{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1157 <br>KARAR NO: 2024/1271<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2020<br>NUMARASI: 2017/946 Esas -  2020/483Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2024<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2019/122 E - 2020/6 K<br>DAVA: Alacak<br>DAVA TARİHİ: 06/03/2019<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili firma ile davalı arasında 04.08.2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin müvekkilinin ürettiği harita uygulamasına internet üzerinden erişimin sağlanmasına ilişkin olduğunu, müvekkilinin sözleşme süresince üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davalı firmanın ise hizmeti almasına rağmen sözleşme gereğini yerine getirmediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının bu bedeli ödediğini ancak daha sonraki aylara ilişkin faturalarında ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalan ile icra takibi yapıldığını, davalının her iki icra takibine de itiraz ettiğini ve takiplerin durduğunu, davalı şirkete faturaların tebliğ edildiğini ancak davalının faturalara itiraz ettiğini ve sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, ancak davalının sözleşme gereği süresinden önce sözleşmeyi feshetme hak ve yetkisinin olmadığını beyanla, haksız itirazın iptali ile takiplerin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Asıl davaya konu sözleşmeyi, davalının süresinde önce haksız şekilde tek taraflı feshettiğini, ancak sözleşmenin süresinden önce feshedilemeyeceğini, müvekkili şirket sözleşme sonuna kadar davalı şirketin kullanması için harita uygulamasını açık bıraktığını, davalı şirketin feshettiğini bildirmesine rağmen açık tutulan süre içerisinde hizmeti kullandığını, sözleşme gereği süresi içinde sözleşmenin feshedilemeyeceğinin ve sözleşme süresi sonuna kadar her ay kesilecek faturanın bedelini ödemesi gerektiğinin ihtar edildiğini bildirerek müvekkili şirketin 38.046,68 TL olan alacağın temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanması suretiyle alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.  <br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesi ile;  işbu itirazın iptali davasının iki ayrı takibe konu olması nedeniyle tefrik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşme şartlarına göre, hazırlanmasını sağlamak, çalışır ve kullanılır vaziyette kullanıma sunmak ve uygulamanın güncellemesini yapmak, ve tüm bu hizmetleri sözleşme süresi içerisinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiğini, sözleşme kapsamında sözleşmede yer almayan hizmetlerin bila bedel yerine getirilmesi hususunda tarafların mutabakatının olduğunu, ancak 2 yıl süre içinde hiçbir itiraz ileri sürmeksizin bila bedel tarafların ortak mutabakatı ile belirlenen hizmetleri yerine getiren davacının bu hizmetleri vermekten bir anda vazgeçtiğini, gerekli güncellemeleri yapmamaya başladığını ve bu hizmetlerin karşılığında ek ücret talebinde bulunduğunu, bu durumun taraflar arasındaki mutabakata aykırılık teşkil ettiğinden taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiklerini, sözleşmenin bu şekilde haklı olarak fesih edilmesine ve fesih bildirimine istinaden herhangi bir hizmet alınmamasına, uygulamanın hiçbir şekilde kullanılmamasına rağmen davacı tarafın hizmet veriliyormuşçasına fatura tanzim edilmeye devam ettiğini, söz konusu faturalara müvekkili tarafından itiraz edildiğini,  iade edilen 13/01/2017 tarihli 10.221,00 TL bedelli faturaya istinaden davacının müvekkili aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, icra dosyasına ödenen bedelin tahsili yönünden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile istirdat davası açtıklarını, bu dosyanın ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itirazları bakımından davacının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/9646 Esas sayılı dosyası ile açtığı itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu beyan ile asıl ve birleşen davanın reddi ile  %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \" ...Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden; Davalının hizmetine ...com adresi üzerinde hazırlanmış olan uygulamanın sunulduğu, bu uygulama üzerinden işlemler gerçekleştirilebildiği, uygulama üzerinden çizilen bölgenin basılı haritasının davacı tarafından, sözleşmede yer alan ücret karşılığında, fiziksel olarak davalıya sunulduğu ve çizilen bu haritada yer alan bölgeye ait adres İndeks bilgisinin talep üzerine mail ile davacı firma personeli tarafından davalı firmaya gönderildiği, davacı firma tarafından Aralık 2016 tarihinde, adres indeks bilgisi gönderimi için ekstra ücret talep edildiğinden, davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğinin görüldüğü, her ne kadar taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede davacı firma tarafından adres indeks bilgisinin gönderilmesi ile ilgili olarak herhangi bir madde yer almasa da, bu işlem teknik olarak uygulama üzerinden çizilen bölgenin basılı haritasının alınması işlemi ile bir bütün olarak değerlendirilebileceği,    bu durumda davacı tarafın adres indeks bilgisi hizmetine ilişkin ek ücret talebi olması sonrasında davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesi mahkemeniz tarafından haklı fesih olarak değerlendirildiği, dava dosyası icra takibinde yer alan faturalara konu Şubat 2017 ve Mart 2017 dönemlerindeki hizmete ilişkin fatura kesilmemesi ve sistemin kapatılması gerekeceği, Birleşen dava dosyası kapsamında; takibe konu olan davacı alacağının ticari defterlerde kayıtlarının davalı adına tutulan muavin defter kaydında dava konusu faturaların dava tarihi itibari ile 38.046,68-TL bedelle kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olmadığı ve kayıtları davacı adına tutulan muavin defterde dava tarihi itibari ile davacı bakiyesi bulunmadığı, davacı tarafın 04/08/2014 tarihli sözleşmeye dayanan harita uygulaması hizmetini davalı yana sağladığının gözlendiği, davalı yanın sözleşmeyi feshettiğini 28/12/2016 tarihli ihtarname ile davacı yana bildirdikten sonrada sisteme erişim sağlayarak sözleşme konusu yazılından 28/02/2017 tarihine kadar faydalandığı, ancak dava konusu faturalar döneminde ( Nisan 2017, Mayıs 2017, Haziran 2017 ve Temmuz 2017 dönemleri ) davalının sisteme erişim yapmadığı ve yazılım hizmetlerinden faydalanmadığının tespit edildiği, davacı tarafın sözleşmede geçen hizmetleri (  temel fonksiyonları ) ve gerekli güncellemeleri davalı yana sunduğunun LOG kayıtlarından anlaşıldığı, sözleşmenin feshine dayanak olarak gösterilen ve cevap dilekçesinde özellikle belirtilen indeksleme hizmetinin sözleşmede geçen fonksiyonlar ( işlemler ) arasında yer almadığı, ancak bu hizmetin fesih tarihinden evvel davacı yanca ücretsiz olarak sağlandığı, bu bağlamda sözleşme detaylarında yer almaya, işin başından ücretsiz olarak sağlanan ve daha sonra ücret talebine konu edilen söz konusu hizmetten kaynaklı sorunlardan ötürü olduğu, asıl ve birleşen dava dosyalarında yer alan kök raporlarda yer alan görüşlere ek olarak davaya konu fatura alacaklarının tahsili hususunun, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplandığı, taraflar arasında İmzalanan sözleşmede geçen fonksiyonlar arasında yer almayan ancak sözleşmenin fesih tarihinden evvel davalıya ücretsiz olarak sağlanan adres indeksleme hizmetine ilişkin olarak davacının ücret alacağı talebi ve davalıya sözleşmenin feshi hakkı hususu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede davacı firma tarafından adres indeks