{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/08/2024<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 17/10/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN İDDİALARININ ÖZETİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili itiraz duruşmasında; \"Takibe ve ihtiyati haciz kararına konu bononun borçlu şirket yetkilisine ait olduğu hususu tartışmasız olup, imza inkarı ihtiyati hacze itiraz sebebi değildir, İİK 'da ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır, karşı tarafın itirazı bu türden değildir, dolayısıyla mahkemenizce verilen ihtiyati haciz kararı usul ve yasaya uygundur, sundukları uzman görüşünde de tersim benzerliğinden bahsedilmiştir ve içeriği itibariyle muteber bir rapor değildir,\" demiştir.<br>ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDİLEN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Taraflarınca gerçekleştirilen harici araştırma ve inceleme neticesinde, müvekkili şirketin kaşesi ve kaşe üzerinde imza bulunan, ihtiyati haciz talep edenin lehtarı olduğu 28.02.2016 düzenleme, 05.08.2024 ödeme tarihli ve 300.000 USD bedelli bir bonoya istinaden, Mahkemenin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden, senet bedelinin 50.000 USD tutarındaki kısmı bakımından ihtiyati haciz kararı alındığı ve bilahare bu kararın, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı dosyası kanalıyla takibe konulduğunu, müvekkili şirkete ait muhtelif araç ve taşınmazlar ile banka hesaplarının ihtiyaten haczedildiğinin tespit edildiğini, gerçekleştirilen incelemede ise ihtiyati haciz kararına konu edilen bononun; üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olduğu kabul edilse dahi taraflar arasında evvelemirde imzalanan bir protokole istinaden verildiği ancak bahse konu protokole konu alacağın mahkeme kararı ile reddedildiğini, senedin ilk etapta açık senet olarak düzenlendiği ve taraflar arasındaki doldurma anlaşmasına (daha evvel imzalanan protokole) aykırı olarak ve düzenlenmesinin üzerinden tam 8 yıl sonrasına ait vade tarihi ile doldurulduğunu, senedin gerçek vade tarihi nazara alındığında ise esasen kambiyo senetlerine özgü 3 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra ihtiyati hacze konu edildiği gibi sebeplerle hem şeklen geçersiz olduğu hem de müvekkili şirketin senet bedeli açısından davalıya borçlu olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla bahse konu hususlar sebebiyle ihtiyati haciz kararı hukuka ve somut gerçeklere aykırı olduğunu karara işbu dilekçe ile itiraz etme ihtiyacı hasıl olduğunu, bu nedenlerle; ihtiyati haciz kararına itirazları çerçevesinde ihtiyati haczin kaldırılmasına, itirazımızın incelenme sürecine başlanmadan evvel, teminat takdiri hususunda ara karar yazılmasına ve akabinde ihtiyati haczin teminat mukabilinde kaldırılmasına, bu uğurda sarf olunacak vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ihtiyati haciz talep edenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili itiraz duruşmasında; \"İhtiyati hacze konu-dayanak senette gözle görülür şekilde tahrifat vardır, düzenleme tarihinden sekiz yıl sonraya bir vade tarihi oluşturulmuştur, nitekim senedi imzalayan şirket yetkilisi bu senedi imzaladıktan bir ay kadar sonra şirketteki tüm hissesini devretmiştir, dosyaya sunulan uzman görüşünde de senet imzasının şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir, ihtiyati hacze itiraz dilekçemizi ve ek beyan dilekçemizi tekrar ediyoruz, alacağın varlığı bu aşamada yargılamayı gerektirmektedir, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ediyoruz\" demiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... Mahkememizce kambiyo senedi niteliğini haiz ... keşideci, ... lehtar olduğu, 05.08.2024 vade tarihli 300.000,00 USD bedelli bonoya dayanılırak verilen  08/08/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının  usul ve yasaya uygun olduğu, borçlunun bononun sözleşme uyarınca verilen teminat bonosu olduğu iddiası ile itiraz dilekçesi ekinde sunduğu delillerin bu hususta kanaat yaratmaya yeterli olmadığı, bono metni içeriğinde de bu hususta bir şerh bulunmadığı, imza inkarına yönelik sundukları uzman görüşünün  ise yargı denetimine elverişli olmadığı, herhangi bir optik alet kullanılmaksızın sadece  bir imza aslı üzerende mukayese yapılarak ve  muğlak ifadeler kullanılarak  hazırlandığı, kesin kanaatte bildirmediği görülmekle, itirazın reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili istinaf dilekçesinde özetle;  senedin mevcut işleme konmuş hali dışında şirket kaşesi basılı üzerine yetkili imzanın taklidi ile doldurulmuş olmasının kuvvet ve muhtemel olduğunun sunulan uzman mütelasıyla belirtildiğini, senetteki imza ve yazıların taklit olduğuna dair kuvvetli emareler içeren rapor çerçevesinde alacağın likit olmaması nedeniyle ihtiyati haczin  kaldırılmasına karar verilemsi gerektiğinin şüphesiz olduğunu, nitekim aynı imza itirazıyla ilgili olarak Antalya 1.İcra  Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında verilen ara karar ile takibin durdurulduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığının açık olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olup alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa konu karar,  ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine ilişkin 21/08/2024 tarihli ek karardır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından  ihtiyati haciz tale eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9325d45abf8b9355","SID":"c8404e8a8a9a01bd"}}