{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/708 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1798<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/1090 Esas 2020/398 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/10/2024<br><br>\t     Davacı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:                 <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 23.01.2018 tarihinde Hizmet İşbirliği Sözleşmesi imzalanmış olup, imzalanan bu sözleşme ile davalı işletmenin reklam ve tanıtım işlerini müvekkili şirketin üstlendiğini,  müvekkilinin, Nisan ayının sonuna kadar sözleşmede kendisine düşen edimleri yerine getirdiğini, davalının da tarafına yüklenen aylık ücret ödeme edimini yerine getirdiğini, taraflar arasında 23.04.2018 tarihinde yapılan görüşmede; davalının sözleşmenin 2 (iki) ay süreyle durdurulması talebinde bulunması üzerine sözleşmenin görüşme tarihinden itibaren 2 (iki) ay süreyle durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirket adına, İzmir 5. Noterliği'nin 12.06.2018 tarih ve 08795 yevmiyeli ihtarnamesi ile davalıya 23.06.2018 tarihi itibariyle sözleşmenin durdurulmasına karar verilen sürenin sona erdiği, sözleşmenin 01.07.2018 tarihinden itibaren tüm maddeleriyle yürürlüğünün devam edeceğinin ihtar edildiği, akabinde müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak temmuz ayındaki faaliyet planlamasının yapıldığını, onaylanmak üzere planın 27.06.2018 tarihinde davalıya gönderildiğini,  davalının, Karşıyaka 5. Noterliği'nin 09.07.2018 tarih ve 20928 yevmiyeli cevabı ihtarnamesi ile sözleşmenin 7/(b) bendinde belirtilen hizmetin yerine getirilmediğini ve bunun için bedel talep edildiğini, bunun üzerine karşılıklı yapılan görüşme sonrasında sözleşmenin sona erdirilmesi konusunda karşıklı mutabakata varıldığını, müvekkili şirket tarafından nisan ayından itibaren hizmet verilmediğini, bu hususun da sözleşmenin feshedildiğinin kanıtı olduğunu beyan ettiğini, davalının bahsi geçen ihtarname ile beyan ettiği hususların gerçeğe aykırı olduğunu,  taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarihi 23.01.2018 olup, sözleşmenin süresinin 1 yıl olduğunu,  müvekilinin yerine getirmediği iddia olunan edimle ilgili sözleşmede herhangi bir süre öngörülmediğini, dolayısıyla müvekkilinin yükümlülüğünü, sözleşmenin süresi olan 1 yıl içinde yerine getirebileceğini, davalının fesih konusunda mutabık kalındığı yönündeki beyanının gerçek dışı olduğunu, usulüne uygun belge ile ispatlanması gerektiğini, sözleşmenin 7(b) bendinde gösterilen hizmetler için ek ücret istendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket tarafından nisan ayından itibaren hizmet sunulmaması hususunun sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğinin kanıtı olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin 8.1. maddesinde \"Onay\" hususu düzenlenmiş olup, bu maddeye göre aylık hizmetin sunulması, davalı işletmenin onayına bağlı kılındığını, davalı tarafa gönderilen ihtarname akabinde, belirtilen madde gereği aylık planın davalıya gönderildiğini; ancak cevap alınamadığını, müvekkili şirketin fesih iradesi bulunmamakta olup, sözleşme edimlerini ifa amacıyla hareket ettiğini,  ancak gönderilen hizmet planın davalı tarafça onaylamaması nedeniyle davalı işletme adına paylaşım yapılamadığını; ayrıca paylaşım şifrelerinin değiştirilmesi ve başka bir şirket tarafından paylaşım yapıldığının anlaşılması karşısında müvekkili şirketin sözleşme edimlerini ifa olanağının kalmadığını, İzmir 5. Noterliği'nin 12.07.2018 tarih 11738 yevmiyeli ihtarnamesi çekilerek sözleşmenin davalı tarafından haksız nedenle feshedilmiş bulunduğu ve haksız fesihten kaynaklanan tazminat bedeli olan 12 aylık hizmet bedelinin müvekkil şirkete ödenmesi hususu 13.07.2018 tarihinde davalıya ihtar edildiğini, davalı tarafça müvekkili şirkete haksız fesihten kaynaklanan tazminat bedelinin ödenmemesi üzerine işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirtelerek 19.824,00-TL. nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.     <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında 23.01.2018 tarihinde bir hizmet sözleşmesi         imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin, davacı reklam firmasından müvekkilinin  işletmesinin reklam ve tanıtım işlerinin sözleşmede kararlaştırılan ücret mukabilinde yapılması hizmetini aldığını, müvekkili işletmenin sözleşmede belirtilen ve üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, 23.01.2018 de imzalanan sözleşmede belirtilen hizmetlerin karşılığı olarak dört ay boyunca, her ay 1400 TL. hizmet bedelini davacı reklam firması hesabına yatırdığını, ancak  yerine harfiyen getirdiği edimlerinin karşılığını reklam firmasından göremediğini, bu tarz okul öncesi eğitim veren ve zaman mefhumu olmaksızın her an okula yeni kayıtlar yapan eğitim kurumlarında reklam ve tanıtımın son derece önemli olduğunu, sözleşmenin reklam ve tanıtım hususunda en önemli ve amaca hizmet eden maddesi olan 7/b maddesinin bu süreç boyunca yerine getirilmediğini, bu durumu müvekkilinin, gerek yüzyüze yapılan görüşmelerde gerekse telefonla defalarca kez reklam firması yetkililerine bildirdiğini, ancak, firma tarafından bu konuda olumlu bir adım atılmadığını, reklam firması tarafından herhangi bir hizmet sunulmadığını, müvekkili ile davacı yan arasındaki sözleşme, davacı tarafın bir iş ve hizmeti yerine getirmeyerek müvekkili kurumunun tanıtım ve reklam işlerinin eksik bırakılması ve müvekkilinin de bunu karşı tarafa bildirmesi neticesinde hükümsüz kaldığını, davacı tarafın 7/b maddesini 1 yıl içinde uygun görülen herhangi bir tarihte  uygulayıp, madde hükmündeki edimin yerine getirilmiş kabul edilmesi gerektiği iddiası, 1 yıllık sürenin 11 inci ayının son gününde bile ilgili maddede belirtilen tanıtım ve reklam çekimlerinin yapılabileceği anlamı taşımaktadır iddiasının ticari dürüstlük ve iyiniyet kurallarına uygunluk göstermeyip, 4 ay boyunca bu konuda hiçbir çalışma yapılmamasının müvekkili eğitim kurumunun  tanıtım ve reklamasyon anlamında  mağduriyetine neden olduğunu, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek üzere; davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"...Dava: ticari hizmet sözleşmesinin, davalı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle cezai şart alacağının tahsiline ilişkin alacak davasıdır.<br>Somut olayda; davacı sosyal medya yönetim şirketi ile davalı müşteri arasında   23.01.2018 tarihinde hizmet işbirliği sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile davacı şirketin, davalıya,  davalı müşterinin marka tanıtımı için sosyal medya yönetim ve reklam hizmeti vermeyi üstlendiği, sözleşmenin süresinin 1 yıl olduğu, sözleşmenin 7. Maddesinde davacının üstlendiği sosyal medya yönetim hizmetlerinin tanımlanarak,  davacının, davalının projeleriyle ilgili ..., ... ve ... mecralarına yönelik her ay minimum 12 görsel paylaşım yapacağı, davacının davalı adına 1 adet logo animasyon videosu, 1 adet animasyon video ve 1 adet 360 video çekimi yapacağı ve ilgili videoları davalının sosyal medya hesaplarında paylaşacağı, 360 derece videosunun ... ve ...’da VR gözlüklerle uyumlu olarak yayınlanacağı, her ay iki farklı rakip firma ile ilgili sosyal medya analizi yapacağı ve her ay verilen hizmetlerle ilgili sosyal medya hizmet raporunun davalıyla paylaşacağı öngörülmüştür.