{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/225 Esas<br>KARAR NO:2024/1641<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/11/2022<br>NUMARASI:2021/530 Esas, 2022/251 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, refi, Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin adına tescilli olan \"...; ...\", \"...(...)\", \"... (...)\", \"...\", \"....\" ...\" markalarının, müvekkillerinin ortağı olduğu ... Şirketi tarafından davacı müvekkillerinin aracılığıyla kullanılmakta olduğunu, müvekkili şirketin, hizmet sektöründe ülkemizde tanınmış firmalardan olduğunu, müvekkilinin, müşterilerine sunduğu üst düzey hizmet kalitesi ile tüm ülkede bilinen ve sevilen bir marka haline geldiğini, en çok tercih edilen alışveriş firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirketin, ülke çapında birçok mağazası bulunan tanınmış ve saygın bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin, ev eşyaları, ev tekstili, mobilya, elektronik cihaz vs. ürünlerin ticaretini yapan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin unvanının ayırt edici kısmı \"...\" ibaresinin toplumda çağrışım olarak sadece müvekkili olan davacı şirketi akla getirdiğini, davalı şirketlerin, davacıların \"....; ...\", \"...(...)\", \"... (....)\", \"....\", \"...\" markalarına tecavüz ettiklerini, davalı şirketlerin, ilk olarak 07.02.2018 tarihinde ... olarak kurulduğunu, daha sonra faaliyetlerini aynı yerde 14.12.2018 tarihinde kurulan ... üzerinden devam ettirdiğini, ancak ...nin halen faal gözüktüğünü, davalı şirketlerin de unvanının ayırt edici kısmının \"....\" ibaresi olduğunu, davacı şirketin marka unvanını, davalı şirketlerin herhangi bir yasal izin almaksızın, hukuka aykırı olarak kullanmakta olduğunu, davacı şirket ve davalı şirketlerin unvanlarının halk içinde ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin çok yüksek derecede benzer olduğunu, bu hususun davacı şirketi marka hakkından dolayı maddi ve manevi zarara uğrattığını, davalı şirketlerin herhangi bir ticari itibarı etkileyecek eylemi veya eylemlerinin, davacı müvekkillerini de olumsuz etkileyeceğini, itibarını ve ticari faaliyetlerini düşüreceğini, aynı zamanda davalı şirketlerin davacı müvekkillerinin markasını kullanarak haksız kazanç sağlamaya devam ettiğini, davacı müvekkillerinin markasının aynısını veya taklidini kullanan davalının tecavüz eyleminin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına, şimdilik davacıların elde edebileceği muhtemel gelir ve davalının elde ettiği net kazanç yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirket ile ve davalı diğer şirketin adresinin Körfez/Kocaeli olduğunu, bu davada genel yetki kuralı gereği yetkili mahkemenin davalının adresi mahkemesi olduğunu, mahkemece davanın esasına girmeden yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Körfez/Kocaeli mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürede dava açılmaması nedeni ile itirazları olduğunu, müvekili ....Şti.’nin Körfez/Kocaeli ilinde mobilya satışı yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin satışlarının belli markaların satışları ile ilgili olduğunu, müvekkilinin kendi markası yani ... adı altında sattığı bir ürün bulunmadığını, müvekkilinin bilinen mobilya markaları ve beyaz eşya firmalarının ürünlerini sattığını, marka tescilinin tescil olunan sınıf yönünden koruma sağladığını, davalı faaliyetinin davacı taraf markalarının tescil sınıfları kapsamında kalmadığından marka tecavüzünden söz edilemeyeceğini, davacı iddia ve taleplerinin bu yönden yerinde olmadığını, davalı müvekkili firma ünvanının \"... Şti\" olduğunu, dava dilekçesinde beyan olunan davacı taraf markalarının: \"...\", \"... (şekil)\", \"...\" ve \".... (....)\" markaları olduğunu, davalı ünvanının SMK 29 ve 7.Maddeler kapsamında davacılar markalarına tecavüz oluşturmadığını, arada benzerlik olmadığı ve ayrırt edici unsurların yeterli derecede mevcut olduğunu, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, tazminat talebinin SMK 151. Maddede sayılan seçimlik haklardan birine göre talep edilebileceğini, davacı taraf taleplerinin birden fazla seçimlik hakkı kapsadığını, bu yönden de davanın reddi gerektiğini, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...1-Davacının davasının davalı ... yönünden KABULÜ ile, bu davalının davacıya ait \"...\" ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve kaldırılmasına, -10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Diğer davalı ... yönünden açılan davanın REDDİNE, \" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar vekili istinaf isteminde özetle;Eksik karar verildiğini, davalıların tecavüz eylemlerinden birinin de, ... ile başlayan unvan kullanımına ilişkin olduğunu, bu nedenle davalıların tecavüzünün tespiti ile davalıların ... ile başlayan unvanlarının da sicilden terkini gerektiğini, raporun da bu yönde eksik hazırlandığını  ve mahkemece itirazların dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ....Şti. vekili istinaf isteminde özetle; TPMK veri tabanında yapılan araştırmaya göre davacılar adına tescilli markalar ve sınıflar incelendiğinde; ... (...) 35.sınıf, ... : 35.sınıf, .... (....) 35.Sınıf ... 8,20,21,24,27.sınıflarda tescilli olduğunun görüldüğümü, tescilin markanın tescil sınıfına göre koruma sağlayacağını,  Davalı faaliyeti davacı taraf markalarının tescil sınıfları kapsamında kalmadığından marka tecavüzünden söz edilemeyeceğini, Davalı müvekkilinin firma ünvanı “...