{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/792 <br>KARAR NO: 2024/533<br>DAVA: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ: 05/06/2023<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili -------mesleğini icra eden ---- vatandaşı olduğunu, müvekkili ile davalı ------- akdedilmiş olduğunu, buna göre müvekkili avukatın davalı şirketin ---- numaralı dosyası, ----dava dosyası, --------- Mahkemelerde temyizi ile ilgili avukatlık hizmetleri verilmesi ve aylık sabit ücret karşılığında hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda anlaşmış olduklarını, müvekkilinin üstlenmiş olduğu avukatlık hizmetlerini, davalı şirkete karşı ifa etmiş olmasına karşın, davalı şirketin müvekkil avukatın sunduğu hizmetler gereği kendisine ödenmesi gereken --------- ayları için aylık 8.000 Euro üzerinden beş aylık toplam 40.000,00 Euro tutarındaki hizmet bedelini ödemediğini ve borcu kabul etmediklerini, bunun üzerine sözleşmeye bağlı tüm uyuşmazlıkların çözümünde TAHKİM şartı kabul edilmiş olduğunu, sözleşmesel hakları ihlal edilen müveklininin düşülen 40.000 Euro veya karşılığı 3.366.167,20 Ruble ana para borcu ve bu borcun 05/08/2022 tarihinden fiilen ödeneceği tarihe kadar tahakkuk eden faizleri ve uyuşmazlığın tahkimde görülmesine bağlı tahkim ve kayıt ücretleri ve yasal temsilci ücretlerinin ödenmesine ilişkin tahkim dava dilekçesini ------ sunmuş olduğunu, tahkim yargılamasında --------- tarihinde davalı şirkete tebligat gönderdiğini ve davalı şirket tarafından tebliğ alındığını, yasal 30 günlük süre içinde davalı şirketin cevap vermediğini, yapılan yargılama sonucunda; ------kayıt ve tahkim ücretlerini 40.000  Euro tutarındaki paranın 05/08/2022 tarihinden fiilen ödeneceği tarihe kadar -------- verilerine göre ilgili dönemde kredi kurumları tarafından finansal olmayan kuruluşlara avro cinsinden sağlanan kısa vadeli kredilerin ortalama oranı üzerinden tahakkuk edecek faizi ile birlikte ödenmesine----  tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere  kesin olarak karar verdiğini, ------- infazı ile lehine hükmolunan alacağın tahsili için, davalı/borçlunun--------- bulunması nedeniyle taraflar arasında -------resmi makamlarında aposttiletmiş, orjinal apostilli bu üç dokumanın yasal prosedür gereği ----- çevirisi noter tasdiği yapılması zarureti bulunduğundan, bu işlemleri ------ marifeti ile yapmış olduğunu, bu işlemler nedeniyle 7.080 TL yeminli tercüme tercümanlık hizmet ödemesi, toplam 45.288,45 TL Noter tasdik ücreti ödemesi yapmak zorunda kaldığını, kesin karara istinaden davalı ----- olan alacaklarının --------- infazı ve tenfiz nedeniyle yapmak zorunda kaldığı alacaklarının tahsili için  ilgili kararın tenfizini talep etmek durumunda kalındığını, ayrıca müvekkilinin, davalı Şirketten olan alacağının vadesinin geldiğini, buna ilişkin kararın kesin olduğu ve bu alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu dikkate alınarak, dava konusu alacak talepleriyle ilgili davalı şirket adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mal varlıkları ve bankalar nezdindeki ------hesaplarında bulunan paranın, üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz  konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada davacı tarafın ------- kararının tanınması ve tenfizini talep etmekte olup bahse konu kararı ----- tanınması ve tenfizinin mümkün olmadığını, ---------------Mahkemelerince tenfiz kararının verilebilmesi için ilk şart iki ülke arasında mütekabiliyet esasının olması olduğu, tenfizi istenen kararın verildiği ------arasında, yabancı ilamların tenfizine ilişkin iki veya çok taraflı bir milletlerarası anlaşma mevcut olmadığı, bu anlamda --------- müzekkere yazılarak ----- bulunup bulunmadığının sorulmasını talep ettiklerini, davacı tarafın her ne kadar huzurdaki uyuşmazlıkta -------- atıfta bulunmuş ise de bahse konu sözleşmenin işbu davaya tatbik edilmesinin mümkün olmadığını, bahse konu sözleşmesinin I(3) maddesi uyarınca ---------- sözleşmenin uygulanmasının sadece ticari mahiyette bulunan uyuşmazlıklar bakımından uygulanacağına ilişkin çekince koyduklarını, davacının, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın