{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/3693 <br>KARAR NO: 2024/3757<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2024<br>NUMARASI: 2024/257 Esas - 2024/663 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket bilişim sektöründe faaliyet göstermekte olup 22.05.2021 tarihinde işyerinde yapılan tadilat işlemleri esnasında işyerinin içerisinde su bulunan fancoil borularından bina içerisine su sızması meydana geldiğini, iş yerindeki ürünleri kullanılamaz hale geldiğini, bu ürünlerini satamamış olmasından dolayı kar da elde edemediğini beyanla 17.289 USD ile şimdilik mahrum olduğu kar olan 2.500 USD olmak üzere toplam 19.789 USD'nin olay tarihinden itibaren kamu bankalarının USD ile açmış oldukları bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği faiz baz alınarak fiilen ödeneceği tarihe kadar hesaplanacak faizi ile birlikte fiilen ödeneceği tarihteki kur üzerinden hesaplanarak davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; Davadaki hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, kira sözleşmelerinden kaynaklı uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/407 Esas - 2022/99 Karar sayılı, 29/03/2022 günlü kararı ile; \"...Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden  REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA...,\" karar verilmiştir. Dairemizin 2022/2894 Esas, 2024/733 Karar sayılı, 21/02/2024 günlü ilamı ile; \"...Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Bu durumda Bakırköy'de müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi bulunduğundan mahkemece, davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır...\" gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddolunmuştur.Dairemizin kararı gereğince yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince; \"...Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın haksız fiilden kaynaklandığını, ticari dava olmadığını, zorunlu arabuluculuk şartına tabi olmadığını, mahkemece bu yönde kendilerine imkan sağlanmadığını ileri sürmüştür. Davalı  ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Lehlerine hükmolunan vekalet ücretinin hatalı olduğunu, kira ilişkisi sebebiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan alacak davasıdır.  19/12/2018 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren  06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun Madde 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. “Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Aynı kanunun 20. maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmünü içermektedir.Davacı vekili 11.03.2024 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçe ile dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş, 11/06/2024 tarihinde Ticaret Mahkemesinde yapılan duruşmada arabuluculuk başvurusu yapılmadığını mahkemeye bildirmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin kararı  mevzuat hükümlerine uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki  istinaf istemi yerinde değildir.Mahkemenin görevine ilişkin tartışma dairemizin yukarıda yer verilen ilamı ile kesin olarak karara bağlanmış olup bu yöndeki tarafların bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesine göre  Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.13/4. maddesine göre; Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Davalı vekili lehine hükmolunan vekalet ücreti tarife hükmüne uygun olup istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında  kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/257 Esas  2024/663  Karar sayılı 11/06/2024 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı ... İnşaat A.Ş.'den alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f87574f29d3e2ef","SID":"d3a22ec137aa7a2e"}}