bilgisinin gönderilmesi ile ilgili olarak herhangi bir madde yer almasa da, bu işlem teknik olarak uygulama üzerinden çizilen bölgenin basılı haritasının alınması işlemi ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafın 04/08/2014 tarihli sözleşmeye dayanan harita uygulaması hizmetini davalı yana sağladığının gözlendiği, davalı yanın sözleşmeyi feshettiğini 28/12/2016 tarihli ihtarname ile davacı yana bildirdikten sonrada sisteme erişim sağlayarak sözleşme konusu yazılımdan 28/02/2017 tarihine kadar faydalandığı, ancak dava konusu faturalar döneminde ( Nisan 2017, Mayıs 2017, Haziran 2017 ve Temmuz 2017 dönemleri ) davalının sisteme erişim yapmadığı ve yazılım hizmetlerinden faydalanmadığının tespit edildiği, davacı tarafın sözleşmede geçen hizmetleri (  temel fonksiyonları ) ve gerekli güncellemeleri davalı yana sunduğunun LOG kayıtlarından anlaşıldığı, sözleşmenin feshine dayanak olarak gösterilen ve cevap dilekçesinde özellikle belirtilen indeksleme hizmetinin sözleşmede geçen fonksiyonlar ( işlemler ) arasında yer almadığı, ancak bu hizmetin fesih tarihinden evvel davacı yanca ücretsiz olarak sağlandığı, bu bağlamda sözleşme detaylarında yer almayan işin başından ücretsiz olarak sağlandığı hususu göz önüne alındığında, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenlerle feshinin kabulünün gerekeceği, davacının Şubat 2017 - Temmuz 2017 tarihi dönemine ilişkin olarak \"İnteraktif Harita Kullanım Bedeli\" faturalarını kesmemesi gerektiği ve asıl ile birleşen davalara konu fatura alacağının yerinde olmayacağı  hususunun tespit ve rapor edildiği görülmekle, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre \" asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili asıl ve birleşen dosya yönünden yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Müvekkilim şirketin görevi sistemi açık tutması olup, sistemi kullanıp kullanmaması davalının bileceği bir iş olduğunu, davalı şirket sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmadığı gibi feshettiğini beyan ettiği 28.12.2016 tarihinden çok sonra 28 Şubat 2017 ’de kullanıldığı bilirkişi raporu ile raporlandığını, bir tane de olsa kullanım tespit edildiği ki bu da çok önemli olmayıp yıllık sözleşme süresince müvekkilim şirket sadece sistemi açık ve kullanılır durumda tutmakla yükümlü olduğunu, yerel mahkeme gerekçesinde sözleşmenin başında verilen hizmetlerin sonradan verilmemesini bilirkişi raporuna dayanarak sözleşmenin feshi için yeterli gördüğünü, halbuki müvekkil şirket sözleşmede olmayan bir hususta hizmet vermeye zorlanamayacağını, müvekkil şirket sırf müşteri memnuniyeti için davalıya sözleşmede olmayan hizmetleri de kullandırdığını, sözkonusu hizmeti başka müşterilerine ücretli kullandırdığı için davalıya da kullanmak istediği taktirde ekstra ücret ödemesi gerektiğini bildirdiği için davalı sözleşmeyi haksız surette feshettiğini, sonuç itibariyle sözleşmede yer almayan bir hizmeti müvekkil şirketin ücretsiz vermeye devam etmesi kendisinden beklenemeyeceğinden ve davalı sözleşme içerisinde yer almayan bir hizmet sebebiyle sözleşmeyi feshedemeyeceğinden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeline dayalı itirazın iptali ile sözleşmenin feshinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Asıl davaya konu  İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...  