{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.                                                                                              <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2248 <br>KARAR NO:2024/1962                                        <br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/04/2021<br>NUMARASI:2014/677 Esas, 2021/399 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Bedel İadesi<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>Taraflar arasındaki bedel iadesi davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; müvekkiline tam haklarını temlik eden ... Ltd. Şti. ile davalının akdetmiş olduğu 24/09/2004 tarihli sözleşme uyarınca .... Kooperatifi ... nolu ortaklık payına karşılık gelen ...'da bulunan ... nolu dairenin 50.000,00 USD bedelli müvekkiline sorunsuz ve anahtar teslimi şartıyla satıldığını ve gerekli devirlerin yapıldığını, dairenin bedeli davalı tarafından sözleşme gereğince tam ve eksiksiz olarak alındığını, fakat davalının müvekkiline sorunsuz ve anahtar teslimi olarak devretmeyi vaat ve taahhüt ettiği daire, çok kısa bir süre sonra, müvekkilinden mahkeme kararıyla alındığını, müvekkilinin bu sözleşmede imzası olmamakla birlikte, sözleşmede, sözleşme konusu daireyi alan kişi olması nedeniyle, kendisinin de sözleşmede bizzat taraf olan üçüncü kişi olduğunu, sözleşmenin başlangıçta taraflarca kabul edilip uygulandığına göre geçersizliğinden söz edilemeyeceğini, yapılan araştırmada davalının sorunsuz diye taraflarına devrettiğini iddia ettiği daire, mahkeme kararıyla davalının elinden alınmış ve fakat henüz cebri icra ile el konulmamış bir daire niteliğinde olduğunu, davalının mahkeme kararıyla alınmış bir daireyi cebri icra gelmeden müvekkiline satmak suretiyle büyük oranda hem haksız kazanç elde ettiğini, hem de müvekkilini büyük oranda zararı uğrattığını, bundan dolayı müvekkilinin madden ve manen büyük sıkıntılar çektiğini, aldığı ve yeni taşındığı evden taşınmak zorunda kaldığını, onurunun zedelendiğini ve zor günler geçirdiğini, müvekkilinin ayrıca o günden bu güne kira ödemek zorunda kaldığını, bu kiraların aynı bölgedeki rayiç bedeli üzerinden aylık 800,00 TL'ten yaklaşık 10 yıllık 94.400,00 TL tutmakta olduğunu, müvekkilinin defalarca davalı ile yaptığı görüşmelerden de bir sonuç çıkmadığını, 06/09/2012 tarih ve ... yevmiye no ile İstanbul ... Noterliğinden davalıya ihtarname gönderdiğini fakat geçen sürede yine herhangi bir sonuca varamadığını belirterek, Sözleşme konusu daire yerine emsali başka bir dairenin verilmesine ve aşağıda 4.maddede belirtilen kiraların ödenmesine verilmediği taktirde, 24,09.2004 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshine, bugünkü rayiç bedel üzerinden 250.000,00 TL. sözleşme konusu daire bedelinin ticari temerrüt faizi veya bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesine, kabul edilmediği taktirde sözleşmeyle tarafımızdan verilen 50.000,00 (ellibin)USD.ye sözleşme tarihinden bu güne işleyecek ticari faiziyle veya bankalarca döviz mevduatına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesine, bundan sonra işleyecek kiralara ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla, bugünkü aynı yerin rayiç bedeli üzerinden aylık 800,00TL.den yaklaşık 10 yıllık(118 ay) kira bedeli olan 94.400,00TL.nin ticari temerrüt faizi veya bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesine; kabul görülmediği taktirde yıllara göre aynı yerin rayiç bedeli üzerinden ticari temerrüt faiziyle veya bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte belirlenecek kira miktarının ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 03/03/2015 tarihli ıslah dilekçesiyle; Sözleşme konusu daire yerine emsali başka bir dairenin verilmesine, verilmediği takdirde bilirkişice keşfen tespit edilecek rayiç bedelinin ödenmesine, Karşı taraf sözleşme gereği edimini tam ve eksiksiz yerine getirmediğinden uğramış oldukları gerçek zarar ve yoksun kalınan