{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1956 <br>KARAR NO:2024/3681<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/02/2024<br>NUMARASI:2021/516 Esas -  2024/54 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu tarafından 07.04.2020 tarihinde Zeytinburnu İlçesi, ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkiliş şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiği, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri gibi hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkilı şirketin maddi zararına sebebiyet verdiği, davalı/borçlu tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 6.815,10 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığı ve borçluya ödeme emri gönderildiği, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiği, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiği ve  takibin durdurulmasını talep ettiği, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiği, borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğu, icra takibine konu olan alacağın, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğu, ayrıca davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz beyanıyla icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olsa da müvekkili şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda \"zarar görenin yerleşim yeri\" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkili olduğu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiği, borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettikleri iddia edilerek borçlunun itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin merkez adresinin, ...  Zeytinburnu/İstanbul olup; Yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, bu sebeple öncelikle davanın  yetki yönünden  yetkisiz mahkemede açıldığından yetkiye itiraz ettikleri, dava konusu hasarın ... adresinde gerçekleşmiş olup, müvekkili şirketin bu adresle herhangi bir bağlantısı bulunmadığı, davacı yanın müvekkili şirket .... A.Ş.ye karşı husumet yöneltmesinin mümkün bulunmadığı, davanın  pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinin eklerinde iletmiş olduğu evraklarda görüleceği gibi  gerek kurum içi yazışmalarda gerek de tutanaklarda müvekkil şirketten \"....\" olarak bahsedildiği, ancak müvekkil şirketin unvanı ... A.Ş.'dir. ... İnşaat olarak müvekkilin bağlı bulunduğu herhangi bir şirket bulunmadığı, şirketin faaliyet alanının deri imalat ve satışı olmakla birlikte şuan gerçekleştirmekte olduğu herhangi bir inşaat bulunmadığı, müvekkil şirketin hasarı gerçekleştirmiş olduğunu dair herhangi bir delil bulunmadığından  davacının talep edebileceği herhangi bir alacağı bulunmadığı, davacı yan dava dilekçesiyle iletmiş olduğu tutanaklarda hasarın nasıl gerçekleşmiş olduğuna dair bir bilgi vermediği, sadece hasarı ve zarar tutarını bildirdiği, ayrıca gönderilmiş olan fotoğrafta elektrik direğinin nerede bulunduğunun anlaşılamadığı, hali hazırda kopmuş veya düşmüş olan direğin bulunduğu yerden taşınabileceği söz konusu hasarın kim tarafından nasıl gerçekleştirildiği belli değilken bu tutarın müvekkili şirkete yansıtılmasının kabul edilemeyeceği, davacının sebepsiz zenginleşmeye yönelik taleplerinin reddi gerektiği, davacının 6.533,19 TL hasar bedeli tespit ettiği ve 281,91 TL de faiz hesapladığı, maddi hasar Malzeme ve Montaj Bedeli ; 4.173,92 TL, Görevlendirilen Araç ve Personel Bedeli; 1.362,68 TL hesaplandığı,  kopmuş olan direk yerine takılarak oluşmuş hasar giderilebilecekken yeni direk parasının talep edilmesinin açıkça kötü niyetli bir yaklaşım olduğu, ayrıca yapılmış olan işçilik ücretleri için 1.362,68 TL talep edilmesinin fahiş bir bedel olduğu, davacının dava tarihi itibarı ile zamanaşımına uğrayan davaya konu alacak taleplerini kabul etmedikleri, somut olayda davacı yanın tüm iddialarının haksızlığı belgeler ile ortada olup, davacının müvekkili şirketten herhangi bir nam ve ad altında hiçbir alacağı bulunmadığı, davacının  taleplerinin sebepsiz zenginleşmesine yönelik olup, kötü niyetli ve fahiş taleplerin kabulünün mümkün olmadığı iddia edilerek davanın reddine karar verilmesini ve .... sayılı takip dosyası ile haksız talep edilen asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla haksız takip tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \".... sayılı takip dosyası, davalı şirketin kuruluşundan itibaren ortaklarını ve imza yetkililerini gösterir şekilde sicil kayıtları, dava konusu hasara ilişkin hasar dosyası getirtilmiş, Zeytinburnu Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak 07/04/2020 tarihinde Zeytinburnu İlçesi ... İstanbul adresinde çalışma yapan firma veya kişiler sorulmuştur. Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nden gelen 06/05/2022 tarihli müzekkere cevabında Zeytinburnu İlçesi .... İstanbul adresindeki inşaata ait müteahhit bilgilerini içeren ruhsat yazısında, Yapı sahibi ve yapı müteahhidinin ..., .... Şirketi olduğu bildirilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya dayanak davaya konu kablo ve tesisata zarar veren çalışmanın davalı tarafından yapıldığının davacı tarafından usulüne uygun olarak ispatlanamadığı, yapılan çalışmanın, Zeytinburnu Belediye Başkanlığı'ndan gelen 06/05/2022 tarihli müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere dava dışı.... Şirketi  tarafından yapıldığı, dosya arasına alınan ticaret sicil kayıtlarına göre her iki şirketin yöneticileri aynı kişiler olsa bile şirketlerin ayrı tüzel kişiliği bulunduğundan davalının itirazı haklı görülerek davacının davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davanın pasif husumet yokluğundan usulden REDDİNE, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Maddi Hasar Bedeli, Maddi Hasar Montaj Bedeli, Araç ve Personel Gideri, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli, Etüd Koordinasyon Bedeli ve %18 KDV tutarıyla beraber davalıdan alınarak taraflarına verilmesi gerektiğini, kararın gerekçesinin yeterli olmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan 6.815,10 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre, davacının talebinin reddine ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın  kesin nitelikte olduğu,  dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 tarih, 2021/516 Esas  2024/54 Karar sayılı mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bd5a49a0e42b697","SID":"13927fbbcda117f5"}}