{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/647 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1625<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI                         : 2018/1376<br>KARAR                                :2020/603 <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/09/2024<br><br>Davacı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle;  müvekkili şirketin Sakarya ilinde ticaret yaptığını, davalı borçlu ile müvekkilinin aktif çinko oksit ve benzeri malzemelerin satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin anlaşılan malzemeleri gönderdiğini, davalıya 12/10/2017 tarih 549534 numaralı 4.741,50-TL, 22/07/2017 tarih 549380 numaralı 3.161,00-TL'lik faturaları kestiğini, davalının ise 24/11/2017 tarihinde müvekkiline sadece 1.501,475-TL ödediğini, davalının fatura bedellerinin kalan kısmını ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2018/3783 sayılı dosyası ile takibe başladığını, davalının takibe malların ayıplı olduğu iddiası ile itiraz ettiğini, ancak davalının ayıpla ilgili bugüne kadar hiçbir başvurusu ve ihtarı bulunmadığını, müvekkilinin parasını istediğinde  malların ayıplı olduğu iddiasının ortaya çıktığını, davalının bu iddiasını kanıtlayacak hiçbir belge sunmadığını, müvekkilinin anlaşılan malları gönderdiğini ve mallarda ayıp bulunmadığını, bu nedenle  borçlunun itirazının iptaline, takibin Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2018/3783 sayılı dosyası üzerinden devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  taraflar  arasında  icra takibine  konu edilen iki faturaya dayanak \"aktif çinko oksit\" mal satın alındığını, davalı tarafından 21.11.2017 tarih 32758 sıra nolu 1.501,47 TL'lik iade faturası kesilmiş ve cari hesaba göre davacının 6.401,03 TL alacaklı olduğu,  davalının fatura  konusu malları işleyerek mamul duruma getirerek  konveyör bant üretiminde kullanıldığını ve ortaya çıkan mamullerin bir kısmının müşterilere sattığını, ancak söz konusu mamullerin satıldığı işletmelerden ...San. Tic. A.Ş'nin konveyör bantların aşırı ısınmadan ötürü sorun oluşturduğunu iddia ederek, satın aldıkları malları müvekkili şirkete iade ederek, 164 seri nolu ve 54.575,00 TL'lik fatura kestiğini, sonrasında müvekkili şirket tarafından konveyör bant mamulüne dönüştürülen ham maddelerin niteliği hususunda analiz yaptırıldığını, analiz neticesinde ham maddedeki çinko oranlarının oldukça düşük olduğu, hatta söz konusu ham madde içeriğinde kalsiyuma da rastlandığını ve malların davacı yana iade edildiğini, bunun üzerine davacı tarafın müvekkili şirket hakkında icra takibi  başlattığı, davacının ayıplı mal satarak davalının zarara uğramasına sebebiyet verdiği ve kendi kusuruna dayanarak alacak talep eden davacının itirazın iptali davasının  reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesinden ötürü icra inkar tazminatının reddine, dava konusu bakiye  alacağın  dayanağı olan faturalarda açıkça zikredilen  hammadde yerine nitelik bakımından farklı olduğu bilinebilecek bir ürünün fatura edilmesinden ötürü haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,  yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; takip dosyası, bilirkişi ve nakliye fişlerine dayandığı görülmüştür. Davalı savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; davacı ve davalıya ait ticari defter ve kayıtlar, takip dosyası, iade faturasıve cari hesap föyü, davacı tarafından icra takibine konu edilen 2 adet fatura,dava dışı şirketler tarafından kesilen iade faturası, analiz raporu, bilirkişi, tanık, keşif, işletme kayıtları, yemin ve ikamesi mümkün her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.  Davaya konu Torbalı  İcra Müdürlüğü'nün 2018/3783 Esas sayılı dosyası getirtilip   incelendiğinde  davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 22.07.2017 düzenleme tarihli 3.161 TL tutarlı ve 12.10.2017 düzenleme tarihli 4.741,50 TL  tutarlı toplam 6.400,00 TL  asıl alacak, 426,48  TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.826,48 TL alacak  üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi  kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. Tarafların dosyaya celbini talep ettiği belge ve kayıtların dosyaya teminine müteakiben, 05/09/2019 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonrasında dosyanın keşfe refakat eden Kimya Mühendisi ... ile SMMM Bilirkişi ...'e tevdii ile rapor alındığı, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 07/10/2019 tarihli raporda; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı şirketin 2017 yılı resmi defter ve belgelerinin