{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/1321 - Karar No:2024/850<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1321 <br>KARAR NO\t: 2024/850<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/10/2022<br>NUMARASI\t: 2020/150 E-2022/688 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 23.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.10.2024<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Davalının müvekkiline 255.159,35 TL fatura borcu bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı hakkında Ankara 25.İcra Müdürlüğünün 2019/9362 sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz ettikten sonra müvekkiline 10.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, icra takibinde uygulanması gereken faizin  tarafların tacir olması ve ticari ilişki olması nedeniyle ticari ( reeskont avans) faizi olması gerektiğini, bu sebeple takip başlama tarihi olan 12.07.2019 tarihi ile ödeme yapma  tarihi olan 15.10.2019 tarihleri arasında hesaplanacak olan faizin 255.159,35 TL asıl alacak üzerinden, 15.10.2019 tarihinde ödeme olması sebebi ile 15.10.2019 tarihinden itibaren 245.159,35 TL üzerinden faiz işletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini,  müvekkilinin davalı borçlu için verdiği hizmete ilişkin irsaliyeli faturaların da mevcut olduğunu,  davalının borcu olmadığını iddia etmesine rağmen  buna dair herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığını, davalının Ankara 63. Noterliğinin 10.07.2019 tarihli ihtarnamesi ile 05/07/2019 tarihli 3.138,80 TL, 2.282,12 TL, 15.024,78 TL, 49.907,34 TL, 5.133,00 TL ve  20.083,83 TL bedelli toplamda 6 adet olan aynı zamanda takibe konu faturaları iade etmiş ise de iş bu faturalara ilişkin olarak ana firma olan ... ... A.Ş.'ne müvekkilinin yapmış olduğu işlerin raporlanarak bu işlerin karşılığı olan hakedişlerin hesaplandığını ve davalının ana firmaya olan borcuna istinaden bu fatura bedellerini davalı şirketin borcundan mahsup edildiğini, ana firma olan ....A.Ş. ile olan harici görüşmeden bu durumun öğrenildiğini, mahkemenin talebi halinde buna ilişkin belgelerin ... İnş...A.Ş tarafından mahkemeye sunulacağını,  sunulan delillerden de anlaşılacağı üzere davalı tarafın müvekkiline 245.159,35 TL borcu olduğunu belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, alacak miktarı faturalar ile sabit olduğundan davalı tarafın alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tDavalı vekili: Taraflar arasında 15.02.2018 tarihinde İstanbul Başakşehir Kayabaşı Rekreasyon Alanı Ticaret ve Bölge Parkı İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme işinin \"Park ve Peyzaj sahalarının otomatik sulama sisteminin yapılması işi\" için taşeron sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 3.1. maddesinde \"taşeron ... İnş.Taah. San. Ve Tic. A.Ş'nin ... …Ltd.Şti. ile yaptığı sözleşme şartlarını aynen kabul eder\"  şeklinde kararlaştırıldığını, davacının, müvekkili şirketin üst işvereni ile imzaladığı sözleşmeyi aynen kabul ettiğini, bu sözleşme dikkate alındığında davacının iş bu davayı açma hakkının bulunmadığını, çünkü sözleşme şartlarını davacının aynen kabul ettiğini, taşeron sözleşmesinin 4.maddesinde \"proje uygulama bedelinin 987.435,99 TL+KDV” olarak  belirlendiğini ve bu ödemenin 850.000TL’sının çek ile ödendiğini, ayrıca davacıya çeşitli tarihlerde nakit ödemeler yapıldığını, davacıya kalan ödemelerin \"Hakedilen işçilikler ... İnş.Taah. San. Ve Tic. A.Ş'ye yapılan hakedişlerin onaylandıktan sonra taşeron ödemesi, yarısı peşin yarısı 2 aylık çek verilecektir.\" şeklindeki düzenleme ile taşeronluk sözleşmesinin 4. maddesinde belirtildiğini, başka bir anlatımla tarafların, davacıya taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın ödemesini müvekkili şirketin asıl işvereni olan ... İnş... A.Ş’ne yapılan hakedişlerinin onaylanmasına bağladıklarını, davacının yaptığı iş ile ilgili olarak üst işveren tarafından 706.995,000 TL’lık hakedişin onaylandığını ve üst işverenden bu miktar ödeme aldığını ancak davacıya bu miktardan daha fazla sözleşme bedelinin tamamına yakın ödeme yaptığını, davacının ise ödemelere rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, asıl işveren olan ... İnş.... A.