{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/354 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/721<br><br>DAVA\t: İflas Erteleme<br>DAVA TARİHİ\t: 15/06/2011<br>KARAR TARİHİ\t: 18/07/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 19/07/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 24/12/1997 tarihinde kurulduğunu, ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, sonradan şirket merkezinin Çorlu'ya taşındığını, sermayesini giderek artırdığını, harfiyat, inşaat madencilik ve yol inşaatı sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin bünyesinde birçok kişiyi istihdam ederek çalıştırdığını, ülke ekonomisindeki duraklama ve ayrılan reel paranın azalması sebebiyle sektörde son yıllarda gerileme başladığını, bu durumdan müvekkili şirketin de etkilendiğini, borçlarını ödeyemez hale geldiğini, borçların aktiflerden fazla olduğunu, şirketin borca batık durumunda bulunduğunu, iflasının ertelenmesine karar verilmesi halinde tüm borçların alacaklılara ödenebileceğini, müvekkili şirketin güçlü yönlerini zayıf yönlerine kıyasla daha fazla olduğunu, iyileştirme projelerinin gerçekleştirilmesinin mümkün bulunduğunu belirterek İcra İflas Kanunu 179 ve Ticaret Kanununun 324 maddeleri gereğince müvekkili şirket hakkında borca bataklığının tespiti ile bir yıl iflasın ertelenmesine ve tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava; İİK 156. Maddesine dayalı iflas istemlidir.<br>Çorlu .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/12/2011 tarihli .... sayılı kararı ile şirketin iflasına karar verilmiş ve iflas erteleme talebi reddedilmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki iflâsın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonundaİflâs davalarında yetkili mahkeme, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesidir (İİK.m.154/son). Bu yetki kuralı kesin nitelikte olup re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, şirketin muamele merkezinin 10.06.2011 tarihinde İstanbul'dan Çorlu'ya nakline karar verilmiş, bu karar 22.06.2011 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan olunmuştur. Şirket anasözleşmesinde adres değişikliğinin tescil ve ilan olunacağının (Anasözleşme m.5) öngörüldüğü de nazara alındığında, adres değişikliğinin bu tarihten itibaren hüküm doğuracağı kabul edilmelidir. Dava ise 15.06.2011 tarihinde açılmıştır. Bu durumda, dava tarihinde şirketin adresi Esenler/İstanbul olup Çorlu mahkemeleri bu davada yetkisizdir. Şirketin İstanbul'daki adresine göre Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan, mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Yargıtay ilamı ile karar bozulmuş ve Mahkememize tevzi olmuştur. <br>Bilindiği üzere iflasın ertelenmesi kanunda belirtilen şartların oluşması halinde hakim kararı ile gerçekleştirilebilen sermaye şirketleri ile kooperatiflere özgü ve etkisinin çoğunlukla cebri icra hukuku alanında gösteren geçici nitelikteki bir hukuki koruma durumu olarak tanımlanmaktadır. <br>TTK'nun 324 ve İİK'nun 179. Maddelerindeki düzenlemeler dikkate alındığında iflasın ertelenmesinin amacı mali durumu iyileştirme ümidi olan borca batık sermaye şirketi veya kooperatifin talep üzerine iflasının ertelenmesine ve muhafaza tedbirlerine karar verilerek mali durumunun düzeltilmesi ve ekonomi içindeki yerini koruyarak faaliyetine devam etmesini sağlamaktır.<br>İflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için gerçekleşmesi gereken şartlar çeşitli açılardan ayrımlara tabi tutulmaktadır.<br>Doktrinde şekli ve maddi şartlar olmak üzere ikili ayrım yapılarken yargıtay içtihatlarında üçlü bir ayrım yapılmaktadır.<br>Yargıtay içtihatlarına göre sermaye şirketi veya kooperatifin borca batık durumda olması, mali durumunun iyileştirilmesinin ümidinin bulunması ve fevkalade süreden faydalanmamış olması koşullarının bir arada bulunması halinde iflasın ertelenmesine karar verilebilecektir.