E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 1 adet  2017 Şubat interaktif harita kullanım bedeli açıklamalı 03/02/2017 tarihli faturaya istinaden 9.930,76 TL asıl alacak, 75,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.006,07 TL,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile 1 adet  2017 Mart interaktif harita kullanım bedeli açıklamalı 03/03/2017 tarihli faturaya istinaden 8.298,45 TL asıl alacak, 50,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.842,56 TL  alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalının  yasal süresinde ödeme emirlerine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı, birleşen davada ise  2017 Nisan - Mayıs- Haziran ve Temmuz dönemine ait  interaktif harita kullanım bedeli açıklamalı davacı tarafından düzenlenen toplam 4 adet faturanın tahsili talep edilmiştir. Buna göre asıl ve birleşen davada, davacı tarafından davalının kullanımına sunulan harita uygulamasının Şubat 2017-Temmuz 2017 dönemi arasındaki kullanım bedellerinin tahsili talep edilmiştir. Olayın teknik boyutu bulunması nedeniyle mahkemece bilgisayar mühendisi ile mali müşavir bilirkişisinden  müşterek  rapor aldırılmış olup  alınan 10/12/2018 tarihli  bilirkişi raporunda özetle; \" Davacıya ait işyerinde davacı ve davalı firma personellerinin katılımı ile yerinde inceleme yapıldığı, davacı  tarafından  hazırlanan  uygulamanın internet üzerinde, \" ...com \" isimli adres üzerinden hizmet verdiği ve davalı firma personelinin bu adres üzerinden kendilerine tanımlanan kullanıcı adı ve şifre ile giriş yaparak sisteme ulaştığı ve sistem üzerinde yer alan uygulama fonksiyonlarından yararlandığı anlaşıldığı, bununla birlikte davalı firmanın yaptığı iş gereği uygulamada yer alan harita üzerinde bazı bölge çizimleri gerçekleştirdiği ve bir alan oluşturduğu, çizilen bu bölge ile ilgili davacı firmadan sözleşmede yer alan ücret üzerinden basılı harita talep ettiği ve kullanılan uygulamada böyle bir özellik olmadığından bu bölgenin adres indeks bilgisini ayrıca mail üzerinden talep ettiği anlaşıldığı, adres indeks bilgisinin daha önce davacı firma tarafından, davalı tarafa gönderilen mailler üzerinden görüldüğü üzere; çizilen bölge içerisinde kalan alana ait mahalle, cadde, sokak bilgileri olduğu görüldüğü, davacı firma tarafından son olarak Aralık 2016 tarihinde gönderilen adres indeks bilgisi ile ilgili olarak, sonradan ek ücret talep edilmeye başlandığından, davalı firma tarafından sözleşmenin 28/12/2016 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği anlaşıldığı, Aynı zamanda davacı firma tarafından, davalının kullanımına sunulan harita uygulaması üzerinde sözleşmede yer aldığı üzere belirli sürelerde güncellemeler yapıldığı ve bölgede yeni eklenen yer olması durumunda bunun tespit edilerek uygulamada yer alan harita üzerine eklendiği bilgisi verildiği, Dava dosyasına konu icra takibi işlemlerinde yer alan Şubat 2017 ve Mart 2017 tarihlerinde kesilen fatura dönemlerinde sözleşme konusu uygulama üzerinden hizmet verilip verilmediği hususu ile ilgili olarak, uygulama veritabanı logları üzerinde inceleme yapılmış; \"...com\" mail adresi ile sisteme kayıtlı “...\" isimli kullanıcının 28/02/2017 tarihinde \"...\" numaralı İP adresi üzerinden uygulamaya bağlantı yaptığına ve uygulama üzerinde bazı işlemler gerçekleştirdiğine dair kayıtların bulunduğu görüldüğü fakat söz konusu uygulama hali hazırda kullanımda olmadığından bu IP üzerinden sunucuya yapılan bağlantı ile ilgili olarak ayrıca bir tespit yapılamadığı, aynı zamanda bu süre içerisinde davacı firma personelinin uygulama üzerinde bazı güncelleme işlemleri yaptığında dair log kayıtlarının olduğu görüldüğü Sözleşme konusu uygulama üzerinde, sözleşme feshedilmeden önceki döneme ait kullanımlar ile ilgili de inceleme yapıldığı ve dava dosyasına konu icra takibi işlemlerinde yer alan Şubat 2017 ve Mart 2017 tarihleri olduğundan 2016 yılının Şubat-Mart dönemlerinde davalı tarafından uygulamanın kullanım durumu incelendiği ve Şubat 2016 ve Mart 2016 döneminde davalı firma personeli tarafından çok sayıda bağlantı yapılarak uygulamanın kullanıldığı ve bu dönemde Şubat 2016 tarihinde 4 kez, Mart 2016 tarihinde 4 kez olmak üzere 8 kez adres indeks bilgisinin davalı firmanın talebi üzerine, davacı firma personeli tarafından hazırlanarak gönderildiği bilgisi verildiği,  Yapılan yerinde incelemede sözleşme konusu uygulamanın Şubat 2017 ve Mart 2017 tarihlerinde kapalı durumda olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı, bu tarihler arasında uygulamanın kullanıma açık olduğu anlaşıldığı ve bu süre içerisinde 28/02/2017 tarihinde davalı firma kullanıcılarından \"...