde ise davaya devam edilmesi gerekirken anılan husus gözardı edilerek hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.<br>Ayrıca; davalı vekili tarafından istinafa cevap dilekçesinde ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinde bulunulmuş ise de, ihtiyati tedbirin kaldırılması istenilen taşınmaz uyuşmazlık konusu olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi gereğince talebin reddine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın ve istinaf sebeplerinin niteliğine göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.11.2021 tarih, 2021/294 E - 2021/155 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca RESEN KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>4-HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, dosyanın görevli Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) GÖNDERİLMESİNE,<br>5-Dosya esası kapatılmak ve Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMEK ÜZERE dosyanın kararı veren mahkemeye İADE EDİLMESİNE, <br>6-Davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair talebinin üzerinde ihtiyati tedbir tesis edilen taşınmaz uyuşmazlık konusu olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi gereğince reddine, <br>7-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istinaf yoluna başvuran davacıya iadesine,<br>8-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>9-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3038a5dc1d1874fe","SID":"08741b1670da7504"}}