{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 05/03/2024<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/10/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı ..... plakalı araçla davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait .... plakalı araç arasında 25.11.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının aynı tarihte davalı sigorta şirketine başvurduğunu, davalı sigorta şirketince.... no lu hasar dosyası oluşturulduğunu, ZMMS Poliçe numarasının ..... olduğunu, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere, davalının sigortalısının tam kusurlu olduğunu, davacının aracında hasar meydana geldiğini, ciddi değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketinin değer kaybı zararını karşılamadığını, 10.03.2023 tarihinde değer kaybı zararının da karşılanması için internet üzerinden yapılan başvuru sonrasında davalı sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, davanın kabulü ile değer kaybı zararının 10.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 18/01/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; 34.860,20 TL bakiye değer kaybı zararının poliçe limit dahilinde, davalıya başvuru tarihi olan 10/03/2023'den itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davanın bu açıdan usulden reddine karar verilmesini, belirsiz  alacak davasının menfaat yokluğu  nedeni ile reddine karar verilmesini, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, araç başına teminat limitinin 100.000 TL olduğunu, davacının aracının onarımı için toplam 23.204,80 TL ödeme yapıldığını, bu rakamın teminat limiti kapsamında dikkate alınmasını, taraflar arasında yapılan kusur değerlendirmesinin dikkate alınmamasını, kusur oranının tespit edilmesini, aracın marka model ve hasar durumu göz önünde bulundurulduğunda reel kaybın belirlenmesi gerektiğini, bakiye herhangi bir zararı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında .... plakalı dava dışı araç sürücüsü ....'un tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 40.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, değer kaybından kaynaklı zarardan davalı sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna varıldığından, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler de dikkate alındığında, davacı vekilinin değer artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve;<br>Davacının davasının KABULÜ ile; 25/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait .... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 34.860,20 TL  maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak,  19/04/2023 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, \" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; araç başına ZMMS Teminat Limitinin aşıldığını, müvekkili sigorta şirketinin ZMMS Teminat Limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının aracındaki hasar için 41.935,00 TL davacıya, 10.480,78 TL .... Otomotiv İthalat şirketine, 12.724,06 TL......Oto Yedek Parça Şirketine, 1.252,92 TL anlaşmalı servis hesabına tevkifat ödemesi ile ödemeler yapıldığını, dava öncesinde yapılan ödemeler ile karar verilen tutar toplamıyla ZMMS Araç Başına Teminat Limitinin tükendiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, başvurucu tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru esnasında maddi zararlara ilişkin tazminat ödemelerinde sunulması gereken zorunlu evrakların ibraz edilmediğini, başvurucu tarafından sunulan evraklar arasında hesap bilgilerinin bulunmadığını, reel piyasa fiyatları esas alınarak yapılan hesaplamaya itiraz ettiklerini, geriye dönük hasar kayıtlarının başvurandan celbini talep ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dilemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile araçtaki değer kaybı nedeniyle   maddi tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Poliçe limitinin aşıldığı itirazının incelenmesinde :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde;\" MÜVEKKİL ŞİRKET TARAFINDAN DAVACININ ARACINDAKİ HASAR İÇİN 41.935,00 TL DAVACIYA; 10.480,74 TL .... OTOMOTİV İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET TEDARİK FİRMASINA; 12.724,06 TL ASEL OTO YEDEK PARÇA TİCARET TEDARİK FİRMASINA ÖDEMELER YAPILMIŞTIR. YAPILAN ÖDEMELERİN LİMİT AÇISINDAN GÖZÖNÜNDE TULMASI GEREKMEKTEDİR. \"eklinde beyanda bulunmuş olup mahkemece ödemeler düşülerek teminat limiti dahilinde kalan kısma karar verilmiş olup itirazın reddi gerekmiştir.<br>2-Başvuru şartına ilişkin itirazın incelenmesinde:<br>2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile  yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü \"Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir\" denilmiştir. <br>Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.<br> 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır\".<br>HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.\" denilmiş,<br> 2.fıkrada ise, \"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.\" düzenlemesi mevcut olup;<br> 6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir. <br>Somut uyuşmazlıkta, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı araç nedeniyle meydana gelen trafik kazasın nedeniyle  davacıların, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine belgeler ile birlikte 13/10/2016 tarihli başvuru dilekçesi ile başvurdukları, sigorta şirketinin17/10/2016  tarihli eksik evrak yazısı ile sakatlık raporu,epikriz raporu,kaza tutanağı  gelir durumu belgesi,nüfus cüzdanı fotokopisinİn eksik olduğundan bahisle bunların gönderilmesinden sonra tazminat talebini değerlendireceğini bildirilerek yasal süre içerisinde talebin karşılanmayarak sonuçsuz bırakıldığının davalı vekili cevap dilekçesi ile de sabit bulunduğu, bilahare eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> Davalı sigortanın istediği belgeler  Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde belirtilen belgelerden ise de KTK'nın 96. maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının  B.2. maddesinde geçen bu belgeler sigorta şirketinin ödeme tarihine(temerrüde) ilişkin olup  dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmasına dair adı geçen yasanın 97. maddesinde bu belgelere yer verilmediği gibi davacının başvuru dilekçesinde eklenmesi gereken diğer tüm belgeleri ekleyerek başvuru yaptığı,davalı sigortanın cevabi ile dava tarihi arasında geçen süre de gözetildiğinde davalı sigortanın davacıya verdiği cevabın talebi karşılamadığı dolayısıyla davacının dava açmadan önce yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşıldığı,bu halde  yasada belirtilen başvuruya ilişkin ön koşulun yerine getirildiği de açıktır. İstinaf itirazları yerinde değildir.<br>3-Hasar raporuna itirazın incelenmesinde:<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br> Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait  araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların,  genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. <br> Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br> Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. <br> Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) \"KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.\" hükmü mevcuttur. <br> Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br> Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. <br> Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda  düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br> Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. <br>Bu kapsamda  Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN  nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br> Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,<br>Somut olayda hükme esas alınan  bilirkişi raporunda değer kaybının bu ilkeye uygun olarak belirlenmesine,raporun usul ve yasaya uygun olduğunun tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup,bu  bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usulsüzlük olmamasına  göre itiraz yersizdir.<br>4-Yargılama gideri ve vekalet ücreti itirazının incelenmesinde :<br> 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun \"Yargılama Giderlerinden Sorumluluk\" başlığı altında düzenlenen 326. Maddesinde;  \"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.<br>    (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.<br>    (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir\";<br>Yargılama giderlerinin davanın kabul/red oranı dikkate alınarak taraflar arasında paylaştırılması gerekmekte olup,<br>davanın tamamen veya kısmen reddi durumunda HMK ve Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi mucibince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. <br>Somut olayda, mahkemece kabul kararı verildiğine göre yapılan yargılama giderinin, ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması usul ve yasaya uygundur Davalı vekilinin  buna yönelen itirazı yerinde değildir.<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 2.381,30 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.084,00 TL nin mahsubu ile bakiye 1.297,30 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imzalı<br><br>Üye<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br> e-imzalı<br><br>Katip<br><br> e-imzalı<br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1b7ff81b2f57e95","SID":"2694884ea25e14d3"}}