{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1770 <br>KARAR NO: 2024/1929<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/07/2024<br>NUMARASI: 2022/490 E.- 2024/703 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 10/10/2024\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/07/2024 tarih ve 2022/490 E - 2024/703  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;   Müvekkilİ kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz aldığını, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, mağduriyetlerin büyüdüğü, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığını ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep edildiğini, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaccel aidat alacağı bulunduğunu,  Kooperatifin söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep ettiğini, davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi ... mahallesi ... Ada ...Parsel B Blok Bağımsız Bölüm No:.. de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydına davalıdır şerhi konulmasını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davalı Kooperatifler Kanununa 10.06.2022 tarihli 7410 sayılı yasa ile eklenen geçici 11. Maddeye dayanarak davalının yasa gereği alacak talep etmesinin mümkün olmadığını kendisine teslim edilen taşınmaz için kooperatif tarafından çıkarılan borçlarını ödemiş ve tapusunu aldığını davacının davasını geçici 11. Madde gereği ve alacak talebinin zamanaşımına uğramış olduğu bahisle kabul etmediklerini belirterek işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Mahkememizce, yukarıda açıklanan istinaf kararı da gözetilerek rapor hazırlanması için dosyanın mali müşavir bilirkişi ile kooperatif hukukunda hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile kooperatif defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu kök rapor ve 13/03/2024 tarihli ek raporda özetle: davaya konu  maliyet çalışmasının 05/04/2012 olması sebebiyle davalıya çıkarılan maliyet raporundan sonraki   05/04/2012-31/05/2022 döneme ilişkin ödenmesi gereken aidat tutarının 127.900,00-TL olduğu, davalının 05/04/2012 tarihinde 61.659,50-TL fazla ödemesi bulunduğu, buradaki fazla ödeme   05/04/2012 tarihinden sonraki aidat hesaplamasından mahsup edildiğinde 05/04/2012-31/05/2022 dönemi itibariyle ödenmesi gereken tutarın 66.240,50-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili 12/06/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini 66.240,00-TL'ye yükseltmiş ve faiz talebini yasal faiz olarak değiştirmiş olduğundan davanın kabulü ile 66.240,00-TL aidat alacağın 9.000,00-TL'nin dava tarihinden 57.240,00-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davanın kabulü ile, 66.240,00-TL aidat alacağının 9.000,00-TL'nin dava tarihinden 57.240,00-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aidat alacağı talebi ile açılmış olan davada yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve müvekkili aleyhine aidat alacağına hükmedildiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde  kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile ,üyelik tespitine ,tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyeliğin devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, davalının alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.' şeklinde belirttiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil,davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak  göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğunun mahkeme resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, zira yokluğun müeyyidesi işleminin hukuki varlık kazanmaması demek olduğunu, genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlik koşulu olduğunu, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış  olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyelerin bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almamış ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı ilamında  davalı üyenin istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı  belirtilmişse de kooperatifin en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, emsal Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı  sayılı ilamında üyeliğin devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısıyla  aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de  müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığı defaatle bildirildiğini, kaldı ki yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, aksi halde açık kapı ilkesinin de bir anlamının kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği  ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacının talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğradığını, konuya ilişkin Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin  2018/108 E. 2020/3494 K. Sayılı ilamının  da bu   yönde olduğunu, Kayseri 1. ATM'nin 2021/917 E. Sayılı dosyası ile 2021 yılı genel kurulunun yoklukla malül olduğu tespit edilmiş olup hesaplamada 2021 yılına ilişkin aidatların da hesaplanmış olduğundan raporun hatalı olup hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu sebeple bekletici mesele yapılmasının gerekmekte olup bekletici mesele yapılmaksızın karar verilmesinin de hatalı