{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1891 - 2024/1089<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1891 <br>KARAR NO\t: 2024/1089<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/732 Esas 2021/750 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/10/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı sigorta şirketi vekili, 16/10/2017 tarihinde davalı şirkete ait olup davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücü ... idaresinde iken yaya ...’na çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, müteveffanın bir kısım mirasçıları tarafından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde 2019/204 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, yargılamanın devamı sırasında 06.09.2019 tarihli ibraname ve sulh protokolünün imzalandığını ve protokol uyarınca davacı sigorta şirket tarafından davacılara zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında 28.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 3.360,00-TL vekalet ücreti, 100,00-TL. yargılama gideri ve 2.700,00-TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 34.160,00-TL ödeme yapıldığını, ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda davalı şirkete ait aracı kullanan sürücü ...'in olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazanın akabinde emniyet güçlerini beklemeden olay yerinden ayrıldığının sabit olduğunu,  Genel Şartlar’ın  B-4-f maddesi uyarınca sigorta ettirene rücu hakkının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kazada vefat eden ... mirasçılarına zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı ve fer’ileri olarak ödenen toplam 34.160,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücünün kusuru bulunmadığını, müteveffanın karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı yerin yaya geçidi ya da kavşak bölgesi olmadığını, davacı tarafın tazminat davasına verdiği cevapta sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını ifade ettiğini, sürücünün müteveffaya çarpmadığı kanaatinde olduğunu, davalı şirketin aracının kazaya karıştığı hususunun doğru olmadığını, davacının iddiasının aksine olay yerini terk etmediğini, bilirkişi raporu ve ifadelerin iddiaları çürüttüğünü, kusur oranının tespitine yönelik bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, rücu talebinin haksız olduğunu, sürücünün olay yerini terk etmeyip müteveffa için tüm işlemleri yaptıktan ve ambulans olay yerinden ayrıldıktan sonra başka bir işlem kalmadığı ve kimsenin olay yerine gelmemesi sebebiyle bulunduğu yerden ayrıldığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın davacı sigorta şirketi tarafından trafik kazasında zarar görene ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, toplanan delillere göre sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmediği, yaralıyı ambulansa bindirdikten sonra yayaya kendisinin çarptığından emin olmadığı için olay yerinden ayrıldığını ve kolluk kuvvetlerince çağrılması üzerine kazadan 7,5 saat sonra ifade verdiğini, sürücünün yayaya çarpıp çarpmadığından emin olmadığını beyan ettiğinden olay yerinden bu gerekçeyle ayrıldığı, davacının rücu sebeplerinin gerçekleştiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, ceza soruşturmasında düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitlerin nazara alınmadığını, sürücünün kazadan 9 saat 28 dakika geçtikten sonra ifadesinin alındığını ve ambulansın şahsı alıp gittikten sonra olay yerinden aracıyla ayrıldığını ifade ettiğini, dava dışı sürücünün kusursuz olduğu ve yayaya kendisinin çarptığını bildiği, buna rağmen olay yerinden ayrıldığını, davacı sigorta şirketi yönünden rücu koşullarının oluştuğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 16/10/2017 tarihinde davalı şirkete ait olup davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücü ... idaresinde iken yaya ...’na çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini ve hak sahiplerine destekten yoksun kalma tazminatı ve fer'ileri nedeniyle tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiğini ve Genel Şartlar'ın B.4-f bendi uyarınca rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek rücuen tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece sigortalı araç sürücüsünün yayaya çarpıp çarpmadığından emin olamadığından olay yerinden ayrıldığı, kolluk görevlilerinin çağırmasıyla ifade verdiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDosya içeriğinden, 17/10/2017 tarihide Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/32168 sayılı soruşturma evrakında düzenlenen ölü muayene tutanağına göre 00.37 sıralarında Fatih Polis Merkezi Amirliğinin telefon ile Ayaş yolunda bir kişinin trafik kazası sonucunda öldüğü ve 112 ekibinin Fatih Devlet Hastanesine getirildiğinin belirtildiği, aynı tarihli Tutanak başlıklı belgede trafik