{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2024<br>NUMARASI\t:  Esas Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVA\t: KAYIT ve KABUL<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/10/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 13/04/2022 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı müflis şirketin ortaklarından olduğunu, davacının davalı müflis şirketin bir kısım borçlarını ödediğini, davalı müflis şirketten olan alacağının tahsili için Konya .. İcra Müdürlüğünün ....E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, davalı şirketin iflasına karar verildiğini, davalı müflis şirketten olan alacaklarının iflas masasına kaydı için talepte bulunmalarına rağmen alacaklarının iflas masasına kaydedilmediğini beyan ederek, davacının davalı müflis şirketten iflas tarihi itibariyle olan 4.009.076,04 TL.'lik alacağının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı müflis şirketi temsilen iflas idaresi vekili, davasının reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;<br>Dava, \"Kayıt ve Kabul\" davasıdır.<br>Yargıtay 7. HD.nin 04.05.2016 gün ve 2016/10855 E. 2016/10085 K. sayılı emsal içtihadına göre, \"İflas idaresi 2004 sayılı Kanun'un 232. maddesinde öngörülen sürede düzenlediği sıra cetvelini iflas idaresine verir ve alacaklıları aynı Kanun'un 166/2. maddesindeki usule göre ilan yoluyla haberdar eder. Ayrıca iflas masasına müracaat sırasında tebligatı gösterir adres ve tebligat masrafları için avans yatıranlara sıra cetveli tebliğ edilir.<br>Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetki 2004 sayılı Kanun'un 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlayacağı belirtildikten sonra, ayrıca 2004 sayılı Kanun'un 223/3. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın onbeş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. 2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir.\"<br>Somut olayda ; davalı müflis şirketin Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2021 gün ve .... E. ... K. sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, kararın 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği, müflis şirketin iflası üzerine de Konya .. İcra (İflas) Müdürlüğü'nce .... İflas sayılı iflas masasının oluşturulduğu anlaşılmıştır.<br>Davacının iflas masasına alacak kaydı başvurusunda bulunmasına rağmen talebinin reddedildiği ve sıra cetvelinin davacı tarafa 30/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davanın da 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Davacının iflas idaresinden 4.009.076,04 TL. alacak kaydı talebinde bulunduğu, dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan 2. mali müşavir bilirkişinin 04/09/2023 tarihli raporuna göre ise, davacı ticari defterlerine göre davacının alacağının 2.808.041,23 TL. olduğu, davalı müflis şirketin ticari defterlerine göre ise iflas tarihi itibariyle davacıya olan borcunun 2.825.535,76 TL. olduğu, davacının davalı şirket adına yaptığı belgeli (dekontu bulunan) ödeme tutarının da 2.808.041,23 TL. olduğu belirlenmiştir. Belgesi bulunmayan 17.609,14 TL.'lik ödeme her iki tarafın defterinde kayıtlı olmasına rağmen belgelendirilen alacak içerisine dahil edilmemiştir.<br>Yargıtay 23. HD’nin 18.06.2014 gün ve 2014/5164 E. 2014/4666 K. sayılı emsal içtihadına göre, \"HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur. İflas masasının taraf olduğu davalarda ise yemin, müflis tarafından değil, iflas idaresi tarafından eda edilir.\"<br>Davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmaları nedeniyle davalı iflas idaresine yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmuş, iflas idaresine yemin teklif etmişlerdir.<br>Davalı müflis şirketin iflas idare memurlarının ....., ...... ve ...... olduğu,.....t'ın Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin 13/06/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile kararı sonucu bu görevine son verilip, yerine ........'in seçildiği belirlenmiştir.<br>Her 3 iflas idare memuruna talimat yoluyla yemine ilişkin ihtarname gönderilmiş, .......... ve ..........nin davacının alacağının belgelendirilen kadar olduğuna belgelendirmenin alacağının bulunmadığına dair yemin ettikleri görülmüş, ................'in ise talimat mahkemesince henüz yeminli beyanlarının alınmadığı anlaşılmıştır.