{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/605 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1769<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/1374 Esas 2020/599 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Tic.AŞ den 30/12/2014 tarihinde ... marka ... plakalı aracı satın aldığını, onun da orijinal olarak şirket bayii ... ticaret A.ş den bayiden  aldığını, bayiye ise ana şirketin Türkiye Distribütörü ... Aş tarafından ithal edildiğini, müvekkil şirket ortağı tarafından kullanılan otomobil 26/08/2015 tarihinde sağ ön airbag arızası verdiğini, aynı gün ... ... Şubesi ... ... otomobil yetkili servisine götürüldüğünü, aynı gün arıza yapıldığının bildirilerek otomobilin müvekkiline teslim edildiği, 31/08/2015 günü ve 14/09/2015 günü 3. Kez aynı arızanın tekrar ettiğini, araçta gizli ayıp olduğunu, İzmir 8 Hukuk mahkemesinde tespit yaptırdığını, aracın tamir edilmediğinden aracın yenisi ile değiştirilmesine, değişim mümkün olmadığı taktirde ticari faiziyle birlikte bedelinin ödenmesine ve 10.000,00 TL manevi tazminatının ödenmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle;    dava konusu araçta herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının yasal süre içerisinde ayıp ihbarının olmadığını; servis raporlarına göre aracın ayıplı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>       Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın üreticisi, ithalatçısı müvekkili şirket olmadığını, müvekkil şirketin dava konusu araçla ilgili bakım ve tamir işlerini yapan bir servis olduğunu, bundan dolayı dava dilekçesindeki taleplerin muhattabının müvekkil şirket olmadığını, İzmir  8 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/156 d.iş sayılı incelemesinde airbag arızası ile ilgili herhangi bir bulguya rastlanmadığını, davacı taleplerinin yerinde olmadığı, davanın özellikle husumet bakımından müvekkili yönünden reddine, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 01/06/2017 tarihli kararı davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine,  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 18/10/2018 tarih ve 2017/1543 esas, 2018/1371 karar sayılı  ilamı ile   \" ... davalı satıcının TBK 225. Maddesi uyarınca ağır kusurlu olup olmadığı, ağır kusurlu olduğunun kabulü halinde ise diğer davalıların bu kusurdan sorumlu olup olmayacakları, eldeki davada davanın esasından farklı olarak diğer davalılar açısından husumet  yönünden sorumluluk düşüp düşmeyeceği hususunda tüm taraf delilleri toplandığında ve özellikle gizli ayıplı olduğu ileri sürülen satışa konu araçtaki bu ayıpta davalı satıcının ağır kusuru bulunup bulunmadığı ve airbag aksamındaki esaslı sistem değişikliklerin davacı tarafça bilinip bilinmediği yönündeki tüm taraf delilleri toplanarak varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan bu hususlardaki deliller toplanmadan eksik inceleme ile tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf isteminin incelenmeksizin istinaf talepleri HMK'nun 353/1.a.6 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına\" karar verilmiştir. Kaldırma kararı üzerine yukarıda belirtilen esasa kayıt yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. <br>Davacının mahkememiz huzurunda açmış olduğu dava satın alınmış olduğu araçta gizli ayıp bulunduğu iddiası ile aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesi, bu mümkün olmazsa bedel iadesi talebi ile birlikte her bir davalıdan ayrı ayrı 2.500,00-TL manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememiz huzurunda açılan dava devam etmekte iken gelen trafik tescil kayıtlarına göre davacının dava konusu yapmış olduğu aracın 20/09/2017 tarihinde ...'ye satmış olduğu, onun da 29/08/2018 tarihinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne satmış olduğu anlaşılmıştır. Davacının satın almış olduğu aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesini talep etmiş olması veya bedel iadesi talebinde bulunmuş olması nedeniyle davacının aracı devretmiş olmasından dolayı davacı yararına bu yönde hüküm kurmanın mümkün olmadığı anlaşılmakla HMK md. 125/2 gereğince davacı sıfatının kalmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davacı tarafından açılan manevi tazminat davaları ile aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesi veya bedel iadesine yönelik davasının tefrikine karar verilmiştir. <br>Tefrik kararı sonucunda asıl dava açısından davacının manevi tazminat davasına devam olunmuştur. Davacı manevi tazminat isteminde bulunurken aracın ayıplı çıkmış olmasından dolayı manevi zarara uğradığını belirterek her bir davalıdan ayrı ayrı 2.500,00-TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. <br>Manevi tazminata ilişkin olarak yürürlükte bulunan mevzuata ilişkin düzenlemelere değinmekte fayda bulunmaktadır. <br>TBK md. 56/1 \"Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" hükmünü içermektedir.