lehine delil teşkil eder vaziyette olduğu, davalı şirketin 2017 yılı resmi defter ve belgelerinde yapılmış olan incelemelere göre, cari hesap ekstresine  göre, davalı şirketin davacı şirkete icra takip tarihi itibariyle 6.401,03 TL borçlu olduğu,  davacı şirketin, davalı şirkete sattığı  aktif çinko oksit olduğu iddia edilen kimyasalın saf aktif çinko oksit olmadığı, %4,2 oranında çinko karbonat-çinko oksit içeren piyasa değeri düşük başka bir kimyasal  % 56 saflıkta  kalsiyum karbanot olduğu, bu durumun ancak analiz yapılarak tespit edilebildiğinden  dava konusu malların gizli ayıplı olduğundan davacı şirketin, davalı şirketten cari hesap alacak bakiye bedelini talep edemeyeceği belirtilmiştir.  Taraf vekillerinin rapora karşı beyanları da dikkate alınarak özellikle dava konusu gizli ayıplı olduğu belirtilen malzemenin ne miktarının davacıya iade edildiği, iade edilmeyen kısmın imalatta kullanılıp dava dışı üçüncü şahıslara satılıp satılmadığı, satılmış ise bu nedenle davalı zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise ne miktarda zararı oluştuğu hususunda davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak, davalı şirkete işbu malzeme kullanımından kaynaklı ürünlere ilişkin yansıtılan iade faturaları ve içerikleri de dikkate alınarak, tarafların iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte davalının oluşmuş ise gizli ayıpta oluşan zarar miktarını gösterir ek rapor aldırılması için dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 27/01/2020 tarihli ek raporda; davalı tarafın, davacı taraftan almış olduğu malzemeler ile üretmiş olduğu malı dava dışı firma olan ... ... A.Ş. Firmasına satmış olduğu, ancak satılan ürün hatalı/bozuk ürün olduğu için dava dışı firma tarafından, davalı firmaya düzenlenmiş olan 09/11/2017 tarihli, FYS2017000000164 fatura nolu ve 54.575,00 TL tutarlı iade faturasının sunulmuş olduğu görülmüş olup, başka iade edilen mallar ile ilgili iade faturası sunulmamış olduğu, ancak diğer şikayeti olan firmalar ile senelerdir süre gelen ticari ilişkileri kapsamında zarara uğramayı göze alarak, çeşitli telafiler yapılarak müşterilerini kaybetmemek adına çeşitli telafiler yapılmış olduğunun belirtildiği, fakat bu hususta  net değer tespiti yapılabilecek belge ve bilgi sunulmadığını, davalı şirketin en az 54.575,00 TL tutarda gizli ayıptan kaynaklı zarar miktarının oluştuğu, davalı şirketin davacı şirketten almış olduğu ürünlerden kaynaklı sadece iade faturası keserek elinde kalan ürünleri iade etmiş olduğu, mallar için hiç ödeme yapmamış olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporunda, dava dışı şirketin davalı şirkete 54.575,00 TL iade faturası düzenlendiği belirtilmesi  üzerine  işbu iade faturasına konu malların davalı şirket tarafından başka şekilde kullanılıp kullanılmadığı, iade edilen malzemenin başka alanda kullanılıp kullanılamayacağı ve iade edilen işbu maldan dolayı davalının zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise ne miktarda oluştuğunun tespiti için dosyanın yeniden  bilirkişi heyetine tevdii ile ikinci ek rapor aldırılmış,  bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 04/03/2020 havale tarihli ikinci ek raporda özetle; iade faturasına konu malların davalı şirket tarafından başka şekilde kullanılamayacağı, iade edilen malzemenin başka alanda kullanılamayacağı, sadece hurda olarak değerlendirilebileceği, iade edilen işbu maldan dolayı davalının zarara uğradığı, toplam zararının 7.500 kg hurda lastiğin yaklaşık 0,90 TLkg birim fiyattan satarak 6.750,00 TL gelir elde edeceği düşünüldüğünde, iade faturasındaki toplam (KDV hariç) 46.250,00 TL değerindeki ayıplı mal tutarındaki 6.750,00 TL düşülerek 39.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Dava; satım sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf davacının 12/10/2017 tarihli 4.741,50 TL ve 22/07/2017 tarihli 3.161,00 TL'lik fatura karşılığı (iade faturasına konu 1.501,47 TL'nin mahsubu ile) davalıya teslim edilen malzemenin ayıplı olup olmadığı,  davacıya ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davalının ayıplı malzemeden dolayı zararı olup olmadığı, ayıplı malların davacıya iade edilip edilmediği, bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, var ise alacak miktarı ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan  keşif, davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi,icra dosyası, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı belgeler birlikte değerlendirildiğinde;  taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılında  başladığı ve davalı tarafından davacı