{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/32 <br>KARAR NO: 2024/1513<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/10/2021<br>NUMARASI: 2019/152 Esas 2021/753 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı sigorta şirketinden cari hesaptan kaynaklanan 11.831,10-TL alacağının bulunduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalı borçlu tarafından takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalının borcunun olmadığına dair beyanının dayanağının bulunmadığını, her iki şirketin de e-fatura kullanıcısı olduğunu, davalının müvekkilinden mal aldığını, müvekkilince de e-faturalar düzenlendiğini belirterek, davalının takibe itirazın 11.831,10-TL asıl alacak üzerinden iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında araç orijinal logosuz ve eşdeğer parçaların tedarikine ilişkin 22.08.2016 fesih tarihli iki sözleşme bulunduğunu, davacının talebine dayanak hesaplamasının denetime elverişli olmadığını, davacının taleplerinin mükerrer faturaya veya iade ya da iptal edilen parçalara fatura kesmesine dayandığını, ayrıca bazı faturalandırılan taleplerin müvekkilinin sisteminde kayıtlı olmadığını, ayrıca taleplerin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfında olduğu,alacağın yedek parça satış bedellerinden kaynaklandığı, davalı tarafın mükerrer faturaya ve fatura iptallerine yönelik iddiaları bulunmasına ve hatta ilk bilirkişi raporunda bu hususa değinilmesine rağmen, davalı tarafça davacının kestiği faturalara itiraz edilmediği, TTK'nın 21. maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa, bu içeriği kabul etmiş sayılacağı, bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile davacının davalıdan 8.566,62-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı taraf fatura iptalleri nedeniyle borcu bulunmadığı iddiasında ise de, faturaların iptaline dair belge sunulmadığından savunmaya itibar edilmediği, davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın kısmen iptaline, takibin 8.566,62-TL alacak yönünden devamına, fazla istemin reddine,alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; taraflar arasında araç orijinal logosuz ve eşdeğer parçaların tedarikine ilişkin 22.08.2016 fesih tarihli iki sözleşme bulunduğunu, davacının taleplerinin mükerrer faturaya veya iade ya da alımı iptal edilen parçalara fatura kesmesine dayandığını, davacının mükerrer fatura veya iptal/iade parça bulunmadığını kanıtlaması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme elverişsiz olduğunu, 04.01.2021 tarihli raporda, davacının ekspertiz onayı olmadan ya da mükerrer olarak fazladan 9.253-TL fatura düzenlediği, davacının ticari defterlerine göre 8.566,62-TL alacaklı olup fazla faturalar nedeniyle davacının müvekkiline 686,38-TL borçlu olduğunun belirtildiğini, alınan ek raporda da müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, ancak mahkemece somut bilgiye dayanmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, hasar onarımında gerekmeyen parçaların müvekkilince tedarikçi firmaya gönderilerek akabinde iade faturası kesilerek firmaya gönderildiğini, ancak bilirkişi tarafından bu hususların değerlendirilmediğini, davacının, hasar tazmin sürecinde bulunan yoğunluk veya karışıklık nedeniyle servisçe iade edilen ancak iade faturası kesilmeyen parçalara ilişkin faturaların ödenmesini talep ettiğini, ayrıca haksız ve kötü niyetli davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava, ticari satıma dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda, taraflar arasında, tedarik sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından davalıya orijinal logosuz yedek parça tedarik edilmesine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalıya satışı yapılan yedek parça bedellerinden kaynaklanan cari hesap alacağı takibe konu edilmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen 17.02.2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda; taraf şirketlerin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 8.566,62-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacıdan 9.253-TL alacaklı olduğu, davacının davalıya ekspertiz raporlarına göre 172.356,81-TL fatura kesmesi gerekirken mükerrer olarak kesilen faturalarla birlikte 181.780,08-TL tutarlı fatura kestiği, buna göre davacının davalıya 686,38-TL borçlu olduğu belirtilmiş; aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 17.09.2020 tarihli ek raporda da; davacının kendi ticari defterlerine göre davalıdan 8.566,62-TL alacaklı olduğu, ancak davalının 2.398,28-TL ödemesinin davacının ticari defterlerine kaydedilmediği, bu ödemelerin düşülmesi sonucunda davacının davalıdan 6.168,34-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise davacıya borç bulunmadığı, ancak davacının iş yerinde tuttuğu kayıtlar ile ticari defterlerinin birbiriyle örtüşmediği, sözleşmeye göre davacı tarafından davalıya gönderilen ancak ekspertiz onayı alamayan, orijinal logosu olmayan parçalara ait faturaların davacı tarafından sistem üzerinden iptal edilerek tekrar düzenlenmesi gerektiği halde bunun yapılmadığı, davalı tarafından onaylanmayan parçalara ait tutarların yine davalı sistemi üzerinde fatura tutarlarından düşülerek hesaplandığı mütalaa etmiştir. 