{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2161 <br>KARAR NO: 2024/1335<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2023<br>NUMARASI: 2021/399 Esas - 2023/409 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin 11/09/2020, 12/10/2020, 16/10/2020 ve 22/10/2020 tarihli toplam 45.650-Euro bedelli faturalarla davalıya çeşitli vasıflarda mal ve malzeme imal ederek sattığını, malların davalıya teslim edilmesine rağmen davalının söz konusu mal bedelini ödemediğini, bu nedenle 45.650-Euro'nun tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 yılı öncesinde başladığı, davacının defterlerine göre davalıya 3.016.796,90-TL'lik mal satıldığı, davalının da 2.466.751,36-TL ödeme yaptığı, 550.045,54-TL borcu kaldığının belirlendiği; verilen süreye rağmen davalının defter ve belgelerini mahkemeye sunmadığı, 21/06/2022 tarihli beyan dilekçesinde malları teslim almadıklarını iddia ettiği; bu iddia karşısında davacının fatura içeriği malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği; davacı gümrük çıkış beyannameleri sunmuş ise de, gümrük çıkış beyannameleri muhteviyatı malların gümrük mevzuatı gereğince yurt dışı edilerek fiilen ihraç edildiğini ispata elverişli olup, yurt dışı edildiği sabit olan malların alıcısı davalıya teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, zira Türkiye'den kara yolu taşıması ile yurtdışı edilen malların, alıcının bulunduğu Almanya ülkesi gümrüğündeki işlemlerinin kim tarafından ne şekilde yapıldığına ilişkin bir delil bulunmadığı; 02/12/2022 tarihli ara kararda davacıya uyuşmazlık konusuyla ilgili ticari defterler, sipariş formları, faturalar, e-posta yazışmaları, taşıma belgeleri ve ihraç kayıtları ve bunlarla bağlantılı diğer hususlarla ile ilgili beyanda bulunmak ve yemin deliline hususunda beyanda bulunmak üzere ihtaratlı şekilde1 aylık kesin süre verildiği, tesliminin ispatı bakımından davacıya yemin hakkı hatırlatıldığı ancak davacı tarafça yemin deliline başvurulmadığı gibi davacı tarafından sunması gereken süre içinde delillerini sunmadığı, delil toplanması talep edilen dilekçenin süresinden sonra sunulduğu ve davalıya teslimin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili , dosyada mevcut fatura, ihracat kayıtları ve CMR taşıma belgelerinde (11/09/2020, 14/10/2020, 16/10/2020 ve 24/10/2020 tarihlerinde taşıyıcı tarafından teslim alınan) görüldüğü üzere dava konusu malların, müvekkil ile davalı arasındaki sözleşmeye uygun olarak taşıma firması tarafından ... Alman depo-... şirketine kaşe ve imza karşılığı teslim olunduğunu, CMR belgesinde de görüldüğü üzere gönderenin müvekkili, alıcının davalı, malın teslim edileceği yerin ise davalının talebi üzerine bahse konu dava dışı ... şirketi olduğunu; yine CMR belgelerinden görüldüğü üzere dava dışı ...'nun kaşe ve imzası ile mallarının teslim alındığının açık olduğunu; yükün alıcısı olan davalı şirketin, malları CMR belgesinde zikrolunan varış yeri olan ...'dan teslim aldığını; müvekkilinin Almanya'daki vekili vasıtasıyla Alman yasalarına uygun olarak keşide ettiği ihtara verilen cevabi yazıda, dava dışı ... şirketince malların davalı tarafça teslim alındığının açıkça ifade edildiğini; teslim sürecinin mahkemece yapılacak uluslararası resmi yazışma yolu ile tespit edilerek, yargılama konusu uyuşmazlığın aydınlatılmasına yönelik taleplerinin anlaşılmaz bir şekilde kabul görmediğini; davalının cevap süresinde malların teslimine ilişkin olarak her hangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkilinin defterlerine göre haklılığının ortaya çıktığını, ticari defterlerinin sunulması hususunda kendisine ihtarat yapılan davalının mallarını teslim almadığı savunmasında bulunduğunu, haksız ve süresinde olmayan bu defi'ye karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bu hususta ve teslime ilişkin bir araştırma yapmadan yemin delili için ihtaratta bulunulduğunu; davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında dava dışı ... şirketi ve taşıma şirketi ile yazışmaların yapılması gerektiğini; mahkemenin 02/12/2022 tarihli ara kararının UETS üzerinden kendilerine gönderildiğini, bu tarihi izleyen 5. günde yani 07/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağını, mahkemece belirlenen 1 aylık sürenin de son gününün 07/01/2023 olduğunu ve 04/01/2023 tarihinde verilen beyan dilekçesinin süresinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak Alman yetkili makamlarından ilgili belgelerin getirtilmesi ve bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Eldeki davada davacı, Almanya'da