tarafa kesilmiş  olan 21.11.2017 kayıt tarihli  32758 nolu 1.501,47 TL tutarlı iade faturasının kesilmesine kadar sürdüğü, davacı  tarafından davalıya  icra takibine konu  22.07.2017 düzenleme tarihli 3.161 TL tutarlı ve 12.10.2017 düzenleme tarihli 4.741,50 TL karşılığı toplam 7.902,50 TL bedelli aktif  çinko oksit malzemesinin satış ve tesliminin yapıldığı, davalının  bilirkişi raporuna göre gizli ayıplı olduğu  tespit edilen  aktif  çinko oksit malzemesinin kullanılmayan 1.501,47 TL'lik kısmını 24.11.2017 tarih 32758 nolu iade faturası düzenleyerek  davacıya  iade ettiği, ayıplı  malzemenin diğer kısmı ise ürün yapımında  kullanılıp dava dışı  firmalara satış ve teslim edildiği, bu satışlardan dolayı 54.575,00 TL'lik ürünün dava dışı  ... şirketi tarafından davalıya 09.11.2017 tarihli fatura ile iade edildiği, davalının 21.11.2017 kayıt tarihli  32758 nolu 1.501,47 TL bedelli  iade faturası ve 15.01.2018 tarihli e-mail  ile davacı şirkete ayıp ihbarında bulunulduğu, davalının iade edilen malzeme dışında ürün imalinde kullanıp iade edilemeyen malzemeden dolayı uğradığı  zarar miktarının davacının takibe konu   bakiye alacak miktarından fazla olduğu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazında haklı olduğundan itirazın iptali  davasının reddine karar verilmiş, takibe konu alacağın varlığı ve miktarının ayıp iddiası nedeniyle yargılamayı gerektirdiğinden  davacının takipte kötüniyeti kanıtlanamadığından davalının %20 kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığı\" gerekçesi ile; \"Davacının davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinde \"dava dışı şirketin davalı şirkete iade faturası düzenlediği belirtilmiş olup, işbu iade faturasına konu malların davalı şirket tarafından başka şekilde kullanılıp kullanılmadığı, iade edilen malzemenin başka alanda kullanıp kullanılamayacağı ve iade edilen işbu maldan dolayı davalının zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise ne miktarda oluşturduğu” hususlarında bilirkişi heyetinden ek rapor talebinde bulunduğunu, dosyaya sunulan 04/03/2020 havale tarihli bilirkişi raporunun dava konusu dışında olduğunu, dava dışı şirket tarafından davalı şirkete kesilen iade faturaların, müvekkili ile ilgisi bulunmadığı, bu nedenle davalı şirketin, işbu iade faturaları çerçevesinde uğramış olduğu iddia edilen zarar müvekkili ile davalı şirket arasındaki dava konusu dışı olup, söz konusu zararın müvekkili ile illiyet bağı bulunmadığını, davalı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. firması ve müvekkili ... hukuki nitelikleri gereği tüzel kişiliğe sahip ticari şirketler olduğunu, bu şirketler arasında olan ilişkiler tacirler arasında olan ilişkilere uygulanan kanun hükümlerine tabi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu, tacirler arasındaki satış sözleşmeleri bakımından TTK m. 23/I-b. (c) ile “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi gizli ayıp olduğunu varsayarsak bile (kabul anlamına gelmemek üzere) tacir olan davalının açıkça belli olmayan ayıpta malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu göz önüne alırsak, davalının her anlamda üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, satıcının tazminat talep etmesi ya da alıcıyı bunları yerine getirmeye zorlaması mümkün olmadığını, ayıplı bir malı teslim almış olsa dahi, davalının üzerine düşen külfetleri yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin şirketin sorumluluğuna gidilmesinin önünü kestiğini, seçimlik haklarını da kaybettiğini, bunun sonucunda da, teslim almış olduğu malzemeleri kabul etmiş sayıldığını, müvekkilinin şirket edimini yerine getirdiğinden, karşı edim olarak malzemelerin bedeline hak kazandığını,  04/03/2020 havale tarihli bilirkişi ek raporunun konu edindiği işbu iade faturaları çerçevesinde uğramış olduğu iddia edilen zarar müvekkili ile davalı şirket arasındaki davanın konusu dışında olup, söz konusu zararın müvekkili ile illiyet bağı bulunmadığından, davaya esas teşkil etmemesini talep ederek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi kapsamında açılmış olan itirazın iptali davası, olup davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; davacı tarafça davalıya 12/10/2017 tarih 4.741,50 TL ve 22/07/2017 tarih 3.161,00 TL'lik 2 adet fatura kapsamında aktif çinko oksit vb. malzeme sattığı ve teslim ettiği, davalı tarafça düzenlenen 24/11/2017 tarih ve 1.501,47 TL'lik iade faturası düşüldüğünde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu tutar kadar bakiye alacağının, malların ayıplı olduğu iddiasıyla davalı tarafından ödenmediği, davalının ayıba