05.01.2021 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ise; davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun ve eksiksiz olarak tutulduğu, davacının ticari defterlerinde davalıdan 8.566,62-TL alacaklı olduğu, davacının faturaları ile davalının ödemelerinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıdan 141,62-TL alacaklı olduğu,  önceki bilirkişi tarafından tespit edilen mükerrer kesilen faturalara ilişkin ise, tarafların 2016-2017 yılı cari hesapları incelendiğinde davalı tarafından iade faturası, ihtarname veya mükerrer fatura kesildiğine dair herhangi bir yazışma bulunmadığının tespit edildiği mütalaa edilmiş, itiraz üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek bilirkişi raporunda da; tarafların BA-BS formları üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafından davalıya fazla ya da mükerrer fatura kesiminin olmadığı, yine davalı tarafından 2016 yılında 35 adet fazla fatura bildiriminde bulunulduğu görülmüş ise de, bu faturaların bir önceki veya aynı yıla ait olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, bu hususlar dikkate alındığında önceki bilirkişi raporunda belirtilen mükerrer fatura sayısının BA-BS formlarıyla örtüşmediği, sonuç olarak davacının davalıdan 8.566,62-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Taraflarca imzalanan sözleşmenin 1.2 maddesinde; eksperlerin parçaların kullanılmamış olması ya da sevk edilen parçanın orijinal logosuz olmaması sebebiyle tedarikçiye sistem üzerinden iade edeceği parçalar için, ... Sigorta adına kesilen ilgili faturaların iptal edilerek, iade edilen parçalar çıkarılarak tekrar fatura kesileceği düzenlenmiştir.  Buna göre, davacı tedarikçiden sipariş edilen yedek parçanın ilgili servis tarafından kullanılmamış olması veya parçanın orijinal logosuz olması halinde, davalının talebi üzerine davacı tarafından ilgili faturanın iptali ile iade edilen parçalar çıkarılarak yeniden fatura düzenlenmesi gerekmekte olup, sistemin işleyişine göre yedek parçanın kullanılmadığını veya parçanın orijinal logosuz olduğunu davalının davacıya bildirmesi gerekmektedir.  Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalıya mükerrer faturalar kesildiği bildirilmiş ise de, mahkemece alınan ikinci bilirkişi kök ve ek raporunda, önceki bilirkişi tarafından mükerrer kesildiği belirtilen faturalara ilişkin olarak, davalı tarafından iade faturası, ihtarname veya mükerrer fatura kesildiğine dair bildirim olmadığı, yine mükerrer olduğu belirtilen fatura sayılarının tarafların BA-BS formlarıyla örtüşmediği belirtilmiştir. Getirtilen BA ve BS formlarına göre, 2015 yılında davalının 4 adet toplam 286-TL tutarında eksik BA bildiriminde bulunmasına karşılık, 2016 yılında davacının BS bildirimlerine göre toplam 5.346-TL tutarında 35 adet fazladan BA bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça, davacının alacağının mükerrer faturaya veya iade ya da alımı iptal edilen parçalara dayandığı ileri sürülmüş ise de, iptal veya iade edildiği ileri sürülen parçalara ilişkin delil sunulmamıştır. Yine sözleşmeye göre, eksperlerin parçaların kullanılmamış olması ya da sevk edilen parçanın orijinal logosuz olmaması sebebiyle, tedarikçiye sistem üzerinden iade edeceği parçalar için, davalı adına kesilen ilgili faturaların iptal edilerek, iade edilen parçalar çıkarılarak tekrar fatura kesilmesi gerekmektedir. Ancak davalının kendisine teslim edilen parçaların kullanılmadığı veya parçanın orijinal logosuz olmadığına yönelik olarak davacıya bildirimi bulunmadığı, davalı tarafından bu bildirimin yapılmadığı halde, davacıdan iade edilen parçaları çıkarıp yeniden fatura düzenlemesi beklenemez. Davacının dayanak faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiği, davalının faturalara süresinde itiraz ettiğine dair delil sunulmadığı gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 585,18-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 237,3‬0‬-TL harcın mahsubu ile kalan 347,88‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"addb8821c618a5be","SID":"5929b21bf3bed3bf"}}