{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1861 - 2024/1087<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1861 <br>KARAR NO\t: 2024/1087<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/214 Esas 2022/323 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/10/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 21.07.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek direğe çarpması sonucunda tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini ve araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine 20.09.2019 tarihinde yazılı olarak başvuru yapıldığını ancak talebi karşılayacak olumlu cevap verilmediğini, arabuluculuk aşamasında sonuç alınamadığını, davacının kaza tarihinde 24 yaşında olup gelirinin asgari gelir düzeyinde olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının iş gücü kaybından doğan 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 20.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 348.062,03 TL olarak artırmıştır. <br>\tDavalı vekili,  davanın zamanaşımına uğradığını, davacının usulüne uygun başvuru yapmadan dava açması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belirlenerek müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığını, kusura ilişkin uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, uyuşmazlık konusu olayda hatır taşımacılığı mevcut olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafından başvuru aşamasında alınmış raporun usulüne uygun bir rapor olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini ve faiz başlangıç tarihi talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09.02.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 10.12.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 14 olduğu, bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğu ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği, davacının sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu ve hatır taşımasının söz konusu olduğu, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ve hatır taşıması nedeniyle tazminattan % 20 oranında indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile  278.449,62 TL sürekli iş görmezlik maddi tazminatının  poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan  01.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafça usulüne uygun başvuru yapılmadan dava açıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından temerrüde düşülmediğini ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacının emniyet kemeri takmamak suretiyle kazanın oluşumuna etkisi detaylı bir şekilde incelenmeden karar verildiğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının açıklığa kavuşturulmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun esas alındığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacı hakkında Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen raporda engel oranının % 10 olduğu kanaati bildirildiğini, hükme esas almaya ve denetime elverişli olmayın rapor esas alınarak karar verildiğini, savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığını, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 21.07.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek direğe çarpması sonucunda meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece  Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09/02/2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 10.12.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 14 olduğu, bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğu ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği, davacının sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu ve hatır için taşındığı, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ve hatır taşıması nedeniyle tazminattan % 20 oranında indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tMahkemece hükme esas alınan ve yargılama sırasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 10.12.2021 tarihli raporda, kas iskelet sistemi, omurgaya ait sorunlarda özürlülük için, 1-11. yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme kullanılarak, tabto 1.1 Lomber omurganın özürlülük oranları (yaralanma modeli) T9) Kırıklar: (1) bir verlebrada %25'den az vertebra kompresyonu % 8 olduğu, Sağ ayak bileği eklem hareket kısıtlılığına bağlı engel oranlarının hesaplanması, Tablo 3.10'ya göre Ekstansiyon % 7, inversiyon % 2, Balthazard formülü uygulandığında % 9 olduğu, Alt ekstremite engel oranı Tablo 3.2 kullanılarak kişinin engel oranına dönüştürüldüğünde % 5 olduğu, muayene mukayeseli değerlendirildiğinde; üst ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları, hareket kısıtlılığının değerlendirilmesi, sol üst ekstremite engellilik yüzdeleri, şekil 2.8'e göre 1+0, şekil 2.9'a göre 1+0, (aritmetik olarak toplandığında %2 olduğu), sol üst ekstremite engelliliği tablo 2.3'e göre kişi özürlülük oranına dönüştürüldüğünde % 1 olduğu, kişi engel oranları için balthazârd formülü uygulandığında % 14 olduğu, 21.07.2019 tarihli kazaya bağlı kişinin tüm vücut engel oranının %14 olduğunun belirtildiği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen tokat Gazi Osmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılan 05.02.2020 tarihli raporda sağ uyluğun 2 cm'lik antrofisi için kişinin engellilik oranı % 4 olduğu, sol el bileği eklem şişliği için kişinin engellilik oranının % 6 olduğu, Balthazard hesaplama tablosu ile hesaplama yapıldığında kişinin engellilik oranının %10 olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. <br>Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde ibraz edilen 05.02.2020 tarihli rapor ile 10.12.2021 tarihli raporun aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesine karşı davacının kaza sonucu yaralanması ile maluliyetine ilişkin farklı oranlar belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan 10.12.2021 tarihli raporda da davacının maluliyet oranındaki farklılığın nedeninin açıklanmadığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda davacının 21.07.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetinin tespiti için davacının gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakı, tıbbi belge ve grafilerin merciinden temini, davacı hakkında düzenlenmiş raporlar ile bu raporlara karşı itirazlar da değerlendirilmek ve davacı hakkında aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlarda belirtilen yaralanmalar ve maluliyet oranına ilişkin farklılığın nedeni açıklığa kavuşturulmak ve kaza ile illiyeti de açıklanmak suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, davacının kaza nedeniyle maluliyetinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile karar verilmiş olması doğru değildir. <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4148723b60f232a","SID":"3aad8be1fe7a09a9"}}