kaynağı olarak \"hukuki yardım sözleşmesi\"ni gösterdiği taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesinin ticari mahiyette kabul edilemeyeceği huzurdaki davada uygulanamayacağının açık olduğunu, her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesi uyarınca sözleşmeye ----- uygulanacağı ve uyuşmazlıklarının -------görüleceği yazılmış ise de bu şartın geçersiz olduğunu,---------akdedilen tahkim şartının hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan ve ihtilafa konu sözleşmenin, davacı tarafın ---- faaliyet göstermesi nedeniyle tamamen ------olarak düzenlendiği ve bu şekilde imzalandığı, buna göre 805 Sayılı Kanun uyarınca tahkim şartının yabancı dilde düzenlendiği için hukuken geçersiz olduğunu, yine taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca taraflar arasında doğacak tüm uyuşmazlıklar öncelikle müzakere yoluyla çözüleceği ancak 30 gün içerisinde müzakere yoluyla çözülememesi halinde tahkim yoluna başvurulacağı, bu hükme göre  davacı tarafın tahkim öncesi zorunlu olarak düzenlenen sulh görüşmesi yapma kuralını ihlal ettiği, uyuşmazlığın -----kanunlarına göre tahkim sözleşmesi kapsamında olup olmadığının tespiti için alanında uzman bilikişilerden rapor alınması gerektiği, ------- yapılan tahkim yargılamasının hiçbir aşamasında müvekkili şirketin yazılı/şifahi olarak bilgilendirilmediği, ilgili ülkenin yetkili makamlarınca müvekkili şirkete gerek hakem seçimi aşamasında gerekse de tahkim yargılamasının herhangi bir aşamasında hiçbir tebligat yapılmadığı, bu kapsamda tahkim yargılaması sırasında müvekkili şirketin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği  tenfiz ve tanınması istenilen yabancı hakem kararının Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, Tanıma ve Tenfiz davasıdır.Davacı tarafından tanıma ve tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararı ve yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş asılları ve ilgili belgeler dosyaya sunulmuştur. Taraf delilleri toplanmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, ---------- dosyasında verilen kararın dava ve cevap dilekçesindeki iddia ve savunmalar nazara alındığında tenfizine karar verilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı, davalıya savunma hakkı tanınıp tanınmadığı, taraflar arasında imzalanmış olan hukuki yardım sözleşmesinin yabancı dilde düzenlenmiş olması nedeni ile 805 sayılı kanun gereği sözleşmenin geçersiz olup olmadığı, verilen bu kararda Türk kamu düzenine aykırı bir yön bulunup bulunmadığına ilişkindir.Her ne kadar davalı yanca taraflar arasındaki hukuki yardım sözleşmesinin yabancı dilde yazılmış olması nedeni ile geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de sözleşme taraflarından birinin yabancı olduğu görülmekle  davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.  -------- Somut olaya döndüğümüzde, tahkim şartını içeren sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeniyle 805 sayılı yasanın 1.maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacının bu konudaki istinaf nedenleri yerinde olmadığı gibi ,ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.\" şeklinde karar verdiği görülmüştür.-------- ilamında \" Somut olaya döndüğümüzde, tahkim şartını içeren sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeniyle 805 sayılı Yasanın 1.maddesini uygulama olanağının bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacının bu konudaki itirazı yerinde görülmediği gibi, yargılama sırasında dilekçeler teatisi aşamasında dile getirilmeyen 03/03/2010 tarihli Anlaşmadaki imzaya itirazına da itibar edilmemiştir.-------- ilamında \".... Somut olaya döndüğümüzde, tahkim şartını içeren sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeniyle 805 sayılı Yasanın 1.maddesini uygulama olanağının bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacının bu konudaki itirazı yerinde görülmediği gibi...\" belirtmiştir. ----- ilamında \"... Somut olaya döndüğümüzde, tahkim şartını içeren sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket olması nedeniyle 805 sayılı Yasanın 1.maddesini uygulama olanağının bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacının bu konudaki itirazı yerinde görülmediği gibi...