mukim davalıya ürettiği makine malzelemerini sattığını ve malzemelerin teslim edilmesine rağmen davalının satım bedelini ödemediğini ileri sürmüştür.Davalı taraf, süresinde davaya cevap vermemiş ancak defter ve kayıtlarının celbi hususundaki ara karara ilişkin davanın açılmasından yaklaşık bir yıl sonra sunduğu 20/06/2022 tarihli dilekçesinde, malların Almanya'daki bir depoya gönderildiğini, ancak müvekkilince teslim alınmadığını ve davacının teslimi ispatlaması gerektiğinden defterlerini sunmadıklarını belirtmiştir. Davacı; dava konusu icra takibinde  4 adet ihracat faturasına dayanmıştır. Bütün faturalarda ödeme şekli mal mukabili, teslim şekli \"... İstanbul\", nakliye şeklinin karayolu olduğu, Teslim/Bedel Ödeme Yeri'nin davalının adresi olan \"...\" ve davacının banka hesap bilgileri yazılıdır. 1. fatura 11/09/2020 tarihli 11.690-Euro bedelli, değişik modellerde 8 adet dişli satımına konu, 388 kg brüt ağırlığı, 3 kab ve 40 gün ödemeli; 2. fatura, 12/10/2020 tarihli 26.600-Euro bedelli, 19 adet aksamıyla dişli satımına konu, 1.150 kg brüt ağırlığı, 2 kab ve 30 gün ödemeli; 3. fatura, 16/10/2020 tarihli 2.975-Euro bedelli, 1 adet aksesuarlarıyla birlikte dişli satımına konu, 89 kg brüt ağırlığı, 1 kab ve 30 gün ödemeli; 4. fatura, 22/10/2020 tarihli 4.385-Euro bedelli, 1 adet dişli satımına konu, 210 kg brüt ağırlığı, 1 kab ve 30 gün ödemeli faturadır. İcra takibinde talep miktarı, faturaların toplamı olan 45.650-Euro'dur. Dosyada bulunan faturalara ilişkin gümrük beyannamelerinde, teslim şeklinin \"... İstanbul\", ödemenin mal mukabili, gönderinin davacı ve alıcının da davalı olduğu görülmektedir. Yine davalının hazırlayarak gönderdiği ve davacının onayladığı faturalara konu sipariş onay formlarında sevk adresinin davalının adresi olduğu ve teslim şartlarında \"İstanbul nakliyesi depo teslimi\" ibaresinin yazılı olduğu ve teslimin ex-works şeklinde olduğu yazılıdır. Mali müşavir bilirkişi raporunda, her 4 faturaya konu mallar için gümrük çıkış beyannamelerinin hazırlandığı, taraflar arasındaki mal mukabili ödemede alıcının ödeme yapmadan önce malı gümrükten çekebildiği, malların ihracat işlemlerinin yapıldığı ve malların Türkiye Gümrük bölgesini terk ettiği fiili ihracat gerçekleştiğinden malın alıcısına teslim edildiği sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Davacının söz konusu faturalardan önce de davalıya malzeme sattığı, davalının ödemeler yaptığı davacının ticari defterlerinden anlaşılmaktadır. Davacı vekili 04/01/2023 UYAP havale tarihli dilekçesinin ekinde, davacının malzemelerin teslim edildiği dava dışı Almanya'daki ... unvanlı depo-... şirketiyle yaptığı 06/12/2022 tarihli e-posta yazışmasında, CMR belgeleri üzerinden tam teslimat tarihinin bulunmadığı, teslimat tarihi için sadece yaklaşık bir zaman dilimi tahmin edilebildiği, ilgili zaman diliminde davalı şirketin bir deposu olduğu, onun adına muhtelif gönderileri teslim aldıkları, davalının depodan gönderilerini kendi namına yönlendirdiğini belirtmiştir. Aynı dilekçe ekinde davaya ilişkin taşımalara ait olduğu ileri sürülen 4 adet tarihsiz CMR belgesi sunulmuştur. 11/09/2020 tarihli (388 kg), 16/10/2020 tarihli (89 kg) ve  22/10/2020 tarihli (210 kg) faturalarla ilgili CMR belgelerinde alıcının davalı, bilgi verilecek kişinin dava dışı depo olduğu ileri sürülen \"...\" unvan ve adresinin bulunduğu, yine teslim alan (24 nolu) kısmında aynı firmanın kaşe ve imzasının bulunduğu; 12/10/2020 tarihli (1.150 kg) faturayla ilgili belgede alıcının ve bilgi verilecek kişinin davalı olduğu, teslim alan kısmında da \"...\" firmasının kaşe ve imzasının bulunduğu, ancak belgelerde teslim tarihi yazılı değildir. CMR belgelerindeki ve faturalardaki bilgiler birbirini teyit etmektedir. Mahkemece 01/12/2022 tarihinde \"Davacı vekilinin 02/11/2022 tarihli talep dilekçesi doğrultusunda uyuşmazlık konusu ile alakalı  ticari defterler, sipariş formları, faturalar, e-posta yazışmaları, taşıma belgeleri ve ihraç kayıtları  ile ilgili beyanda bulunmak ve 5 nolu celsenin 1 nolu ara kararı uyarınca yemin deliline başvurup başvurmayacağı hususlarında beyanda bulunmak üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu deliller ile yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı,dosya mevcuduna göre karar verileceğinin ihtarına, (ihtarın işbu ara kararın tebliği suretiyle yapılmış sayılmasına)\" şeklinde  ara karar verilmiştir.Ara karar davacı vekiline e-tebligat yoluyla 07/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tebliğ tarihine göre 1 aylık kesin