{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1048 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1581<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/362 Esas  2020/639 Karar <br>DAVA\t\t: İTİRAZIN İPTALİ <br>KARAR TARİHİ               \t: 19/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   \t: 19/09/2024 <br> <br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/362 Esas ve 2020/639 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında 04/05/2016 tarihli yazılı kiralama lisanslama ve bakım sözleşmesi yapıldığını, kira süresinin sonunda lisansın satın alınması şartına bağlı olarak sözleşme yapıldığı, lisansın satın alınması şartına bağlı olarak düzenlenen ve borç doğuran söz konusu sözleşmeye istinaden müvekkili şirket tarafından 19/07/2017 tarihli Lisans Satış Bedeli adı altında fatura düzenlendiğini ancak sözleşmeden doğan bu borcun davalı tarafından ödenmemesi üzerine İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2018/5116 E sayılı dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacaklarının icra takibinin başlatıldığı tarihten itibaren sözleşmede belirlenen faizi ile biriket tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>SAVUNMA:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak yetki itirazında bulunarak Manisa İcra Dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, esasa ilişkin olarak davalı şirketin davacıdan sözleşme kapsamına göre gerekli hizmeti alamadığını, hizmetin verilmediğini, lisans satın alınması hususunda müvekkilinin zorlandığını, lisans satın alınmadığını, bu sebeple satış bedelinin talep edilemeyeceğini, alacağın muaccel olmadığını, faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.   <br>DELİLLER :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/5355 E sayılı icra takip dosyası, Lisans Satış Bedeli için müvekkilince kesilen fatura, ticari defter ve kayıtlar, tanık, bilirkişi incelemesi, Yargıtay kararları ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekesinde; İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2018/5116 E sayılı dosyası, noterlik ihtarnameleri, sözleşme ve ekleri, konuya ilişkin mail yazışmaları ve ilgili belgeler, tanık, müvekkili şirkete ait kayıt ve defterler, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. <br> İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2018/5116 E sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmış incelenmesinde dosyamızla ilgili olduğu görülmüştür. <br>İNCELEME VE GEREKÇE :   <br>19.02.2019 tarihli oturumda davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 12.03.2019 tarih, 2018/1092 Esas - 2019/276 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmekle, BAM 17. HD'nin 20.06.2019 tarih, 2019/1210 Esas, 2019/1255 Karar sayılı ilamı ile \"...Dava konusu somut ihtilafta her iki tarafa da yükümlülükler getiren yazılı sözleşme uyarınca sözleşme konusu edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususu her iki tarafın da ticari defterlerini delil olarak bildirmelerine rağmen ehil bilirkişiler marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle belirlenmeden sözleşmedeki belirlenen lisanslama kiralama bedellerinin talep edilip edilmeyeceği ve talep edilme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda bir kanaate varılamayacağı açık olup anılan bu hususlarda taraflarca bildirilen deliller defter ve kayıtların hiçbirisi getirtilip incelenmeden karar verilmiş olması doğru bulunmadığından, davalı tarafın esasa ilişkin istinaf istemleri incelenmeksizin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak anılan hususlardaki eksikliklerin ikmal olunmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.<br>Mahkememizin 11.02.2020 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişiler ibraz ettiği 09.09.2020 havale tarihli raporunda, dava konusu yazılımın, davalı iş yerindeki sunucularda bulunmadığı ve aktif sunucular arasında yer almadığı, dava konusu yazılımın iş yerindeki sunucularda bulunmaması nedeniyle davalının dava konusu yazılımdan beklenen faydanın sağlayıp sağlayamadığı ve dava konusu yazılımın taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki edimleri yerine getirip getirmediğinin tespit edilmediği, davacının, davalı için oluşturmuş oluğu Atlassian Jira yazılımının ''hata takip sistemi'' olarak ifade edilen yazılımın gereksinimlerini