\" belirtmiştir. -------Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, Dairemizin --------- sayılı ilamlarında benimsendiği gibi sözleşmenin bir tarafının yabancı şirket  olması  nedeniyle yabancı dilde yapılan sözleşmenin ve tahkim şartının geçerli olmasına göre davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca ----- esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir...\" belirtmiştir. )Dava konusu yabancı hakem ve mahkeme kararının 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununa uygun olarak tanıma ve tenfizine karar verilmesinin  mümkün olup olmadığı hususunda ------------- bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 31/05/2019 günlü raporda özetle; ------------ Olduğu İddiası Davalı vekili, tahkim anlaşmasının ---- Kanun uyarınca --------düzenlemeyen bu tahkim anlaşmasının geçersiz olduğunu iddia etmiştir.Sayın Mahkeme'nin 31.01.2024 tarihli ara kararında, çeşitli içtihatlara da referans yapılmak suretiyle sözleşmenin taraflarından biri yabancı olduğu için bu iddianın yerinde olmadığı belirtilerek buna dayanan geçersizlik iddiasının reddine karar verilmiştir.Sayın Mahkeme'nin gerekçesinde yer verilen bu hususlar yanında, hukuki yardım sözleşmesinin -------- imzalanmış olması da 805 Sayılı Kanun'un uygulanmasına engel olacaktır. Zira Kanun'un 1. maddesinde, ------ dahilinde” yapılan işlemlerin ------- düzenlenmesi zorunluluğu öngörülmüştür.Öte yandan davalının, bu sözleşmeye dayanarak davacıdan hukuki yardım alması ve karşılığında üstlenmiş olduğu ödemelerin bir kısmını da yapmış olması sözleşmenin davalı tarafça kabul edildiğini göstermektedir. Hal böyle iken hakem kararının tenfizi aşamasında sırf sözleşmenin -----düzenlenmediği gerekçesiyle geçersizliğinin ileri sürülmesi, çelişkili davranış yasağının ihlali olarak görülmelidir.B- ------- maddesinde, taraflar arasında doğacak uyuşmazlıkların öncelikle müzakere yoluyla çözümleneceğinin, 30 gün içinde bu yolla çözümlenememesi halinde tahkime başvurulacağının öngörüldüğünü; davacının sözleşmedeki bu hükme aykırı olarak, müzakere  aşamasını denemeden tahkime başvurduğunu iddia etmiştir.<br>Basamaklı (çok katmanlı) tahkim şartı olarak ifade edilen ve tahkim yargılaması başlatılmadan önce diğer alternatif yollara başvurulacağını öngören tahkim şartlarında, tahkim öncesi aşamanın zorunlu mu ihtiyari mi olduğunun belirlenmesi için, sözleşmede kullanılan ifadelerin ve tarafların gerçek<br>niyetinin tespiti önemlidir. Buna göre, tarafların niyeti, tahkim öncesi aşamanın tüketilmesi tahkim yargılamasının başlatılmasının ön şartı olduğu yönünde ise, bu aşama tüketilmeden tahkime başvurulamayacaktır. İngilizce kaleme alınan tahkim şartlarında--------- ifadesinin kullanılması bu şekilde yorumlanmaktadır. Eğer tarafların niyeti, tahkim öncesi aşamaların tüketilmesinin tahkimın başlatılması için zorunlu bir koşul olması değil de, davacıya alternatif olarak, tahkime veya bu ön aşamalara başvurulması konusunda bir yetki tanınması ise, ön aşamalara başvurunun ihtiyari nitelikte olduğu, bu aşamaların tüketilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilmektedir. İngilizce metinlerde yeralan---- ifadesi bu ikinci anlamda yorumlanmaktadır\".İnceleme konusu------ ile --------- arasındaki sözleşmenin 5.2. Maddesinde, doğacak uyuşmazlıkların önce müzakere yoluyla çözümleneceği; bu yolla çözümlenemeyen uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceği öngörülmüş; bu şekilde tahkime başvurulmasına, müzakere yolunun başarısız olması hali için imkân tanınmıştır. Buna göre, tahkim anlaşmasının geçerlilik kazanabilmesi ve hakem heyetinin yetkisinin doğabilmesi için ön aşama olan müzakere aşamasının tüketilmesi zorunludur. Bu aşama tüketilmeden tahkime başvurulması ve davalının tahkim yargılamasında bu konuda itirazda bulunması halinde hakem heyetinin ön aşamanın tüketilip tüketilmediğini incelemesi ve henüz tüketilmemiş ise taraflara ön aşamanın tüketilmesi için süre vermesi gerekmektedir. Eğer hakem heyeti bu itirazı dikkate almadan karar verirse, tahkim anlaşmasının geçersizliği ve hakem heyetinin yetkisizliği gerekçeleriyle verilen hakem kararının geçersizliği gündeme gelebilecektir.Mevcut yargılamaya konu hakem kararının verildiği tahkim yargılamasında davalı yargılamaya katılmadığı için bu yönde bir itirazda bulunmamış; tenfiz aşamasında bu itirazını dile getirmiştir. Bu nedenle, söz konusu itirazın yerinde olup olmadığının incelenmesi yerinde olacaktır.Davalının bu itirazının yerinde olduğu sonucuna varılabilmesi için gerçekten de davacının sözleşmem. 