Ş’nin halen müvekkili şirketin hakedişlerini onaylamadığını, bu nedenle davacının bakiye alacağı varsa bile bu alacağı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının 09.07.2018 tarihinde müvekkil şirkete gönderdiği e-mail ile işi bıraktığını bildirdiğini, hemen akabinde önce e-mail yoluyla  daha sonra 12.07.2019 tarihinde Ankara 63. Noterliğinin 22841 yevmiye numaralı ihtarname ile taşeronluk sözleşmesi ile yüklendiği edimleri tamamlamasının aksi halde taşeronluk sözleşmesinde kararlaştırılan hergün için 5.000,00TL cezai şartın tahakkuk ettirileceğinin ihtar edildiğini, ancak davacının işe devam etmediğini, müvekkilinin tüm iyiniyet çabalarını sürdürdüğünü, 2019 Eylül ayı içerisinde de davacıya e-mail yolu ile işe başlaması, yükümlülüklerini yerine getirmesi  için çağrıda bulunulduğunu ancak davacıdan bir olumlu dönüş olmadığını, davacıya 03.09.2019 tarihinde Ankara 16. Noterliğinin 14261 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşeronluk sözleşmesindeki yükümlülükleri yerine getirmediği, bu nedende taşeron sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart gereği 150.000,00 TL tahakkuk ettirildiğinin ihtar edildiğini, ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının icra takibine toplam 12 adet fatura bedelini konu ettiğini, bu faturaların 6 adedinin taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı olup davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen ödendiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte bu 6 adet fatura için davacının yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen ödenme yapılmadığı kabul edilse dahi bu fatura bedellerinin ödenmesinin taşeronluk sözleşmesi ile müvekkilinin üst işvereni olan ... İnş…A.Ş ‘nin müvekkili şirketçe yapılacak olan hakedişlerin onayına bağlandığı için talebinin mümkün olmadığını,  ayrıca bu fatura bedellerinden fazlasının davacıya ödendiğini, davacının taşeronluk sözleşmesi ile ilgili olmayan 05.07.2019 tarihinde düzenlediği toplam 95.569,87 TL’lık 6 adet faturayı müvekkili şirkete gönderdiğini, bu faturaların dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkili şirket tarafından 10.07.2019 tarihli ihtarname ile iade edildiğini, bu faturaların taşeronluk sözleşmesi ile ilgisi bulunmadığını, davacının taşeronluk sözleşme bedelini müvekkili şirkete daha önce faturalandırdığını ve bu bedelin davacıya ödendiğini, bu nedenle taşeronluk sözleşmesi ile ilgili olmayan 05.07.2019 tarihli 6 adet faturalarda belirtilen mal ve hizmetlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, böyle bir hizmetin verilmediğini, bu faturaların içeriğinin müvekkili şirketçe kabul edilmediğini, bu nedenle bu faturaların icraya konu edilmesinin anlaşılamadığını, dava dilekçesinde 05.07.2019 tarihli 6 adet faturaya ilişkin ... İnş...A.Ş’ye müvekkili şirketçe  bu işlerin raporlandığı ve müvekkili şirketin borcundan mahsup edildiğinin iddia edildiğini, bu faturalara ilişkin müvekkili şirketin asıl işverenine bir raporlama ve mahsuplaşmanın söz konusu olmadığını, bu hususun da asıl işverene yazılacak müzekkere ile açığa çıkacağını, davacının taşeronluk sözleşmesi ile yüklendiği edimleri bütün ihtarlara rağmen yerine getirmediği için taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağı hak etmediğini, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince; Davanın eser sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı alacak nedeniyle itirazın iptaline ilişkin olduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı,   icra dosyası, üst işveren ile davalı arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi ve takibe konu faturaların alınıp, incelendiği, bilirkişi raporlarının alındığı, taraflar arasında davalının alt yüklenici, dava dışı ... A.Ş'nin iş sahibi olduğu,  ... A.