{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1553 <br>KARAR NO:2024/1356<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/03/2021<br>NUMARASI:2019/394 E. -  2021/114 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı  vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı sigortalısı dışı ... AŞ'nin 5.070,00 KG brüt ağırlığında,  23.750,00 USD değerinde düşük karbonlu ferro krom cinsi emtia satın aldığını, emtianın  davacı tarafından  07/02/2019  başlangıç tarihli nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtianın taşınması için dava dışı sigortalı ile davalının anlaştığını,  davalı tarafından ... numaralı konişmento ile ilgili emtianın taşındığını, emtia 5.000,00 KG olarak sipariş edildiğini,  yükleme limanında tartıldığında da 5.000,00 KG ağırlığında olduğunu,  Meksika’da 07.02.2019 tarihinde ... numaralı konteynere yüklendiğini,  ... limanına götürüldüğünü,  .... limanına ulaştıktan sonra ... limanına gönderilmek üzere ... numaralı konteynere aktarıldığını, .... numaralı konteynerin .... limanına 03.04.2019 tarihinde  ulaştığını, ancak  varış noktası olan Ambarlı'da yapılan tartımda emtianın 4.420,00 KG ağırlığında olduğunun anlaşıldığını, 5 palet emtianın  .... numaralı konteynerden tahliyesi esnasında konteyner tabanında akmış olan ferro krom görüldüğünü, bu durumun derhal tutanak ve fotoğraflar ile kayıt altına alındığını, tahliye işleminden sonra  emtianın (5 palet)  ... idaresindeki  .... plakalı nakliye aracına yüklendiğini,  araç şoförünün emtiayı (5 palet)  dava dışı sigortalıya  03.04.2019 tarihinde saat 19:40’da getirdiğini,  şirket yetkilileri tarafından  teslim alınırken yapılan kontrollerde  1 palette bulunan çuvalın  açık olduğu, alt tarafının delik olduğu ve delik bölümün bez ile tıkandığı ve çuvalın sonradan streç ile sarıldığının  fark edildiğini, ayrıca emtianın ağırlığının  irsaliyede 5.070,00KG (brüt) yazmasına rağmen ambarda yapılan tartımda emtianın ağırlığı 4.420,00 KG (brüt) geldiğini, bu durumların hazırlanan tutanak ve çekilen fotoğraflarla belgelendiğini,  ekspertiz  incelemesinde emtianın bir çuvalının forklift bıçağı nedeniyle hasara uğradığı, 650KG ağırlığında emtianın zayi olduğu, oluşan zararın davalının sorumluluğunda olduğu tespiti yapıldığını, sigortalının zararı  öğrendiği ilk anda davalıya bildirdiğini,  ayrıca  Kartal ... Noterliğinden ... numaralı, 10.04.2019 tarihli  ihtarname gönderip oluşan zararı ödemesini talep ettiğini,  ancak talebin reddedildiğini,  hasar sonucunda müvekkili davacının dava dışı sigortalıya 17.722,65TL tutarında tazminat ödediğini, sigortalının haklarına halef olduğunu, davacının  hasar sonucunda ödediği tazminatı, kusurlu ve sorumlu olan davalıya rücu etmek için ... sayılı dosyası ile ilamsız  icra takibi başlatıldığını, davalının takibe  haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile  alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;  davanın  .... Şti.'ne ihbarını talep ettiklerini, zamanaşımı itirazları olduğunu, müvekkilinin  uluslararası nakliye işiyle iştigal ettiğini, ... hizmeti verdiğini, kendi adına nakliye araçları bulunmadığını, başka firmaların taşıyıcı olarak verdiği hizmetlerden istifade edildiğini, müvekkili şirketin sadece ... hizmeti verdiğini, malın gerçek taşıyıcısının ihbar olunan .... Şti.olduğunu, müvekkili şirketin içinde bulunduğu pozisyon itibarıyla malın taşınması aşamasında fıziken hiçbir müdahalede bulunmadığını, iddia olunan hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, iddia olunan hasar taşıma hasarı ise, bundan kaynaklanan tüm sorumluluğun da fiili taşıyıcı ....Şti.'ne ait olduğunu,  davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, malın taşıma sırasında hasar gördüğünü ispat etmesi gerekenin sigortalısının tüm haklarına halef olan davacı taraf olduğunu, dava konusu emtianın davacının sigortalısının gümrükçüsü tarafından teslim alındığını, teslim anında hiçbir hasar ihbarında bulunulmadığını, iddia olunan hasarın, denizyolu taşıması sırasında değil, ... Limandan çıktıktan sonraki iç nakliyede hasar gördüğünü, teslim tutanağında .... AŞ'nin gümrükçüsü tarafından dava konusu emtianın gümrük müdürlüğünden işlemlerinin tamamlanmasına müteakip teslim alınarak ... AŞ'ye teslim edilmek üzere iç nakliyesinin gerçekleştirildiğinin belirtildiğini, iç nakliyenin müvekkili firmaya ait bir taşıma olmadığını, .... AŞ tarafından başka bir firma üzerinden gerçekleştirildiğini, taşıyıcının müvekkil şirket olmadığını savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Davanın, davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki hasar