{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2022/1370 Esas - 2024/887<br>\tT.C.<br>                 Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2022/1370 <br>KARAR NO\t: 2024/887<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Tapu İptali ve Tescil/Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 29/06/2022<br>KARAR TARİHİ: 04/09/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2024<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>TALEP\t:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili ...'ın Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas numaralı dosyası ile davalı kooperatifte bulunan ortaklık payı üzerine tedbir konulmuş olduğunu, yargılama neticesinde davalı ... KOOPERATİFİ  tarafından açılan  davanın ...E., ...K. nihai karar ile 29.03.2021 tarihli ilamı ile reddine karar verildiğini,  akabinde müvekkili ...’ın davalı Kooperatif nezdindeki ortaklık payı üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına karar verildiğini, bunun üzerine davalı kooperatifin  müvekkili ...'nın hisse payına denk düşen, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kain ... nolu villa taşınmazın müvekkili adına tapu devir tescil işlemlerine başlanması gerektiğini Ankara ... Noterliği ... Numaralı 22/12/2021 tarihli ihtarname ile  bildirdiklerini, davalı kooperatif kesinleşmiş ilamın gereğini yapmadığını, müvekkili ... adına tahsis edilen  taşınmazı tescil etmeyerek, mağduriyetinin sürmesine sebep olduğunu,  arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak bir sonuç  alınamadığını, davalı kooperatifin  kötü yönetildiğinin duyumu alındığını ileri sürerek  ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kain ... nolu villa taşınmaz üzerine tedbir konulmasını , öncelikle müvekkil ...'ın ... Kooperatifi'ndeki ortaklığı sebebiyle kendisine tahsis edilmiş ancak anılan ilama ve ihtarname rağmen hukuka aykırı olarak tapuda devri gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle  ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kain ... nolu taşınmazın, her türlü takyidat ve şerhten ari şekilde müvekkil adına tapu iptali ve tesciline karar verilmesini,  mahkemenizce anılan taşınmazın müvekkili adına her türlü takyidat ve şerhten ari şekilde tapu iptali ve tescili mümkün görülmez ise; taşınmazın değeri üzerinden tespit edilecek ve tarafımızca tespit edilmesi mümkün olmaması hasebiyle belirsiz alacak niteliği taşıyan, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL olan  menfi ve müspet tüm zararın tazmini için faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak müvekkiline ödenmesine  karar verilmesini,  noter masrafları, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP \t:Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 2001 yılında kurulduğunu,  davacının da aralarında bulunduğu eski yönetim kurulu üyelerinin 21/04/2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında ibra edilmeksizin azledildiklerini, bunun sebebinin yüklenici firma ve fiktik kooperatif üyeleri ile organize bir şekilde hareket ederek, müvekkili kooperatif aleyhine usulsüz işlemlerde bulunmaları, bu suretle müvekkili kooperatifi zarara uğratmaları ve kendi lehlerine menfaat temin etmelerinin olduğunu, müvekkil kooperatifin eski yöneticilerinin, haksız menfaat elde etmek amacı ile kurdukları düzenin iki aşamadan oluştuğunu, birinci aşama; Kooperatifler Kanunu'na tamamen aykırı bir şekilde kooperatif inşasını, hissedarlarını kendi hısım ve akrabalarının oluşturduğu ... A.