kâr bedeli olarak 94.400,00TL.nin ticari faiziyle birlikte  maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline, bu talepleri kabul edilmediği takdirde, 24.09.2004  tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshine; ödemiş oldukları 50.000,00USD.nin ticari faiziyle ödenmesine ve uğramış oldukları gerçek zarar ve yoksun kalınan kâr bedeli olarak 94.400,00TL.nin ticari faiziyle birlikte  maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; eksik harcın tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davanın 24/09/2004'te akdedilmiş bir akit ve bu akde bağlı 27/05/2005 tarihli bir temlik akdinden kaynaklı bir dava olduğunu, davanın 1 ve 10 yıllık hak düşürücü zaman aşımına tabi bir dava olduğunu, davanın müstenidinin 2004 tarihli akdin taraflarının davalı müvekkili ile dava dışı .... Şti. olduğunu, davacı dava dışı .... Şti'yle bir temlik sözleşmesi akdettiklerini iddia ettiğini ancak bu hususun davacı müvekkiline tebliğ edilmediğini, öte yandan davalı müvekkili ile dava dışı .... Şti.'nin 29/03/2006 tarihli ibraname ile karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerini, böylece bahsedilen 2004 tarihli sözleşmeden kaynaklı, 29/03/2006 tarihinden evvel tüm münasebetlerden ötürü taraflar arasında hiçbir alacak borç ilişkisi kalmadığını, ..... Şti yetkilisi ...ile davacı ...'ın kardeş olduklarını, bu sebeple davacı yahut dava dışı... Şti. Yetkilileri iyi niyetli olarak borcun davalı müvekkili tarafından ifa edildiğini bilmediklerini de iddia edemeyeceklerini, İstanbul ..... Noterliği'nin 06/09/2012 tarih ve...yevmiye nolu ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, bahse konu ihtarnamenin keşidecesinin kim olduğu, talebin tam olarak ne olduğu açıkça anlaşılamadığını, zira müvekkilinin doğrudan ... ile bir ticari münasebeti bulunmadığını, bahsedilen ihtarnamede dahi davacı ... ile .... Şti. arasında bir temlik sözleşmesi akdedildiğinden bahsedilmediğini, davalı müvekkilinin, dava müstenidi 24/09/2004 tarihli sözleşmeden kaynaklı tüm edimlerini eksiksiz bir şekilde ve iyi niyetli olarak yerine getirdiğini, bu nedenlerle davanın reddini, kötü niyetli davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"...1-24.09.2004 tarihli sözleşmenin haklı feshinin tespiti ile 50.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD. ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,..\" karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını aynen tekrar ederek, ilk derece mahkemesi tarafından dava konusu uyuşmazlığın esasının yanlış değerlendirildiğini, İlk derece mahkemesinin müvekkili ile dava dışı ... şirketi arasında imzalanan 24.09.2004 tarihli sözleşmede müvekkilini yüklenici davacıyı da arsa sahibi olarak değerlendirip taraflar arasındaki sözleşmeyi de anahtar teslimi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olarak değerlendirdiğini, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin barter şirketi olmakla, 24.09.2004 tarihli sözleşme ile birlikte sözleşmenin izahat başlığında düzenlendiği üzere, ... Kooperatifinden kooperatifin ... numaralı ortağı ... adına kayıtlı kooperatif hissesini barter sistemiyle dava dışı ... şirketine satışını yaptığını, müvekkili şirketin davaya konu sözleşmede bahsedilen taşınmazın yani kooperatif hissesinin maliki olmadığını, sözleşmeye konu taşınmazın kooperatif hissesinin malikinin dava dışı ... olduğunu, ...'un da bu hissesini barter sistemi üzerinden sattığını, dava dışı ... şirketinin de taşınmazı Barter sistemiyle satın aldığını, müvekkilinin bahse konu barter satış işleminden yalnızca barter komisyonunu aldığını , yani müvekkilinin sözleşmeye konu taşınmazın-kooperatif hissesinin maliki olmadığını, dava dışı ... ve dava dışı ... şirketinin Avrasya Barter sisteminin üyeleri olup kendi aralarında satış işlemini yaptıklarını, müvekkili şirketin taraflar arasındaki satış işleminden yalnızca Barter komisyonunu aldığını, müvekkili şirketin taraflar arasında yalnızca aracılık