olduğunu, davacı kooperatifin  02.02.2022 tarih ve 1061 K. Sayılı yönetim kurulu kararı ile istifası kabul edilen ve ilişiği kesilen üyelere yönelik karar alındığını ve müvekkilinin de kooperatiften istifa etiği ve bu sebeple istifasının kabul edildiğine dair yönetim kurulu kararı alındığını, bu sebeple müvekkiline karşı aidat talep edilmesi ve husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kooperatif tarafından ibraname verilmek suretiyle bağının koptuğunu, kooperatife üye olmadığını ve davacı müvekkiline borcunun olmadığını belirtilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasının talep edildiğini, söz konusu hususların gerçeği yansıtmadığını, emsal nitelikteki başkaca bir dosyalarında istinaf incelemesine gidildiğini, istinaf mahkemesi tarafından TBK 100 vd. Maddelerine atıf yapıldığını, 28.02.2011 tarihinde çıkartılan maliyet hesabı ile geçmiş aidat borçlarının davalıdan tahsil edildiğini, bu sebeple 28.02.2011 tarihinden dava tarihine kadarki aidat miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, davacı müvekkilinin mükerrer tahsilat isteyip istemediği hususlarının aydınlatılması hususuna karar verildiğini, söz konusu hususun emsal kabul edilerek eldeki dosyada da bilirkişi marifetiyle hesaplandığını, istinaf mahkemesinin emsal nitelikteki dosyada vermiş olduğu kaldırma kararı uyarınca hesaplama yapıldığını, davalılar tapusunu teslim aldığı tarihe kadarki aidat borcunu ödediğini, davalının tapusun teslim aldığı dönemde müvekkili kooperatifin 1600'den fazla üyesi bulunduğunu, davalı tapusuna kavuştuğu dönem diğer tüm üyeler gibi aidat borcunu ödediğini, ancak, yalnızca kendi yaptığı ödemelerle değil, davalı, 1600 üyenin yaptığı ödemelerle konutuna kavuştuğunu, davalıdan tapusunu teslim aldıktan sonra geçici maliyet ismiyle ödeme alındığını, bu ödemenin alındıktan sonra davalıya ibraname verildiğini, emsal nitelikteki başkaca dosyalarında mahkemece tanzim edilen kaldırma kararında, ibraname verdikten önceki döneme ilişkin talepte bulundukları için bu dönemin hesaplanmaması gerektiğini, tapusunu teslim aldıktan sonraki döneme ilişkin aidat hesabı yapılması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, bu doğrultuda söz konusu dosyada da aynı sebeple kaldırma kararı verilmemesi için, mahkeme kararının emsal karar kabul edilerek değerlendirme yapıldığını, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, dosya kapsamında yeniden inceleme hesaplama yapıldığını, mahkemece verilen emsal nitelikteki başkaca bir dosyada verilen kaldırma kararı uyarınca yapılan hesaplama sonrasında davalıya  tapusunu teslim aldığı tarihe kadar aidat borcu hesaplandığını, davalının fazla ödemesi  hesaplandığını, dava tarihine kadarki aidat borcunun hesaplandığını, fazla ödenen tutarın TBK 100 vd. Maddeleri gereği mahsup edildiğini ve müvekkili kooperatifin davalıdan alacağı olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini, davalı ile aynı nitelikte olan başkaca bir davanın istinaf incelemesi nihayetinde kesinleştiğini,  davalının 2021 tarihli genel kurulun iptali davası olan Kayseri 1. ATM nin 2021/917 E. Sayılı dosyasında genel kurulun yoklukla malul olduğunu ileri sürdüğünü, ancak bahsi geçen dosyanın şu an Yargıtay aşamasında olup halen kesinleşmediğini, 2021 yılı genel kurulu yoklukla malul sayılsa dahi, aidat süreklilik ve devamlılık arz eden bir alacak kalemi olduğundan 2020 yılında yapılan genel kurulda kararlaştırılan aidat miktarı ile 2021 yılındaki aidat miktarı açısından fark bulunmadığından özetle, davalının borç durumunu değiştiren bir durum olmadığından söz konusu genel kurulun iptal edilip edilmeyeceği, yoklukla malul olup olmadığının eldeki davayı etkilemeyeceğini, diğer bir deyişle, 2021 tarihli genel kurulun yoklukla malul olması halinde davalı 2020 tarihli genel kurulda kararlaştırılan aidattan sorumlu olacağını ve bu dönemlerde aidat miktarı değişmediği için alacak miktarının da değişmeyeceğini beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs   2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 66.240,00 TL'ye çıkarmıştır.<br>Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Mahkemece davanın kabulü ile, 66.240,00-TL aidat alacağının 9.000,00-TL'nin dava tarihinden 57.240,00-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ödenmesine karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar) (Benzer  Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas  2024/705 Karar,  2024/584 Esas  2024/710 Karar, 2024/142 Esas  2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas  2024/31 Karar,   2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)  <br>Tüm bu açıklamalar ışığında  dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle,   özellikle somut olayın özelliklerine ve dairemiz emsal kararlarına uygun hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/07/2024 tarih ve 2022/490 E - 2024/703 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan  4.524,85-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.131,21 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.393,64 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  10/10/2024  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6897ef70c338b8c8","SID":"d031242c3be087a8"}}