nedeni ile davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK 1472 maddesi gereği davalıdan  rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise, tarafların husumet ehliyetinin olup olmadığı, geçerli bir sigorta sözleşmesinin  bulunup bulunmadığı, geçerli bir sözleşme  uyarınca ödeme yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın olup olmadığı, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, hasar miktarının tespiti ile davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut ekspertiz raporuna göre taşımaya konu emtianın 03/04/2019 tarihinde sigortalı şirkete teslim edildiği, icra takibinin 30/07/2019 tarihinde başlatıldığı dikkate alındığında TTK. 1188. maddesi gereğince davanın hakdüşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir... sayılı icra takip dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın incelenmesinde, alacaklı ... A.Ş.nin borçlu  .... A.Ş.  Aleyhine 30/07/2019 tarihinde icra takibine başladığı, davalı borçluya ödeme emrinin 01/08/2019 tarihinde tebliği akabinde davalı borçlu tarafından 02/08/2019 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu eldeki davanın ise 02/08/2019 tarihinde  İİK 67. Maddesi gereği 1  yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Taraf vekillerince davaya ilişkin tüm delilleri, konişmento, nakliyat sigorta poliçe örneği, ödeme belgesi, hasar dosyası dosyaya sunulmuştur. Mahkememiz tarafından resen belirlenen bilirkişi heyetinin hazırladığı 27/11/2020  havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının aktif, davalının ise pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, hasar ihbarının süresinde yapıldığı, dava konusu alacağın hak düşürücü süre ile düştüğünden bahsedilemeyeceği, davaya konu hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiği ve hasardan davalının sorumlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirdiği görülmüştür.Dosyada mevcut ... tarafından dava dışı sigortalı şirket adına düzenlenen 28.01.2019 tarihli ticari faturaya göre net 5000 kg. ağırlığındaki düşük karbonlu ferro krom cinsi emtianın toplam 23.750,00 USD bedelle ve ... satış kaydı ile satıldığı tespit edilmiştir. ... (... / ... teslim) tipi teslim şekli, satıcının malları teslim yükümlülüğünün, belirtilen yükleme limanında alıcı tarafından tayin edilen gemide yerine getirileceğini ifade eder. Diğer bir anlatımla ... türü satımda navlun sözleşmesi alıcı tarafından akdedilir ve satıcı satım konusu malı alıcı tarafından belirlenen gemide teslim eder, malın gemide teslimi için yapılması gereken (malın limana ve liman içinde taşınması ve yüklenmesi) işlemler ve masraflar satıcıya aittir. Dolayısıyla... satımda yarar ve hasar, satım konusu mal gemiye yüklendiği (gemi küpeştesini geçtiği) anda alıcıya intikal eder. Bu nedenle alıcı hasarın kendisine intikal ettiği andan itibaren satım konusu mala ilişkin sigortalanabilir menfaate sahip olacağından dava dışı sigortalı alıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaatinin bulunduğunun kabul edilebileceği, dosyada mevcut 211465031 nolu 13/02/2019 tanzim, 07.02.2019-08.04.2019 vade  tarihli ... Poliçesi ile, davacı sigorta şirketi ve dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasında nakliyat rizikolarına karşı abonman sigorta sözleşmesi yapıldığı, davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatı olan 17.722,65 TL. tazminatı 09/05/2019 tarihinde ödediği; dolayısıyla dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğu görülmekle davacının aktif husumet ehliyetine haiz olduğu kanaatine varılmıştır.Dosyada mevcut fiili taşıyan ... şirketi tarafından tanzim edilen  07.02.2019 tarih ve ... nolu konşimentoya göre, yükleyicinin Meksika'da yerleşik ...., alıcının ve ihbar olunanın İstanbul'da mukim ... A.Ş. olduğu ve taşıma konusu 5 palet muhteviyatı .... içerisinde brüt 5070 kg. düşük karbonlu ferro krom cinsi emtiasının ... no.lu ... konteyner içerisine istiflendikten sonra Meksika'nın ... Limanından ..., ...Limanı'na ..., Almanya üzerinden taşınmak üzere ... isimli gemiye yüklendiği ve tahliye limanı teslim acentesinin ... şirketi olduğu, konşimento üzerinde yer alan ...(...) kaydına göre konteyner içi emtia hakkındaki bilgilerin gönderen tarafından beyan edilen bilgiler olduğu, .... kaydının ise, gönderici tarafından ambalaj içinde bulunduğu beyan edilen mal için taşıyıcı tarafından konşimentoya konulan bir kayıt olduğu, LLC/LLC kaydının ise, taşımanın, parsiyel konteyner yükü taşıması olduğu ve söz konusu konteynerin içerisine birbirlerinden farklı birden çok yükleyici tarafından birden fazla sayıda alıcıya sevk edilmek üzere yine birden çok eşyanın yüklenmiş olduğunun anlaşıldığı, davalı ... A.