{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1640 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1419<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/07/2024 (Talep) - 12.08.2024 (Ek Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2024/879 D.İş Esas - 2024/879 D.İş Karar<br>TALEP\t\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/10/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/879 D. İş Esas-2024/879 D.İş Karar sayılı dosyasından verilen 12/08/2024 tarihli ek kararın incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP:<br> İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... Şirketi arasında 14/01/2022 tarihinde 10.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri akdedilerek borçluya çeşitli krediler kullandırıldığını, ... ve ...'nun ise işbu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kefil ...'nun kredi borçlu şirketin tek ortağı olduğu ve yetkilisi olması nedeniyle eş muvafakati zorunluluğundan muaf olduğunu, kefil ... yönünden kefalete ilişkin olarak zorunlu olan eş muvafakatnamesinin bulunduğunu, ayrıca diğer yasal unsurları da taşıdığından kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulduğunu, kredilerin geri ödemesinin yapılmadığını, borçlunun hesaplarının kat edildiğini ve 10/06/2024 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek toplamda 3.629.651,10 TL borcun ödenmesi ihtar edilmişse de talep edilen tutarın ödenmediğini, böylece kredi borçlusu ve kefillerinin temerrüde düştüğünü, taleplerinin para alacağına ilişkin olması, vadesinin gelmiş olması sebebiyle de ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, asıl kredi borçlusu yönünden müvekkili banka alacağının tamamı ipotekle teminat altına alınmış olduğundan bu aşamada asıl borçlu şirket yönünden ihtiyati haciz taleplerinin bulunmadığını belirterek, müvekkilinin alacağı olan 3.629.651,10 TL'nin tamamının karşı taraf/müteselsil kefil ...'ndan ve karşı taraf/müteselsil kefil ...'ndan tahsilini teminen, bir güven kuruluşu olması nedeniyle müvekkili bankadan teminat alınmaksızın, borçluların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>YEREL MAHKEMENİN \"İHTİYATİ HACİZ\" KARARI:<br>Mahkemece, \"....Belgelerin incelenmesinden, ihtiyati haciz isteyenin talebinin kanuna uygun görüldüğü, borcun vadesinin geldiği ve rehinle temin edilmediği anlaşıldığından, İİK.nun 257.maddesi uyarınca borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 3.629.651,10 TL alacağı karşılayacak miktarda tahsilde tekerrür etmemek üzere yasal sınırlamalar göz önünde tutularak İHTİYATEN HACZİNE, Karşı tarafın ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak %15 oranında takdir olunan (544.447,66 TL) nakit veya kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun ibrazında kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin İcra Müdürlüğü'ne tevdii edilmek üzere talep eden tarafa verilmesine......\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: <br>Karşı taraf/borçlular vekili itiraz dilekçesinde özetle; muaccel olmayan bir borç kapsamında borçlu gözüken tarafın mal varlığına ve tüm banka hesaplarına ihtiyati haciz konmasının hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar genel kredi ilişkisi bulunmuş ise de banka alacağının muaccel hale gelmesinin söz konusu olmadığını, müvekkiline banka tarafından hesap kat ihtarı gönderilmiş olup süresi içerisinde bu ihtarlara cevaplarını sunduklarını, alacaklı tarafa herhangi bir borcun olmadığının bildirildiğini, hesap kat ihtarına yasal süresi içinde itiraz edilmesi halinde yasal olarak borcun muaccel hale gelmemiş sayılacağını, borçlu eşlerin kefil olmalarına ilişkin birbirlerine kanuni şekil şartına uygun açık rızaları olmadığından kefaletlerinin geçersiz olduğunu, davacı banka tarafından eşlerin birbirlerine kefalet verdiğine dair herhangi bir yazılı bir belge yahut farklı bir ispat aracı dosyaya sunulmadığı gibi yaklaşık ispat olarak bu durumun böyle olmadığına dair herhangi bir belge de sunulamadığını beyanla, hali hazırda müvekkillerinin üzerindeki tüm mal varlıkları üzerindeki, banka hesapları üzerindeki, üçüncü kişi alacak ve hakları üzerindeki ve dahi taşınır-taşınmaz tüm malları üzerindeki ihtiyaten konulan haczin teminatsız kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat oranında bedelin depoya kaydı ile kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Dosya kapsamına göre, İİK 265. madde mucibince itiraz sebepleri sınırlı olup bu dairede inceleme yapılmakla; İİK mucibince yetkiye, teminata ve haciz sebeplerine dair sınırlı olduğu, bu doğrultuda her 3 unsur bakımından yapılan incelemede bu yönlere dair bir itirazın olmaması ciheti ile sebeplerin sınırlılığı ilkesi ve esasa dair yargılama gerektiren itiraz varlığı dolayısı ile İTİRAZIN  REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karşı taraf/borçlular vekili tarafından, \"...Müvekkilleri aleyhine başlatılan ve mahkemece kabul edilen ihtiyati haciz talebine konu alacak muaccel olmadığı gibi müvekkillerine usulüne uygun şekilde kat ihtarnamesinin de tebliğ edilmediğini, ayrıca, kredi sözleşmesinde eşlerin, eş sıfatıyla muvafakatlerinin de olmadığını, ihtiyati haciz kararı veren İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin işbu talebi görmekte ve karara bağlamakta yetkisinin de olmadığını, ayrıca, ihtiyati haciz kararında teminata hükmedilmediği gibi, hükmedilen teminatın da düşük olduğunu, itirazları kabul edilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiklerini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, genel kredi sözleşmesindeki kefalete dayalı alacak için ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verildiği, karara karşı borçlular vekilinin itirazı üzerine \"itirazın reddi\" ne dair ek karar verildiği, karşı taraf/borçlular vekili tarafından bu ek karara yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ihtiyati haciz talep eden banka tarafından genel kredi sözleşmesi ve eklerinin, hesap kat ihtarı ve tebliğ şerhlerinin sunulduğu, alacağın muaccel hale geldiğinin görüldüğü, yine eş muvafakatine ilişkin dosyada herhangi bir eksiklik bulunmadığının görüldüğü, sözleşmeyi yapan şubeye ve sözleşmedeki yetki şartına göre yetkiye dair itirazların kabulünün mümkün bulunmadığı, teminat bakımından da kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece verilen ek karara yönelik tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; karşı taraf/borçlular vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Karşı taraf/borçlular vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/879 D. İş Esas - 2024/879 D.İş  Karar sayılı sayılı dosyasından verilen 12/08/2024 tarihli ek kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, <br>3-Karşı taraf/borçlular tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  09/10/2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9446d7e6da2267d","SID":"f91b41d0bd468ec0"}}