süre 07/01/2023 tarihinde dolmaktadır. Davacı vekilinin bu hususta sunduğu dilekçesinin UYAP'taki havale tarihi 04/01/2023 tarihi olup dilekçe süresindedir.Takip eden 18/01/2023 tarihli duruşmada,dosyanın işlemden kaldırıldığı ve davanın yenilendiği, takip eden 07/06/2023 tarihli duruşmada davacı vekili sözlü beyanında 04/01/2023 tarihli dilekçelerindeki taleplerini tekrar etmiş, mahkemece talep yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.Gerekçeli kararda da, davacının süresinde delillerini sunmadığı, yemin delilline başvurulmadığı, davanın bir kez işlemden kaldırıldığı, akabinde süresinden sonra davacı tarafça 04/01/2023 tarihli dilekçeyle delillerin toplanmasını istendiğinden talebin red edildiği belirtilmiştir. Davaya cevap vermeyen davalı, davanın esasına yönelik cevap vermemekle davayı inkar etmiş sayılır. Davalı vekili, bu inkar kapsamında ve savunmayı genişletme kabul edilemeyecek şekilde,20/06/2022 tarihli yazılı beyanında malı teslim almadığını bildirmiş, davacı da buna istinaden sunduğu 02/11/2022 ve 04/01/2023 tarihli dilekçelerinde taleplerini belirtmiştir. Satım belgelerinde tesbit olunan teslim şekline göre teslimin yapıldığının kabulü gerektiği halde teslimin kanıtlanamadığı,yemin teklif hakkının kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Somut olayda, 4 adet faturayla davacının davalıya sattığı malların Almanya'da mukim davalıya ihraç yoluyla gönderildiği ve yurt dışı edildiği görülmektedir. Sunulan, mal sipariş formları, faturalar, CMR belgeleri ve gümrük belgeleri birbirini teyit etmektedir. Buna göre davalının hazırlayarak, davacıya gönderdiği sipariş formlarında taşımanın ex works teslim usulüyle yapılacağı belirtilmiştir. Ex works teslim şeklinde, satılan mal satıcının yani davacının İstanbul'daki işletmesinden teslim alınmasından itibaren tüm masraf, risk ve sorumluluk alıcıya yani davalıya ait olmaktadır. Yine faturalarda ve gümrük beyannamelerinde teslim şekli \"... İstanbul\" olarak kayıtlıdır. Ex works teslime çok benzer olan bu teslim şekline göre de, satıcı tarafından ihracata bağlı gümrük işlemlerinin yapılması ve alıcının belirlediği taşıyana veya başka bir kişiye malların teslim edilmesi ile emtia üzerindeki hasar ve yarar alıcıya geçmektedir. ... teslim şekli nedeniyle taşımanın alıcı tarafından organize edildiğinin, emtianın taşıyıcıya teslim edilmesi ile taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşacak zararın da alıcı üzerinde gerçekleşeceğinin kabulü gerekir. Bu açıklamalardan olarak, satıma konu malların davacı satıcı tarafından İstanbul'daki işyerinde davalı-alıcının organize ettiği yani kendi adamı olan taşıyıcıya teslim edildiği, dolayısıyla tüm hasar ve zıyaı kendisine geçen davalının malları teslim aldığı kabul edilmelidir. ... teslim şekli gereğince, ihraç edilen malların gümrük işlemleri davacı-satıcı tarafından yerine getirilmiştir. Faturalarda ödeme şekli mal mukabili olarak belirtilmiştir. Malları teslim aldığı kabul edilen davalının malların bedelini ödeme edimini yerine getirmediğinden, davacının davasında haklı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline  ve likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre  faiz  işletilerek takibin devamına ve hüküm altına alınan 45.650-Euro'nun takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden %20 oranında hesap edilmiş icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,  İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/399 Esas - 2023/409 Karar sayılı 07/06/2023 tarihli kararının, HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin 45.650-Euro alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca Euro ile açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek oranlarda faiz işletilerek devamına, %20 oranda hesaplanan 88.649,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 32.058,84-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 5.805,14-TL ile icra veznesine yatırılan 2.216,92-TL olmak üzere toplam 8.022,06‬-TL'nin mahsubu ile kalan 24.036,78-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine, Davacı tarafça yatırılan 8.081,36‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 900-TL bilirkişi ücreti, 109-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.009‬-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 71.703,95-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\"Yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 116,40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42916046f875302f","SID":"ec9993c3159455f1"}}