yaptığını, barter sisteminin, sadece üye firmaların alışveriş yapabildikleri bir pazarda üye firmaların satın aldığı mal veya hizmetin bedelini yine sisteme üye diğer firmalara mal veya hizmet satarak ödediğini, aynı şekilde üye firmalara sattığı mal veya hizmetin bedelini yine üye firmalardan mal veya hizmet satın alarak tahsil ettiği bir sistem olduğunu, müvekkili şirketin barter şirketi olmakla üye firmaların barter firmaları ile çalışmalarını organize eden aracı kuruluş olduğunu, bu sistemde nakit para kullanılmadığını, bunun yerine barter çeki kullanıldığını, barter şirketinin üyeler arasında gerçekleşen alım-satım işlemlerinde bir ödeme ve tahsilat aracı olarak kullanılan, üzerinde yapılan işlemin Amerikan Doları cinsinden tutarının yazılı olduğu, mal veya hizmeti alan tarafından imzalanıp kaşelen Avrasya Barter sisteminin  kıymetli evrakı olduğunu, müvekkili şirketinde barter şirketi olmakla, aynı zamanda barter sistemine dahil olan bir şirket olduğunu, dava dışı ... ve ... şirketinin de barter sistemine üye olduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket ile dava dışı ... şirketi arasında 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesi imzalanmış olmakla davacının müvekkili şirketten nakit alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından davacının alacağına nakit olarak hükmedilmesinin  hatalı olduğunu, dava dışı ... şirketinin müvekkili şirkete ait Avrasya Barter sistemine üyelik ve işleyiş koşullarını tanzim eden 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesini imzalayarak müvekkili şirket ile ticari ilişkiye başladığını, nitekim dava konusu 24.09.2004 tarihli sözleşmenin, 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesi gereği alınan ve-veya bundan sonra yapılacak diğer ticari faaliyetlere karşılık yapılmış ve yapılacak iş ve işlemleri konu ettiğinin açıkça düzenlendiğini, yani dava konusu olan 24.09.2004 tarihli sözleşmenin 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, bilirkişi raporlarında hukuki değerlendirme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesinin dava dışı ... şirketi ile imzalanan 29.03.2006 tarihli ibranameye  itibar etmemesinin hatalı olduğunu, bahsedilen ibraname uyarınca müvekkili şirket ile dava dışı ... şirketi arasında hiçbir alacak ve borç ilişkisinin kalmadığını, bu ibraname gereğince müvekkili ile dava dışı ... şirketi arasında gerek 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesinden kaynaklı, gerekse de dava konusu 24.09.2004 tarihli sözleşme gereğince herhangi bir alacak borç ilişkisinin kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili ile dava dışı ... şirketi arasında akdedilen 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesinin 3. maddesi uyarınca üyenin nakit ödeme talebinde bulunamayacağını, alacağını ancak alacak miktarı kadar mal veya hizmeti Barter ile tahsil edebileceğini, davacının 03.03.2015 tarihinde davasını ıslah ettiğini, davaya konu sözleşme tarihi 24.09.2004 tarihi olduğundan davanın 10 yıllık zamanaşımına uğradığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını aynen tekrar ederek, davalının istinaf taleplerinin haksız olduğunu, dava konusu sözleşmenin, ... ile yapılmadığını, bizzat davalı şirket ile yapıldığını ve sözleşme bedeli 50.000,00 USDnin  bizzat davalı şirket tarafından müvekkilinden alındığını,  ...'un sözleşmenin tarafı olmadığını,  ... ile aralarında bir sözleşme olmadığı gibi, kendisine herhangi bir ödeme de yapılmadığını,  ayrıca, davalı  dava sırasında ve davanın hiç bir aşamasında bu isimi zikretmemiş ve bu yönde bir iddia ve savunma da yapmadığını,  dava konusu sözleşmede, dava konusu gayrı menkulün ''sorunsuz ve anahtar teslimi'' şeklinde teslim edileceğinin açıkça yazılı olduğunu,  davalının bu yöndeki iddiasının gerçeği çarpıtmaya yönelik  bir iddia olduğunu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını, ıslah dilekçeleri ile taleplerini belirli hale getirdiklerini, davalının Ticaret