<br>Doktrindeki ikili ayrıma göre iflasın ertelenmesinin şekli şartları borca batıklık bildirimi, borca batıklık bilançosunun mahkemeye verilmesi, iflas erteleme talebinde bulunulması, iyileştirme projesinin mahkemeye sunulması, erteleme masraflarının peşinen ödenmesi ve fevkalade müddetten yararlanılmış olunmasıdır.<br>Maddi şartlar ise iflasının ertelenmesi talep edilen sermaye şirketi veya kooperatifin borca batık olması şirketin mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunması ve şirket alacaklarının haklarının korunmasıdır.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya baktığımızda biçimsel koşulların gerçekleştiği anlaşılmaktadır, ayrıca yasada belirtilmemiş olmasına rağmen şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve şirketin borca batık durumda olmadığını kanıtlamak olanağı vermek amacı ile iflasın ertelenmesi talebi İİK'nun 166/2. Maddesinde ön görülen usul ile ilan edilmiştir.<br>Maddi koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesine gelince, iflasın ertelenebilmesi için sermaye şirketi veya kooperatifin mali durumunun bozulması yeterli olmayıp, borca batık hale gelmesi gerekmektedir.<br>Borca batık olma İcra İflas Kunununun 179. Maddesinde borcun aktiften fazla olması TTK'nun 324. Maddesinde şirketin aktiflerini şirket alacaklıların alacaklarını karşılamaya yetmemesi şeklinde belirtilmiştir. Şirketin belirli bir tarihteki mali durumu ancak bilanço ile tespit edilebilecektir, şirketin borca batıklık hali ancak tasfiye bilançosu yani ara bilanço ile belirlenebilir, çünkü bu bilançoda aktiflerin satış değerleri esas alınır. Ara bilançoda şirketin mal varlığını aktif ve pasifi ile o andaki gerçek durumun ne olduğu görülür. Davacı şirketin dava tarihi itibari ile ve halen borca batık olduğu ara bilanço ve alınan raporlardan anlaşılmıştır.<br>Maddi koşullardan şirketin mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunup bulunmadığını tespitine gelince:<br>İyileştirme ümidi TTK'nun 324.madde 2. Fıkrasında şirketin durumunun ıslahı mümkün görülüyor olması, İİK'nun 179. Maddesi 1. Fıkrasında ise şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olması şeklinde ifade edilmiştir.<br>Mali durumun iyileştirilmesinden maksat, şirket alacaklarının ve ortaklarının tahmin edilmesi olmayıp, şirketin borca batıklıktan kurtarılıp faaliyetlerine devam ederek tekrar kar edebilecek hale gelmesinin sağlanmasıdır, bunun anlaşılabilmesi için iyileştirme tedbirleri ve bu tedbirlerin erteleme süresi verildiği takdirde, mali durumun nasıl iyileştireceği hakkında somut bilgi ve belgeleri içerin iyileştirme projesinin sunulması gerekir. Ayrıca bu tedbirlerin geçici değil kalıcı bir mali iyileştirmeyi sağlayacak nitelikte olması, sadece borca batıklığı ortadan kaldırmaktan öte, işletmenin faaliyetine devam etmesini sağlayacak tedbirler olması gerekmektedir, İyileştirme projesinin mali durumun iyileştirmesini düzeltilme ümidi vermesi inandırıcı ve ciddi olması gerekmektedir, ancak kesinlik aranmaz.  <br>İyileştirme tedbirleri çeşitli olabilir, örneklendirmek gerekirse, sermaye artırımına gitmek, batık görünen alacakların tahsil imkanının yaratılması, faaliyet konusu ile ilgili kar getirecek yeni iş bağlantılarının üçüncü kişilerle kurulması, zarar eden işletmelerin kapatılması, borçların yeniden yapılandırılması yolu ile borçlarda yeniden indirime gidilmesi, bazı borçların şirket ortakları veya üçüncü kişiler tarafından üstlenilmesi, uzun vadeli ve düşük faizli kredi kullanma imkanının bulunması, şirketin kullandığı taşınmazlardan kira bedelleri yüksek olanların bırakılıp düşük kiralı taşınmazlara taşınılması, şirket yönetiminin alanında yetenekli kişilere teslim edilmesi gibi sıralanabilir.