Ş'nin yüklenici konumunda bulunduğu, İstanbul Başakşehir Kayabaşı Rekreasyon Alanı Ticaret ve Bölge Parkı İnşaatları ile Altyapı ve Çevre düzenleme işi konusunda 05.06.2017 tarihinde Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığı, davacının davalıdan söz konusu alanın peyzaj işlerini yapmak üzere anlaşma yapıldığını, peyzaj mimarı bilirkişiden alınan raporda, davacının yapımını üstlendiği alandaki peyzaj işlerinin tamamlandığı ve kullanılır durumda olduğu, herhangi bir arıza ya da ayıbın bulunduğuna dair bir göstergenin olmadığı, mali müşavirden alınan raporda taraflar arasındaki defter incelemelerinden davacının davalıdan icra takibine konu edilen tutardan daha yüksek alacaklı olduğunun tespit edildiği, iade faturalarının mahsubunun yapılması halinde dahi 250.909,68TL alacağının bulunduğu, davalının banka kanalıyla yaptığı ödemelerin kabulü halinde 359.839,81 TL alacağının bulunduğu, bu haliyle tüm hesaplamaların davacının talebinin üstünde olduğu tespitinin yapıldığı, davacının davalıdan rekreasyon alanının peyzaj işleri için dava değerinin üstünde miktarlarda alacaklı olduğunun sabit olması, davacının işlerini tamamlayıp davalıya teslim edildiğinin peyzaj mimarı raporuyla sabit olması nedenleriyle açık ve ayrıntılı peyzaj mimarı ve mali müşavir bilirkişisi raporlarının hükme esas alınarak davanın kabulü gerektiği, taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklı ilişki bulunması, alacağın yargılamayı gerektirmesi, likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne,  Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2019/9362 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davacı arasında 15.02.2018 tarihinde İstanbul Başakşehir Kayabaşı Rekreasyon Alanı Ticaret ve Bölge Parkı İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme işinin \"Park ve Peyzaj sahalarının otomatik sulama sisteminin yapılması işi\" için taşeron sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 3.1. maddesinde taşeronun ... İnş…. A.Ş’nin ... Peyzaj…Ltd.Şti ile yaptığı sözleşme şartlarını aynen kabul edeceğinin kararlaştırıldığını, davacının müvekkili şirketin üst işvereni ile imzaladığı sözleşmeyi aynen kabul ettiğini, bu sözleşme dikkate alındığında davacının iş bu davayı açma hakkı bulunmadığını, taşeron sözleşmesinin 4.maddesinde proje uygulama bedelinin 987.435,99 TL+KDV olarak   belirlendiğini  ve bu ödemenin 850.000,00 TL’sinn  çek ile ödendiğini, ayrıca  davacıya çeşitli tarihlerde nakit ödemeler yapıldığını, davacıya kalan ödemelerin \"Hakedilen işçilikler ...…A.Ş’ye yapılan hakedişlerin onaylandıktan sonra taşeron ödemesi, yarısı peşin yarısı 2 aylık çek verilecektir.\" şeklindeki  düzenleme ile taşeronluk sözleşmesinin 4. maddesinde belirtildiğini, başka bir anlatımla tarafların, davacıya taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın ödemesini müvekkili şirketin asıl işvereni olan  ...…. A.Ş\"ne yapılan hakedişlerinin onaylanmasına bağladıklarını, davacının yaptığı iş ile ilgili olarak üst işveren tarafından 706.995,000 TL'lık hakedişin onaylandığını, müvekkili şirketin davacının yaptığı iş ile ilgili olarak üst işverenden 706.995,000 TL ödeme aldığını, ancak davacıya bu miktardan daha fazla sözleşme bedelinin tamamına yakın ödeme yaptığını, davacının ise  ödemelere rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının  taşeronluk sözleşmesi ile yüklendiği edimlerini yerine getirmediği için bu sözleşmeden kaynaklı bir alacağı bulunmadığını, davacının  09.07.2018 tarihinde müvekkili şirkete gönderdiği e -mail ile bildirimde bulunarak sözleşme ile üstlendiği işi yarım bıraktığını müvekkili şirkete bildirmesinin hemen akabinde önce e-mail yoluyla  daha sonra 12.07.2019 tarihinde Ankara 63. Noterliğinin 22841 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşeronluk sözleşmesi ile yüklendiği edimleri tamamlaması için müvekkili şirket tarafından ihtar gönderildiğini, yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde taşeronluk sözleşmesinde kararlaştırılan her gün için 5.000,00 TL cezai şartın tahakkuk ettirileceğinin ihtar edildiğini, ancak bu ihtarlara rağmen davacının işe devam etmediğini, işi yarım bıraktığını, müvekkili şirketin tüm iyiniyet çabalarını sürdürdüğünü, 2019 Eylül ayı içerisinde de davacıya e-mail yolu ile işe başlaması, yükümlülüklerini yerine getirmesi için çağrıda bulunduğunu, ancak davacıdan bir olumlu dönüş olmadığını, davacıya 03.09.2019 tarihinde Ankara 16. Noterliğinin 14261 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşeronluk sözleşmesindeki yükümlülükleri yerine getirmediği, bu nedenle sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart gereği 150. 