kazası neticesinde bir şahsın hastanede olduğunun anons edilmesi üzerine hastaneye gidildiği, 112 acil servis ekibinden kaza yeri tespit edilerek gidildiği, yapılan araştırmada kazanın olduğu yolun üçüncü şeridinde birer metre aralıklarla kan izleri olduğu, aynı tarihli ve 06.40 saatli tutanakta 23.00 sıralarında Fatih Stadyumu önünde meydana gelen trafik kazasında 112 ekibinin araç kamerasından olay yerinde görünen ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse takılı aracın olayı gerçekleştirmiş olabileceğinden sürücüye telefonla ulaşıldığı belirtilmiştir. Dava dışı sürücü ...'in aynı tarihli ifadesinde 16.10.2017 günü saat 22.30 sıralarında araç ile seyir halinde iken bir şahsın aniden çıktığını görmesi üzerine hemen aracının frenine basarak sola doğru kaçtığını, daha sonra aracını ileride sağa park ettiğini, bir şahsın yerde yattığını gördüğünü, ambulans geldiğini görerek durdurduğunu, şahsı ambulansa bindirdiklerini, ambulans gittikten sonra olay yerinden aracı ile ayrıldığını, şahsa vurup vurmadığının farkında olmadığını, olay yerini terk etmediğini ifade ettiği, ceza soruşturmasında trafik bilirkişisinden alınan kusur durumuna ilişkin 19/12/2017 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in kusursuz olduğu belirtildiği ve bu rapor esas alınarak sürücü ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan 22/12/2017 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, bu karara yapılan itirazın Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/02/2018 tarihli ve 2018/1035 D.İş sayılı kararı ile kabulüne ve soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği, olayla ilgili trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşılmıştır. <br>\t Davacı sigorta şirketi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından  rücuen tahsili talebinde bulunmuştur.<br>\tDavacı sigorta şirketi tarafından davalıya ait aracın 12.04.2017-2018  tarihlerini kapsayan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigortalının davalı ... Ltd Şti. olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDava konusu olayın 16.10.2017 tarihinde meydana geldiği,kaza ile ilgili kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... idaresinde iken müteveffaya çarptığı iddiası ile başlatılan ceza soruşturması sonucunda 22/12/2017 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, bu karara yapılan itirazın Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/02/2018 tarihli ve 2018/1035 D.İş sayılı kararı ile kabulüne ve soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği, ceza soruşturmasının akıbetinin belli olmadığı anlaşılmıştır. <br>\t2918 sayılı KTK'nun 95 . maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.  <br>\tPoliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. <br>\tÖdemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>\tZorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4/f maddesinde  metninde bedensel zarara neden olay ve maddi hasara neden olan olay ayrımı yapıldığı,  olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinin sınırlı olmadığı, sigortalının ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin olay yerini terk etmesinin sigortalıya rücu edilmesi için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar görenlere tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerinin terk ettiğini belirterek Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesine dayalı olarak rücuen tazminat talebinde bulunulduğu, olayla ilgili ceza soruşturmasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz üzerine kaldırıldığı, sonucunun açıklığa kavuşturulmadığı, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. <br>\tBu durumda öncelikle 16/10/2017 tarihinde meydana gelen ve müteveffa ...'nun ölümü ile sonuçlanan olay ile ilgili olarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2017 tarihli ve 2017/32168 sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararının, itiraz üzerine Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/02/2018 tarihli ve 2018/1035 D.İş sayılı kararı kaldırıldığı ve soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği nazara alınarak ceza soruşturmasının sonuçlanıp sonuçlanmadığının araştırılması, ceza soruşturma evrakı, olayla ilgili düzenlenmiş tutanaklar, dava dışı sürücü ...'in beyanları ve toplanan tüm delillere göre olayın meydana geliş şeklinin açıklığa kavuşturulması, kazaya karışan araç sürücüsünün ve yayanın kusur oranlarının belirlenmesi daha sonra olayla ilgili olarak kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olduğu  da nazara alınmak suretiyle yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarınını B.4.f maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı  tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1316130f19c66a0b","SID":"e6e76ae3fc56e527"}}