<br>Davacı taraf, sözleşme uyarınca  sosyal medya yönetim hizmetine ilişkin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini,  davalının da aylık ücretleri ödediği, davalının talebi üzerine 23.04.2018 tarihinden itibaren karşılıklı olarak sözleşmesi 2 ay süreyle askıya aldıklarını, 2 aylık süre dolduğunda davalıya hizmet vermeye devam etmek istediğini ihtarname ile bildirmesine rağmen, davacının sözleşmeye devam etmeyerek başka bir firmadan sosyal medya yönetim hizmet aldığını, sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini iddia edip,  sözleşmenin 15. Maddesindeki haksız feshe bağlanan cezai şart alacağını talep etmiştir. Davalı taraf ise, davacının davalı adına 1 adet logo animasyon videosu ve 1 adet animasyon videosunu hazırlamadığını, sosyal medya hesaplarında paylaşmadığını, bu hizmetin verilmesi talep edildiğinde sözleşmede kararlaştırılan ücret dışında ek ücret talep ettiğini, karşılıklı mutabakat ile sözleşmeyi 23.04.2018 tarihinde feshettiklerini, haksız fesih söz konusu olmadığından cezai şart koşullarının gerçekleşmediğini savunmuştur.<br>6102 sy TTK'nun 18/3. Fıkrası uyarınca tacirler arasındaki sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı öngörülmüştür. <br>Sözleşmenin feshi, taraflar arasındaki akdin 15. Maddesinde düzenlenmiş olup, \"İş bu sözleşmenin feshi durumunda yürürlükte olan işlerin bitirilmesi, karşılıklı mutabakatla düzenlenecek protokol ile yürütülür. Bu maddedeki ihbar süresine uymayan veya başka haksız bir nedenle sözleşmeyi fesheden, karşı tarafa 12 aylık hizmet bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt eder\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Sözleşmenin askıya alınması ve feshi ile ilgili iddia ve savunmalar değerlendirildiğinde; davacının Nisan ayında sözleşmenin karşılıklı olarak askıya aldığını, davalının ise Nisan ayında sözleşmenin karşılıklı mutabakat ile feshedildiğini iddia ettikleri, davacının delil olarak 27.04.2018 13:53 tarihinde ...@... adresinden, davalının ...@... e-posta adresine göndermiş olduğu e-postada “sözlü görüşmemizde belirttiğiniz mücbir sebeplerden dolayı sözleşmemizi iki aylığına durdurma talebinizi olumlu karşılıyoruz” mesajına ile tanığının ifadesine dayandığı, e-postanın davacının kendisinden sadır olduğu, dinlenen tanığın da davacı çalışanı olduğu, tarafların sözleşmenin uygulanmasının askıya alınmasına veya feshine ilişkin karşılıklı olarak mutabakata vardıkları konusunda TTK'nun 18/3. Fıkrasında sayılan türden yazılı bir belgenin bulunmadığı, buradan  hareketle tarafların sözleşmenin Nisan ayında karşılıklı olarak askıya alındığı veya feshedildiği iddia ve savunmalarının ispat olunamadığı, teknik bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarına göre davacının, davalının sosyal medya hesaplarında en son proje paylaşımını 23.04.2018 tarihinde yaptığının tespit edildiği, davacının da Nisan ayından sonra davalı adına sosyal medyada paylaşım yapamadığını beyan etmesi karşısında, sözleşme süresi içerisinde davalının sosyal medya hesabında 18.06.2018 tarihinde ve daha sonra Eylül ayında yapılan  paylaşımların, başka bir şirketten sosyal medya yönetim hizmeti aldığını gösterdiği, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından, başka bir şirketten sözleşme konusu işlerde ilk kez hizmet almaya başladığı 18.06.2018 tarihinde  eylemli olarak feshedildiği kanaatine varılmıştır. <br>Davalının sözleşmeyi eylemli olarak feshinin haklı olup olmadığı değerlendirildiğinde; davalı, davacı şirket tarafından sözleşmenin 7.1.b maddesindeki logo animasyon video ve animasyon video çekimini yapmayıp, sosyal medya hesaplarında paylaşmadığını, bu iş için sözleşmede kararlaştırılan ücret dışında ek ücret isteyerek sözleşmeye aykırı davrandığını savunmuştur. Davacının anılan iş için ek ücret talebinde bulunduğuna dair savunma davalı tarafından kanıtlanamamıştır. Teknik bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarına göre davalıya ait sosyal medya hesapları incelendiğinde