{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/1201 - Karar No:2024/827<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1201 <br>KARAR NO\t: 2024/827<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/429 E-2022/574 K<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/10/2024<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili firmanın da ortağı olduğu ... İnşaat Sağlık Gıda ve Kimya Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... İnşaat Tekstil Turizm Sağlık Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi İş Ortaklığı ile ... ... ve Ticaret Limited Şirketi, ... İnşaat Makine Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı arasında ... ... - ... İş Ortaklığının yüklenicisi olduğu “Eskişehir Gar Geçişi Alt ... İnşaatı Yapımı, Proje Revizyonu ve Mühendislik İşlerinin Yapılması İşi” konusunda 31.03.2008 tarihli taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme konusu işin eksiksiz tamamlanarak 20.12.2010 tarihli geçici kabul tutanağı düzenlenerek 31.12.2010 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, fesih işlemini takiben kesin kabul aşamasında çıkabilecek eksik ve kusurlar ile doğabilecek vergi, SSK vs. borçlar için ... Ltd. Şti.nin, ...-...-... İş Ortaklığından olan 934.606,90 TL alacağının ... ...- ... İş Ortaklığına teminat olarak temlik edildiğini, geçen sürede işin  kesin  kabulünün  yapıldığı  ve  ...-...-...  İş  Ortaklığını  bağlayıcı bir borç çıkmamasına ve müvekkili firmanın taleplerine rağmen teminatın iade edilmediğini, 934.606,90 TL  tutarındaki alacaklarının temerrüt tarihinden başlamak üzere temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi için  07.06.2017 tarihli ihtar  gönderdiklerini, muhatapların  taleplerini reddettiklerinden davaya konu icra takibini başlattıklarını belirterek, takibe yapılan haksız ve yersiz itirazın iptaliyle takibin devamına, haksız itiraz eden davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalılar vekili; taraflar arasında taşeron sözleşmesinin akdedildiğini, işin geçici kabulünün 20.12.2010 tarihinde yapıldığını ve taşeronluk sözleşmesinin 31.12.2010 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, kesin kabule kadar ortaya eksik ve kusurlar ile çıkabilecek vergi, SSK vs. için davacı ... Ltd. Şti.'nden davaya dayanak temliknamenin alındığını, temliknamede ...-...-... İş Ortaklığının temlik borçlusu ve ... Ltd. Şti.nin temlik eden sıfatını taşıdığını, temlik edenin temlik borçlusundan olan alacaklarının 934.606,90TL'sini açılmış ve açılacak her nevi kredilerden doğmuş ve doğacak borçlar ile her ne suretle olursa olsun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığa gayrikabili rücu olmak üzere devir ve temlik sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili adi ortaklığın temlik borçlusu iş ortaklığından dava konusu yapılan 934.606,90 TL'yi tahsil etmediğini, asıl iş sahibi tarafından kesin kabul sırasında alacaklarından 200.000TL ve SGK'nın açtığı rücu davası nedeniyle ödenen 100.000,00 TL'yi davacıdan talep etme haklarını saklı tuttuklarını, davacının takip tarihinden önce 01.05.2017 tarihinde davalı şirketlere vermiş olduğu “İBRANAME” ile müvekkillerinden hiçbir alacağının bulunmadığını kabul ve beyan ettiğini, temliknameye dayalı olarak temlik borçlusundan bir tahsilat yapılmadığı halde davacının kötü niyetli olarak müvekkilleri hakkında icra takibi yaptığından %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMahkemece, davalı tarafça sunulan ibranamenin üzerinde 05/01/2017 tarihi olup, mahkeme kasasında bulunan ibranamenin aslında da bu tarihin bulunduğu, davacı tarafça kendisinde olan ibraname