{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2024/694 Esas<br>KARAR NO: 2024/733 <br>DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>DAVA TARİHİ: 30/09/2024<br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda: <br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; <br>----- Karar sayılı dosya kapsamında oluşturulan Ek Karar ile davalı şirketin ---- hissesine sahip ---- tarihinde vefat eden ---terekesine miras ortaklığı temsilcisi olarak atandığını, bu nedenle müteveffanın terekesinde bulunan mal varlığı tarafınca en iyi şekilde yönetilmeye çalıştığını,  davalı şirketin % 99 hissedarı olan şirketin ilgili hissesinin de tereke aktifinde bulunduğundan % 99 hissenin yönetiminin de yine tarafınca sağlandığını, şirketin halihazırda temsile yetkili kişisi bulunmadığını,  müteveffanın hissedarı olduğu --------- terekeye dahil olduğu için hissedar yerine iş ve işlemlerin tarafınca takip edildiğini,  işbu şirkete geçmişte mahkeme kararlarıyla atanan idari ve denetim kayyımları ile idare edilmiş olup mevcut halde ise şirket iş ve işlemlerini takip edecek herhangi bir kayyımım bulunmadığını, şirketin yönetim organının bulunmaması nedeniyle şirketin yüzde 1 hissesine sahip, hayatta olan diğer ortak ------ ile % 99 hisseyi de temsilen kendisinin katılımı  ile ortaklar kurulu kararı alındığını,  ortaklar tarafından alınan ------ yevmiye numaralı işlem ile onaylandığını, vefat eden ortağın tüm mal varlığının mahkeme kararıyla yönetilmesi gereği tarafının  bu ortak yerine katılım ve hayatta olan diğer ortağın katılımı ile almış oldukları  ortaklar kurulu karatının ----- işleme ve kararın ilanı aşamasında halihazırda sorun yaşadıkların,  zira şahsımın temsil ettiği % 99 hisseye sahip ortağın vefat etmiş olduğundan onun adına ------ erişilemediğinden kararın sisteme işlenmesi için hayatta olan, 1 hisseye sahip ------- sistemine kararı işlemeye çalışıldığını,  ancak ------sayfasında bu ortak adına şirketin kaydının çıkmadığını,  konuyla alakalı ----- dilekçe ile müracaat edildiğini, ticaret odasının konuyu bakanlık ile görüştüğünü ve neticesinde TTK. 623. Maddesi lafzı gereği şirket ortaklarından en az birisinin şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekliliği nedeniyle karar tescili yapamayacaklarını beyanen bildirdiklerini, işbu nedenle şirketin üstün menfaati gereği, şirketin devam eden dava ve diğer işlemlerinin bulunduğu için idari kayyım ataması yapılması gerektiğini,  izah edilemeye çalışıldığı üzere------tarafı olduğu yargılaması devam eden dava dosyaları bulunmakta olup, şirketin ------personel bulunmadığını, dava dosyalarının takibi, personelin prim ve maaş ödemelerinin yapılması, şirketin ---------- bulunan menkul mal varlığının idare edilmesi, şirketin atıl kalmış araçlarının bakımı vb. diğer işlemler için ivedilikle şirketi idare edebilecek bir kayyımın tensip zaptı ile atanması gerektiğini, zira şirketin birçok işlemi tarafınca takip edilmeye çalışılsa da en nihayetinde şirketi idare edebilecek temsile tam yetkili bit kayyıma ihtiyaç duyulduğunu, bu hususta gerekli davayı ikame etmek üzere ----------sayılı dosyası kapsamında tarafına sunulan  belge ile yetki ve izin verildiğini, gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı  atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nın 1. maddesinde \"Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası\" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini,  TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığının, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığının düzenlendiğini,  Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesinin, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceğinin gerek öğretide --------kabul gördüğünü, bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabileceğini, mevcut somut olayda da bilgileri yazılı-------- yönetim organı yani müdürü mevcut olmadığından ve müdür atanmasının da ortaklar eliyle yapılması mümkün olmadığından mahkeme kararı ile şirketi yönetecek ehil bir üçüncü kişinin kayyım olarak atanması gerektiğini, şirketin % 99 hissesine sahip müteveffa --------mirasçıları arasında husumet bulunduğu için şahısların şirket hisselerini veraset ilamı doğrultusunda kendi adlarına tescil etmediklerini, yine bazı mirasçılar ile şirketin diğer ortağı arasında da husumet bulunduğu için diğer azınlık pay sahibi de şirket müdürü olarak atanamadığını,  işbu nedenle  mahkemeden kayyım atanmasını istemek zaruri bir hal aldığından, tensip zaptı ile birlikte  ivedi şekilde ehil bir üçüncü kişinin ara kararla yönetim kayyımı olarak atanmasına ve kayyıma takdir edilecek ücretinde şirket hesabından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ticari şirkete kayyım atanması davasıdır.Davacı tarafça davanın hasımsız olarak açıldığı, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde kayyım atanması talep edilen şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği, bu nedenle davanın kayyım atanması talep edilen ve halen faal olan dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği,  davanın tarafları ile ilgili düzenlemenin HMK'nın 114. maddesi gereğince dava şartlarından olması dikkate alındığında, hasımsız dava açılması nedeni ile dava şartı olan taraf gösterilmesi şartının gerçekleşmediği, dava şartının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle hakim tarafından resen gözetilmesi gerektiği,  bu durumda hiç gösterilmeyen davalının sonradan davaya dahil edilmesi ile dava şartının sağlanamayacağı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-HMK 114 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu  nedeniyle davanın  usulden  REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara ödenmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e55b6c0170257969","SID":"dd81e3bfa96dec6d"}}