{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1723 - 2024/1086<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1723 <br>KARAR NO\t: 2024/1086<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/400 Esas 2022/237 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21/10/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 20.07.2015 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, kazaya ilişkin olarak Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/210 Esas, 2018/1030 Karar sayılı kararı ile davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiğini, araçtaki hasarın tespiti için yaptırılan tespit dosyasında aracın onarım bedelinin 38.025,00 TL , ikinci el değerinin 28.500,00 TL ve sovtaj değerinin ise 8.500,00 TL olduğu, buna göre hasar bedelinin 19.500,00 TL belirlendiği, 200,00 TL ulaşım gideri eklendiğinde 19.700,00 TL toplam zarar bulunduğu, davacının aracını perte çıkartarak 14.08.2015 tarihinde 8.500,00 TL bedelle sattığını, sigorta şirketine müracaattan ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 19.700,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın yetki yönünden reddi ile yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça başvuru yapılmadığını ve arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybı gibi zararların poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... vekili, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın araç hasarı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 20.01.2022 tarihli raporda kusur yönünden kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporundaki araç hasarı ve araç mahrumiyet bedeli yönünden yapılan tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 19.500,00 TL hasar bedelinin kaza tarihi olan 20.07.2015 tarihinden (davalı sigorta şirketi açısından dava tarihi olan 04.09.2020 tarihinden itibaren) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 200,00 TL araç yoksunluk bedelinin kaza tarihi olan 20.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinden sonra davacı tarafça tespit yaptırıldığını ve zararın hesaplandığını, 2918 sayılı Kanun’un 109. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı vekili, 20.07.2015 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini belirterek hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 20.01.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-2918 sayılı KTK.'nun 109 maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 20.07.2015 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, araç hasarı ve mahrumiyet bedeli talebine ilişkin davanın 04.09.2020 tarihinde zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, kaza tespit tutanağında dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sürücü ... idaresindeki aracın ışık kontrollü kavşakta çarpışmaları sonucunda meydana geldiği ve tutanağın beyana dayalı olarak düzenlendiğinin belirtildiği, Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/210 Esas, 2018/1030 Karar sayılı dosyasında davalı sürücünün taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda davalı araç sürücüsünün olay yeri kavşak yaklaşımında hızını düşürmediği gibi kavşaktan da çok yüksek seyir hızı ve de kırmızı ışık ihlali ile karşıya geçişi esnasında, solundan yeşil ışıkta doğrultu değiştirme manevrası yapan sürücü idaresindeki ... plakalı araca çarpması nedeniyle % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporun kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesi içeriği ve kesinleşen karara, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı sigorta şirketinin araç hasarı bedelinden sorumlu olduğu belirlenmek suretiyle karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin  açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.332,04 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 335,00 TL'nin mahsubu ile kalan 997,04 TL harcın davalı sigorta şirketinden  tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a34a000443681dea","SID":"3be4e39134b56f85"}}