000,00 TL tahakkuk ettirildiğinin ihtar edildiğini, davacının sözleşme ile yüklendiği yükümlülüklerini yerine getirmediğinin hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, 14/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda \"Mahalde davaya konu alanlarda yapılan incelemeler neticesinde, alan aktif olarak toplu kullanıma açılmasından, sistemin çalışıp çalışmadığı gözlenemedi.\"tespitinin yapıldığını, davacının yapmayı taahhüt ettiği işleri yapmaması nedeni ile müvekkilinin üst işvereni şirketin bu işleri başkalarına yaptırdığını ve bu miktarların müvekkilinin hakedişinden kesildiğini, davacının yüklendiği sulama sistemi işi düzgün çalışsa dahi bu işlerin üst işveren tarafından başka kişilere yaptırılan ve müvekkilinin hakedişinden kesilen işler olduğunu, bu hususlar kararda değerlendirilmediğinden kararın kaldırılması gerektiğini, davacının taşeronluk sözleşmesi ile ilgili olmayan 05.07.2019 tarihinde düzenlediği toplam 95.569,87 TL’lik 6 adet faturayı müvekkili şirkete gönderdiğini, bu faturaların dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkili şirket tarafından10.07.2019 tarihinde Ankara 63. Noterliğinin 22523 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, bu faturaların iade edildiği ve müvekkili şirketin ticari defterlerinde yer almadığının  hükme  esas alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, kabul anlamına  gelmemekle birlikte bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere müvekkili şirketin ticari defterlerinde davacıya 155.339,81 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin  ticari defterlerinde gözükmeyen ve süresi içerisinde Ankara 63.Noterliğinin 10/07/2019 tarih ve 22523 nolu ihtarnamesi ile süresinde itiraz ederek iade ettiği; 05/07/2019 tarihli ve toplamları 95.569,87 TL olan 6 adet  faturalardan dolayı müvekkili şirketin borçlu olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, ayrıca bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere iş bu faturalardaki malzemelerin müvekkili şirkete teslim edilip edilmediğiyle ilgili olarak irsaliyeli faturaların tetkikinde teslim alan ve teslim eden kısımlarının isimsiz ve imzasız olduğunu, yine bu malzemelerin sulama alanında kullanıldığına dair bir tespitte bulunmadığını, bunun da bu faturalarda belirtilen malzemelerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini gösterdiğini, hüküm tesisinde sadece davacı defterlerindeki tutarın esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkili şirket kayıtlarında davacıya müvekkili şirketin 155.339,81 TL borçlu olduğunun gözüktüğünü, davacının yükümlüklerini yerine getirmesi için müvekkili tarafından gönderilen 12.07.2019 tarihli Ankara 63. Noterliğinin 22841 yevmiye numaralı ihtarnamenin kararda değerlendirilmediğini, bu ihtarnameye davacı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ve itiraz edilmediğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı teşeronluk sözleşmesi gereğince cezai şart olarak tahakkuk ettirilen  ve  03.09.2019 tarihinde Ankara 16. Noterliğinin 14261 yevmiye numaralı ihtarnamesindeki 150.000,00 TL cezai şartın kararda değerlendirilmediğini,  davacının  ihtarname ile gönderilen taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı bu ceza miktarına da itiraz etmediğini, davacının taşeronluk sözleşmesindeki yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin üst işvereni ... İnş…A.