5.2 ile öngörülen müzakere aşamasını hiç denemeden tahkim yargılamasını başlatmış olması gerekirdi. Oysa davacı vekili tarafından sunulan 7 Ocak 2024 tarihli dilekçenin 9-11. Sayfalarında açıklandığı ve dilekçe ekinde sunulan yazışmalarla da teyit edildiği üzere, taraflar arasında tahkim yargılaması başlatılmadan önce söz konusu borcun ödenmesi konusunda çeşitli yazışmalar yapılmıştır.\tDavacının 7 Ağustos 2022 tarihli elektronik posta mesajında, Mayıs ayına ilişkin kabul protokolünün ve Şubat-Nisan aylarına ilişkin kabul protokollerinin imzalanması ve ödenmesi talep edilmiş ve ekinde bu protokoller sunulmuştur. Aynı şekilde Haziran ayına ait kabul protokolü de elektronik posta ile davacı tarafından gönderilmiştir. Davacı 31 Temmuz 2022 tarihinde ise posta yoluyla ve elektronik posta ile o tarihe kadar yapılmamış ödemelerin ruble üzerinden yapılması için ayrıntılıhesaplamaları içeren ve nihai olarak euro veya ruble üzerinden 3 gün içinde (her hâlükârda en geç 4 Ağustos 2022 tarihine kadar) ödenmesi, aksi halde tahkim prosedürünün başlatılacağı ihtarını içeren yazısını davalıya göndermiştir. Diğer yandan davacının (07.08.2022 tarihinde çıktısı alınmış olan) ------ konulu elektronik posta mesajından anlaşıldığı kadarıyla bu konuda taraflar arasında bir toplantı düzenlenmiştir. Zira elektronik posta mesajında, ertesi gün yapılacak toplantıdan bahsedilmekte ve bu toplantıda görüşülmek üzere belgeler gönderilmektedir. Bu belgeler, sözleşmenin feshi ve kalan ödemelerin ödenmesine ilişkindir.\tNitekim davacının söz konusu dilekçesinde de tarafların ----- görüşmeler yaptıkları ve ek bir anlaşma ile kalan ödemelerin ruble üzerinden yapılması ve sözleşmenin feshi konusunda anlaştıkları ancak bu ek anlaşmaya da davalının uymadığı beyan edilmiştir.Bu yazışmalar, davacının tahkime başvuru öncesi tüketilmesi gereken, taraflar arasında müzakere ile uyuşmazlığın çözümlenmesi yolunu denediğini ve bu aşamadan sonuç alınamadığını göstermektedir.Bu nedenle davalının bu gerekçeye dayanan savunmasının da yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.<br>V- Hakem Kararı Kesinleşmiş Midir?<br>Her ne kadar davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde bu yönde bir savunmada bulunulmamış ise de Sayın Mahkeme'nin bilirkişi raporunda yer almasını talep ettiği hususlardan biri de hakem kararının kesinleşmiş olup olmadığının tespiti olduğu için bu konuda da açıklama yapılması yerinde olacaktır.Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında -------- bu konudaki düzenlemesi (m. V,I, e) şu şekildedir: “Hakem kararı henüz taraflar için vacibürriaye (bağlayıcı) olmamış olur veya bunun, verildiği memleket kanunu yahut tabi olduğu kanun bakımından salahiyetli bir makam tarafından iptal veya hükmünün icrası geri bırakılmış bulunursa” ve davalı bu hususu ileri sürer ve ispat ederse tenfiz davası reddedilir.Görüldüğü gibi maddede, hakem kararının kesinleşmesinden değil, bağlayıcı olmasından bahsedilmektedir. Bağlayıcılık ise, tahkim yargılamasına uygulanan kurallar çerçevesinde, hakem kararının taraflar için uyulması gereken karar haline gelmesini ifade eder. Birçok tahkim merkezinin kurallarında, uyuşmazlığın taraflarına merkez tarafından tebliğ edilen hakem kararının bu tarih itibariyle bağlayıcı ve nihai olduğuna dair hükümlere yer verilmektedir. Örneğin ------ uyarınca, hakem kararı taraflar için bağlayıcıdır.Yargıtay kararlarında da,----- kapsamında tenfiz kararı verilebilmesi için yabancı hakem kararının kesinleşmesine gerek bulunmadığı “bağlayıcı” olmasının yeterli olduğu ve bu niteliğin hakem kararının bünyesinde verildiği kurumsal tahkim merkezinin kurallarına göre belirlenmesi gerektiği ifade edilmektedir\".Tenfize konu, ------ da bu yönde bir hüküm varsa taraflara tebliğ edilen hakem kararı bağlayıcıdır.Nitekim hakem kararının sonunda, “ işbu karar kesin olup birinci sayfada belirtilen tarihte yürürlüğe girecektir” şeklinde bir ifade yer almaktadır. Bu ifade de, hakem kararının verildiği an itibariyle taraflar için bağlayıcı olduğunu göstermektedir.