Ş. tarafından ... A.Ş. adına düzenlenen 02.04.2019 tarih ve... numaralı navlun faturasına göre; \"....\" nin 546,50 USD karşılığı 3.065,10 TL  olarak belirlendiği, fatura üzerindeki bilgilerin konişmentodaki bilgiler ile uyumlu olduğu TTK. 921. Md sinde yer alan ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışsa, taşıma işleri komisyoncusunun taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olacağı hükmü dikkate alındığında, davalı tarafın dava konusu taşımayı üstlendiği, taşıyan sıfatına haiz olduğu, bu nedenle pasif husumet ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.TTK m. 1185/1’e göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Dosyaya mevcut sigortalı şirket tesislerinde  03.04.2019 tarihinde güvenlik görevlileri ve araç şoförü tarafından düzenlenip imzalanan tutanak ile hasarın tespit edildiği, sigortalı şirket tarafından elektronik posta mesajı ile 04/04/2019 tarihinde davalı şirkete hasar ihbarının kanunda öngörülen süre içinde yapıldığı, bu durumda ispat yükünün TTK 1179/1 deki genel kural uyarınca taşıyanın üzerinde olduğu, sorumluluktan kurtulmak isteyen taşıyanın kusursuzluğunu ortaya koymasının gerektiği, zararın kendi kusurundan ve eylemlerinden kaynaklanmadığını ispat yükü üzerinde bulunan davalı taşıyanın bu doğrultuda dosyaya somut ve inandırıcı bir delil bildirmemiş olması karşısında dava konusu yük zararından davalı  taşıyanın sorumlu tutulması gerektiği kaldı ki dosyada mevcut 01.04.2019 tarihli hasarlı eşya tespit tutanağına göre geminin İstanbul'a varışını müteakip taşımaya konu konteynerin geçici depolama için ... Liman kompleksi içerisinde bulunan .... Şti.'ne getirildiği, burada .... numaralı konteyner üzerindeki orijinal mühürün sağlam olduğu görülerek açılmasına akabinde henüz eşya boşaltılmadan 2 kabın yırtık ve akmış olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla hasarın deniz yolu taşımasında gerçekleştiği ve davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen bedelin kadri marufunda olduğu kanaatine varılmış, davacı tarafından 17.722,65 TL asıl alacak ve sigorta tazminatının davacı sigortalısına ödeme tarihi olan 09/05/2019  tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş, takibe ve davaya konu alacak bilirkişi raporu sonucunda tespit edildiğinden likit ve belirlenebilir kabul edilmediğinden İİK 67 maddesi gereğince şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"  gerekçesiyle  davanın kabulü ile .... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, koşulları oluşmadığından davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davalının tüm istinaf taleplerinin reddi gerektiğini,  mahkeme kararında icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,  dava konusu zarar ve ziyanın  aktarma limanındaki konteyner değişikliği esnasında meydana geldiğini, işbu hususun dosyada mübrez eksper raporu ile de sabit olduğunu, bu bağlamda davalı tarafın mevzuat uyarınca, taşıtanın iznini almadan eşyayı başka gemiye yükleyemeyeceği gibi böyle bir durumun varlığı halinde de doğacak olan zarardan sorumlu olacağının açıkça ve emredici olarak düzenlendiğini,  davalının açık ve emredici kanun maddesini bilmediğinden bahsedilemeyeceğini,  kanunu bilmemenin mazeret sayılamayacağını ve  alacağın likit olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının icra inkar tazminatının reddi yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aynı kararın icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin kısmının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın sigortalısının, hasar ihbarını 10.04.2019 tarihinde Kartal ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi  ile yaptığını, oysa ki taşınan malın teslim tarihinin 03.04.2019 olup hasar ihbarının kanunda zikredilen 3 günlük süre geçtikten sonra yapıldığını, sigortalının  yasa gereğince yükümlülüğünü yerine getirmediğini,  sigortalının, dolayısıyla da sigortalısının haklarına halef olan davacının, hasar iddiasını ve bu yöndeki tespitini, TTK m.1185/1 hükümlerine göre yapmamış olduğunu,  dava konusu emtianın limandan eksiksiz ve sorunsuz olarak davacının sigortalısının gümrükçüsü tarafından teslim alındığını, teslim anında ise hiçbir hasar ihbarında bulunulmadığını,  gerekçeli kararda belirttiği üzere, iddia olunan hasarın sigortalı şirket tesislerinde güvenlik görevlileri ve araç şoförü tarafından tespit edildiğini,  şayet bir hasar olmuş olsa idi bunun sigortalının gümrükçüsü tarafından tespit edilmiş olması gerektiğini,  oysa sigortalının