{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/623 <br>KARAR NO: 2024/1631<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 23/03/2021<br>NUMARASI: 2018/69 Esas - 2021/257 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının babası ile 13/01/2016 günü saat 16:15 sıralarında ... Mah. ...'ta bulunan kaldırımda torunu ile birlikte yürümekteyken kaldırımdaki ağaca takılıp düştüğünü, ... plakalı servis aracıyla seyir halinde olan davalı ...'in aracıyla ...'in üzerinden geçerek ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı ...'in hem araç sürücüsü hem de araç sahibi olarak hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, davacının ölümlü trafik kazasından önce babası ile birlikte aynı evde yaşamakta olduğunu, davacının babasının ...'ta emeklilik fonunun bulunduğunu ve bununla davacı kızına destek olduğunu, ölüm nedeni ile davacı tarafından mezar yeri kullanma ve mezar yapım masrafları yapıldığını, davacının babasının ölümü ile birlikte derin üzüntü yaşadığını belirterek  3.200,00 TL maddi tazminat ile trafik kazasında babasını kaybeden davacının 6100 sayılı HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminatı tutarı belirlenerek kaza tarihi olan 13/01/2016'dan itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/01/2016'dan itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ...'den tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün  kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini,  kaza tarihi itibariyle 45 yaşında olan davacı desteklik yaş sınırını aştığından, haksız destekten yoksun kalma taleplerinin reddi gerektiğini, müteveffanın kendisine fiili destek olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın davalı şirkete herhangi bir başvuru yapmadan işbu davayı açtığını, temerrüde düşürülmediklerini,  temerrüdün, kaza tarihinden değil, delillerin tümünün müvekkili şirkete tebliğ tarihinden itibaren 8 gün geçmesi ile başlayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hız limitini aşarak trafik kurallarına uygun hareket etmeyen davalının, meydana gelen olayda gerekli önlemi almayarak kusurlu davrandığını, davalı hız limitine uygun şekilde seyir halinde olsaydı, aracıyla maktulün üzerinden geçip ölümüne sebebiyet vermeden aracı durdurabileceğini,  davalı ... ile diğer davalı ... arasında ZMMS poliçesi bulunduğunu, KTK gereğince maddi tazminat bakımından sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunduğunu, davacının babasının ölümü ile bu maddi destekten yoksun kaldığını, mahkemece maddi tazminat yönünden davanın kesin olarak reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada destekten yoksun kalma tazminatının belirsiz alacak davası olarak açıldığını, mahkemece müvekkilinin babasının desteğinden mahrum kalması neticesinde uğradığı maddi zarar hesaplanıp da kendilerine davayı ıslah etmek üzere süre verilmediğine göre davanın miktar bakımından reddine ve karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve manevi tazminat isteminin kabulü  gerektiğini belirterek  istinaf talep etmiştir. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 13.01.2016 günü saat 16.00 sıralarında şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı minibüs ile ... üzerinde seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada istikametine göre sağ kaldırımda yürüyen müteveffa yaya ...'in dengesini kaybederek minibüsün önüne düşmesi ve davalı sürücünün aracının sağ ön kısımları ile müteveffa yayaya çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği;  Müteveffanın kızı olan davacının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunduğu  anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık aşamasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün kusursuz olduğu belirlenmiş ve  ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda\"...Tüm dosya kapsamı, şüpheli-tanık ifadeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, bilirkişi raporu diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza anını gösteren kamera kayıtlarından müteveffa yayanın dengesini kaybederek minibüsün önüne düştüğü görülmüş...şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüs ile seyri sırasında dengesini kaybederek aracının önüne düşen yaya nedeniyle meydana gelen kazada alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Müteveffa yaya ... dengesini kaybederek yere düşmesiyle meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurludur...\" belirlemesinde bulunulmuştur. Bu kusur belirlemesi üzerine takipsizlik kararı verilmiş ve itiraz üzerine inceleme yapan İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince ayrıca kusur raporu alınmamıştır. Hukuk Genel Kurulunun 21/04/1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülmektedir. Bu kapsamda somut uyuşmazlıkta davacı müteveffanın kızı olan davacı yetişkin olduğundan ölenin desteğine muhtaç olduğunu ispatla mükelleftir. İstanbul SGK Beyoğlu SGM'nin 31.08.2018 tarihli müzekkere cevabına göre; kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılmadığı, davacının kaza tarihinde sigortalı olarak çalıştığı bildirilmiş olduğundan  davacının ölenin fiili desteğine (engelli olması nedeniyle çalışamamak gibi) ihtiyacı bulunduğunu ispat edememiş olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  talebinin reddine karar verilmesinde   usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarıdır. Ceza Mahkemesinden verilen kesinleşen maddi olguya dayalı bir kusur raporu bulunmadığından kusur raporu alınmaksızın  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık aşamasında alınan bilirkişi raporu ve ATK raporu ile yetinilerek manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur.  Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99f856da2f6c4989","SID":"b4ea93e08d5b49f4"}}