Ş’nin  bu işleri başka firmalara yaptırdığını ve müvekkilinin hakedişlerinden bu işlerin bedelleri karşılığında toplam 174.143,26 TL kesinti yaptığını, müvekkili şirketin hakedişlerinden yapılan bu kesintilerin kaynağının davacının taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığından bu hususa ilişkin üst işverence yapılan kesintilerin nedeninin mahkemece  araştırılmadan eksik inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini, mahkemece  sadece davacı  defterlerinin hüküm tesisinde dikkate alınmasının hukuken hatalı olduğunu, zira icra takibine konu 05.07.2019 tarihli toplamları 95.569,87TL olan 6 adet faturanın müvekkili şirket defterlerinde yer almadığını, bu faturaların teslim edildiğine dair müvekkili çalışanının imzasının da bulunmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup,  mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavalı şirket ile dava dışı ....A.Ş arasında İstanbul Başakşehir Kayabaşı Rekreasyon Alanı Ticaret ve Bölge Parkı İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme işinin yapımına ilişkin sözleşme kapsamında davacı ile davalı arasında İstanbul Başakşehir Kayabaşı Rekreasyon Alanı Ticaret ve Bölge Parkı İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme işinin park ve peyzaj sahalarının otomatik sulama sisteminin yapılması işini konu alan 15.02.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı ihtilafsız olup, davada sözleşmeye ilişkin olarak davacı tarafça kesildiği belirtilen 12 adet faturaya dayalı icra takibinde bu faturalardan bakiye 255.159,35 TL alacaklı olduğu iddiasıyla yapılan icra takibine itirazın iptali talep edilmiştir.<br>\tTaraf beyanları, dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ile, takibe dayanak ve toplamları 95.569,87 TL olan 6 adet faturanın davalı tarafça  kabul edilmeyerek iade edildiği anlaşılmaktadır. <br>\tDavalı defter kayıtlarında, kabul edilmeyip davacıya iade edilen faturalar hesaba dahil edilmeksizin ve yine davacıya banka kanalıyla 204.500,00 TL ödeme kaydıyla bakiye borcunun 155.339,81 TL olduğunun kayıtlı olduğu görülmüştür. <br>\tBilirkişi raporunda takibe dayanak 6 adet fatura kapsamında malların teslim edilip edilmediği, bu faturalara ilişin davacının alacaklı olup olmadığı hususu mahkemenin takdirinde olmak üzere ve davalı tarafça davacıya banka yoluyla havale edildiğine ilişkin ödemelere yönelik dekontlardan 04.04.2018 tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 09.07.2018 tarihli 34.500,00  TL bedelli ödemeler dışındaki dekontların dekontun üzerindeki tarihlerde değil, 01.12.2018 tarihinde davalı ticari defterlerine kaydedildiği belirtilerek alternatifli görüş beyan edilmiş, mahkemece ise itiraz edilen bu faturaların kabul edilip edilmediği hususunda herhangi bir inceleme ve  değerlendirme yapılmaksızın davalı defterlerinde kayıtlı 155.339,81 TL ile banka yoluyla yapıldığı belirtilen ve dosyaya sunulan ödemeler dikkate alınmadığında dahi takipteki alacak miktarından fazla alacaklı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş olduğu görülmüştür. <br>\tMahkemesince davalı tarafça, davalı defterlerinde kayıtlı olup borçlu olduğu anlaşılan 155.339,81 TL borç miktarının altına düşmemek kaydıyla davaya dayanak icra takibine konu edilen, davalı tarafça iade edildiği anlaşılan 6 adet faturanın davacı lehine alacak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin iddia, savunma ve delilleri değerlendirilmek, kabul veya reddine ilişkin gerekçe de gösterilmek suretiyle, yine davalı tarafça banka aracılığı ile yapılan ve dosyaya sunulan ödemelere ilişkin dekontların da dayanak iddia, beyan ve delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>   \t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.10.2022 gün ve 2020/150 E., 2022/688 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Davalı tarafça yatırılan  4.187,00 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Davalı tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>      \t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak   23.10.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br><br>         Başkan  ...                   Üye ...\t               Üye ...                    Katip ...<br>    <br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6cd82b32ce76412c","SID":"058c39e345220cf6"}}