{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/98 <br>KARAR NO: 2024/1438<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/03/2021<br>NUMARASI: 2020/90 Esas - 2021/261 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ...A.Ş. acentesi olduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından davalının talebi üzerine davalı ile ...A.Ş. arasında “CMR Sorumluluk Sigortası Sözleşmesi” kurulduğunu, davalıya sorumluluk riski için teminat verildiğini, davalı için 09.06.2018 düzenleme tarihli 307815918 numaralı CMR sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, prim olarak 8.316-Euro ödeme kararlaştırıldığını, ödemenin 8 taksit olarak yapılacağını, müvekkilinin primleri sigorta şirketine ödemesine rağmen davalının müvekkiline ödeme yapmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; huzurdaki davada davacının aktif husumete sahip olmadığını, müvekkili ile davacı arasında iddia edildiği gibi bir akdi ilişki kurulmadığını, iddianın dayanağı e-postaların dava konusu CMR sorumluluk sigortası ile ilgili olmadığını, müvekkilinin ticari defterlerine göre davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının verdiği bilgilere göre, davacı tarafından davalının 09.06.2018-09.06.2019 dönemi için CMR sorumluluk risklerinin sigortalandığı, ancak davalının bu sigorta sözleşmesi ve düzenlenen poliçeyi kabul etmediği, sigorta poliçesinin geçerli bir sözleşmeye dayanmasına karşın davalının peşinat veya 1. taksit sigorta pirim ödemesini yapmadığı, davalıya sigorta poliçesinin verildiği hususu ile davalının poliçe içeriğini teyit ettiğinin sabit olmadığı, davacının sigortacının vekili-acentesi konumunda olduğu gözetildiğinde, davalı için bir peşinat dört taksit prim ödemesini sigortacıya yapması yönünde davalının talimatı veya başkaca bir şekilde yükümlülüğü üstlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkeme tarafından taraflar arasında nakliyeci sorumluluğuna ilişkin sözleşme kurulduğuna kanaat getirildiği halde prim ödemelerinin müvekkili üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu, e-postalardan da anlaşılacağı üzere davalının nakliyat yaparken meydana gelen rizikoya ilişkin müvekkili şirket ile sigorta sözleşmesi düzenlenmesi kapsamında iletişime geçtiğini, 30/05/2018 tarihinde, müvekkil şirkete çekici ve dorse ruhsatlarını gönderdiğini, bunun üzerine 31/05/2018 tarihinde müvekkil şirket tarafından davalıya sözleşme kapsamında ilgili formlar gönderilerek, doldurulmasının istendiğini ve davalı tarafından aynı tarihte ilgili form ve bilgiler düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, tüm bu yazışma, form, bilgi ve belgelerden görüleceği üzere, davalının talebi üzerine, müvekkil şirket ile davalı arasında “... Taşıması Nakliyeci Sorumluluğu Sözleşmesi” kapsamında 09/06/2018 düzenleme tarihli, ... numaralı CMR-Uluslararası Nakliyeci Sorumluluk Blok Poliçesi oluşturulduğunu, davalının önce 18/07/2018 tarihinde bildirimde bulunduğu riziko sebebiyle hasar gören malzemeler ile ilgili hasar evraklarını müvekkili şirkete ilettiğini, ardından 26/07/2018 tarihinde müvekkili şirket eksperinin hasarlı malzemeleri incelemesi için talepte bulunduğunu, taraflar arasında sözleşmenin kurulmaması halinde davalının hasar tespit talebinde bulunmayacağını, davalının prim ödeme borcunu yerine getirmeyerek temerrüte düştüğünü, TTK md. 1431/2 hükmü uyarınca poliçe tesliminin sigorta prim ödeme borcu için bir muacceliyet koşulu olmadığını, TTK'nın 1424. maddesi gereğince sigortacının sigorta sözleşmesinde yan borç niteliğinde olan poliçe teslim borcu ifa edilmediğinde dahi, sigorta ettirenin sigorta primini ifaden kaçınmasının söz konusu olamayacağını, davalının cevap dilekçesinde e-posta yazışmalarının başka bir poliçe için olduğu belirtilmiş ise de taraflar arasında işbu davaya konu sigorta sözleşmesi ve poliçesi dışında başka bir poliçe düzenlenmediğini, müvekkilinin sigorta şirketine yaptığı ödemenin davalı için düzenlenen CMR nakliye poliçesi için yapıldığının bilirkişilerce de tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını,davanın kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, sigorta prim borçlarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itiraz iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin, acenteliğini yaptığı ... Sigorta A.