davacının, sözleşmenin 7.1.a maddesindeki yükümlülüklerine ilişkin olarak davalı adına 23.01.2018-23.02.2018 tarihleri arasındaki 16 adet proje, 23.02.2018-23.03.2018 tarihleri arasında 14 adet proje ve 23.03.2018-23.04.2018 tarihleri arasında 14 adet proje ile ilgili görsel paylaşımda bulunduğu,  böylelikle sözleşmenin 7.1.a maddesindeki sorumluluklarını yerine getirdiği, davacının davalı adına 360 video çekimi gerçekleştirdiği ve bu videoyu 15.03.2018 tarihinde davalının Facebook adresinde paylaştığı, logo animasyon video ve animasyon videosunu ise sözleşmenin eylemli feshinden sonra 15.07.2018 ve 16.07.2018 tarihlerinde tamamladığı, dolayısıyla davacının sözleşmenin 7.1.b maddesindeki sorumluluklarını yerine getirmediği, teknik heyetin ek raporuna göre sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca aylık planları davalı müşterinin onayına sunulmadığı, 7.1.b içerisinde  yer alan logo animasyon, animasyon video çekiminin yapılması ve davalının sosyal medya hesaplarından paylaşılması konusunda sözleşmede bir süre öngörülmediği, ancak süre öngörülmemesinin bu yükümlülüklerin sözleşme süresi (1 Yıl) içerisinde herhangi bir gün gerçekleştirileceği anlamına da gelmeyeceği, edim geciktikçe davalı hizmet alanın sağlayacağı yarar azalacağından gecikmenin hakkaniyete de uygun düşmeyeceği, bu yükümlülüklerin sözleşmenin eylemli feshinden önce hiç yerine getirilmediğinin tespit edilmiş olması karşısında davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, dolayısıyla sözleşmenin 15. Maddesindeki cezai şart koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  '' gerekçesi ile; <br>H Ü K Ü M  :  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, 23.01.2018 tarihli sözleşme ile davalı işletmenin reklam ve tanıtım işlerini üstlendiğini, tarafların, nisan ayının sonuna kadar edimlerini yerine getirdiğini, 23.04.2018 tarihinde sözleşmenin 2 ay süreyle durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilin keşide ettiği ihtarname ile 23.06.2018 tarihi itibariyle sözleşmenin durdurulmasına karar verilen sürenin sona erdiğini, sözleşmenin 01.07.2018 tarihinden itibaren yürürlüğünün devam edeceğinin ihtar edildiğini, davalının, cevabı ihtarname ile sözleşmenin 7/(b) bendinde belirtilen hizmetin yerine getirilmediğini ve bunun için bedel talep edildiğini, bunun üzerine karşılıklı yapılan görüşme sonrasında sözleşmenin sona erdirilmesi konusunda karşıklı mutabakata varıldığını, müvekkili şirket tarafından nisan ayından itibaren hizmet verilmediğini, bu hususun da sözleşmenin feshedildiğinin kanıtı olduğunun beyan edildiğini, müvekkilin, sözleşmede yüklendiği tüm edimleri sözleşmede belirlenen sürede yerine getirdiğini, çekişme konusu 7(b) maddesindeki edimlerin yerine getirilme süresinin sözleşme süresi olan 1 yıl olduğunu, buna rağmen müvekkilin, bu maddedeki 3 yükümlülüğün 3'ünü de tamamladığını,  1'ini internet ortamında paylaştığını, diğer 2 adedi de paylaşılmaya hazır durumda olduğunu, sözleşmenin devam ederken davalının fesih iradesinden bihaber edimlerini yerine getiren davacının harcadığı emek ve mesaisinin davalı tarafından haksız ve usulsüz bir şekilde kenara itildiğinin somut olayda feshin haksızlığının aleni olduğunu, davanın kabulü gerekirken ret yönünde verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; denetime elverişli ve açık bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının sözleşmenin 7/1-b maddesindeki edimleri yerine getirmemiş olmasına, davalının sözleşmeyi bu nedenle feshinin haklı olmasına göre  davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2020 tarih ve 2018/1090 Esas 2020/398 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 16/10/2024<br>\t\t\t\t <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5c1c15a567e383f","SID":"5856e63ac05f1918"}}