Şti” olup davacı taraf markaları “...”, “... (...)”, “....” ve “...(...)” markaları olmakla davalı unvanının SMK 29 ve 7.Maddeler kapsamında davacılar markalarına tecavüz tecavüz oluşturmadığı, arada benzerlik olmadığı ve ayrırt edici unsurların yeterli derecede mevcut olduğu  açık olduğunu,Tazminat  talebi SMK 151. Maddede sayılan seçimlik haklardan birine göre talep edilebileceğini, Davacı tarafın talepleri birden fazla seçimlik hakkı kapsadığından davanın reddi gerektiğini, Davacıya ait markalar ile müvekkilinin ticari unvanı arasında benzerlik bulunmadığını, markaların bir kısmının marka koruma süresi geçmiş ve yenilenmemiş olduğunu, Müvekkiline ait ticaret unvanı ile marka arasında karıştırma tehlikesi de bulunmadığını, hiç bir zaman müvekkiline ait ne bir ürün üzerinde fiziki olarak, ne bir tanıtım veya reklamda ne de herhangi bir tabelada yer almadığını, marka tecavüzü oluşmadığını,müvekkiline ait ünvanda geçen ibarenin markasal kullanım olmayıp unvansal kullanım olduğunu, Müvekkilin bu marka ve şekilleri kullanmadığını, Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/4447 numaralı dosyasında Marka Tecavüzü nedeniyle yapılan suç duyurusunda yaptığı soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, yargı içtihadında belirtildiği üzere Ticaret unvanının markasal anlamda kullanılması halinde ancak marka ile rekabet ve ihlal oluşacağı kabul edilebileceğini, keşif ve diğer delillere göre markasal kullanım delili olmadığını, Ortalama tüketicinin hiç bir aşamada  yanılarak tercihte bulunma ihtimali olmadığını, Müvekkilinin bilinen bir marka olan ... ürünlerini sattığını, ürünler üzerinde bu isim yer aldığını tanıtım ve reklamlarda bu markaya yer verildiğini,  tabelada da ... markası bulunduğunu,  tüketici tercihini yaptıktan sonra yani satış gerçekleşip fatura kesilince ticaret unvanını göreceğini, Bilirkişinin sessiz kalma yoluyla hak kaybı değerlendirmesine katılmadıklarını, beş sene gibi sürenin bu davada aranmayacağını, ticaret unvanı açısından sessiz kalma gerçekleşmiş olduğunu,Mahkemenin hüküm kısmında  4. Ve 5. Maddelerinde davacılar lehine iki kere 15.000,00 TL ve 10.000,00 TL olmak üzere  ayrı ayrı karşı vekalet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu, asıl alacağı aşar şekilde iki kere karşı vekalet ücretine hükmedildiğini, vekalet ücreti yönünden hükmün kaldırılması gerektiğini,Yetkili mahkemeler Kocaeli mahkemeleri olduğundan mahkemenin yetki itirazının reddi kararının yerinde olmadığını belirterek kararın bu yönden de kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, maddi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davalılardan ... Şti yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... Şti vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili istinafında yetki itirazının reddini yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de; davacının markaya tecavüz iddiasına dayandığı, SMK 156/3 maddesi gereğince davacının yerleşim yeri adresine göre mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacı ...'ın ... tescil numaralı \"...\" ibareli markasının 35.sınıfta yer alan mağazacılık hizmetinde  mobilya emtiasını içerir şekilde 12.12.2011'den itibaren tescilli olduğu, davacı ... ...'ın ... tescil numaralı \"...\" ibareli markasının 08,20,21,24,27 sınıflarda mobilya emtiasını içerir şekilde 30.06.2000' den itibaren tescilli olduğu, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markası ile  ... tescil numaralı \"....\" ibareli markasının 35.sınıfta tescilli olduğu, davalı ... ...Şti'nin işyerinde yapılan keşifte satış faturalarında ... ibaresinin büyük punto ile öne çıkarılarak markasal olarak kullanıldığının tespit edildiği, kullanımın davacıların markalarının tescil sınıfı içinde olduğu, davacıların markasının asıl unsuru .... ibaresi olup davalının faturalardaki markasal kullanımının tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağı, ceza soruşturmasındaki KYOK'nın markasal kullanıma ilişkin delil bulunmamasına dayandığından iş bu dava yönünden esasa etkili olmadığı, davalı sessiz kalma savunmasına bulunmuş ise de davacının beş yıldan uzun süredir markasal kullanımdan haberdar olduğuna ilişkin somut delil sunulmadığı, davalı şirketin tescil tarihi de dikkate alındığında mahkemece davalı ... Şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf istemine gelince; mahkemece, markaya tecavüz iddiası ve maddi tazminat talebi ayrı ayrı kabul edilmiştir. Somut olayda davaların yığılması söz konusudur. Bu durumda mahkemece markaya tecavüz yönünden maktu, maddi tazminat yönünden ise AAÜT 13/2 maddesine göre hükmolunan tutar kadar vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Davacılar vekilinin istinaf istemi ise; ticaret unvanının terkine karar verilmeyerek eksik hüküm kurulduğuna ilişkindir. 6100 sayılı HMK 26. maddesi gereğince hakim taleple bağlı olup dava dilekçesinde neticeten ticaret unvanının terkinine ilişkin herhangi bir talebin yer almadığı dikkate alındığında mahkemece bu hususta karar verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle davacılar vekili ile davalılardan ....Şti vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı .... ŞTİ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Alınması gereken 683,10 TL harçtan, peşin alınan 80,70TL ve 90,10TL harcın mahsubu ile bakiye 512,30-TL harcın davalı ... Şti'den  alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı ve davalı ... Şti tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"014c6c1940a6414b","SID":"d8fab35767bbe3de"}}