Ş. nezdinde davalının talebi doğrultusunda davalının lehine \"CMR Sorumluluk Sigorta Poliçesi\" düzenlendiğini, 8.316-Euro prim borcunun 8 taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 4 taksitin müvekkili tarafından sigorta şirketine ödendiğini, davalının prim ödemesi yapmaması üzerine sigorta şirketi tarafından poliçenin iptal edilerek müvekkiline 1.308,05-Euro prim iadesi yapıldığını, bu durumda müvekkilinin davalı adına prim ödemeleri nedeniyle davalıdan 2.847,95-Euro (19.866,27-TL) alacağının bulunduğunu belirterek alacağın icra yoluyla tahsilini talep etmiş, davalı ise taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, e-postaların başka poliçelerle ilgili yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.  Mahkemece, sigorta poliçesinin geçerli bir sözleşmeye dayanmasına rağmen davalının peşinat ve primin ilk taksitini ödemediği, davacıya prim ödemelerinin yapılması için bir talimatının bulunmadığı, davalının poliçe içeriğini teyit ettiğinin ve primleri taksitler halinde ödemeyi kabul ettiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Ancak, acente tarafından prim borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına değil acentesi bulunduğu şirkete izafeten prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta şirketinin prim alacağını acenteye temlik etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ödemiş olması halinde de vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri dairesinde ödediği primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur. Somut olayda, davacı şirketin dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin acentesi olduğu, davacı tarafından davalı adına 08/06/2018 - 08/06/2019 dönemini teminat altına alan CMR Nakliyeci Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiği, her biri 1.039-Euro olan 15/07/2018, 15/08/2018, 15/09/2018, 15/10/2018 tarihli taksit ödemelerin sigorta şirketine davacı acente tarafından yapıldığı, diğer taksitlerin zamanında  ödenmemesi nedeniyle poliçenin iptal edildiği, poliçenin geçerli olduğu süreye oranla 1.308,05-Euro prim ödemesinin davacıya iade edildiği hususları dosyaya sunulan poliçe ve sigorta şirketi yazısından anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına göre 30/05/2018 tarihinde davalı şirket tarafından davacıdan sigorta poliçesi çalışması yapılmasının talep edildiği, davalının 26/07/2018 tarihinde ekspertiz talebinde bulunduğu, 30/07/2018 tarihinde hasar evrakları gönderdiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı, bu yazışmaların başka bir poliçe için yapıldığını ileri sürmüş ise de davaya konu sigorta poliçesi dışında başka bir poliçeye ilişkin herhangi bir açıklama yapmamıştır. Dolayısıyla e-posta yazışmalarının dava konusu poliçe için yapıldığı, dava konusu poliçenin, hasar evraklarını davacıya gönderen davalının kabulünde olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu kapsamda davacı acente, davalının ödemesi gereken primi dava dışı sigorta şirketine ödediğinden, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ödediği bu meblağın tahsilini davalıdan talep edebilir. Diğer taraftan davalı icra takibine itiraz dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuş ise de vekaletsiz iş görmeden kaynaklı alacaklar TBK'nın 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davalının zamanaşımına yönelik defi yerinde değildir. Bu durumda mahkemece davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  31/03/2021 Tarih 2020/90 Esas  2021/261  Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 19.866,27-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, %20 oranda hesaplanan 3.973,25-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ; Alınması gereken 1.357,06-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından mahkeme veznesine 239,94-TL, icra dosyasına yatırılan 99,33-TL olmak üzere toplam 339,27‬‬-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.017,79‬‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  Davacı tarafça ödenen 393,67‬‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen 1.600-TL bilirkişi ücreti, 94,50-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.729‬‬-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Davacı vekili için takdir olunan 19.866,27-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 106,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd081e2812072acf","SID":"864ad84ef7a2ce18"}}