Ş. unvanlı yüklenici firmaya hileli olarak ihale etmek ve ikinci aşamanın ise; kooperatife yine kendi hısım ve akrabalarından/yakınlarından oluşan fiktif üyeler kaydetmek ve yalnızca bu üyelerden aidat ödemeleri karşılığında senet alarak bu senetleri danışıklı olarak işlem yaptıkları yüklenici şirkete sözde iş karşılığı devretmek olduğunu, davacının da bulunduğu kooperatif eski yönetimi ve fiktif üyelerin kooperatife nakit ödeme yapmadıklarını, ancak aidat ödemelerini senet olarak, kooperatife teslim etmiş gibi gösterdiklerini, bu (sözde) senetlerin de, kooperatif eski yönetimi tarafından yüklenici firmaya,  (sözde) iş karşılığı verildiğini, müvekkili kooperatifin kurulduğu günden 21/04/2007 Olağan Genel Kurul tarihine kadar, üyelerden alınacak olan aidat bedellerinin senet alınarak tahsil edilmesine ilişkin herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığını, bu fiktif üyeler dışında yaklaşık 200ün üzerinde olan diğer üyelerin aidatlarına karşılık senet vermeleri söz konusu olmayıp bu üyeler aidat borçlarını nakit olarak müvekkili kooperatifin banka hesaplarına ödediklerini, 21/04/2007 tarihli olağan genel kurulda Hesap Tetkik Komisyonu kurulmasına karar verildiğini, Hesap Tetkik Komisyonu tarafından yapılan inceleme sonucu eski yönetimin müvekkili kooperatif aleyhine usulsüz işlemlerde bulunduğunun ve kooperatifi zarara uğrattıkları tespit edildiğini, aidat ödemeleri tam olarak yerine getirmeyen davacının taşınmazın tapu iptali ve tescili ile tescilin yapılmaması nedeniyle tazminat talep etme hakkı bulunmadığının, hiçbir parasal hükümlülüğünü yerine getirmemiş olan davacı tarafın müvekkili davalı kooperatiften tapu iptali ve tescili talebinde bulunmasını hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın yönetimden azledilmesine kadar olan süreçte müvekkili davacı kooperatife gerçekte yaptığı hiçbir aidat ödemesinin bulunmadığını, davacının ve aralarında yer alan bir kısım üyelerin aidat ödemeleri karşılığında senet vermesi eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, bu ödemelerin hukuken geçerli sayılmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının tapu iptal tescil veyahut tazminat isteminde bulunabilmesi için dava sonuna kadar kooperatif ortağı olması gerektiğini, oysa davacının borçlarını ödememesi nedeniyle 10/08/2021 tarihli ... sayılı kararı ile ortaklıktan çıkarılmış olduğunu, bu kararın davacıya tebliğ edildiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, haksız ve kötü niyetli açılan davanın öncelikle usulden reddine, bunun mümkün olmaması halinde davanın esastan reddini savunmuştur.     <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  davacının adına tahsis edildiğini iddia ettiği kooperatif villa taşınmazının adına tapu iptali ve tescili ile mümkün olmadığı takdirde  tazminat davasına ilişkindir. <br>Davacı taraf ortağı olduğu davalı Kooperatifin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahisle eldeki davayı açmıştır. Bu çerçevede taraflarca bildirilen ve mahkememizce toplanması gereken deliller toplanarak taşınmaz başında keşif yapılmış ve davalı kooperatif kayıtları bilirkişi heyeti marifetiyle incelenmiştir. Bilirkişi heyetince düzenlenen kök rapora taraf vekillerinin itiraz etmesi üzerine bilirkişi heyetinden itirazları karşılar mahiyette ek rapor alınmıştır.<br>Gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi heyetinin ek raporunda; peşin ortak olan davacının, ortaklığı sebebiyle yapmış olduğu -davacı tarafça yazılı olarak kanıtlanan -  ödemeler sonrasında davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife 223.713,86 TL borcu bulunduğu rapor edilmiştir. <br>Sonuç olarak daha önce davacıyla benzer durumdaki ortaklar tarafından açılan davalarda mahkememizce verilen kararların istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince verilen kaldırma kararlarında (Ör:2021/1568 Esas 2021/1410 Karar) \"borcu bulunan ortağın tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği gibi taşınmazın bedelini de isteyemeyeceği\" belirtildiğinden ve davacının dava tarihi itibariyle ortaklık borcu bulunduğundan davacının bedel talebinin de reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının 170,78TL ve tamamlama yolu ile alınan 88,803,00TL harçtan mahsubu ile bakiye 88.546,18TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 350.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile  karar verildi.04/09/2024<br><br>Başkan \tÜye \tÜye \tKatip <br>e-imza\te-imza \te-imza\te-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1d7a9cc5abdfe44","SID":"807ae0c0ebd71a36"}}