\" isimli kullanıcının uygulamaya bağlantı yaparak işlem gerçekleştiğine dair log kayıtlarının uygulama veri tabanında olduğu, Mart 2017 tarihinde ise herhangi bir işleme dair kaydın olmadığı görüldüğü, Şubat 2017 ve Mart 2017 tarihlerinde davacı tarafından, davalı firmaya gönderilen herhangi bir adres indeks bilgisinin ise olmadığı anlaşıldığı, Şubat 2017-Temmuz 2017 dönemi arasındaki kullanım bedellerine ilişkin düzenlenen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı ile davalı arasındaki mutabakat farkının söz konusu faturalardan kaynaklandığı, Sonuç olarak ; Her ne kadar taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede davacı firma tarafından adres indeks bilgisinin gönderilmesi ile ilgili olarak herhangi bir madde yer almasa da, bu işlem teknik olarak uygulama üzerinden çizilen bölgenin basılı haritasının alınması işlemi ile bir bütün olarak değerlendirilebileceği, bu durumda davacı tarafın adres indeks bilgisi hizmetine ilişkin ek ücret talebi olması sonrasında davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesi mahkeme tarafından haklı fesih olarak değerlendirilmesi durumunda, dava dosyası icra takibinde yer alan faturalara konu Şubat 2017 ve Mart 2017 dönemlerindeki hizmete ilişkin fatura kesilmemesi ve sistemin kapatılması gerekeceği, davalı tarafından gerçekleştirilen fesih işleminin haksız fesih olarak değerlendirilmesi durumunda ise Şubat 2017 ve Mart 2017 tarihlerinde söz konusu sözleşme devam ettiğinden; uygulamaya yalnızca bir kez giriş yapılmış olmasına karşın sistemin açık tutulmuş olduğu anlaşıldığından faturalandırma yapılabileceği, bu durumda sistemi kullanıp kullanmama talebinin davalının tercihinde olacağı ve dava konusu alacağın yerinde olacağı ve fatura bedellerinin davacı tarafından talep edilebileceği\" yönünde tespit ve kanaate varılmıştır. Birleşen dosya kapsamında, mali müşavir ile telekomünikasyon uzmanı bilirkişisinden alınan 25/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \" Davalı yanın sözleşmeyi feshettiğini 28/12/2016 tarihli  ihtarname ile bildirdiği, davalı tarafından sunulan tarafların yetkili temsilcileri arasında geçen mail yazışmaları içerikleri inceleniğinde, davalı tarafın sözleşmeyi feshettiklerini, bu nedenle sistemi erişime kapatmalarını davalı yandan talep ettiği, davacı tarafın ise sözleme hukuken sona ermediğinden sistemin açık tutulması, güncelleme ve bakım işlemlerinin devam edeceği bildirildiği, davalı yanın sözleşmeyi feshettiğini 28/12/2016 tarihli ihtarname ile davacı yana bildirdikten sonrada sisteme erişim sağlayarak sözleşme konusu yazılından 28/02/2017 tarihine kadar faydalandığı, ancak dava konusu faturalar döneminde ( Nisan 2017, Mayıs 2017, Haziran 2017 ve Temmuz 2017 dönemleri ) davalının sisteme erişim yapmadığı ve yazılım hizmetlerinden faydalanmadığının tespit edildiği, davacı tarafın sözleşmede geçen hizmetleri (  temel fonksiyonları ) ve gerekli güncellemeleri davalı yana sunduğunun LOG kayıtlarından anlaşıldığı, sözleşmenin feshine dayanak olarak gösterilen ve cevap dilekçesinde özellikle belirtilen indeksleme hizmetinin sözleşmede geçen fonksiyonlar ( işlemler ) arasında yer almadığı, ancak bu hizmetin fesih tarihinden evvel davacı yanca ücretsiz olarak sağlandığı, bu bağlamda sözleşme detaylarında yer almaya, işin