{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/727 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1657<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t<br>NUMARASI\t\t: 2019/114 Esas<br>KARAR\t\t:2021/129 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 02/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/10/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı  müvekkili ile davalılar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıların, davacı müvekkilinden birtakım mallar satın aldığını, davalıların, teslim aldığı mallar karşılığında ödemesi gereken borcunu ödemediğini  ve bunun üzerine davalılar aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9325 E. Sayılı dosyası ile davaya konu 13.12.2016 tanzim tarihli ve 100.000.-TL bedelli senet üzerinden 10 örnek icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça  bunun üzerine borcu olmasına rağmen kötüniyetli şekilde İzmir 4. İcra Mahkemesi'nin 2018/724 E. sayılı dosyası ile takibin iptali davası açtığını ve mahkemece  İİK 169/a-5 maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, bu kararı istinaf ettiklerini,  davalıların takibe konu senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiklerini  ve bu nedenle takibin iptalini talep ettiklerini, ancak takibe konu senet incelendiğinde teminat senedi vasfını taşımadığını,  davalı tarafın  İzmir 4 İcra Mahkemesi 2018/724 E. sayılı ilamı ile   hükmedilen icra inkar tazminatı ile vekalet ücretini İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3300 E. sayılı dosyası ile icraya koyduklarını, bu nedenlerle  12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3300 E. sayılı dosyasının İİK 169/a-5 maddesi uyarınca dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına ve 31.07.2018 tarihi itibariyle 53.100,78.-TL olan alacağının asıl alacak olan 52.073,55.TL için  31.07.2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek en yüksek avans faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalılar tarafından esasa cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"..İzmir 4. İcra Mahkemesi 2018/724 E. Sayılı dosyası, İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2018/9325 E. Sayılı dosyası, İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2019/3300 E. Sayılı dosyası dosya içersinde mevcuttur.<br>Davacılar senedin ticari mal alımı nedeni ile verildiğini, davalılar ise senedin teminat amaçlı verildiğini iddia etmektedirler. Davalılar senedin teminat amaçla verilmesi nedeni ile takibini durdurulması talepli  İcra Mahkemesinde dava açmışlardır. İzmir 4 İcra Mahkemesi 2018/724 E. Sayılı ilamı ile  davalılar lehine takibin durdurulmasına davanın kabulü ile davalılar lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.<br>Bunun üzerine bu kez davalılar kazandıkları bu davaya istinaden İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3300 E sayılı takip dosyası açmışlardır. Takip dosyası  incelendiğinde; alacaklısının ... Tic. AŞ, ... ve ... oldukları, borçlusunun ... AŞ olduğu, İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2019 tarihli 2018/724 E - 2019/142 K sayılı ilamına dayanılarak 10.414,71 TL kötü niyet tazminatı, 64,20 TL işlemiş faiz, 52,40 TL harç, 0,32 TL harç işlemiş faizi, 906,00 TL vekalet ücreti, 5,58 TL vekalet ücreti işlemiş faizi toplamı 11.443,22 TL'nin tahsili için takip yapıldığı görülmüştür. İzmir 9. İcra dairesi 2018/9325 Esas sayılı takip dosyasında ise alacaklısının ,... San.Tic.A.Ş olduğu, borçlularının  ... Ticaret A.Ş, ..., ... olduğu, 100.000,00  TL bedelli senede dayanılarak takip yapıldığı anlaşılmıştır.<br>... AŞ tarafından İzmir 4 İcra Mahkemesi 2018/724 E. Sayılı karar istinaf edilmiş ise de, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/1308 Esas ve 2/19/3056 Karar sayılı kararına göre \" Somut olayda takibe konu senette, senedin teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığı tartışmasızdır. Taraflar arasında düzenlenen 13/12/2016 tarihli \"teminat senedi alındı belgesidir\" başlıklı belgede, \" ... vadesinde ödememe hallerinde bakiye alacaklar da muaccel olmak üzere ve borç ve risk toplamını geçmemek üzere 13.12.2016 tanzim tarihli 100.000 (yüzbin) TL bedelli bir adet teminat senedi alınmıştır\" açıklaması yer almakta olup, davalı vekili 14/02/2019 tarihli celsede alınan imzalı beyanında, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olduğunu ve bu belgenin takip dayanağı bono ile ilgili düzenlendiğini belirtmiştir. Davacılar, senedin takip alacaklısı davalıya teminat olarak verildiğini senede atıf yapan davalının kabulündeki yazılı belge ile ispatladığından, İİK'nın 169/a maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. İİK'nın 169/a-6. maddesi; \"borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi halinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir\" hükmünü içermektedir. Somut olayda, borca itirazın esasa ilişkin nedenlerle kabulüne karar verilmediği anlaşıldığından, davacılar lehine tazminata hükmedilmesi mümkün değildir.\" şeklinde verdiği karar ile borçlu davacılar yönünden  takibin durdurulmasına karar verdiği, ancak davacılar lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Bu durumda yani İstinaf mahkemesinin belirttiği ve kesin nitelikteki karar dikkate alındığında  davacı ...'ın aynı senede dayanarak bu kez ticari mal alışverişi nedenine dayanarak  ile takip yapması yerinde olmadığından davanın reddine karar vermek gerektiği,\" gerekçesi ile; \"Davanın REDDİNE\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflan arasında ticari ilişki bulunduğunu ve davalının, müvekkilinden  bu ticari ilişkiye istinaden birtakım mal satın aldığını, davalı tarafın teslim aldığı mallar karşılığında ödemesi gereken borcunu ödemediği ve bunun üzerine davalılar aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9325 e. sayılı dosyası ile davaya konu 13.12.2016 tanzim tarihli ve 100.000.