Kanununda belirtilen şekil, esas ve çerçevede basiretli bir tacir gibi davranmadığını,  davanın ve dava konusu sorunun nedeni bu olduğunu,  herkesin kendi kusurlarından sorumlu olduğundan, oluşan bedeli de ödemekle yükümlü olduğunu,  kaldı ki, davalının ödediği bir bedelin de bulunmadığını, davalının müvekkilinden aldığı  50.000,00 USD. yi ticarî olarak 17 yıl boyunca işletmek suretiyle, bu meblağı en az 10-15 katına çıkardığını, davalının iddia ettiği gibi ortada bir ibraname bulunmadığını, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava,  davacının dava dışı ... Şti den 24/09/2024 tarihli temlik sözleşmesi ile devraldığı kooperatif hissesinin adına tescil imkanının ortadan kalkmış olması nedeniyle açılan bedel iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde davalı ile dava dışı ... Şti. arasında akdedilen 24.09.2004 tarihli sözleşme gereğince .... Şti.’ne devri gereken dairenin devrinin taahhüt edildiği şekilde yapılmadığından, bahsedilen dairenin muadili bir dairenin verilmesini yahut akdin feshi ile akde konu dairenin rayiç değeri olan 250.000,00 TL’nin ve akit çerçevesinde ödenmiş olan 50.000,00 USD’nin ödenmesini; ayrıca 118 aylık kira bedeli karşılığı olarak 94.400,00 TL’nin kendisine ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle de,  Sözleşme konusu daire yerine emsali başka bir dairenin verilmesine, verilmediği takdirde bilirkişice keşfen tespit edilecek rayiç bedelinin ödenmesine, karşı taraf sözleşme gereği edimini tam ve eksiksiz yerine getirmediğinden uğramış oldukları gerçek zarar ve yoksun kalınan kâr bedeli olarak 94.400,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte  maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline, bu talepleri kabul edilmediği takdirde, 24.09.2004  tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshine; ödemiş oldukları 50.000,00 USD'nin ticari faiziyle ödenmesine ve uğramış oldukları gerçek zarar ve yoksun kalınan kâr bedeli olarak 94.400,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte  maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde, 24.09.2004 tarihli sözleşmenin haklı feshinin tespiti ile 50.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD. ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,..\" karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı şirket ile dava dışı  dava dışı  ... Ltd. Şti arasında 30/08/2004 tarihli Barter Sözleşmesi imzalanmıştır.Dosyada örneği bulunan 24.09.2004 tarihli sözleşmeye göre, dava dışı ... Ltd.Şti. İle davalı ...arasında 30.08.2004 tarihli Barter sözleşmesi gereği alınan ve/veya bundan sonra yapılacak diğer ticari faaliyetlere karşılık yapılmış ve yapılacak iş ve işlemler kararlaştırılmış olup, bu sözleşme uyarınca \".... Taraflardan alıcı adına hareket eden .., ... adına devri yapılmak üzere ... kooperatifin ...no.lu ortağı ... adına kayıtlı ... (...) Blok. Kat ..., Daire: .... no.lu gayrimenkulün kooperatif hissesini borçsuz bir biçimde anahtar teslimi olarak ve başkaca bir ödeme yapılmamak kaydıyla 10.000.000 (onmilyar) TL'si nakit ve 43.000 (kırküçbin) USD doları barter çeki olmak koşuluyla toplam 50,000 (ellibin) USD doları karşılığında barter sistemiyle almıştır. Yine alıcı barter sistemiyle alımı gerçekleşen gayrimenkul bu daireyi kalanı 43.000 (kırküçbin) USD dolarlık bakiyesini de yine barter sistemiyle ödeyecektir....\" düzenlemesi yapılmıştır. 27.06.2005 tarihli yazılı \"temlik sözleşmesi\" uyarınca, temlik eden dava dışı ....Şti., temlik alan  ... arasında yapılmış olup, bu sözleşmeye göre,  ...den 30.08.2004 ve 24.09.2004 Barter Sözleşmeleriyle toplam 50.000 USD. (ellibin Dolar) karşılığında ve ... adına devri yapılan ...Kooperatifi ... numaralı ortaklık payına denk gelen .... no.lu gayrimenkulle ilgili olarak, ... her konuda yetkili olmak üzere tüm hak alacaklarını  Imperial....