ilişkin savunmasının yerinde olmadığı gibi  ayıba ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunulmadığından bahisle davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili; takip ve davaya konu fatura muhteviyatı malların konusu ham maddelerin davalı tarafça işlenerek mamul durumuna getirildiği ve müşterilere satıldığı, ancak söz konusu mamullerin satıldığı dava dışı alıcı şirket tarafından ayıplı olduğundan bahisle satılan malların iade edildiği ve bu kapsamda 09/11/2017 tarihli ve 54.575,00 TL'lik iade faturası düzenlendiği, davalı tarafça davacıdan temin edilen ham madde ile ilgili analiz raporu alındığı, bu rapora göre ham maddedeki çinko oranının oldukça düşük olduğunun hatta içeriğinde kalsiyuma rastlanmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, akabinde bu durumun davacıya gerek telefonla gerekse de 15/01/2018 tarihli e-posta yoluyla bildirildiğinden bahisle açılan davanın reddine, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan davaca aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, \"Takibe konu alacağın varlığı ve miktarının ayıp iddiası nedeniyle yargılamayı gerektirdiğinden davacının takipte kötüniyeti kanıtlanamadığından davalının %20 kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından davacının davasının reddine\" karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu Torbalı İcra Müdürlüğünün 2018/3783 Esas sayılı icra incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine, 18/06/2018 tarihinde 6.400,00 TL asıl alacak, 426,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.826,48 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takibe dayanak olarak 22/07/2017 tarihli ve KDV dahil 3.161,00 TL bedelli ve  12/10/2017 tarih 4.741,50 TL'lik  2 adet faturanın gösterildiği, süresinde davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama  sırasında, davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davalının incelenen 2017 yılı ticari defterlerine göre davalı adına düzenlenen  22/07/2017 tarihli ve KDV dahil 3.161,00 TL bedelli ve  12/10/2017 tarih 4.741,50 TL'lik  2 adet faturanın ve yine davalı tarafça davacı adına düzenlenen 21/11/2017  kayıt tarihli 1.501,47 TL'lik  faturanın da kayıtlara işlenmesi neticesinde davacının davalıdan 6.401,03 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu görülmüştür.<br> TTK 23/c maddesine göre, \"malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\"<br>TBK 223.maddesi gereğince; Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.<br>Davalı tarafça davaya konu ürünlerin ayıplı olduğu bir kısmının davacıya iade edildiği, bu kapsamda ayıplı ürünlerin bir kısmının 21/11/2017 tarihli 1.501,47 TL'lik iade faturasıyla davacıya iade edildiği, geri kalan ham maddelerin ise mamul haline getirilerek müşterilerine satıldığı, ancak ayıplı olduğundan bahisle müşterileri tarafından iade edildiği, müşterilerden iade gelen ürünler üzerinde analiz yaptırıldığı ve bu analize göre ham maddedeki çinko oranının oldukça düşük olduğu, bu durumun 15/01/2018 tarihli e-posta yoluyla davacıya iletildiğinden bahisle ayıp savunmasında bulunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Takip tarihi itibariyle davalı defterlerine göre davacının davalıdan 6.401,03 TL alacaklı olduğu tartışmasızdır. Ancak mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan rapora davacı tarafça davalıya satılan ham maddenin gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça davalı adına kesilen faturalar 22/07/2017  ve 12/10/2017  tarihlidir. Davalı tarafça müşterilerine satıldıktan sonra ayıplı olduğundan bahisle dava dışı 3. firma tarafından davalıya 09/11/2017 tarihli iade faturası düzenlenmiştir. Davalı tarafından da  davacıdan satın alınan bir kısım  ham maddeler  için 21/11/2017 tarihli iade faturası düzenlenmiştir. İş bu iade faturanın davacının kabulünde olması nedeniyle bu fatura konusu malların davacı tarafça iade alındığı tartışmasızdır. Ayrıca daha sonra davalı tarafça  dosyaya delil olarak sunulan  15/01/2018 tarihli e-posta iletisi ile ayıp ihbarında da bulunulduğu görülmüştür.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına    göre davacı  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2020 tarih, 2018/1376 Esas ve 2020/603 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcının  başlangıçta alınan 59,30 TL'den mahsubu ile eksik yatan yatan 368,30  TL karar ve ilamın harcının  Hazineye gelir kaydına,<br>3- Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi.26/09/2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c35f5769f437a523","SID":"6fbe7ee3becfd5c1"}}