{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/297 <br>KARAR NO: 2024/1482<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2021<br>NUMARASI: 2020/94 Esas - 2021/856 Karar<br>DAVA: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; <br>DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalı banka arasında bankacılık hizmet ve kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilince, davalı bankanın çeşitli ay ve dönemlere ilişkin olarak müvekkilinin hesabından bilgisi dışında ve haksız olarak, periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu ve benzeri adlar altında ücretler kestiğinin fark edildiğini, haksız tahsil edilen ücretlerin iadesi istemi ile davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, davalının kesilen ücretlerin iadesini yapmadığını, davalı bankanın soyut gerekçelerle ve müvekkilinin bilgisi dışında zorunlu, belgeli ve makul olmayan hiç bir masraf tahsilatı yapamayacağını, bankaların kredi müşterilerine her sayfasını imza ettirdiği, müşterilerden alınacak ücret ve komisyonların belirtildiği sözleşme ve öncesi bilgi formunun tek taraflı olarak hazırlandığını, sözleşmenin diğer tarafının genel işlem koşullarının varlığından ya da içeriğinden tam olarak haberdar olmadığını, pazarlık gücüne de sahip olmadığından zorunlu olarak imzaladığını belirterek, müvekkilinin bilgisi dışında kesilen periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu ve benzeri ücretlerin tespiti ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 01/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 11.434,97-TL artırarak 12.434,97-TL'ye çıkarmıştır. <br>CEVAP: Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili arasında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin 8. maddesine göre, müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisine sahip olduğunu, müvekkili bankanın bu hükme istinaden davacı firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden komisyon tahsil ettiğini, bankanın tacir sıfatına haiz olduğunu, TTK'nın 20. maddesine göre hizmet karşılığı ücret isteyebileceğini, TCMB'nin yayımladığı 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesinde, bankalar tarafından kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların serbestçe belirleneceğinin öngörüldüğünü, sözleşmenin genel işlem koşulları denetimine tabi tutulmasının mümkün olmadığını, periyodik hizmet komisyonunun, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi, kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini, ücret uygulamasından önce müşteri bilgilendirmesinin yapıldığını, davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı banka arasında hizmet ve kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden davalı bankanın çeşitli ay ve dönemlerde davacının bankadaki hesabından bilgisi dışında periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu ve benzeri adlar altında ücret kesintileri yaptığı, bilirkişi raporuna göre, davaya konu kesintilerin yapıldığı dönemde TCMB tarafından banka müşterilerine uygulanması için bildirilen masraf/ücret/komisyon türleri ve tutarları ile bankalarca uygulanan masraf ve tutarlarla karşılaştırıldığında, davacının hesabından hesap işletim ücreti olarak alınan toplam 370,65-TL, kredi tahsis komisyonu olarak alınan 4.104,57-TL, ek defter verme olarak alınan 178,50-TL, ekstre posta masrafı olarak alınan 300-TL, haberleşme ücreti olarak alınan 131,25-TL, KOBİ/esnaf süper yıllık paketi olarak alınan 7.350-TL olmak üzere toplam 12.434,97-TL fazla kesinti yapıldığı, yapılan bu kesintinin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 12.434,97-TL alacağın, 1.000-TL kısmının dava tarihinden itibaren, 11.434,97-TL kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; mahkemece sadece bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının taleplerinin açıkça belirli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin 8. maddesine göre, müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisinin bulunduğunu, müvekkili bankanın bu hükme istinaden yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden komisyon tahsil ettiğini, TCMB'nin yayımladığı 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesinde, bankalar tarafından kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların serbestçe belirleneceğinin öngörüldüğünü, sözleşmenin genel işlem koşulları denetimine tabi tutulmasının mümkün olmadığını, periyodik hizmet komisyonunun, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi, kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini, davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari kredi kullandırımı ve bankacılık işlemleri sırasında davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen masraf ve ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın  görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde ve bankacılık işlemlerinde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.  Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının haksız olarak kesildiğini iddia ettiği masraf toplamının 23.578,23-TL olduğu, davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği ücretler arasında yer almayan hesap işletim ücreti, ek defter verme masrafı, ekstre posta masrafı, haberleşme ücreti ve KOBİ/esnaf süper paket ücreti talep edemeyeceği, TCMB'ye bildirdiği ücretlere göre 4.104,57-TL fazladan kredi tahsis komisyonu tahsil ettiği, davalı bankanın TCMB'ye müşteriye uygulayacağını bildirdiği masraf ve ücret tür ve tutarlarının diğer bankaların uyguladığı ücretlerle karşılaştırılması sonucunda;  hesap işletim ücreti olarak alınan 370,65-TL, kredi tahsis komisyonu olarak alınan 4.104,57-TL, ek defter verme olarak alınan 178,50-TL, ekstre posta masrafı olarak alınan 300-TL, haberleşme ücreti olarak alınan 131,25-TL,  KOBİ/esnaf süper yıllık paketi olarak alınan 7.350-TL  olmak üzere toplam 12.434,97-TL’nin davacıya iadesinin gerektiği belirtilmiştir. Davalı bankaca davacıdan tahsil edilen masraf ve ücretler konusunda sözleşmelerde belirlenen bir oran bulunmamaktadır. Davacıdan tahsil edilen hesap işletim ücreti, ek defter verme masrafı, ekstre posta masrafı, haberleşme ücreti ve KOBİ/esnaf süper paket ücreti kalemleri, davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği ücretler arasında yer almamaktadır. Davalı bankanın TCMB'ye müşteriye uygulayacağını bildirdiği masraf ve ücret tür ve tutarlarının diğer emsal bankaların uyguladığı ücretlerle karşılaştırılması sonucunda ise, hesap işletim ücreti olarak alınan 370,65-TL, kredi tahsis komisyonu olarak alınan 4.104,57-TL, ek defter verme olarak alınan 178,50-TL, ekstre posta masrafı olarak alınan 300-TL,  haberleşme ücreti olarak alınan 131,25-TL,  KOBİ/esnaf süper yıllık paketi olarak alınan 7.350-TL'nin emsal banka uygulamaları ile orantılı olmadığı, dolayısıyla bu şekilde davacıdan tahsil edildiği belirlenen toplam 12.434,97-TL’nin davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulü yerinde olup, davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 849,43-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 232-TL harcın mahsubu ile kalan 617,43‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"19fb44dede44552a","SID":"5471428cc6dc7ec5"}}