{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1418 - 2024/2292<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1418 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/2292<br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/648 Esas, 2022/622 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat<br>    <br>Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin keşide ettiği 480.000 TL bedelli, 20.03.2021 ödeme günlü 0395136 seri numaralı çekin lehtarının ... Elektrik San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, çekin cirolanarak birden fazla kişide el değiştirdiğini, Ciranta ...’in çekin kaybolduğu iddiası ile mahkemeye başvurduğunu, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2021/170 Esas sayılı dosyası ile çeke ödeme yasağı konulduğunu, çekin vade tarihi geldiğinde son hamil ... Otomotiv şirketinin çeki bankaya ibraz ettiğini, çekte ödeme yasağı olduğundan ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ... Otomotiv şirketinin müvekkili aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2021/4012 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, müvekkili icra baskısı altında iş borcu 525.000 TL olarak ödeme yaparak icra dosyasını kapatmak zorunda kaldığını, oysa banka hesaplarında çekin bedelinin hazır olduğunu, kendi kusuru bulunmadığı halde çekte ödeme yasağı konulduğunu ve çekin bedeli 480.000 TL ödemesi gerekirken fazladan 45.000 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, davalının TTK emredici hükümlerine aykırı şekilde ödeme yasağı kararını aldığını, davalının ciro ederek kendi iradesi ile elinden çek çıktığı halde dürüstlük kuralına uymadığından müvekkilinin zarara uğradığını, davalı çekin bedeli ödendikten sonra çek iptali davasından vazgeçtiğini, bu nedenlerle fazladan ödemiş olduğu 45.000 TL tutarın müvekkilinin zararı olduğunu ileri sürerek bu miktarın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bahsettiği dava konusu çekin, müvekkilinin 13.11.2020 tarihinde silahlı saldırıya uğradığı gün kaybolduğunu, çek yasağı için başvuruda bulunulan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/170 esas sayılı dosyasına da müvekkilinin karakolda verdiği ifadenin ibraz edildiğini, saldırı ile ilgili soruşturma dosyası Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/38662 soruşturma numarası ile devam ettiğini, olay sırasında cüzdanında bulunan çek, gasp mı, çalıntı mı olduğunu bilinmediğinden çekin kaybolduğundan bahisle mahkemeye başvurma zorunda kalındığını, davacının davada hukuki yararının bulunmadığını, icra takibi yapıldığında fazla ödeme yapmaması için yasal yollara başvurabileceği halde başvurmadığını, müvekkilinin çek yasağı başvurusundaki Ankara 2. Ticaret Mahkemesindeki davadan feragat etmediğini çek tahsil olduğundan ve çekin ortaya çıkması nedeniyle dava konusuz kalması sebebiyle ödedikleri teminatı almak maksadı ile hukuki yarar kalmadığından teminatın iadesinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu çekin incelenmesinde davalının ciro silsilesinde bulunduğu ve silsilenin sağlıklı olduğu, her ne kadar çekin elinden silahlı saldırı sonucu elinden rızası dışında çıktığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuşsa da Ankara CBS 2020/25885 nolu soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, davacının çek ibrazından sonra dava dışı üçüncü kişiye istirdat davası açmamış olduğu, davalının ciroladığı çek hakkında haksız ödeme yasağı kararı aldırdığı, bu fiili ile davacının zarara uğramasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 45.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cirantalar arasında uyuşmazlık çıktığı, müvekkilinin çeki cirolayarak 3. kişiye verdiği hususunun maddi gerçeklikten ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin çek zayi davasından feragat etmediğini, çekin ortaya çıkması ve tahsil edilmesi nedeni ile konusuz kaldığından ve ödeme yasağı kararından beklenen hukuki yarar kalmadığından teminatın iadesini talep ettiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, herhangi bir hesaplama yapılmaksızın davacının iddiasına göre rapor hazırlandığını, davacının zarara kendi davranış ve eylemi ile neden olduğunu, bu hususun da değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK’nın “Tazminat” başlıklı 399. maddesinde; “(1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.<br>(2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.<br>(3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmü düzenlenmiştir.<br>Kural olarak, ihtiyati tedbir isteyen tarafın bu tedbiri haksız olarak koydurduğu anlaşılırsa, karşı taraf veya üçüncü kişi, bu haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğradıkları zararın ödenmesini, ihtiyati tedbir koydurmuş olan taraftan ayrı bir tazminat davası ile isteyebilir. Haksız ihtiyati tedbirden dolayı maddi tazminat davası açılabilmesi için icra edilmiş bir tedbir kararının bulunması, bu tedbirin haksız olduğunun ortaya çıkması, tedbir sebebiyle zarar meydana gelmiş olması ve zarar ile haksız ihtiyati tedbir arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>HMK'nın 399/2. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğranılan zararın tazmini davasının, esas hakkındaki davanın görüldüğü ve karara bağlandığı mahkemede açılması gerekir. <br>Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca \"dava şartı\" niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında ve resen gözetilmelidir. <br>Somut olayda dosya kapsamından, davacının keşidecisi, dava dışı ... Elektrik San. Tic. Ltd. Şti.'nin lehtarı olduğu 480.000 TL bedelli, 20.03.2021 ödeme günlü 0395136 seri numaralı çekin ciro silsilesiyle birçok kez el değiştirdiği, cirantalardan olan davalı tarafından çekin, 13/11/2020 tarihinde uğradığı silahlı saldırı esnasında kaybolduğu iddiasıyla 09/03/2021 tarihinde Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/170 Esasına kayden zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığı ve çekin dava sonuna kadar ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiği, anılan mahkemece 11/03/2021 tarihli ara kararla talebin kabulüne karar verilerek teminat mukabilinde tedbirin uygulandığı, davacı keşideci şirket tarafından; son hamil olan dava dışı ... ... Otomotiv şirketince çekin vade tarihinde bankaya ibraz edildiği, ödeme yasağı nedeniyle karşılığı bulunmasına rağmen ödeme yapılamadığı, anılan şirket tarafından çekin icra takibine konu edilmesi nedeniyle icra baskısı altında icra alacaklısına ödeme yapılmak durumunda kalındığı, çekin bedeli olan miktarın ödenmesi gerekirken fazladan ödeme yapılması nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda mahkemece, HMK’nın 399/2. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilerek davanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br>Öte yandan mahkemenin karar başlığında davacı şirketin unvanı “İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde” ... Elektrik ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olarak gösterilmiş olup bu hususta dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. İflâs hukukuna ilişkin düzenlemeler kural olarak kamu düzenini ilgilendirdiğinden Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve 2021/3014 esas, 2021/791 karar sayılı kararında açıklandığı şekilde 2004 sayılı İİK’nın 191 vd. maddeleri uyarınca gerekli araştırmanın yapılması gerektiği görevli mahkemece gözetilmelidir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulü ile HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davalı vekilinin istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle:<br>1)Davalı tarafın istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/10/2022 gün ve 2021/648 Esas, 2022/622 Karar sayılı kararının HMK'nın 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin 3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, <br>3)Kaldırma nedenine göre davalı vekilinin istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4)Davalı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,<br>5)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br> <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imza<br><br>Üye<br><br>  e-imza<br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Katip<br><br> e-imza <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10ca09d7202a33f6","SID":"cf72bd4112ed16f7"}}