gümrükçüsü tarafından malların teslim alınması sırasında hiçbir hasar tespit edilmediğini, ihbar da edilmediğini,  bu hususlar göz önüne alındığında iddia olunan hasarın denizyolu taşıması sırasında meydana gelmediğini, meydana gelmesinin de mümkün olmadığını,  iç nakliyenin müvekkiline ait bir taşıma olmayıp sigortalı tarafından başka bir firma üzerinden gerçekleştirildiğini,  bu sebeple limandan hiçbir ayıp ve hasar ihbarı olmadan çıkan emtia hakkında hasarın denizyolu taşıması sırasında meydana geldiği kabulünün  hatalı olduğunu, bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine  karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödeme yapan davacı sigortacının ödediği bedelin rücuen tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin istinaf başvurusu  yönünden  yapılan incelemede;Davacı, dava dışı  sigortalısı ... AŞ'nin   dava dışı   ... isimli firmadan,  5.070,00 KG brüt ağırlığında,  23.750,00 USD değerinde düşük karbonlu ferro krom cinsi emtia satın aldığını, emtianın ... numaralı nakliyat  emtia abonman alt sigorta  poliçesi ile sigortalandığını, emtianın  ...'dan ....'ya  nakliyesi esnasında hasarlandığını, bu  nedenle poliçe kapsamında sigortalısına 09.05.2019  tarihinde 17.722,65 TL ödeme yaptığını, söz konusu zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek ilamsız icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamında bulunan .... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 29.07.2019 tarihinde, 17.722,65 TL asıl alacak, 719,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.442,24 TL alacak yönünden 30.07.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak şirkete ... numaralı nakliyat  emtia abonman alt sigorta poliçesi, dekont ve  tutanağın gösterildiği, ödeme emrinin 01.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı  tarafından 02.08.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya konu olan taşımanın deniz taşıması olması sebebiyle,  TTK'nın 931.ve devamı maddelerinin uygulanması gerekmektedir. TTK'nın 1178 ve devamı maddelerinde taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiş olup, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Taşıyan eşyanın ziyaı ve hasarından veyahut geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. Aynı Kanun'un 1185. maddesinde hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.  TTK'nın 1185. maddesi gereğince, ziya veya hasarın en geç eşyanın  gönderilene teslimi sırasında  taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Ziya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin üç gün içerisinde yapılması yeterlidir. Aynı maddenin 4. fıkrasında,  eşyanın ziya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa,  taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada  bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın  taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten  ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki bu karinenin  aksi ispat olunabilinir.Somut olayda, dosyada mevcut 01.04.2019 tarihli tespit tutanağına göre geminin İstanbul'a varışını müteakip taşımaya konu konteynerin geçici depolama için ... Liman kompleksi içerisinde bulunan ... Şti.'ne getirildiği, burada ... numaralı konteyner üzerindeki orijinal mühürün sağlam olduğu görülerek açılmasının akabinde henüz eşya boşaltılmadan 2 kabın yırtık ve akmış olduğunun tespit edildiği, bu durumun dava dışı sigortalı tarafından 04.04.2019 tarihli e mail ile davalıya bildirildiği,  dolayısıyla hasarın deniz yolu taşımasında gerçekleştiği anlaşıldığından, davalı vekilinin  süresinde ihbar yapılmadığı ve hasarın deniz taşıması sırasında gerçekleşmediği yönündeki istinaf sebepleri  yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun essstan reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf  başvurusu yönünden  yapılan incelemede;Her ne kadar davacı vekilince icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği istinaf  sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; dava konusu alacak yargılama neticesinde tarafların kusur oranı nispetinde belirlendiğinden, İİK'nın 67.maddesi gereğince, likit ve bilinebilir kabul edilemeyeceğinden, mahkemece kabul edilen  alacak yönünden icra inkâr tazminatının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf isteminin de reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup her iki taraf vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 955,63 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.03.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"332634a21b073676","SID":"cc16c2c06d13396d"}}