{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/187 <br>KARAR NO: 2024/1481<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2021<br>NUMARASI: 2020/314 Esas - 2021/1263 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı İstanbul ... Ltd. Şti'ne ait ABD'de mukim satıcıdan aldığı 6 adet küvez havalandırma cihazının taşıma işinin davalı ...  Lojistik tarafından üstlenildiğini, fiili taşımanın ise davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın sigortalı tarafından teslim alınmasından sonra 1 adet üründeki ambalajın orijinali ile aynı olmadığının, bu koli üzerinde havayolu firmasının etiketinin bulunduğunun ve koli içindeki ürünün hasara uğradığının fark edildiğini, yapılan ekspertiz incelemesinde nakliye sırasında darbe aldığının tespit edildiğini, tespit edilen 15.162,06-TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, her iki davalının da taşıyıcı sıfatıyla meydana gelen zarardan Montreal Konvansiyonu uyarınca sorumlu olduğunu belirterek, davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibine yönelik itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili; yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, taşınan kargonun, herhangi bir hasar kaydı olmaksızın alıcıya teslim edildiğini, davanın Montreal Konvansiyonunun 35. maddesi uyarınca 2 yıllık süre içerisinde açılmadığından hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, yine konvansiyonun 31. maddesi hükmü gereği 14 günlük hak düşürücü süre içerisinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacının iddiasında haklı olsa bile müvekkilinin sorumluluğunun konvansiyonun 22. maddesi gereği sınırlı olduğunu, ayrıca davacının ancak ispat ettiği ölçüde gerçek zararını isteyebileceğini,davacının ancak karar tarihinden itibaren faiz isteyebileceğini,alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; olayda müvekkili kusursuz olup sorumluluğunu tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, emtianın 22.06.2018 tarihinde ... uçağına yüklendiğini ve emtianın 25/06/2018 tarihinde İstanbul'a ulaştığını, müvekkilince gümrük işlemleri yapılarak emtianın sigortalıya teslim edildiğini, teslim sırasında kargonun hasarlı olduğu konusunda teslim alan tarafından kayıt konulmadığını, davanın Konvansiyonun 35. maddesi uyarınca iki yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, yine konvansiyonun 31. maddesi gereğince teslimden itibaren 14 günlük süre içinde yazılı bildirim yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava konusu olay uluslararası hava taşımasında meydana geldiği için Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı ... akdi taşıyıcı konumunda olup, fiili taşımanın ise davalı ... tarafından yerine getirildiği, davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, kargonun sigortalı tarafından 26/06/2018 tarihinde teslim alındığı, teslim alındıktan sonra kolinin açılarak içindeki emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiği, bu durumun akdi taşıyıcı olan davalı ... Lojistik şirketine 27/06/2018 tarihinde yazılı olarak ihbar edildiği, ihbarın Montreal Konvansiyonu'nda belirtilen 14 günlük süre içinde yapıldığı, emtiada oluşan hasarın bilirkişiler tarafından 6.668,20-TL olarak tespit edildiği, meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamında olduğu, davacı tarafından sigortalısına 15/08/2019 tarihinde 15.162,09 TL ödeme yapıldığı, bu hali ile davacının sigortalısının haklarına halef olduğu, işbu zarardan davalı akdi taşıyıcı ile fiili taşıyıcının müteselsilen sorumlu oldukları, Montreal Konvansiyonu'nun 22. maddesinde belirlenen sorumluluk sınırının her bir kilogram için 19 SDR  olduğu, dava konusu taşıma işine ilişkin hava konşimentosunda, gönderen tarafından taşıyıcıya kıymet beyanı sütununda bir değer bildirilmediği, gümrük için de bir değer beyan edilmediği, buna göre davalıların sorumluluğunun sınırlı sorumluluk kapsamında kaldığı, davalıların sorumlu olduğu tutarın bilirkişilerce 104,50 SDR olarak tespit edildiği, davacı tarafından sigortalısına TL üzerinden ödeme yapıldığı, icra takibinin de TL üzerinden başlatıldığı anlaşılmakla, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 15/08/2018 tarihindeki SDR kurunun esas alınması gerektiği, anılan tarihte 1 SDR karşılığı 8,5004-TL olup, davacının talep edebileceği tutarın 888,29-TL olarak hesaplandığı,  alacağın likit olmadığı, ayrıca davacının kötü niyetinin de sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 888,29-TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine, koşulları oluşmadığından tarafların icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ekspertiz raporu dikkate alınmaksızın inceleme ve hesaplama yapıldığını,bilirkişi raporundaki hasar hesaplamasının gerçeği yansıtmadığını, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere cihazda ağır hasar bulunduğu, cihazın tamir ile tekrar kullanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu olayda taşınanın ventilatör olduğunun hem navlun faturasında hem de hava yolu taşıma senedinde belirtildiğini, ayrıca davalı taşıyıcılarda bulunan gümrük beyannamesinde, emtianın değerinin de belirtildiğini,davalılar emtianın değerini bildiğinden, özel fayda beyanı bulunduğunun kabulü gerektiğini, bu durumda ise Montreal Konvansiyonunun 22/3 maddesi gereğince taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olmadığını ve davalıların zararın tamamından sorumlu olduğunu, AAÜT'nin 13/3 maddesi gereğince davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini, bu nedenle mahkemece davalılar lehine 5.100-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın, kısmen hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma ABD-Türkiye arasında yapıldığından uyuşmazlığa her iki devletin taraf olduğu Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. Somut olayda; davacının nakliyat abonman sigorta poliçesiyle sigortaladığı İstanbul ... firmasına ait 6 adet küvez havalandırma ventilatörü cinsi emtianın ABD'den Türkiye'ye taşınmasının akdi taşıyıcı olarak davalı ... Lojistik tarafından üstlenildiği, fiili taşımanın ise davalı ... tarafından gerçekleştirildiği, taşıma konusu bir adet ventilatörün alıcısına tesliminde hasarlı olduğu tespit edilerek süresinde davalı fiili taşıyıcıya hasar ihbarı yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda, orijinal kolisinde bulunmayan cihazın metal kasasının göçtüğü, ayar düğmeleri ve göstergelerinin hasarlandığı, %10 ilave bedel ve sovtaj tenzili sonrasında hasar bedelinin 15.162,06-TL olduğu, hasarın nakliye aşamasında cihazın darbe almasından kaynaklandığı, belirlenen hasar bedelinin 15.08.2018 tarihinde davacı tarafından sigortalısına ödendiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; cihazın kasasında ezilme olduğu, iç elektronik devrelerde hasar olmadığı, kaporta ve kasanın düzeltilmesiyle cihazın iş göreceği, cihazın tamirat bedeli 1.000-USD civarında olup, hasar nedeniyle değer kaybının da hasarın %40'ı civarında olduğu, bu durumda toplam hasar bedelinin 1.400-USD karşılığı 6.668,20-TL olduğu, sorumluluk üst sınırının ise 5,5 kg brüt ağırlığa göre 104,5 SDR olduğu hesaplanmıştır. Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 SDR tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Bu kapsamda somut olayda; emtianın davalılar tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında hasara uğradığı hususu sabit olup, davacının sigortalısına ait emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle oluşan zarardan, akdi taşıyıcı ile fiili taşıyıcı olan davalılar müteselsilen sorumludur. Davalı tarafça konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin delil sunulmadığından emtiadaki hasar nedeniyle oluşan zarardan davalıların sorumlu tutulması yerindedir.  Davacı tarafça, taşınan emtia için özel fayda beyan edildiğinden davaıların sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı ileri sürülmüş ise de, hava yolu taşıma senedinden anlaşılacağı üzere taşınan emtia için yapılan özel değer bildirimi bulunmadığı gibi,ek bir ödeme de yapılmamıştır.Davalıların sınırlı sorumlu tutulması doğrudur. Montreal Konvansiyonunun 23/1 maddesine göre,tazminat hesabında karar tarihindeki SDR kurunun esas alınması gerekirken sigortalıya ödeme tarihindeki SDR kuru esas alınarak tazminat hesaplanması  yerinde  bulunmamıştır. Dairemiz karar tarihi olan 17.10.2024 tarihi itibariyle SDR kuru 45.5246-TL olup, 5,5 kg olarak belirlenen brüt ağırlığa göre sorumluluk sınırı, 104,5 SDR karşılığı 4.757,32-TL olarak hesaplanmıştır. Bu durumda davacının talep edebileceği hasar bedeli her halde sorumluluk üst sınırını aşamayacağından, hasar bedeli bakımından ekspertiz raporu ile bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedeli farkının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Dava maddi tazminat istemine ilişkin olduğundan, hüküm tarihindeki AAÜT'nin 13/3 maddesine göre, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden, mahkemece davalılar lehine tarifeye aykırı olarak fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.   Açıklanan nedenlerle; mahkemece  sorumluluk sınırı tespitinde yapılan hata sonucunda eksik bedele ve davalılar lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne itirazın kısmen iptaline , fazla istemin reddine\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  25/11/2021 Tarih 2020/314 Esas -  2021/1263 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı takibine itirazlarının kısmen iptaline, takibin 4.757,32-TL alacak üzerinden ve bu miktara takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine,  Koşulları olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,\" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 427,60-TL harcından davacı tarafından peşin yatırılan 183,13-TL harcın mahsubu ile kalan 244,47‬-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 237,53‬-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.400-TL bilirkişi ücreti, 87,50-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.487,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 780-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,  Davacı lehine takdir olunan 4.757,32-TL vekalet ücretinin davalılardan  müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar lehine takdir olunan 4.757,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,  Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranına göre 939-TL'sinin davacıdan, 421‬-TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,\" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 92,10-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 29-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı ... tarafından yapılan 31-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 21-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... A.O'ya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81e9c983abde3805","SID":"46787bf2460ca595"}}