{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/404 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1357<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/02/2021 (Dava) -  07/12/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/103 Esas - 2021/1035 Karar <br>DAVA\t\t:Maddi  Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/09/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarihli 2021/103 Esas ve 2021/1035 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.02.2020 tarihinde ... plakalı maliki ve kaza anındaki sürücüsü ... idaresindeki araca, maliki ve kaza anındaki sürücüsü ... olan ... plakalı aracın arkadan çarptığını, müvekkili aracında hasar oluştuğunu, arkadan çarpan aracın kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, bu aracın kaza tarihi itibarıyla ... Sigorta A.Ş. nin ZMMS sigortalısı olduğunu, müvekkili aracında meydana gelen gerçek zararın karşılanması için müvekkili tarafından ... Sigorta A.Ş. ye başvuru yapıldığını, hasar dosyası kapsamında orijinal olmayan çıkma ve yan sanayi parçalarla onarım yapılması için zarar hesaplandığını ve hasar ödemesi yapıldığını, bu ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, bu nedenle kalan bakiyenin orijinal parçalarla hesaplanıp müvekkiline ödenmesi gerektiğini, aracın değer kaybına uğradığını, aracın 2. el piyasa değerinin azaldığını bunun için başvuru yapıldığını, sigorta şirketince bir ödeme yapılmadığını, rizikonun teminat dışı kaldığının tespitinin karşı tarafa ait olduğunu, sigorta şirketinin gerçek zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, 10TL bakiye hasar bedelinin ve  10TL değer kaybının sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 18.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, 2020 yılı AAÜT m.16/2-c hükmü uyarınca 900,00TL maktu arabuluculuk vekalet ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili  05/11/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi  ile;  dava dilekçesindeki bakiye hasar bedeli talebini 7.008,72-TL’ye çıkartarak, değer kaybı  talebini 4.000-TL’ye çıkartarak,   sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan eksik ödemenin yapıldığı 18.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş,  tamamlama harcını aynı tarihte yatırmıştır.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları olduğunu, müvekkili şirketin genel şartlar uyarınca düzenlenen ekspertiz raporu ile tedarikçi firma ... A.Ş. ye 954,41 TL, ...e 264,92 TL’nin 27.02.2020 tarihinde ödendiğini, 3.610,00 TL tazminat ve 649,80 TL KDV ödemesi ile müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, kusur tespiti gerektiğini,  ödenen miktarın faizi ile tenzili gerektiğini, davaya konu aracın kaza tarihinde km’sinin 192.709 km olduğunu, genel şartlar ekinde nasıl hesaplanması gerektiğinin formüle edildiğini, bu km’deki araçta değer kaybının söz konusu olmadığını,  Anayasa Mahkemesi kararının geriye işlemeyeceğini, kısaca açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usul, aksi takdirde esas yönünden reddine karar verilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında, davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücü ...'ın bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle kazanın oluşumunda % 100 oranında asli kusurlu olduğu, davacıya ait araçta gerek mahkememizce alınan bilirkişi raporu gerekse ekspertiz raporu ile meydana gelen hasar tutarının yedek parça, işçilik ve KDV dahil 12.497,85 TL olduğunun tespit edildiği,  değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 50.000,00 TL,  kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 46.000,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (50.000,00 TL -46.000,00 TL) = 4.000,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından, dava tarihinden önce 14.02.2020, 27.02.2020 ve 18.02.2020 tarihlerinde hasar bedeline mahsuben toplam 5.489,13 TL kısmi ödeme yapılmış olduğundan davacının bakiye hasar zararının 7.008,72 TL olduğu,   davacının dava dilekçesinde 10,00 TL hasar bedeli ile 10,00 TL değer kaybı talebinde bulunduğu, bedel artırım dilekçesi ile bakiye hasar zararına ilişkin isteğini 7.008,72 TL'ye, değer kaybı bedeline ilişkin isteğini 4.000,00 TL’yi yükselttiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı,  davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi  ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davacının hasar bedeli yönünden başvuru tarihi hasar dosyasından tam olarak tespit edilememekle birlikte davalı sigorta şirketinin en geç kısmi ödeme tarihi olan 18.02.