<br>Diğer yandan, Konvansiyon m. V/ 1,e bendinde, hakem kararının verildiği ülke makamlarınca iptal edilmiş veya icrasının durdurulmuş olması, bağlayıcılığı ortadan kaldıran bir durum ve bir tenfiz engeli olarak kabul edilmiştir. Bu engelin dikkate alınabilmesi için, davalının, kararın verildiği ----bu karar aleyhine açılmış bir iptal davasının bulunduğunu (veya hakem kararının iptal edildiğini) veya yine----- mahkemeleri tarafından söz konusu hakem kararının icrasının durdurulduğunu ispat etmesi gerekir. Davalı cevap dilekçesinde, bu yönde bir iddiada bulunmamıştır.Sonuç olarak, tenfizi talep edilen hakem kararının, -----uyarınca bağlayıcı nitelik taşıdığı kanaatine ulaşılmıştır.<br>V- — SONUÇ<br>Yukarıda ayrıntılı olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda, dava konusu hakem kararının tenfizi açısından, ------sınırlı olarak sayılmış olan tenfiz. engellerininbulunmadığı görüş ve kanaatine ulaşılmıştır....\" Şeklinde gerekçeli ve denetime uygun rapor ibraz edilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş davalı yanca yasal süre içinde rapor bir itirazda da bulunulmamıştır. Tüm dosya kapsamından tarafların sözleşme özgürlüğü kapsamında aralarında imzaladıkları hukuki yardım sözleşmesinin 5. Maddesinde tahkim şartı getirdikleri ve davacının tahkim yargılaması öncesi alacaklarını davalıdan talep etmesine rağmen bir netice alamadığı, başvurduğu tahkim yargılamasında davacı lehine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, verilen kararda 1958 tarihli yabancı hakem kararlarını tanınması ve tenfizine ilişkin ----- aykırı bir durum bulunmadığı, bu hususta alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime uygun olduğu sonucuna varılmış davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı yanca dava dilekçesi sonuç ve istem bölümünde tenfiz başvurusu nedeni ile davacının yapmak zorunda kaldığı 7.080 TL yeminli tercüme masrafı ile 45.288,45 TL noter tasdik ücretlerinin de tahsili talep edilmiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 323. Maddesi gereği bu bedeller yargılama gideri mahiyetindedir. Yargılama gideri kısmına davacının belgeli bu masrafları eklenerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ------ ilamından da anlaşılacağı üzere, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davalar maktu harca tabi olup, buna bağlı olarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.----- Tüm dosya kapsamından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış alıntılanan emsal yüksek mahkeme kararları gereği davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-DAVANIN KABULÜNE,<br>A------ tarafından verilen -------kararın TENFİZİNE, <br>B-Davacının talep ettiği noterlik ve tercüme harç ve masrafları 6100 sayılı HMK'nın 323. Maddesi gereği yargılama gideri kapsamında olduğundan gerekçeli kararda bunlarla ilgili hüküm kurulmasına, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması  gereken 427,60 TL maktu harcın, peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 247,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3-Davacı tarafından 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 5.477,00 TL tebligat, müzekkere gideri,peşin harç ve bilirkişi ücreti, 7.080,00 TL yeminli tercüme masrafı, 45.288,45 TL noter tasdik ücretleri toplamı olan 58.205,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Ücr. Trf.'ne göre, 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan  tahsiliyle davacıya verilmesine,<br>6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın  tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak  (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek  (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----------Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"331fdeee2fb48995","SID":"a6ecc4d401c6c7c5"}}