{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/13 <br>KARAR NO: 2024/1440<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/07/2021<br>NUMARASI: 2020/478 Esas 2021/419 Karar <br>DAVA: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024 <br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalı şirketten mal ve hizmet aldığını, müvekkili şirketin davalı tarafın mal ve hizmet tesliminden önce çek keşide ettiğini, 21/02/2019 tarihli 35.577-TL bedelli fatura için dava konusu olmayan 40.000-TL bedelli çekin keşide edildiğini, 20/05/2019 tarihli 26.173,23-TL bedelli fatura için dava konusu 30/06/2019 tarihli 60.000-TL bedelli, 30/05/2019 tarihli 4.550-TL bedelli ve 10/06/2019 tarihli 17.892,58-TL bedelli faturalar için ise dava konusu 24/10/2019 tarihli 100.000-TL bedelli çekleri avans olarak verdiğini, ancak kendisine davalıya verilen çek bedeli kadar mal ve hizmet teslim edilmediğini, müvekkil şirket tarafından keşide edilen 40.000-TL bedelli çekin ödendiğini, ancak başkaca mal ve hizmet teslimi yapılmadığından geriye kalan çeklerin 121.917,40-TL kısmının bedelsiz kaldığını, buna rağmen davalı tarafın çek bedelinin tamamı üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkil şirketin  keşide ettiği ve karşılıksızdır işlemi gören çeklerin cari hesapta kayıtlı  alacakdan düşüldüğünde müvekkil şirketin borcunun 38.082,60-TL olduğunu, davalının kötü niyetli davranarak 160.000-TL'lik çek ve faiz ve ferileri ile birlikte 173.543,25-TL'lik alacak talebinde bulunduğunu belirterek İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 121.917,4-TL ve bu miktara isabet eden faiz ve ferilerinin toplam tutarı kadar borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak koşuluyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin davacıya çok miktarda ambalaj kutusu  tasarladığını, ürettiğini ve sattığını, davacı şirketin müvekkil şirkete verdiği çeklerin bedeli kadar mal ve hizmet satın aldığını, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle davacının borçlu olmadığını iddiasının gerçeği yansıtmadığını, TBK'nın 207/2. maddesi  uyarınca, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle satıma konu malın çekin verildiği tarihte teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, bunun aksini yani malın teslim edilmediğini ispat yükünün davacı alıcıda olduğunu, peşin satış karinesi uyarınca davacının çekin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacı olan alıcı malların teslim edilmediğine dair kendi iddiasından başka bir kanıt sunamadığını, davacı şirketin \"... A.Ş.\" ve ... man. Ve tic. A.Ş.\" adlı şirketlerle grup şirket olduğunu, müvekkil firmanın davacı ve diğer grup firmaları ile ticareti bulunduğunu, davacı tarafından çekler verilmekle malların da aynı anda teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, müvekkil firmadan 160.000-TL çek bedeli kadar mal ve hizmet aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin davacı şirkete mal ve hizmet tedarikinde bulunduğu, davacı tarafça davalıya verilen çeklerin bedelinden daha az miktarda mal ve hizmet teslimi nedeniyle çeklerin kısmen bedelsiz kaldığının ileri sürüldüğü, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davaya konu çeklerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 60.000-TL ve 100.000-TL bedelli çeklerin davalı şirket tarafından 01/12/2018 tarihinde ödenmeyen çek açıklaması ile davacı şirketin borç hesabına kaydedildiği ve ilgili kayıttan dolayı davalı şirketin davacıdan 31/12/2020 tarihi itibariyle 38.082,60-TL alacaklı durumda olduğu,121.917,40-TL kısma ilişkin olarak ise davalıya borçlu olmadığı, takibe ve davaya konu çeklerin teslim edilecek mal karşılığı davalıya verildiğinin açık olduğu ve 121.917,40-TL malın davacıya teslim edilmediği, davalı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak davalı tarafça yemin deliline başvurulmayacağının beyan edildiği gerekçesiyle davacının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalıya 121.917,4-TL borçlu olmadığının tespitine,  koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili; kambiyo senedinin mücerret borç ikrarı niteliğinde olması nedeniyle ticari defterlere kaydedilmese bile alacak hakkı sağlayacağını, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle kural olarak borcun tasfiyesi için düzenleneceğini, davacı şirketin ...A.