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, değer kaybı yönünden başvurunun davalı sigorta şirketine 03.12.2020 tarihinde ulaştığı tespit edilmekle ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü sonra 16.12.2020 tarihinde temerrüde düştüğü...'' gerekçesiyle; ''...Davacının, bakiye hasar bedeline ilişkin isteğinin KABULÜ ile 7.008,72 TL bakiye hasar bedelinin 18.02.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının, değer kaybı bedeline ilişkin isteğinin KABULÜ ile 4.000,00 TL değer kaybı bedelinin, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 16.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kaza tarihi    01.02.2019 olup kaza tarihi itibari ile de müvekkili şirketin kazaya karışan aracın sigortalısı olduğunu, bu durumda davacıların tazminat yükümlüsünü öğrendikleri tarih 01.02.2019 olup 2 yıllık zamanaşımı süresinin 01.02.2021 tarihinde dolduğunu, dava açılış tarihinin 11.02.2021 olduğunu, km yüksekliği nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelmeyeceğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, başvuru konusu kaza anayasa mahkemesinin değer kaybı hesaplamasına ilişkin karar tarihi olan 08.10.2020 tarihinden önce olması nedeni ile değer kaybı hesaplamasının genel şartlar esas alınarak yapılması gerekmekte iken reel hesaplama yönteminin uygulanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi her ne kadar reel kayba göre hesaplama yapmış ise de  hesaplamanın  genel şartlara göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresinin Anayasa’ya aykırı olduğundan iptallerine karar verildiğini, yasaların geriye yürümezliği ilkesine paralel olarak bu yasaların Anayasa Mahkemesi tarafından iptallerine karar verilmesi halinde hukuki güvenlik ilkesi ve bu ilkenin barındırdığı gerekçelerle bu iptal kararlarının geriye yürümemesi ilkesinin kabul edildiğini,  Anayasa’nın 153/5. fıkrasında “iptal kararları geriye yürümez.” denilerek bu ilkenin açıkça hükme bağlandığını, bu nedenle 09.10.2020 tarihinden önce gerçekleşen ve tamamlanan olaylar bakımından iptal kararından önce yürürlükte bulunan kanun maddelerinin uygulanmaya devam edeceğini, hasar tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, hak edilen iskontonun uygulanmadığını, kararın bu yönü ile de hatalı olduğunu, kaldı ki hasar olan parçaların muhteviyatı ve aracın kaza öncesi durumu incelenerek göz önünde bulundurulduğunda değişmesi gereken parçaların eşdeğer yahut muadil olarak kullanılmasının uygun olacağını, bahsedilen kriterlere uygun olarak parçaların tedarik edildiğini ve araca monte edildiğini, müvekkili KDV’den sorumlu olmadığı halde bu tutarın tazminat hesabına eklendiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava,  davacı aracında meydana gelen hasardan kaynaklı bakiye hasar bedeli ile değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davalı vekili davaya konu kaza tarihinin 01/02/2019 olduğunu, kaza tarihi itibari ile de müvekkili şirketin kazaya karışan aracın sigortalısı olduğunu, bu durumda davacının tazminat yükümlüsünü öğrendikleri tarih 01/02/2019 olup 2 yıllık zamanaşımı süresinin 01/02/2021 tarihinde dolduğunu savunmuş ise de, kaza tespit tutanağına göre kazanın 01/02/2020 tarihinde meydana geldiği davanın ise 11/02/2021 tarihinde açıldığı 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibarı ile dolmadığı; hükme esas alınan raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; \"gerçek zararın karşılanması ilkesi\" gereğince aracın hasar onarım bedelinin orjinal parçalar ile yedek parçaya iskonto uygulanmaksızın tespit edilmesi ve verilen zararın onarımı için satın alınan malzeme ve onarım için gerekli işçilik hizmetlerine KDV eklenmesi gerektiği, yerleşik uygulamanın bu şekilde olduğu; değer kaybı tazminatının yerleşik uygulamaya uygun  tespit edildiği, gerçek değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (50.000 TL)  onarım sonrası rayici (46.000 TL) arasındaki fark nazara alınarak 4.000,00 TL olarak tespitinin yerinde olduğu   anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarihli,  2021/103 Esas ve 2021/1035 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 752,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 315,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 437,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b25c434cac9945eb","SID":"22096077baa46ba1"}}