örneğinde bu tarihin olmadığınının söylendiği ancak iddiası gibi ibranamenin aslına sonradan bu kaşenin vurulduğu ve tarihin yazıldığı yazılı delillerler davacı tarafça kanıtlanamadığı, kaldı ki davacının tacir olup, basiretli davranmakla yükümlü olduğu, başka bir deyişle ibranamenin örneğini aldığı anda tarih kısmının tartışmaya mahal vermeyecek şekilde doldurulmasını ve buna dair belgenin düzenlenmesini sağlayarak basiretli bir şekilde hareket etmesi gerektiği, ibraname tarihi ve dava tarihi itibariyle davacının davalıya borcunun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davacı tarafın icra takibine geçmekte haksız ve kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece gerekçeli kararda ve hükme esas alınan 26/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda hataya düşüldüğünü, açılan davanın İş Ortaklıklarının tüzel kişilikleri ve davada taraf sıfatları bulunmadığından \"... ... ve Tic. Müh. Mim. Müş. Ltd. Şti-... İnş. Mak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı'na izafeten\" ... ... ve Tic. Müh. Mim. Müş. Ltd. Şti. ve ... İnş. Mak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açıldığını, dolayısıyla tahkikat aşamasında \"... ... ve Tic. Müh. Mim. Müş. Ltd. Şti-... İnş. Mak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı\" ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin esas olduğunu, mahkemeye sunulan dava dilekçesi ile ... ... ve Tic. Müh. Mim. Müş. Ltd. Şti. ile ... İnş. Mak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. davalı gösterilerek Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2017/18133 sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, dava dilekçesinde ayrıca: \"Fesih işlemini takiben, idareye yapılacak kesin kabul aşamasında çıkabilecek eksik, hatalı vs. imalatlar, vergi/SGK, kredi vs. doğabilecek borçlar için ... Ltd. Şti.'nin \"...-...-... İş Ortaklığı\"ndan olan 934.606,90 TL alacağının ... ...-... İş Ortaklığı'na teminat olarak temlik edilmiştir.\" denildiğini, davacı müvekkili şirket ile davalı şirketler arasındaki ticari ilişkiden ve nihayet davanın temelini oluşturan temliknameden de anlaşıldığı üzere, dava konusu uyuşmazlığın ... İnşaat Ticaret A.Ş. ile ... ... ve Tic. Müh. Mim. Müş. Ltd. Şti-... İnş. Mak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığını ancak hukuk sistemimizde İş Ortaklıklarının tüzel kişiliğinin olmadığını, adi şirket hükümlerinde olduğunu, dolayısı ile de davada taraf sıfatının bulunmadığı kabul edildiğinden, davanın ... ...-... İş Ortaklığı'nı oluşturan  ... ... ve Tic. Müh. Mim. Müş. Ltd. Şti ile ... İnş. Mak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ikame edildiğini (Yargıtay 4. HD'nin 2016/6461 E- 2018/777 K) ancak mahkemece alınan 26/08/2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında \" Davacı ... Ltd. Şti.'nn ticari defter kayıtlarına göre, davacının ... ...-... İş Ortaklığı ile olan ticari ilişkisi kapsamında 18.07.2017 takip tarihi itibariyle dava dışı İş Ortaklığından 949.317,37 TL alacaklı olduğu, dava dışı ... ...-... İş Ortaklığı'nın ticari defterlerine göre ise dava dışı İş Ortaklığı'nın davacı ... Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisi kapsamında 01.01.2017 tarihi itibariyle dava dışı İş Ortaklığı'nın davacı ... Ltd. Şti.'ne 1.127.107,38 TL borcunun bulunduğu\" denildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçeli kararında ... ...-... İş Ortaklığı, dava dışı olarak anıldığını ancak davanın konusunu ve temelini müvekkili şirket ile ... ...