başından ücretsiz olarak sağlanan ve daha sonra ücret talebine konu edilen söz konusu hizmetten kaynaklı sorunlardan ötürü sözleşmenin feshedilmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davalının sözleşmenin 13.maddesine göre uzadığı kabul edilen dava konusu sözleşmeyi süresinden önce feshetmekle haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususundaki taktirin mahkemede olduğu \" yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, birleşen dosyada atanan bilirkişiler de dahil edilerek  ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup asıl ve birleşen dosyada alınan bilirkişi raporunun tekrarı mahiyetinde ek rapor düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 04/08/2014 tarihli sözleşme ile  davacı tarafından hazırlanacak olan harita uygulamasının, davalının hizmetine sunulması ile bu harita uygulaması üzerinde davalı tarafından çizilen bölgenin fiziki olarak basılı haritasının teslimi hizmetinin verileceği kararlaştırıldığı, sözleşmede harita uygulamasının aylık kullanım bedelinin 2250 $ + KDV, basılı harita bedelinin ise metre karesinin 300 TL + KDV olarak belirlendiği, aynı zamanda bu hizmete ek olarak basımı yapılan harita içerisinde bulunan bölgeye ait mahalle, cadde, sokak bilgilerinin yer aldığı ve adres indeks bilgisi olarak ifade edilen verinin paylaşılması konusunda davacı tarafından  iki yılı aşkın bir sürede ekstra bir bedel talep edilmeksizin hizmet verildikten  sonra 2016 yılı Aralık ayından itibaren adres indeksleme hizmetine ilişkin davacı tarafından ekstra bir ücret talep edilmesi üzerine davalı tarafından, Beyoğlu ... Noterliği'nin 28/12/2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği bildirildiği,  tarafların yetkili temsilcileri arasında geçen 2017 Ocak dönemine ait  mail yazışmaları içeriğine göre, davalının, sözleşmeyi feshettiklerini, bu nedenle sistemi erişime kapatmalarını davalı yandan talep ettiği, davacı tarafın ise sözleme hukuken sona ermediğinden sistemin açık tutulması, güncelleme ve bakım işlemlerinin devam edeceği bildirilerek sistemin açık tutulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ifade edildiği üzere taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacı firma tarafından adres indeks bilgisinin gönderilmesi ile ilgili olarak herhangi bir madde yer almasa da, bu işlemin teknik olarak uygulama üzerinden çizilen bölgenin basılı haritasının alınması işlemi ile bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla birlikte söz konusu hizmetin iki yılı aşkın süredir davacı tarafça ekstra ücret talep edilmeksizin yerine getirildiği, teamül haline gelen uygulamadan sonra davacının sonradan ek ücret talep etmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenlerle feshedildiği kabulü gerekmektedir.  Her ne kadar  davalının, sözleşmenin feshinden sonra sistemin kapatılmasını davacı taraftan talep etmesine rağmen davacı tarafça sözleşme ilişkisi devam ettiğinden bahisle sistemi kapatmamasından dolayı  davalı tarafça hangi amaçla girildiği, ne işlem yapıldığı, ne kadar süre uygulamada kalındığına ilişkin dosyada bilgi ve veri bulunmamakla birlikte 28/02/2017 tarihinde bir kez sisteme girilmiş ise de bu durum sözleşmenin devam ettiği yada fesih beyanından vazgeçildiği  anlamı taşımamaktadır. Sonuç olarak taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenlerle feshedilmesi ve fesih tarihinden sonra davalı tarafça davacıdan alınmış bir hizmet bulunmaması nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin asıl ve birleşen dosya yönünden  istinaf başvurusunun ayrı ayrı  esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 486,9‬0 TL harçtan mahsubu ile bakiye 59,30 TL harcın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9cf519e2821a59d","SID":"e1182498505c3bb5"}}