<br>TBK md. 58/1 \"Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığını manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.\" hükmünü içermektedir.<br>4721 sayılı TMK md. 24 \" Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, Hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.<br>Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.\" <br>Manevi tazminata ilişkin düzenlemelere değindikten sonra davacının manevi tazminat istemine ilişkin gerekçesi ele alındığında davacı aracındaki airbag arızasından dolayı manevi zarara uğradığından bahisle tazminat isteminde bulunmuştur. Manevi zarar kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu  cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ifade etmekte olup 6098 sayılı TBK md. 56,58 malvarlığına ilişkin zararı kapsamamaktadır. Davacının satın almış olduğu aracın arızalı olması hususu mal varlığına ilişkin zarar kapsamında olabilecektir.<br>Davacının ticari bir şirket olmuş olması ve TMK md. 24 kapsamında kişilik hakkına yönelik bir saldırının bulunduğu yönünde de bir iddia olmaması karşısında davacı şirket tarafından satın alınıp şirket yetkilisi tarafından kullanılan araçtaki ayıp nedeniyle şirket yetkilisinin manevi bir üzüntüye kapılabileceği düşünülebilse de 6098 sayılı TBK'nun 56, 58 maddeleri ile 4721 sayılı Medeni Kanunun 24. Maddesinde korunan kişisel hakların ihlalinden doğan bir eylem olduğunu söylemek mümkün değildir. <br>Söz konusu hükümler ile koruma altına alınan manevi haklar kişisel varlıkların korunması için bireylere tanınan hayat, sıhhat, ad, şeref, mesleki ve ticari haysiyet gibi çok önemli kişiye sıkı sıkı bağlı olan haklardır. Somut olayda söz konusu hususlar kanıtlanamadığı gibi yasal mevzuatta manevi tazminatı düzenleyen hükümler gereğince manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı manevi tazminat davasını her bir davalıya ayrı ayrı 2.500,00-TL bedel üzerinden yöneltmiş olduğundan karşı vekalet ücreti de buna göre yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hüküm altına alınmıştır,\" gerekçesi ile, \"Davacının manevi tazminat davasının reddine,\"şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Garanti süresinin 2 yıl olup, müvekkilinin bunun 8.ayında 1 ay içinde 4 defada ancak aracın gizli ayıplı olduğunu öğrenebildiğini, garanti süresi içinde bir ay içinde 4.kez götürülmesini mahkemenin hatalı olarak yorumlayıp 3 kez götürüldüğünü iddia ederek şartların oluşmadığını söylüyorsa  da bunun gerçek olmadığının dosya kapsamına sundukları delillerden anlaşıldığını, tamir için azami sürenin aşıldığını, aracın gizli ayıplı olarak müvekkiline satıldığını ve müvekkilinin değişim iradesini süresinde ihtar ettiğini, bilirkişi raporuyla da bunların sabit olduğunu, mahkemenin tanık dinlemesi gerektiğini, manevi tazminat talepli davalarda tanık dinlemenin davanın niteliği gereği olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  ayıplı araç satımı iddiasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde, 58. Maddesi \" Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.\" şeklindedir.<br>Manevi zarar  mal varlığında bir azalmayı  değil, kişilik  haklarına  vaki  tecavüz  nedeniyle  bir  kimsenin duyduğu cismani  ve  manevi  acı  ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, sözleşmeye aykırı bir davranış sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişinin manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur.<br>Her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir. Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat, Arzu Genç Arıdemir, İstanbul 2008, s. 184 vd.)<br>Davacı taraf,  satın aldığı aracın sağ ön airbag arızası verdiğini, aynı gün yetkili servisine götürüldüğünü, aynı gün arıza yapıldığının bildirilerek otomobilin müvekkiline teslim edildiği, 31/08/2015 günü ve 14/09/2015 günü 3. kez aynı arızanın tekrar ettiğini, araçta gizli ayıp olduğunu,  aracın tamir edilmediğinden aracın yenisi ile değiştirilmesine, değişim mümkün olmadığı taktirde ticari faiziyle birlikte bedelinin ödenmesini ve 10.000,00 TL manevi tazminatının ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece aracın devredilmiş olması nedeniyle davacının maddi tazminat talepleri yönünden dosyanın tefrikine, manevi tazminat talebinin reddine  karar verilmiş, karara karşı  davacı  istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  eldeki davada davacının kişilik haklarına yönelik saldırı teşkil eden bir eylem olmadığından manevi tazminat  istem koşullarının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/10/2020 tarih, 2018/1374 Esas ve 2020/599 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 10/10/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"900c3dce860fcf87","SID":"76ec9c546cb0cd96"}}