-... İş Ortaklığı arasındaki ticari ilişki oluşturduğunu, iş ortaklığının tüzel kişiliğinin ve taraf ehliyetinin olmaması nedeni ile davada taraf olarak iş ortaklığını oluşturan şirketlerin gösterildiğini, mahkemece tarafta dahi hataya düşüldüğünü, hatalı tespit ile değerlendirmelere dayanan kararın kaldırılması gerektiğini, davalılarca sunulan cevap ve beyan dilekçeleri ile iş ortaklığının ticari defterlerindeki kayıtlar karşılaştırıldığında aralarında açık bir çelişki olduğunun görüleceğini, bu durumun \"İbraname\" başlıklı belgelerin davalı şirketler tarafından iddia edilen tarihte imzalanmadığının, aksine \"İbraname\" üzerine davalı şirketler tarafından tarih kaşesi vurulmak sureti ile mahkemeyi yanıltılmaya çalışıldığının ispatı olduğunu, cevap dilekçesinde \"Davacı takip tarihinden önce 01 Mayıs 2017 tarihinde davalı şirketlere vermiş olduğu \"ibraname\" ile davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklıktan, nezdimizdeki hesaplarımızda hiç bir hak, borç ve alacağımız kalmamıştır demek suretiyle müvekkillerden hiç bir alacağının bulunmadığını bizzat davacı kendisi yazılı ibraname ile kabul ve beyan etmiştir.\" denildiğini ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda \"... dava dışı ... ...-... İş Ortaklığı'nın ticari defterlerine göre ise dava dışı İş Ortaklığı'nın davavacı ... Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisi kapsamında 01.01.2017 tarihi itibariyle dava dışı İş Ortaklığı'nın davacı ... Ltd. Şti.'ne 1.127.107,38 TL borcunun bulunduğu, 05 Ocak 2017 tarihinde \"...-...-... Ortk İbraname Mutabakatı\" açıklaması ile yapılan muhasebe kayıtları ile borç bakiyesinin kalmadığı...\" hususunun bildirildiğini, her ne kadar davalı şirketler tarafından \"934.606,90 TL tutarındaki temlikname\" nedeni ile temlik borçlusundan herhangi bir tahsilat yapılmadığı iddia edilmekte ise de, her iki iş ortaklığı birlikte incelendiğinde, temlik alan ve temlik borçlusunun aynı ortaklık yapısına sahip, aynı hakim hissedarlar ve imza yetkililerinden ibaret olduğunun görüldüğünü, bu nedenle \"934.606,90 TL tutarındaki temlikname\" gereği nakit veya banka transferi gibi bir zaruretleri söz konusu olmadığını, zira temlik alan ve temlik borçlusu ticari defter ve kayıtları marifeti ile temliknamenin gereğini yerine getirecek durumda olduğunu, davalı şirketler tarafından sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu 934.606,90 TL tutarındaki temlikname nedeni ile temlik borçlusundan herhangi bir tahsilat yapılmadığının iddia edildiğini, bu noktada, 934.606,90 TL tutarındaki temliknamede temlik borçlusu ve temlik alan olarak belirtilen İş Ortaklıkları'nın arasındaki organik bağ ve hukuki ilişki hakkında açıklama yapılması gerektiğini, 03/01/2013 tarihli 934.606,90 TL tutarlı temlikname ile müvekkili şirketin, ... - ...- ... İş Ortaklığı'ndan olan alacağını ... ...-... İş Ortaklığı'na temlik ettiğini, ... ve ... şirketleri ile ... ... ve ... şirketleri benzer ortaklık yapısında, ticari merkezleri ile imza yetkilileri aynı olan şirketler olup, gerçekten de ... ... ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş. Kimya Ltd. Şti.'nin hakim hissedarı ve imza yetkilisi ... olmakla, bu durumun dosyada bulunan 31/03/2008 tarihli alt yüklenici sözleşmesinden de açıkça anlaşılacağını, bununla birlikte ... İnş. Mak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin hakim hissedarı ve imza yetkilisi de ... ... olmakla, yine 01/03/2008 tarihli sözleşmeden de bunun açıkça anlaşılacağını, 03/01/2013 tarihli temliknamen ile ...-...-... İş Ortaklığı'ndan olan alacakların ... ...