<br>İyileştirme tedbirleri olarak sermaye artırımı, zarar eden şubelerin satılması ya da kapatılması, kalan şubelerin verimliliğinin artırılması, personel sayısının azaltılması, personel kalitesinin artırılması, tedbirler sebebiyle oluşacak ödemesiz sürede gerçekleştirilecek yüksek cirolarla elde edilecek tüm karın işletme sermayesi olarak kullanılması, zaman içinde ek işler alınarak sermaye eksikliğinin giderilmesi, şirket ortaklarının kendi taşınmazlarını satıp işletmeye katmaları olarak belirtilmiştir.<br>Dosya kül halinde mahkememizce teknik bilirkişilere gönderilmiş, teknik bilirkişi raporun sonuç kısmanda, davacı şirketin raiç bedelinin mal hesabına göre düzenlenmiş 30/04/2011 tarihli borca batıklık bilançosuna göre şirket aktiflerinin parsiflerini karşılamaya yetmediğini, şirket pasifinin şirket aktifinden daha fazla olması sebebiyle İİK'nun 179 ve TTK'nun 324 maddesi yönünden şirketin borca batık bulunduğunu, davacı şirketin borca batıklık derecesinin %165 olduğunu, yani borçlarının varlıklarından 1.65 kat daha fazla bulunduğunu, esas sermayesinin tamamını fazlasıyla yitirdiğini, dosyaya sunulu mevcut iyileştirme projesinin mevcut haliyle iflasın ertelenmesine karar verebilmek için gerekli içerik, nitelik ve yasal koşullara sahip olmadığını belirtmiştir, teknik bilirkişilerin raporunu mahkememize ibrazından sonra, gerek müdahil alacaklılar, gerekse şirkette alacaklı bulunan diğer alacaklıların daha fazla zarar görmemesi amacıyla menfaatler dengesi gözetilerek mahkememizden verilmiş olan a16/06/2011 ve 11/07/2011 tarihli ihtiyati tedbir kararları tüm kapsamıyla kaldırılmış, kayyım raporlarında şirketin haziran 2011 döneminde 263 çalışan personelinin bulunduğunu, tedbir talebinden önce belirtilen makinalarin satışının yapıldığını, tedbir kararından sonra maddi duran varlıklarda bir azalma olmadığını, şirket merkez adresinde irtibat sağlayan personelinin bulunduğunu, şube adreslerini gayrifaal kapalı olduğunu, 30/06/2011 tarihi itibariyle şirketin 20.697.327,93 TL zarar ettiğini, ticari borçlarının arttığını, öz kaynak yapısının gittikçe bozularak azaldığını, batık durumun fenalaştığını, iyileştirme projesinde ön görülen karlılık ve buna bağlı öz kaynak artışı sağlanamadığını raporlarında belirtmişlerdir.<br>Uygulanan tüm tedbirlere rağmen dava konusu şirket borca batık olsa da pasifleri aktiflerin fazla olduğundan, teknik bilirkişilerin raporlarından ve son kayyım raporlarından detaylı şekilde belirtildiği üzere, tedbir kararları derhal ara karar ile kaldırılarak şirket iyileştirme tedbirlerine uymaya çalışsada şirketin bu tedbirlerle mali durumunu iyileştirmesi mümkün olmadığı anlaşıldığından, dolayısıyla iflasın ertelenmesinin şartları oluşmadığından, mevcut haliyle iflasın ertelemesi kararı verilemeyeceğinden, iflasın   İİK'nun 179/b-son maddesi dikkate alınarak şirketin iflasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı ... Hafriyat Madencilik ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin iflas erteleme talebinin şartları oluşmadığından iflas erteleme talebinin ve bu yöndeki DAVASININ REDDİNE, <br>2-İ.İ.K. 179. M. Gereğince davacı şirketin 18/07/2024 saat; 10:15 itibariyle iflasına ve iflasın açılmasına, <br>3-Bakırköy İflas Müdürlüğü'ne bu hususta müzekkere yazılarak iflas kararının derhal İflas İdaresi'ne bildirilmesine, <br>4-İflas avansının İflas Dairesi'ne teslimine, <br>5-Daha önceki ara karar ile şirket yönünden verilen tedbirler kaldırıldığından bu konuda yeniden karar iddiazına mahal olmadığına, <br>6-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 18,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 409,20-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>7-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,<br>9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı. 18/07/2024<br><br><br>Başkan ....<br>  ¸e-imza <br>Üye ....<br>   ¸e-imza<br>Üye ...<br>  ¸e-imza <br>Katip ....<br>   ¸e-imza<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea0ad7db0d9a6021","SID":"e2d686778bcae918"}}