{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1527 <br>KARAR NO: 2024/1314<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2022/100 <br>KARAR NO: 2024/140<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı işletmeye ait ... plakalı aracın sürücüsünün 07/10/2015 tarihinde direksiyon hakimiyetini kaybederek müvekkili şirket sigortalısı işyerine ait mağazanın ön vitrinine çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, olay nedeniyle davalının sorumlu olduğunu beyanla 7.821,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ödenme tarihi olan 20/11/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde ne müvekkili kurumun ne de otobüs şoförünün kusuru bulunmadığını, davaya konu olayda, otobüs sürücüsünün ani gelişen bir durum karşısında çevredeki insanların zarar görmemesi için diğer araçlara ve en nihayetinde bir işyerine çarpmak zorunda kaldığını, zorunluluk halinin mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, talep edilen miktarın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 24/05/2018 tarihli 2018/1817 E. 2018/827 K. sayılı ilamı ile davacı şirket sigortalısı ve davalı ...'nin tacir olması sebebiyle somut uyuşmazlık yönünden Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kaldırılmıştır. Dairemizin kaldırma kararının ardından, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı üzerine dosya İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir. Mahkemece; ''...meydana gelen dava konusu kazanın oluşumunda, mülkiyeti davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ait ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...'nın % 100 (Yüzde Yüz) oranında olmak üzere tam ve asli kusurlu olduğu\" gerekçesiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamaları tekrar etmiş ayrıca bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, 6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuen tahsili istemine  ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde \"Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.\", aynı yasanın \"Parasal sınırların artırılması\" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, \"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükümleri yer almaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir. Somut dosyada; kararın verildiği 28/02/2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 28.250,00 TL olup kabule konu dava değeri 7.820,70 TL'nin ise kesinlik sınırının altında kaldığı, miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01c4b43d0bba3c3d","SID":"db1df2d7c66b6c44"}}