-... İş Ortaklığı'na temlik edilmesi durumunda, temlik alan ile temlik borçlusu arasında nakit veya banka transferi yolu ile tahsilat yapılmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmayacağını, davalı şirketler tarafından yerel mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde ileri sürüldüğü şekli ile temlikname gereği tahsilat yapılmadığına ilişkin iddia ve savunmaları davalıların beyanlarındaki çelişkilerin açık bir göstergesi olduğunu, davalılar tarafından iddia edilenin aksine \"İbraname\" başlıklı belgenin 2012 yılının Nisan ayında imzalanmış olup, bir örneğinin müvekkilinin talebi sonrasında 24/01/2014 tarihinde davalılardan ... ... ve Tic. Müh. Mim. Müş. Ltd. Şti.'nin faks numarasından gönderildiğini, bu nedenle \"İbraname\" başlıklı belgenin davalılar tarafından iddia edildiği şekilde 01/05/2017 veya ticari defterlerde işlendiği şekilde 05/01/2017 tarihli olmasının mümkün olmadığını, davalı şirketler tarafından dava dosyasına sunulan ibranamenin hangi tarihte ve hangi gerekçe ile düzenlenerek davalı şirketlere teslim edildiğinin anlaşılması için taraflar arasındaki sözleşme ve ortaklık ilişkisinin incelenmesi gerektiğini, ..., ... ... ve ..., Eskişehir Gar Geçişi Alt ... İnşaatı İşi'ni hissedarı oldukları şirketler vasıtası ile birlikte yapma konusunda mutabık kalındığını, bu mutabakat sonucunda ihale şartnamesi teslim alınmış olup, şartname incelendiğinde ihalenin asgari şartlarının ...'nın hissedarı ve yetkilisi olduğu ... ... ile ... ...'un hissedarı ve yetkilisi olduğu ... şirketleri tarafından oluşturulacak bir İş Ortaklığı sayesinde sağlandığını, bu aşamada ...'nın hissedarı ve yetkilisi olduğu ... şirketinin ana yüklenici olacak iş ortaklığına dahil edilmesi halinde asgari şartların sağlanmadığının görüldüğünü, Eskişehir Gar Geçişi Alt ... İnşaatı İşi'nin, ...'nın şirketi ... ... ile ... ...'un şirketi ... İş Ortaklığı tarafından alındığını ve sözleşme imzalandığını, akabinde 31/03/2008 tarihli alt yüklenici sözleşmesi ile de ... (...)- ... (... ...)- ... (...) İş Ortaklığı'na taşere edildiğini, Eskişehir Gar Geçişi Alt ... İnşaatı İşi'nin, geçici kabul işlemlerinin 31/12/2010 tarihinde yapıldığını, sonrasında hem alt yüklenici hem de ana yüklenici olan şirketlerin hakim hissedarları ve yetkilileri ... ile ... ...'tan aynı iş kapsamında iki farklı şirketlerinden vergi ve sair giderlere katlanmamak adına ...-...-... İş Ortaklığı'nın tasfiye edilmesini talep ettiklerini ve bu taleplerinin de ... A.Ş.'nin yetkilisi ... tarafından kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanan 31/03/2008 tarihli sözleşmenin 10.maddesine göre müvekkili şirket tarafından ... ...-... İş Ortaklığı'na verilen teminatların iadesinin gündeme geldiğini, sözleşmenin \"Teminatlar\" başlıklı 10. maddesinde \" Bu sözleşmenin imzalanması ile birlikte alt yüklenici ana müteahhidin idareye vermiş olduğu teminat miktarı kadar teminat vermeyi taahhüt eder. Ortaklardan ... İnşaat ve Kimya Ltd. Şti. %37,5 pay karşılığı 1.422.000 TL (teminat senedi verecektir.) Ortaklardan ... İnş. Teks. Tur. Sağ. Hiz. Tic. San. Ltd. Şti. %25 pay karşılığı 948.000 TL (teminat senedi ektedir.) Ortaklardan ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. %37,5 pay karşılığı 1.422.000 TL (Teminat Senedi ektedir.)<br>Ayrıca her hak edişte %6 nakit teminat kesilecektir. Bu teminat dışında ayrıca her hak edişten %2 oranında teminat kesilecektir. Bu %2 teminatın gerektiğinde kullanılması tarafların kabulüne bağlıdır. NOT: Teminat senetlerinin asılları ... ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. kasasında emanet olarak durmaktadır.\" hükmünün kararlaştırıldığını, ... - ...