Şti. davacı ... ...'a bila kabili rücu ve temlik etmiştir. Sözleşmeye konu daire fiilen Lokman ... adına tahsis edilmiştir.Söz konusu dairenin yapımına ilişkin olarak; ....Kooperatifi ile İstanbul Beylikdüzü (eski Büyükçekmece) ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazın maliki ... Kooperatifi arasında Beyoğlu ..... Noterliği'nce doğrudan düzenlenen 12.1 1.1997 tarih ve ... yevmiye numaralı \"Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi\" yapıldığı, bu sözleşme uyarınca .... Kooperatifi tarafından inşaatın tamamlanmadığı, sadece belli bir oranda yapıldığı, tarafların konuyu yargıya taşıdıkları, Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.05.2005 tarihli, 2004/695 E. ve 2005/340 K. sayılı kararı ile yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin \"geriye etkili sonuç doğurur şekilde” feshine karar verildiği ve mahkemece verilen bu hükmün Yargıtay incelemesinden de geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; 24.09.2004 tarihli sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmamıştır. Davacı sözleşmeden dönme ve bedel iadesi ile maddi zararlarını talep etmiş olup, ilk derece mahkemesi tarafından davacının daire bedeli olarak davalıya ödemiş olduğu  50.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD. ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, gerek yargılama aşamasındaki beyanlarında, gerekse istinaf dilekçesinde, mahkemenin dava dışı ... şirketi ile imzalanan 29.03.2006 tarihli ibranameye  itibar etmemesinin hatalı olduğunu, bahsedilen ibraname uyarınca müvekkili şirket ile dava dışı ... şirketi arasında hiçbir alacak ve borç ilişkisinin kalmadığını, bu ibraname gereğince müvekkili ile dava dışı ... şirketi arasında gerek 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesinden kaynaklı, gerekse de dava konusu 24.09.2004 tarihli sözleşme gereğince herhangi bir alacak borç ilişkisinin kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili ile dava dışı ... şirketi arasında akdedilen 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesinin 3. maddesi uyarınca üyenin nakit ödeme talebinde bulunamayacağını, alacağını ancak alacak miktarı kadar mal veya hizmeti Barter ile tahsil edebileceğini iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece yapılmas gereken, davalı şirket ile dava dışı ... şirketi arasında imzalanan 30.08.2004 tarihli Barter Sözleşmesi kapsamına göre bu şirketler arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmek suretiyle nakit ödeme imkanının bulunup bulunmadığı, ayrıca  24.09.2004 tarihli sözleşme gereğince herhangi bir alacak borç ilişkisinin kalmadığı, beyanlarda bahsi geçen davalı şirket ile dava dışı ... Şirketi  arasında yapılan ibraname içeriğinin uyuşmazlık konusu alacağı sona erdirip erdirmediği hususlarının açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Mahkemece yapılması gereken, Barter Sözleşmeleri konusunda uzman 1 öğretim üyesi Ticaret Hukukçusu-hesap bilirkişisi, 1 öğretim üyesi Borçlar Hukukçusu-hesap bilirkişisi ve 1 mali müşavir bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereklidir.Eksik incelemeyle karar verilmiş olması nedeniyle davalı vekili istinaf taleplerinde haklıdır.Bu değerlendirmeler doğrultusunda; davalının istinaf talebinin kabulüne, HMK m.353/1-a-6 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tarafların beyanlarında geçen Barter Sözleşmeleri konusunda uzman 1 öğretim üyesi Ticaret Hukukçusu-hesap bilirkişisi, 1 öğretim üyesi Borçlar Hukukçusu-hesap bilirkişisi ve 1 mali müşavir bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca   İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  29/04/2021 tarih, 2014/677 Esas, 2021/399 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA,2.Yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren  İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,4.Davalının yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, 6.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,09/10/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1db8d6f5d60fe56","SID":"f1684ec5c7bc2620"}}