-TL bedelli senet üzerinden 10 örnek icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın bunun üzerine İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/724 e. sayılı dosyası ile takibin iptalini istediğini, davanın kabulü üzerine alacağın tahsili amacı ile eldeki davanın açıldığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, sayın mahkeme direkt olarak İzmir 4 İcra Hukuk Mahkemesi kararını bekletici mesele yapmış ve karar istinaftan döndüğünde defter ve kayıtları incelemeden karar verdiğini, eldeki davanın alacak davası olduğunu, işbu davanın diğer bekletici mesele yapılan İzmir 4 İcra Mahkemesi dosyası ile bir ilgisi olmadığını,  İzmir 4 İcra Mahkemesi dosyası takibin iptali ve taliki konusu ile açılmış bir dava olup direkt olarak o davadaki takip konusu senedi hedef aldığını, oysa eldeki dava sözleşmeye ve cari hesaba dayalı bir alacak davası olduğunu, bu dava ile beklenen menfaat davacı müvekkilinin davalıya satmış olduğu ve teslimini gerççekleştirdiği bir takım üğrünlerin ödenmemiş parasını tahsil ettiğini, dosyada ne davacı ne de davalının ticari defter ve kayıtları incelenmediğini, 17.09.2019 tarihli duruşma tutanağının 4. maddesinde taraflarına \"alım satıma ilişkin belge fatura ve sözleşme sunmak üzere \"süre verilmiş ve bunun üzerine taraflarınca  dosyaya ekte sunduğumuz faturaların sunulduğunu, bunun üzerine sayın mahkemenin defter ve kayıtları incelemediğini, karşı tarafın da defterlerini ve karşılıklı olarak ba-bs formlarını istemediğini, dosyayı bilirkişiye dahi göndermediğini, direkt olarak icra mahkemesi kararı ile bağlı kalarak davanın reddine karar verdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; dava konusu alacağın davalılardan faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.<br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalılara bir takım mal satıldığı, mal bedelinin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2018/9325 Esas sayılı dosyasıyla 13/12/2016 tanzim tarihli ve 100.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça İzmir 4.İcra Mahkemesi'nin 2018/724 Esas sayılı dosyası üzerinden takibin iptali için dava açıldığı,  yapılan yargılama neticesinde senedin teminat senedi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği ve takibin durdurulduğu, davalıların davacıya borcunun bulunduğu, buna rağmen davacı aleyhinde İzmir 4.İcra Mahkemesi'nin 2018/724 Esas sayılı dosyasından aleyhlerine hükmedilen icra inkar tazminatı ve vekalet ücretinin tahsili için İzmir 12.İcra Müdürlüğü'nün 2019/3300 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığından bahisle iş bu icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 31/07/2018 tarihi itibariyle 53.100,78 TL olan alacağın asıl alacak tutarı olan 52.073,55 TL'sine 31/07/2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Esasa cevap süresi içerisinde davalılarca davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2018/9325 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı şirket tarafından davalılar aleyhine 26/07/2018 vade 13/12/2016 düzenleme ve 100.000,00 TL bedelli senede ilişkin olarak 52.073,55 TL asıl alacak olmak üzere faiz ve fer'ileriyle birlikte toplam 53.100,78 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.<br>İzmir 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/724 Esas - 2019/142 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden; davalı borçlular tarafından davacı alacaklı aleyhine açılan takibin taliki veya iptali davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkemece davanın kabulüne İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2018/9325 Esas sayılı icra takibinin davacılar bakımından durdurulmasına, davalının asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği, iş bu karara karşı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin istinaf talebinin İzmir BAM 8.Hukuk Dairesi'nin 2019/1308 E- 2019/3056 K sayılı ve 29/11/2019 tarihli kararıyla İzmir 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ilgili kararının kaldırılmasına, davanın kabulüyle İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2018/9325 Esas sayılı icra takibinin İİK'nın 169./a maddesi uyarınca borçlu davacılar yönünden durdurulmasına, yasal şartlar oluşmadığından davacılar lehine tazminat takdirine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.<br>Yine  İzmir 12.İcra Müdürlüğü'nün 2019/3300 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davalılar tarafından dosyamız davacısı aleyhinde 11/03/2019 tarihinde İzmir 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2019 tarih 2018/724 Esas - 2019/142 Karar sayılı ilamına dayalı olarak ilam içeriğindeki kötü niyet tazminatı, harç vekalet olmak üzere toplam 11.443,22 TL üzerinden ilamlı icra takibinin başlatıldığı görülmüştür.<br>Dava konusu somut olayda, davacı tarafça, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya satılıp teslim edildiği iddia olunan mallar nedeniyle davacının davalı taraftan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla faiz ve fer'ileriyle birlikte bakiye 53.100,78 TL alacağının bulunduğu iddiasıyla eldeki alacak davası açılmıştır. Dava dilekçesinin incelenmesinden delil olarak faturalar, cari hesap dökümü, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar BA - BS formlarına delil olarak dayanılmış olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince davacı tarafça varlığı iddia edilen alacağın tespiti açısından davacı delilleri değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı delilleri değerlendirilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.<br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmes dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br> HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-  İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  16/02/2021 tarih,  2019/114 Esas ve 2021/129 Karar sayılı  hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 906,83 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>6- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>7- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>8-İİK 36.md gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 02/10/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc3b9d6e86c84055","SID":"8c30604ed239bf53"}}