- ... İş Ortaklığı'nın tasfiyesine karar verilmesine rağmen müvekkili şirket tarafından sözleşmenin 10.maddesine göre keşide edilerek ... ...'nın kasasında saklanmak üzere ... ...'ya teslim edilen 948.000,00 TL tutarlı teminat senedinin müvekkili şirkete iade edilmediğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'nın 2012 yılının Nisan ayında ... ... yetkilisi ... ile şirket merkezinde yaptığı görüşmede teminat senedinin iade edilmesini bir kez daha talep ettiğini, ... ... yetkilisi ... tarafından teminat senedinin iade edilebilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesine göre ibranamenin teslim edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, sözleşmenin \"Teminat İadesi\" başlıklı 11. maddesinde \"Alt Yüklenici Teminat senedi ve nakit teminatları Ana Müteahhit ile idare arasındaki sözleşme hükümlerine ilaveten: ...f) Alt Yüklenici noterden vereceği ibra taahhütten sonra iade edilecektir.\" denildiğini, müvekkilinin ısrarlı talebi üzerine noter şartı aranmaksızın 2012 yılı Nisan ayında ibraname imzalandığını ve 948.000 TL bedelli teminat senedi aslının müvekkili şirket tarafından teslim alındığını ve imha edildiğini, devam eden süreçte ise söz konusu ibranamenin ... ... Şirketine ait faks numarasından 2014 yılında  müvekkili şirketin faks numarasına gönderildiğini, bilirkişi raporunda davalı şirketler tarafından oluşturulan ... ...-... İş Ortaklığı'nın ticari defterlerinde 01/01/2017 tarihi itibari ile müvekkili şirkete 1.127.107,38 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ise bu borcun teminatların iadesi kapsamında verilen ve başkaca hiç bir sonuç doğurmayan \"ibraname\" başlıklı belge ile kapatıldığının, başkaca herhangi muhasebe işleminin, ödeme işleminin veya mahsup işleminin yapılmadığının açıkça görüleceğini ancak davalı şirketler tarafından borcu sona erdiren sebep olarak ileri sürülen ibranamenin, hangi tarihte ve hangi gerekçe ile verildiğine ilişkin açıklamalarının dikkate alındığında, davalı şirketin, muaccel borcunu inkar etmeye ve ödemekten kaçınmaya yönelik hem ceza hukukuna hem de özel hukuka aykırı işlemler tesis ettiğini, davalı şirketlerin müvekkili şirkete halen borçlu olmalarına rağmen, bu borcu inkar ettiklerini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz etmekte ve mahkemeyi yanıltıcı beyanlarda bulunduklarını, 26/08/2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanması için alınan 01/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda 29/04/2021 tarihli beyan dilekçesindeki somut delilleri ile ortaya koyulan hususlara ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmayarak, müvekkilinin beyan ve itirazlarına hangi gerekçelerler itibar edilmediğinin açıklanmadığını, bu nedenle bilirkişi raporuna karşı itirazlarını da karşılar nitelikte rapor tanzim edilmek üzere dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, HMK'nun 281. maddesinde: \"Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020 7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.\" hükmünün bulunduğunu (Yargıtay 15. HD'nin 2017/2390 E- 2018/107 K), ilgili kanun maddesi ile Yargıtay içtihadı birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin somut itirazlarını hiç bir şekilde karşılamayan bilirkişi raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını ancak tüm itirazlarının mahkemece reddedildiğini, kanun hükmü ve Yargıtay içtihatları görmezden gelinerek, tahkikata son verilerek davanın reddine karar verildiğini, bu durum dahi tek başına, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun göstergesi olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istianf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf  başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6bd3d5f03297875","SID":"72565263ee7131ea"}}