<br>Yargıtay 11. HD’nin 26/11/2012 gün ve 2011/12672 E. 2012/19066 K. sayılı emsal içtihadına göre de, \"Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Birlikte temsilin sözkonusu olduğu hallerde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur. Ancak somut olayda, dosya arasında bulunan Konya Ticaret Sicil Memurluğu yazısından yemin teklif edilenlerin münferiden yetkili oldukları anlaşıldığına göre içlerinden birinin yemin etmesi yeterli olup, mahkemece şirket yetkililerinin tümünün yemin etmediği, bu nedenle yemin metnindeki vakıaların olmuş kabul edileceği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.\"<br>İflas müdürlüğünün cevabi yazısına göre de, iflas idare memurlarının temsil yetkilerinin hem münferiden, hem müştereken olduğu anlaşılmıştır. İflas idare memurlarının temsil yetkisinin hem münferiden, hem müştereken olması karşısında,....... ve ..........'nin yeminli beyanları yeterli görülmüş, usül ekonomisi gereğince ...........'in yeminli beyanları konusundaki talimat mahkemesinin duruşma tarihi beklenilmemiştir.<br>Yeminin kesin delil olması ve davacının belgeli alacaklarının (2.808.041,23 TL.) dışında kalan kısmını (4.009.076,04 - 2.808.041,23 = 1.201.034,81 TL.) ispat edememesi nedeniyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile davacı ....... San. Tic. A.Ş.'nin, 2.808.041,23 TL.'lik alacağının, Konya .. İcra (İflas) Müdürlüğü'nün 2.... İflas sayılı iflas masasına davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair kararda davanın reddedilen kısmına dair yeterli bir gerekçe bulunmadığını, dosya kapsamında 3 adet bilirkişi raporu alındığını fakat hangisine neden itibar edilerek hüküm kurulduğunun gerekçeli kararda belirli olmadığını, müvekkili şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, dava konusu alacağın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve her iki tarafın defterinde kayıtlı olan borcun ödendiğine dair bir kaydın olmadığının dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için birçok delil ve bilirkişi raporları dosya içerisinde olup, müvekkili şirketin karşı tarafa yemin teklif etmeye zorlanması ve davanın tam kabulü gerekirken kısmen kabulü yönlü karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının müvekkili şirket aleyhine olan kısımlarının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, istinaf gerekçelerine veya resen tespit olunacak nedenlere uygun yeni bir hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iflas idaresinin uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğunu, ilk derece mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin davacının iddiasını ispatlamadığını, bilirkişi raporunda davacının alacaklı olarak görüldüğü tespit edilmesine rağmen davalı şirkete vergi borçları için verdiği iddia edilen paranın davalı şirketin vergi borcu için kullanılıp kullanılmadığına yönelik herhangi bir tespit yapılmadığını, varlığı ispatlanamayan bir borcun masa menfaatini gözetmekle yükümlü olan iflas idaresi tarafından kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul ) davasıdır.<br>Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemediği takdirde diğer tarafa yemin teklif edebilir. Ancak ispat yükü kendisine düşen taraf bütün delillerle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı takdirde son çare  olarak yemin deliline başvurur (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, İstanbul,  6.baskı, cilt III, sh.2493). <br>Öte yandan, HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur. İflas masasının taraf olduğu davalarda ise yemin, müflis tarafından değil, iflas idaresi tarafından eda edilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, İstanbul, 6. baskı, cilt III, sh.2546; İcra İflas Hukuku  El Kitabı, 2013, Ankara 2. baskı, sh 1304) <br>HMK'nın 229. maddesi uyarınca, yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.<br>SOMUT OLAYDA;Yeminin kesin delil olması ve davacının belgeli alacaklarının (2.808.041,23 TL.) dışında kalan kısmını (4.009.076,04 - 2.808.041,23 = 1.201.034,81 TL.) ispat edememesi nedeniyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesi yerindedir.<br>Bu karara karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvuruların HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.17/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imzalı<br><br>Üye<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br> e-imzalı<br><br>Katip<br><br> e-imzalı<br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6744efb6e091d2e","SID":"1f93ed3427ceda3d"}}