{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2112 - 2024/1656<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2112 <br>KARAR NO\t: 2024/1656<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/09/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR <br>DAVACI \t: ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: ... YAPI TURİZM GIDA DANIŞMANLIK VE SOSYAL HİZMETLER SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ   <br>DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                   : 08/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ     : 08/10/2024<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ...  karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                     :<br>Davacı vekili, müvekkili kurum ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesinin yapıldığını, müvekkil idare ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeler gereğince işçilerden ... tarafından, müvekkil idare aleyhine açılan alacak tazminat talepli itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiğini, ...  . İş Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasına istinaden ... ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına müvekkil idare tarafından toplam 40.163,77.TL ödeme yapıldığını, müvekkil idare tarafından arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ancak bir sonuç alınamadığı, müvekkil idare tarafından  icra dosyasına ödenen toplam 40.163,77.TL alacağın ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile idaremize ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı cevap beyanında bulunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \" davacının yapmış olduğu tüm ödemelerden davalının sorumlu olmadığı, kıdem tazminatından ve yargılama giderlerinden tüm alt işverenlerin, işçilerin yanlarında çalışma süreleriyle orantılı olarak sorumlu oldukları, boşta geçen süre ücretinden, icra inkar tazminatından, işe başlatmama tazminatından ve ihbar tazminatından son alt işverenin sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davacının icra dosyasına toplam ödemesinin 40.163,77.TL olduğu, ancak bunun 23.335,72.TL'sinden davalının sorumlu olduğu, davacı vekili faiz yönünden davayı ıslah ederek ticari faiz talep ettiği, alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davacının icra dosyasına 10/08/2016 tarihinde ödeme yaptığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; 23.335,72.TL’yi 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t       \t\t:<br>Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, TBK' nın 167. Maddesine göre ödediği miktarların tamamını davalı şirketten rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, işçiye karşı yalnızca kanunda doğan sorumluluk nedeniyle ödemek zorunda kaldıkları 40.163,77.TL tutarındaki meblağın tamamının davalı şirketten tahsilini talep ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalardan aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t          :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu,  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t        :<br>Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. <br>Davacı tarafından, taraflar arasında Hizmet Alım Sözleşmesi bulunduğu, davalı yanında işçi olarak çalışan dava dışı ...'nın, işçilik alacakları için açılan dava sonucu verilen kararın, işçi tarafından icra takibine konulduğu ve icra dosyasına 10/08/2016 tarihinde 40.163,77.TL ödeme yapıldığı iddia edilerek, yapılan ödemenin davalıdan rücuen tazmini talep edilmiş, davalı ise cevap dilekçesi sunmamış, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı  vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.<br>İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı ilamı benzer mahiyettedir)<br>Davalı alt işverenin asıl işveren olan davacıya karşı işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup, davalının işçiyi çalıştırmadığı dönemlerden dolayı sorumluluk altına sokulması doğru değildir.(Yargıtay 13. HD'sinin 2016/1699-2018/3248- Yargıtay 23. HD'sinin 2014/700-2015/709 EK sayılı karaları benzer mahiyettedir)<br>Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. <br>İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. <br>Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici  sorumlu olacaktır.<br>İhbar tazminatından son işveren sorumludur.  Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.<br>İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. <br>Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü  bulunmamaktadır.<br> (Yargıtay 15.HD'sinin 2021/1308-351 EK ve  Yargıtay 23.HD'sinin 2019/1244-2020/2303 EK sayılı kararı bu mahiyettedir.)<br>Somut olayda, davacı ile davalı şirket  arasındaki hizmet alımına dair sözleşme ve eki olan şartnamelerde, çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı ve diğer yasal yükümlülüklerin alt işverende olduğuna dair açık hüküm bulunmadığı, bu nedenle davacı işverenin, işçiyi çalıştıran davalı yükleniciden, işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak üzere, ödediği bedeli talep etme hakkı bulunduğu, davalının kendi dönemlerindeki sorumluluğun tam olduğu, dava dışı işçi ...'ın davalı şirket haricinde başka şirketlerde de çalıştığı, bu nedenle davacının, ...  .İş Mahkemesi'ne ait ...E. Sayılı dosyasına istinaden, ... ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu tüm ödemelerden davalının sorumlu olmadığı, kıdem tazminatından ve yargılama giderlerinden tüm alt işverenlerin, işçilerin yanlarında çalışma süreleriyle orantılı olarak sorumlu oldukları, boşta geçen süre ücretinden, işe başlatmama tazminatından ve ihbar tazminatından son alt işverenin sorumlu olduğu, ilk derece mahkemesince alınan ve  dairemizce de benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının,  davalı şirketten, dava dışı işçiye yaptığı 23.335,72.TL ödemeyi, ödeme tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, tüm bu nedenlerle, mahkemece,  davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu  istinaf karar harcının davacıdan  alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin  378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere  karar verildi.08/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br>   <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3912772454bed33","SID":"ca58ae4d28ba093c"}}