Ş. ve ... Lab. ...A.Ş.\" adlı şirketlerle grup şirket olduğunu, faturaların açıklama bölümünde \"...\" yazdığını, müvekkili firmanın davacı ve diğer grup firmaları ile ticareti bulunduğunu, davacı firmanın 160.000-TL çek bedeli kadar mal aldığını, çeklerin bedelsiz kaldığını iddia eden davacının bu iddiasını kesin deliller ile ispat etmesi gerektiğini, bu hususta ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının kendi defterlerini dahi ibraz etmediğini, bedelsizlik iddiasının kanıtlanabilmesi için her iki tarafın defterlerinde çekin avans olarak aldığının yazılı olması ya da bu hususta tarafların sözleşme akdetmesi gerektiğini, TBKnın 207/2 uyarınca satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğunu, dolayısıyla çekin verildiği tarihte malın teslim edildiğinin kabulünün gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.\" hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Somut olayda davacı, davalı tarafından düzenlenen 21/02/2019 tarihli 35.577-TL bedelli fatura için dava konusu olmayan 40.000-TL bedelli çekin keşide edildiğini, 20/05/2019 tarihli 26.173,23-TL bedelli fatura için dava konusu 30/06/2019 tarihli 60.000-TL bedelli, 30/05/2019 tarihli 4.550-TL bedelli ve 10/06/2019 tarihli 17.892,58-TL bedelli faturalar için ise dava konusu 24/10/2019 tarihli 100.000-TL bedelli çekleri avans olarak verdiğini, ancak kendisine davalıya verilen çek bedeli kadar mal ve hizmet teslim edilmediğini, davalının 30/06/2019 tarihli 60.000-TL bedelli ve 24/10/2019 tarihli 100.000-TL bedelli çeklerin tamamı yönünden takip başlattığını belirterek bedelsizliğe dayalı olarak 121.917,40-TL bakımından menfi tespit isteminde bulunmuştur.  Dava konusu çeklerin  keşidecinin  davacı, davalının lehdar olduğu görülmektedir. Davacı tarafından mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme, sipariş formu vs.yazılı delil ibraz edilmemiştir. Taraflar arasında süregelen ticari ilişki, davalının kabulünde ise de davacı tarafından bahsi konu çekin avans olarak verildiğine ilişkin yazılı delil ibraz edilmemiştir. Davaya konu çeklerin davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, bu çekler nedeniyle davalının kayıtlarında davacı alacaklı hale geldiği tespit edilmiş ise de çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, bahsi geçen çeklerin defterlerde avans açıklaması ile işlenmediği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, kambiyo senetlerinin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya defterlere göre davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmasa dahi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi uyarınca sebeple bağlı kalınamayacağından (Yargıtay kapatılan  19. HD'nin 16/12/2015 tarih, 2015/6832-17015 sayılı içtihadı) çeklerin avans olarak verildiği ve bedelsiz kaldığı iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Bu hususta ispat yükü üzerinde olan davacı, bedelsizlik iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.  Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine,ihtiyati tedbir kararı verilip uygulanmadığından davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmemiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2021 Tarih 2020/478 Esas 2021/419 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın reddine, Koşulları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına\" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;  \"Alınması gereken 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 2.082,05-TL peşin  harçtan mahsubu ile fazla olan 1.654,45‬-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\"  Yatırılan 2.083-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya  iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 35-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"712c59b68d78ee1b","SID":"ed2224e1e46d61b1"}}