{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1681 - 2024/1083<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1681 <br>KARAR NO\t: 2024/1083<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/211 Esas 2022/287 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23/10/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 01.10.2016 tarihinde dava dışı ...’ın idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazada davacıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kazada ağır şekilde yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakıcı ihtiyacı doğduğunu, davacı hakkında Katip Çelebi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda özür oranının % 11 olduğunun belirlendiğini, ceza yargılamasında dava dışı sürücünün cezalandırıldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri için 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile 1,00 TL bakıcı gideri, 1.00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiklerini,  sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 105.507,61 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir. <br>\tDavalı vekili, davacının talebine ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını ve 22.06.2020–K-2020/53614 sayılı kararla başvuru sahibine sigorta şirketi tarafından 25.10.2017 tarihinde ödemeden sonra Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi gereğince 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı anlaşıldığından red kararı verildiğini ve kesin hüküm mevcut olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 25.10.2017 tarihinde başvuru sahibine sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını, ödeme tarihi dikkate alındığında zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, maluliyet, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı sebebiyle ödeme yapıldığını ve talebin reddi gerektiğini, başvuru ve düzenlenen aktüer raporuna göre % 5 maluliyet üzerinden tazminat hesaplandığını ve ödeme yapıldığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına dayalı olarak ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, tedavi, iyileşme, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, dava tarihinden yasal faizden sorumlu tutulabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.11.2021 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davacının % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı hakkında Katip Çelebi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.12.2019 tarihli raporda özür oranının % 11 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğu ve 60 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak başvurunun hak düşürücü süreden reddedilmiş olduğu, eldeki davada maddi tazminata ilişkin isteğin ceza zamanaşımına tabi olması nedeniyle davanın süresinde açıldığının anlaşıldığı ve kesin hüküm itirazının reddine karar verildiği, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararlarına dayalı olarak tahsil edildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında davacı için kısmi-daimi iş göremezlik zararı hesaplanmakla bu kalem bakımından kesin hüküm kabul edilemeyeceği, ödenen bedelin güncellenmiş değerinin sürekli iş göremezlik tazminatından düşüldüğü belirtilerek aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 105.507,61TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.12.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının talebine ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını ve 22.06.2020 - K-2020/53614 sayılı kararla başvuru sahibine sigorta şirketi tarafından 25.10.2017 tarihinde ödemeden sonra KTK 111 gereğince 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı anlaşıldığından red kararı verildiğini ve kesin hüküm mevcut olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı sigorta şirketi tarafından 25.10.2017 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını, ödeme tarihi dikkate alındığında  davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadığını, hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, Genel Şartlarda öngörülen hesaplama yönteminin kullanılması ve 1,65 teknik faiz ile aktüeryal yöntem esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 01.10.2016 tarihinde dava dışı ...’ın idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.11.2021 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davacının % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı hakkında Katip Çelebi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.12.2019 tarihli raporda özür oranının % 11 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğu ve 60 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak başvurunun hak düşürücü süreden reddedilmiş olduğu, eldeki davada maddi tazminata ilişkin isteğin ceza zamanaşımına tabi olması nedeniyle davanın süresinde açıldığı, kesin hüküm itirazının reddine karar verildiği, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararlarına dayalı olarak tahsil edildiği, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDosya içeriğinden dava dilekçesinde 01.10.2016 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunulmuş, davalı vekili cevap dilekçesinde davadaki tazminat talebine ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu ve 22.06.2020 tarihli ve K-2020/53614 sayılı karar ile davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 25.10.2017 tarihinde yapılan ödemeden sonra 2918 sayılı Kanun'un 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini belirterek kesin hüküm itirazında bulunulduğu, davacı vekilinin 25.06.2021 tarihli duruşmada, \"... bizim talebimizin hepsi sürekli iş göremezliğe ilişkindir, davalı şirket müvekkilime % 5 maluliyet oranı ve % 25 kusur oranına göre 25.10.2017 tarihinde 12.504,00 TL ödeme yapmıştır, biz artan maluliyet sebebiyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talep ediyoruz...\" şeklinde beyanda bulunduğu, 21.06.2021 tarihli cevaba cevap dilekçesinde davanın davacıya yapılan ödemeye ilişkin ibranamenin iptali amacı gütmediği, maluliyet artışına istinaden bakiye tazminat taleplerini içerdiği ifade edilmiş, 11.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ise dava dilekçesinde 1,00 TL bakıcı gideri, 1.00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 9998,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiklerini belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı talebini ıslah etmiştir.  <br>\t Öte yandan Sigorta Tahkim Komisyonunun 22.06.2020 tarihli ve K-2020/53614 Karar sayılı kararında davacı ... tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine 01.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı nedeniyle yapılan başvurunun 25.10.2017 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeden sonra Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiği görülmüştür.<br>\t5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesinde \"Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13.6.2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin 1 fıkrasının (i) bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı Kanun'un 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; Kanun'un 303/1-2 fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.<br>\tGelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.<br>\tTrafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.Davacıya tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde davacı hakkında Katip Çelebi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.12.2019 tarihli raporda özür oranının % 11 olarak belirlendiği belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulduğu, davadan önce davacı tarafça sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle yapılan başvuruya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonunun 22.06.2020 tarihli ve K-2020/53614 sayılı kararı ile davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 25.10.2017 tarihinde yapılan ödemeden sonra 2918 sayılı Kanun'un 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini anlaşılmaktadır.<br>\tÖncelikle davacı vekilinin 21.06.2021 tarihli cevaba cevap dilekçesi ve 25.06.2021 tarihli duruşmadaki beyanları ve ıslah dilekçesindeki beyanları gözetilerek gerektiğinde 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uyarınca açıklama yapma imkanı da tanınmak suretiyle davadaki sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması gerekir. <br> \tDavacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin gelişen durum nedeniyle maluliyet artışına ilişkin olduğunun tespiti halinde;  davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. Ne var ki mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. <br>\tBu durumda mahkemece davacının kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacı hakkında tanzim edilen raporlar da değerlendirilmek suretiyle davacıya sigorta şirketi tarafından  yapılan ödeme nedeniyle düzenlenen 27.08.2017 ibraname tarihinden sonra herhangi bir tedavi görüp görmediği,  davacıda daimi maluliyet yönünde gelişen bir durum olup olmadığı, varsa daimi maluliyet oranı ve kaza sonucu yaralanması ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan davadan önce davacının müracaatı üzerine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılan maluliyet raporu esas alınarak  karar verilmiş olması  doğru değildir. <br>\tDavacının gelişen durum nedeniyle artan maluliyet iddiasının bulunmadığının anlaşılması halinde ise;  Sigorta Tahkim Komisyonunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin hakem kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, daha sonra 5684 sayılı Kanun'un 30, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i ve 303. maddeleri uyarınca esasa ilişkin kesinleşmiş hakem kararlarının kesin hüküm oluşturacağı gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken dava şartına ilişkin bu husus göz ardı edilerek hatalı gerekçe ile  yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/34157 esasına yatırılan 175.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"603a79d91b051dbe","SID":"9e8b4ec86d5c625f"}}