sağlayacak yeterlilikte olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalının edimleri arasında sözleşmenin aylık yazılım kiralama bedelinin, kiralama sürecinin bitiminde lisans bedelinin davalı tarafından ödenip lisansın satın alınması şartıyla oluşturulduğunun tespit edildiği, kira bedellerinin ödenmesiyle ilgili ihtilaf bulunmadığı, ancak sonraki aşama olan lisansın satın alınma bedeli ile ilgili ihtilaf bulunduğu bildirilmiştir. <br>Davacı vekili 22.09.2019 tarihli rapora beyan dilekçesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili 07.10.2020 tarihli rapora beyan dilekçesinde ek rapor alınmasını, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve istinaf ilamına göre;  taraflar arasında 04.05.2016 tarihli yazılı kiralama lisanslama ve bakım sözleşmesi yapıldığı, kira süresinin sonunda lisansın satın alınması şartına bağlı olarak sözleşme yapıldığı, davalı taraf sözleşme kapsamında sözleşmenin bitiminden önce lisanslama alınmayacağını davacıya bildirildiğini ve diğer hususları belirtmiş ise de sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir delilin mevcut olmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre sözleşmeye konu yazılımın davalının gereksinimlerini sağlayacak nitelikte olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 04/05/2016 yapıldığı, bir yıl süreli olduğu, süre sonunun 04/05/2017 tarihi olduğu, bu tarihten sonra davacının 19/07/2017 tarih 60037 nolu 52.067-TL bedelli fatura düzenlendiği, buna karşılık davalının 27/07/2017 tarihinde kabul etmeme ihtarnamesi ve sözleşmenin 12/07/2017 tarihi itibariyle sona erdirildiğinin belirtilmiş olduğu bu durum itibariyle davalının sözleşme süresinin bitiminden sonra 12/07/2017 tarih, 10851 yevmiye nolu ihtar ile davacının gereği gibi hizmet vermediği iddiasının ileri sürülmüş olduğu, sözleşme süresinin bitiminden sonra davalı tarafın bu şekilde ihtarda bulunması mahkememizce yerinde bulunmamıştır. Sözleşmenin 2/1. maddesinde kira süresinin bitiminde lisans hakkının müşteriye satılacağını ve 3/1. maddesinde yazılımın davalı için lisanslama yapılacağının öngörüldüğü, 4/2. maddesinde sözleşmenin lisanslama şartıyla yapıldığının belirtildiği, lisanslama bedelinin sözleşmede belirtilmiş olduğu, tarafların sözleşmeye uymakla yükümlü olduğu, yazılımın davalıya lisanslanması gerektiği ve bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, sözleşmede belirtilen 14.750-Dolar takipte TL olarak istenmiş olduğundan, alacağın TL olarak talep edildiği kabul edilerek ve talebin takip tarihindeki döviz kuruna uygun olduğu, fazlalığın bulunmadığı, takipten önce davalının temerrüdünün oluşmadığı, 19.02.2019 tarihli celsede davacı vekili 52.014,40-TL alacaklarının bulunduğunu belirtmiş, beyanına ilişkin imzası alınmış olup, beyanla bağlı kalındığı...\" gerekçesi ile; Davanın kısmen kabulü ile, davalının İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2018/5116 E sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 52.014,40-TL asıl alacak üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa aylık % 2 faiz uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden taktir olunan % 20 (10.403-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Fazlaya ait istemin reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının yazılımı müvekkili şirkete lisanslamadığını, lisanslanmayan yazılımın satış bedelinin müvekkili şirketten ödenmesinin beklenemeyeceğini, davacı tarafından müvekkili şirketi lisans kiralama süresinin bitiminde lisansı satın almaya zorlandığını, müvekkili şirketin lisansı satın almayacağı yönünde iradesini noter kanalıyla açıkça bildirdiğini, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının eksik ve ayıplı hizmet verdiğini, lisanslamanın satın alınmayacağının müvekkili tarafından ihtarname ile bildirildiğini, davacının talebinin yasal olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Dava, yazılım lisans satış bedelinin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;   <br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2020 tarih ve 2019/362 Esas  2020/639 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 3.553,10.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 266,80.TL harcın mahsubu ile bakiye 3.286,30.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"051dc91d95bbc51f","SID":"50c449c88fbdea62"}}